La piel que habito: Kadınların Üzerine Dikilen Elbiseler

Misafir yazarımız Çağlar Can Cengiz, La Piel Que Habito'yu farklı bir gözle değerlendirdi....

Bakınız için yazan: Çağlar Can Cengiz

Ledgard, deliler gibi aşık olduğu karısı tarafından aldatılmıştır. Eşi Gal, Ledgard’ın kardeşiyle uzak diyarlara kaçarken, otomobilleri takla atmış ve alevler içinde kalmıştır. Gal birinci dereceden yanıklarla, yarı ölü-yarı diri bir halde hayatta kalır ve sevgilisi onu olay yerinde bırakarak kaybolur. Eşine tutkuyla bağlı olan Plastik cerrah-deli dahi prof. Ledgard, eşinin aşık olduğu yüzünü kurtarmak ve anısını yaşatmak için domuzlardan elde ettiği genlerle yeni bir tür, süper dayanıklı ve estetik bir suni deri geliştirir. Henüz kimseye uygulamamışken, karısı bir gün pencerenin camından yansımasını görür, tıpkı Mary Shelly’nin Frankenstein’ında olduğu gibi Gal da gördüğü şeyden tiksinir ve dehşete kapılarak kendisini pencereden aşağı atar. Tam da o esnada bahçede yalnız başına vakit geçiren kızı Norma’nın önünde can verir.

Kızına daha bir tutkuyla bağlanan Ledgard, ölen eşinin anısını kafasından silemez. Çalışmalarını hızlandırır. Psikolojik sorunları sebebiyle hastanede dinlenen Norma, sosyalleşmesi için eve gönderilmiştir. Evde bir parti düzenlenmektedir. Tıpkı Norma kadar masum bir genç olan Vicente de davetli olmamasına rağmen partiye katılır. Kadın elbiseleri satan bir dükkanda görürüz ilk kez Vicente’yi. Vitrindeki mankeni giydirir ve hafifçe göğüslerine dokunarak elini çeker. Sevişmek, sevilmek, ilgi görmek isteyen bir uyuşturucu bağımlısıdır. Parti gecesinde de “haplanmış”tır. Norma, Vicente’ye hangi hapları içtiğine dair bir liste sunar. Hepsi antidepresandır ve en az 6-7 tane ilacın adı geçer. Almodóvar, uyuşturucu bağımlılarıyla, antidepresan kullanan psikolojik rahatsızlıkları olan insanlara aynı gözle bakmaktadır. Norma, topuklu ayakkabılarını fırlatır, elinde olsa sürekli çıplak gezeceğinden, giysilerinden epey rahatsız olduğundan bahseder. Tıpkı filmin ileriki sahnelerinde “yeni Gal”ın, Vicente’nin, değiştirilmiş cinsiyetiyle birlikte, kadın elbiselerine olan nefretine benzemektedir durum. Vicente de kapatıldığı odada giysileri lime lime eder.

Hikayeye dönecek olursak; gençler bir ağacın altında birlikte olacaklarken kız histeri nöbetleri geçirir. Vicente, ne olduğunu bile anlayamadan olay yerinden ayrılır. Ayrılmadan önce kızın göğüslerini örtecek ve tıpkı vitrin mankenine yaptığı gibi göğüslerinden birini hafifçe okşayacaktır. Ledgard, Vicente’yi kaçırtır ve onu evinin bodrumuna zincirletir. Elinde insan haklarına aykırı düşse dahi, istediği gibi kullanabileceği bir “denek hayvanı” vardır artık. Sözü uzatmadan sadede gelecek olursak, doktor Vicente’nin önce cinsiyetini, ardından derisini-sesini, en sonunda da çehresini değiştirerek, ölen eşi Gal’ın tıpatıp aynısını “yaratır”. Zamanla doğru orantılı olarak Vera ismini koyduğu “modern Frankenstein” ucubesini (güzeller güzeli bir ucube söz konusu) karısı yerine koyar. Ondan cinsel olarak faydalanır, duygularını sömürür, kölesi haline getirir.

Elbiselerin kimlik metaforu olarak kullanıldığı bir başka çarpıcı sahne de, Vicente’nin bir erkek olarak dükkanda çalıştığı bir iş gününde yaşanır. İki adam koca bir valiz dolusu elbiseyi satmak için dükkana getirir. Elbiselerin hepsi karısına aittir. Adamın yanında, oğlu da vardır. “Karısının evden kaçtığını ve eğer bir gün eve dönecek olursa, giysilerini sattıkları için çıplak kaçmak zorunda kalacağını” söyler. Norma, babasının kontrol manyağı ve tanrı kompleksi yaşayan bir adam olmasından dolayı zihnini yitirmiştir. Gal yine aynı adam yüzünden, kocası Ledgard’dan kaçarken, hayat ışığını söndürmüştür. Evden kaçan “şişko” kadın, kocası ve oğlunun işbirliği yaparak üzerinde uyguladığı baskılar yüzünden kaçmıştır. Kimse kendisi olamamakta, üzerine giydiği öz kimliğinin metaforu olan giysiyi, benimseyememektedir. Bu durumla ilgili bir başka çarpıcı örnek daha vereyim; Vicente henüz erkek kimliğindeyken, lezbiyen iş arkadaşı Cristina’nın cinsel kimliğini hiçe sayar. Ona asılır, elinde tuttuğu elbiseyi giymesini önerir, bu açık açık cinsel kimlik değişiminin teklifidir. Cristina’nın cevabı tezimizi güçlendirir niteliktedir; “Çok beğendiysen sen giy Vicente.” Filmin sonunda elbiseyi gerçekten de giyecek olan Vicente, Cristina’ya “pişman olacağını söyler” Cristina’nın cevabı “Lezbiyen olduğum için mi?” olur. Yönetmen Pedro Almodóvar, oldukça talihsiz bir kader çizdiği Vicente’yi mutlu bir sonun başlangıcında bırakır, dükkana geri dönen “kadın Vicente” Vera’nın, Cristina ile bir aşk yaşamasının yolunda bir engel kalmamıştır artık.

Yazımı sonlandırmadan önce parantez açmak istediğim bir karakter daha var, “Leopard”. Yüksek burjuva, “god complex”, çılgın bilim adamı Ledgard’ın gayri resmi kardeşi. Küçükken evden ayrılmak zorunda kalan, kimsesiz büyüyen Leopard bir sokak serserisi haline gelmiştir. Onun elbisesi filmin en marjinal kostümüdür belki de; “Bir kaplan, leopar” kostümüyle şehirde düzenlenmekte olan karnavaldan kaçan “Leopard” peşine düşen polisten kurtulmak için Ledgard’ın hizmetçiliğini yapan biyolojik annesinin yanına sığınır. Onu özlediğini söyleyerek annelik içgüdülerinden faydalanır ve burjuvazinin kalesine, abisi Ledgard’ın ana rahmine, malikanesine girer. Kaplan kostümü onun vahşi doğada, sokaklarda yaşadığını, insanın en doğal ve vahşi psikolojik katmanı olan ID’i kılavuz alarak, hayvani içgüdülerinin esiri olduğunu sembolize etmektedir. Annesi hakkında birkaç söz; hayatını kendisinin öz anneleri olduğunu bile bilmeyen iki dominant erkek evlada adamış. Çocuklarının babası tarafından kullanılmış, erkek kurbanı bir kadın daha.

Erkeklerin, kadınlar üzerinde kimlik faşizmi uygulaması, kadınların tenlerinin altına çok derinlere gömmek zorunda kaldıkları kimliklerini ortaya çıkarabilme mücadelesini anlatan film, Vera’nın intikamını almasıyla son bulur. Feminist yönetmen Pedro Almodóvar, filmin senaryosunu kendi kaleme almamış, öykü Thierry Jonquet’in yazdığı “Tarantula” romanından uyarlanmış olsa bile tam bir Almodóvar “yüksek yapıtı” olarak vizyona giriyor. Romanı yazan Jonquet, Pedro’nun yakın dostudur artık. Birbirlerini bu kadar iyi tamamlayan iki sanatçı daha az bulunur herhalde.

kategori:
izlenim

ilgili