Kar: Gerçek Aşk 101

2017 yapımı Emre Erdoğdu filmi, gücünü cesaretinden alıyor.

Bugünlerde film kotamı ağırlıklı olarak gerilim filmleriyle dolduruyorum; bir şeyler hissedebilmek için. Dram filmlerini su içmeye benzetirsek, gerilim filmlerinde sanki su içmeden önce Mentos çiğnemiş gibi oluyorum. Gerilimler, aksiyon yaşanmasa da yaşanıyormuş gibi insanı tetikte tutuyor, sıkmıyor, dikkati üzerine topluyor. Ama biz bugün 2017 yapımı Kar’ı yorumlayacağız. Fakat tür olarak gerilim değil? İzlediğim sitede “+18 erotik filmler/dram” kategorisindeydi hatta. Peki nedir film boyunca bu gerilim dinamiğini koruyan? Sertlik mi? Gerçekçilik mi? Ekranlarda görmeye alışık olmadığımız lise ortamlarının diğer yüzü mü? E: Hepsi.

Kar filmi senaryosunu ve yönetmenliğini Emre Erdoğdu’nun üstlendiği ilk iş… Temelde serseri bir lise grubunun birkaç gün boyunca başından geçenleri anlatıyor. Bunu yaparken toplumun bu kadar zaman tartıştığı çok büyük meseleleri bir kenara koyuyoruz. Çünkü bu ekip hepsiyle dalga geçiyor, top gibi oynuyor.

Başrolde Hazar Ergüçlü var, önyargılarımı kıran bir oyunculuk sergiledi. Geçmişi kirli ve bulunduğu düzende kaybolmuş asi kızı oynuyor. Kızın kayıp kardeşi birgün çıkagelir ve olaylar gelişir. Oldukça basit bir senaryoyu bulunduğu ortam düzleminde sürekli sağa sola yalpalayan kamera açılarından tut, diyaloglara kadar izlenebilir bir film olarak anlatmış. Hazar’ın yanında Pis Yedili Trafo olarak tanıdığımız Halil Babür yer alıyor. Birbirlerini tamamlamışlar diyebilirim. Fakat umarım bu adam üzerine yapışan sokak çocuğu imajını salabilir.

Diyaloglar dedik, filmde o kadar küfür var ki. İnsanı gerçekten rahatsız edebiliyor. Fakat aşırıya kaçmadığını üzülerek söyleyebilirim. Bugün elitist çevrelerde “cesur, şiddet yanlısı, kaba ve eril dil” diye eleştirilen çoğu unsur toplumun birebir yansıması. Sosyo-kültürel fark o kadar açılmış ki bunu Antalya’da geçen bir lise filminde bile gözlemlemek mümkün. Pek tabi bahsedilen filmin başarısı olarak da ele alabiliriz. Bugüne kadar Aşk-101 dahil hiçbir lise ortamını bu kadar gerçeğe yakın bulmamıştım. Halen “liseli” oyuncuların 30 yaşında olması sorununu da kırabilmiş değiliz, orası ayrı.

Bu arkadaş ortamında kurallar var, abiler var, abilerin de abileri var. Hayaller var, peşinden koşan çocuklar var. Adaletsizlik var, cepçilik var gasp var. Ulaşılamayan aşklar ve yalan dolan ilişkiler var. Ellerinde olan tek şeyin cesaret olduğunun farkındalar. Eğlencelerine kadar her şeylerini cesaretlerini satmak üzerine kurmuşlar. Karakterler harici bir cesaretten daha bahsedeceksek, film çekiminde “Aman abi şuraları törpüleyelim” kaygısı taşınmamış gibi hissettiriyor.

Sevmediğim noktalarından bahsedersek; Film boyunca coşulan bazı unsurların altı yeterince dolmamış. Maalesef lafta kalmış. Ayrıca ses miksajını da beğenemedim. Bazı sahneler için sesi açtım bazıları için kısmak zorunda kaldım. Onun dışında filmi sevdim, öneriyorum. Bu tarz filmlerin “festival filmi” çatısı altından ayrılıp geniş kitlelere ulaşmasını diliyorum.

kategori:
izlenim
Avatar

Yazı yazıyorum. contact: emiringham@gmail.com

ilgili