Manuela, Swastika ve Mahdumları

“Abi ben konulu bir film istiyorum ama konu yoğun olmasın.” Korsan dvdciden porno dvd almaya çalışan Emre Mastürbasyonun hayatımızdaki önemi ve yeri üzerine çoğumuz pek kafa yormamışızdır. Richard Brautigan’ın...

otuz-bir.jpg

“Abi ben konulu bir film istiyorum ama konu yoğun olmasın.”
Korsan dvdciden porno dvd almaya çalışan Emre

Mastürbasyonun hayatımızdaki önemi ve yeri üzerine çoğumuz pek kafa yormamışızdır. Richard Brautigan’ın Kürtaj adlı kitabında yer alan ergen bir gencin eline duyduğu özel duygularını anlattığı hayali kitap “My Left Hand” gibi çabalara girmeyi hiçbirimiz düşünmemişizdir.

Büyük kalabalıkların attırıp geçtiği bu mevzunun Dirty Cheap Production ekibi tarafından uzun metrajlı bir filme çevrilmesi türk sinema tarihi açısından bakıldığında önemli bir gelişme. Özellikle filmin bağımsız bir festivalde yapılan gösteriminin ardından paylaşıma açılması internetten ve korsan dvd satıcıları vasıtasıyla izleyiciye ulaştırılmaya çalışılması düpedüz aykırı hatta anarşist bir tavır olarak tanımlanabilir.

Yönetmenliğini Ali Yorgancıoğlu, Gönenç Uyanık ve Uluç Ali Kılıç’ın gerçekleştirdiği yapım sadece 20 bin liraya mal olmuş, bir günde çekilmiş deneysel bir çalışma. Yaklaşık 1 aylık bir hazırlık dönemi üstüne çekilen filmde doğaçlamalar önemli yer kaplıyor. Bunun sebebi ise senaryonun doğaçlamalara uygun bir şekilde hazırlanmış olması. Başrol oyuncuları olan Ozan Özcan ve Deniz Alnıtemiz performansları ise Beavis and Butthead seviyesinde. Özellikle, Engin karakterini canlandıran Ozan Özcan’ın korku dolu surat ifadeleri ve aşırı titreşimli mastürbasyon çabası benim nezdimde altın portakal almaya aday.

31-film.jpg

“Moral Bozukluğu ve 31” adından anlaşıldığı gibi abazan iki gencin hayat ile mücadelesini konu alıyor. Varoluşsal problemlerle cebelleşen, ne işle uğraştıkları belli olmayan bu iki manuel genç, bir gece karşılarına çıkan Eros ile irkilmeleri, ve bir hafta içinde bir kadınla beraber olmazlarsa bu aşk tanrısı tarafından hadım edilecekleri öğrenmeleri ile başlıyor film. Her ne kadar Ringu ve One Missed Call gibi filmlerde kullanılan “Bir hafta içinde boku yiyeceksin” klişesini kullanıyor olsa da film erkeğin korkularına esprili bir akış açısı getiriyor. Kastrasyon meselesine şehirli erkek perspektifinden bakılan Moral Bozukluğu ve 31 aynı zamanda, fazla ‘take’ ( tekrar) alan filmlere bir tepkiyi de içinde barındırıyor. Ekibin Cihangir’de bir sokakta yapılan basit bir çekimin ( bir kadının yağmur yağarken bir taksi çevirmesi) 14 saat sürmesine şahit olmaları sonucunda, “abi biz bu kadar zamanda uzunmetraj çekeriz” diyorlar. Sonuç olarak ortaya çıkan Moral Bozukluğu ve 31, hedefine ulaşan bir yapım.

Elbette her şeyin sınırlı imkân ile yapıldığı bu filmde ufak tefek kusurlar da var. Devamlılık ve ses bazı sahnelerde biraz can sıksa da muhteşem diyaloglar filmi kurtarıyor.

“Bugün benim için ne yaptın? —Abi otuzbir çektim”. “Senin hattın kontörlü mü, benim ki faturalı, ilk çıktığında aldım. —Benimki de faturalı. Ben de ilk çıktığında aldım baş 2” gibi diyaloglar filmi fazlasıyla izlenilir kılıyor.

Seyirci olarak illegal yolları yasal dağıtım kanalı olarak kullanan bu filme duyarsız kalmamak asli görevimiz. www. moralbozukluguve31.com adresinden divx formatında indirebileceğiniz filmin site de orijinal soundtrack’i de mevcut. Erkek tenasül uzvunun kaç r ile yazıldığını öğrenmek ya da halk arasında 31 olarak adlandırılan eylemin farklı söylenişlerini tekrar hatırlamak isteyenleri bilgisayar başına davet ediyor iyi seyirler diliyorum.

kategori:
izlenim

ilgili