Lars Von Trier, Alkolizm ve Anksiyete Bozukluğu İle Savaşıyor

Usta yönetmen, içinde bulunduğu zor durumu anlattı...

Lars von Trier, ülkesindeki bir TV’ye verdiği röportajda, bugüne kadar gördüğümüz kendine güvenen görüntüsünden uzak bir şekilde kötüye giden ruh sağlığı ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi.

“The House That Jack Built’i çekerken korkunç hissettim, çok zorlandım. Bu durum da tamamen benim hatam. Çekimler boyunca anksiyete bozukluğu ve alkol bağımlılığı arasında gidip geldim. Alkolü bir tedavi aracı olarak gördüm hep ve doğrusunu söylemek gerekirse belli konularda endişe duyuyorsanız maalesef çok etkili bir ilaç. Alkolü bıraktığım veya azalttığım zaman anksiyete atakları başlıyor. İki sorun arasında kaldım ve çözüm bulamıyorum. Ayık kalmaya ve panik atakları engellemeye çalışıyorum. Ama zor, çok zor”

“Daha önce yaratmak için alkole ihtiyacım var diyordum ama artık büyük bir engel haline geldi. Yeni bir film çekecek durumda değilim. İskandinav oyuncularla kısa, siyah-beyaz filmler çekerek kendimi bulmaya çalışacağım. Hiçbir şey yapmazsam delirebilirim.”

Trier, özellikle festivallerle ilgili yine kendisinden bekleyeceğimiz açıklamalarda bulundu:

“Festival jürileri dünyanın her yerinde ortayol filmlere ödül veriyor. Çünkü farklı sinema ekollerinden geliyorlar ve üzerinde anlaşabilecekleri, kimseyi rahatsız etmeyen filmleri seçiyorlar. Cannes’da Dancer in the Dark’ta ödül aldığımda da böyle oldu. Film kendisinden çok filmin bütünlüğüne ödül verdiler”

Trier, kişisel ruh sağlığıyla ilgili endişe verici açıkamalarla röportajı bitirdi:

“Yeni filmler izlemekten özellikle kaçınıyorum. Çünkü benim durumumda olabilecek en kötü şey, yeniden heyecanlanıp, kendimi unutup çalışmaya başlamak”

kategori:
haber

ilgili