Merakla Beklediğimiz Önemli Belgeseller

Hazırlıkları devam eden veya tamamlanan, merakla beklediğimiz belgeseller...

VOYAGE OF TIME: Sonunda usta yönetmen Terrence Malick’in on beşi yılı aşkın bir süredir üstünde çalıştığı belgeseli Voyage of Time‘ı izleyebileceğiz. Doğayı ve evreni etkileyici bir görsellikle ilk filminden beri perdeye taşıyan, son filmlerinde ise doğa ve evreni merkeze koyan Malick bu belgeselinde de evrenin doğuşuna, gelişimine ve ölümüne odaklanmış. Malick bizleri heyecanlandıran bu belgeselin ilk kırk dakikasını IMAX kamerayla çekmiş. IMAX’te çekilen bölümün anlatıcısı Brad Pitt, devamının anlatıcısı ise Cate Blanchett. Müzikler efsane müzisyen Ennio Morricone’ye emanet edildi. Filmin görüntü yönetmenliğini ise bu kez Emmanuel Lubezki değil, pek çok belgeselde çalışan Paul Atkins üstlendi. Belgesel, ABD’de 7 ekimde gösterime girecek. Bizde gösterime girer mi bilinmez. En iyi ihtimalle festivallerde gösterilir.
voyage-of-time-featured-2
THE GLANCE OF MUSIC: Bu belgesel 88 yaşında halen çalışan, farklı türlerde pek çok yapıma unutulmaz müzikler besteleyen, western filmlerine müzikleriyle damgasını vuran efsane müzisyen Ennio Morricone’yi konu ediniyor. Belgeselin senaristliğini ve yönetmenliğini 1988’den beri Morricone ile çalışan İtalyan yönetmen Guiseppe Tornatore üstleniyor. Tornatore uzun soluklu kariyerinin ikinci filminden itibaren Morricone ile çalışmaya başlamıştı. Çekimleri devam eden belgeselde şu sinemacılar Morricone’yi ve yeteneğini övüp onunla çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlatacaklar: Dario Argento, Bernardo Bertolucci, Tornatore, Vittorio Taviani, Joan Baez. Morricone de 56 yıllık kariyerini, müzikleri nasıl bestelediğini, yaşamını, sinemayı vs anlatacak. Belgeselin bu yıl İtalya’da gösterime gireceği söyleniyor ama henüz bir tarih açıklanmadı. Bakalım hangi festivalde prömiyeri gerçekleştirilecek.
ennio-morricone
MARADONA: Çektiği her belgeselle ödülleri silip süpüren Asif Kapadia’nın Amy belgeselinden sonra kariyerini nasıl devam ettireceğini merak ediyorduk. Neyse ki Kapadia yeni projesini hemen açıklamıştı. Formula 1 pilotu Ayrton Senna ve şarkıcı Amy Winehouse’ın yaşamlarını ve ölümlerini anlatan Kapadia gene farklı bir meslekten, ama bu kez rahmetli olmamış birisinin, efsane futbolcu Diego Maradona’nın hayatını anlatacak. Belgeselin hazırlıklarına devam eden Kapadia elinde daha önce yayınlanmamış beş yüz saatlik görüntüler olduğunu açıklamıştı. Bu beş yüz saatten iki saatlik bir belgesel ortaya çıkaracak. Maradona ile ilgili pek çok belgesel çekilmiş olsa da bu yeni belgeseli de Kapadia nedeniyle merakla beklememek zor. Ne yazık ki belgesel 2018’den önce hazır olmayacak.Diego Maradona
INTO THE INFERNO: Usta yönetmen Werner Herzog ardı ardına belgeseller çekmeye devam ediyor. Farklı konularda pek çok belgesel çeken Herzog bu kez bir volkanlara odaklanacak. Into the Inferno adını verdiği belgeselini henüz tamamlamadı. Herzog şu an aktif olan pek çok volkanı merkeze koyup bu volkanları tanıtacak, anlatacak. Daha doğrusu Profesör Clive Oppenheimer volkanları anlatacak. Oppenheimer volkanlarla dünyamızın ilişkisini ve insanların bu bölgelerdeki yaşamlarını irdeleyecek. Filmin mekânları ise Kuzey Kore, Endonezya, İtalya, Hawai, İzlanda ve daha birkaç ülke. Filmin bu yıl gösterime girmesi planlanıyor.
into-the-inferno
HATE IN AMERICA: Herzog’tan devam edelim. Usta yönetmen, Into the Inferno‘yu tamamladıktan sonra belgesel dizisi Hate in America‘yı hazırlayacak. Adından da anlaşılacağı üzere belgesel, Amerika’daki nefret suçlarına odaklanacak. Dizi dört bölümden, her bölümü de birer saatten oluşacak. Beyaz faşistleri, Neo-Nazileri, bir ev hanımının Meksikalıları öldürmesine odaklanacak. Çekimlerin bir bölümü ABD’nin “nefret merkezi” Arkansas’ta yapılacak. Diziyi Discovery kanalı yayınlayacak. Herzog’un bu belgeseli 2012’den beri çekmeye çalıştığını da notlarıma dahil edeyim. Bakalım bu kez belgeseli çekebilecek mi.Werner Herzog

GIMME DANGER: Jim Jarmusch bu yıl karşımıza hem bir kurmaca filmle (Paterson), hem de bir belgeselle çıkacak. Jarmusch, Gimme Danger adını verdiği belgeselinde Iggy Pop’ı ve grubu The Stooges’ı, konserlerini, albümlerini anlattı. Grubun davulcusu Scott Asheton ve kardeşi Ron Asheton vefat etmişlerdi. Şu an üç kişilik gruptan sadece Iggy Pop hayatta. O da belgeselde grupla ilişkisini anlattı. Belgeselin adını grubun en bilinen şarkılarından aldığını da belirteyim. Bu da malumun ilanı oldu gerçi. Belgeselin ABD vizyon tarihi henüz belirlenmedi.Gimme Danger

VERSUS: THE LIFE AND FILMS OF KEN LOACH: İngiliz yönetmen Ken Loach’un hayatına ve sinemasına odaklanan bir belgesel. Belgeseli Louise Osmond çekti. Loach’u, usta yönetmenle çalışmanın nasıl bir şey olduğunu ve yönetmenin sinemasını ise şu kişiler anlattılar: Robert Carlyle, Gabriel Byrne, Cillian Murphy, senarist Paul Laverty ve Nell Dunn. Loach da kameranın önüne geçip filmlerini anlattı. 93 dakikalık belgesel İngiltere’de 3 haziranda gösterime girmiş, olumlu eleştiriler almıştı.VERSUS

A BEAUTIFUL PLANET: IMAX ve Walt Disney’in işbirliği ile hazırlanmış, üç boyutlu çekilmiş belgesel film. Adından da anlaşılacağı üzere Uluslararası Uzay İstasyonu’nu merkeze koyup Dünya’yı anlatıyor. Toni Myers’ın yönettiği belgeselin anlatıcılığını Jennifer Lawrence üstlenmişti. Belgesel, ABD’de nisanda gösterime girmişti ama henüz izleyemediğimiz için listeye almakta bir sakınca görmedim.

FIRE AT SEA: Bu şubatta Meryl Streep’in jüri başkanlığını üstlendiği Berlinale’nin büyük ödülü Altın Ayı dahil dört ödüle layık görülen, Gianfranco Rosi’nin yönettiği bir belgesel film. Rosi bu yeni belgeselinde mülteciliği anlattı. Belgesel, İtalya’ya ait Lampedusa’ya ulaşmaya çalışan mültecilere ve buradaki yaşama odaklanıyor. Merkezde ise 12 yaşındaki Samuele yer alıyor. Fire at Sea, İtalya’da şubatta gösterime girdi.Fuocoammare-3

EIGHT DAYS A WEEK: Ron Howard, Jarmusch gibi hem bir filmle (Inferno), hem de bir belgeselle karşımıza çıkacak. Yeni belgeseli Eight Days a Week’te Beatless grubunun ilk zamanlarına, yani 1962-1966 yılları arasındaki hayatlarına odaklanıyor. Dört yıllık bir süreci, grubun turlarını, söyleşilerini, 250 konseri anlatacak. Paul McCartney belgeselin yapımcılığını ve anlatıcılığını üstlenecek. Belgeselin ABD vizyon tarihi henüz belirlenmedi.

SCORE: A FILM MUSIC DOCUMENTARY: Hollywood’un önde gelen sinemacıların ve filmlere müzikler besteleyen müzisyenlerin kameranın karşısına geçip tecrübelerini, sektörü ve müzik (score demek daha doğru olacak) hazırlamanın püf noktalarını anlattıkları bir belgesel. Kimler yok ki bu belgeselin castında. Hemen sayalım: Hans Zimmer, John Powell, Atticus Ross, Danny Elfman, John Williams, Trent Reznor, James Cameron, Junkie XL, Howard Shore, Alexandre Desplat, Moby, Garry Marshall. Heyecanlanmamak, merakla beklememek mümkün değil. Belgeseli Matt Schrader yazıp yönetti. Schrader belgeselin post prodüksiyonuna devam ediyor. Score bu yıl gösterime çıkarılacak.

kategori:
seçki

ilgili