Karakter Analizi: Arthur Shelby (Peaky Blinders)

Peaky Blinders'ın büyük ağabeyi, karakter analizlerimizin ilk konuğu...

Sinema ve TV dünyasında senaristlerin yarattığı, yönetmenlerin yeteneklerini kattığı, oyuncuların da mükemmel bir şekilde canlandırdığı karakterleri analiz ettiğimiz yeni bölümümüzde ilk konuğumuz Arthur Shelby…

Geçmişi:
Shelby kardeşlerin en büyüğü olarak doğduğunda falcı ve at hırsızı babasının ismini aldı. Babası insanlara fal bakıp “Atınız çalınacak” diyip, sonrasında da atı çalıp “Bak gördün mü?” diyen karakterde bir sahtekar olduğu için zor bir çocukluk geçirdi. Küçük kardeşlerini koruyabilmek için aklından çok gücünü kullanmak zorunda kaldı. Fransa’da kardeşleriyle birlikte lağımcı birliğinde savaştı. Bunun üstüne kardeşlerinden farklı olarak Gelibolu’da da yer aldı. Zor koşullar ve savaş travmaları onu yarattığı şiddeti kontrol edemeyen bir psikopata çevirdi. Ama çoğu zaman gördüğümüz gibi çocuk gibi saf ve temiz bir kalbi var.

Özellikleri ve Kişiliği:
Arthur Shelby beyinden çok bilek gücüne inanır. Aldığı tüm kararlar fevridir ve aklından daha çok, kalbinden gelir.
Peaky Blinders’ın ilk bölümlerinde onu ailenin lideri olarak görsek de, kontrolü kaybeder ve idareyi gönüllü olarak ortanca kardeşi Thomas Shelby’ye verir.
Thomas’ın aileye sormadan kararlar alması ve uygulamaya geçmesi karşısında kızsa da sonuçta neredeyse her denileni yapar.

Karakter Analizi:
Peaky Blinders yazarlarının öyküyü Thomas Shelby’den çok onun içine düştüğü vicdani açmazlar üzerine kurduğu söylenebilir.
Kendi kendine kararlar alıp uygulamaya çalıştığında işleri berbat ettiği için idareyi kardeşine vermeyi tercih eder.
İsmini aldığı ve çok sevdiği babasının işe yaramaz bir alçak olması ruhunda tedavi edilmeyen yaralar açmıştır. Babasının bir kez daha hayatına girip son bir kazık atması şiddet eğilimini en üst düzeye çıkarır.

Yetenek:
Peaky Blinders izleyen herkesin görebileceği gibi Cillian Murphy, Tom Hardy gibi üst düzey yıldızların yanında Paul Anderson gerçeği bulunur. Bir çok bölümde en az onlar kadar, bazılarında onlardan da sağlam performanslar ortaya koyar. Okuyabilmek için kapısında bilet sattığı, yerlerini sildiği Webber Douglas Academy of Dramatic Art’tan mezun olan, oyunculuk gücünü tiyatrodan alan Anderson, gelecek yıllarda daha çok izlemek istediğimiz yeteneklerden biri…

Favori Replikleri:
“This place is under new management… By order of the Peaky Fuckin’ Blinders!”
“Who wants to be in heaven, eh? Who wants to be in heaven when you can be sending men to fucking hell?

kategori:
seçki

ilgili