Narkotik Filmler: Madde Bağımlılığıyla Kayan Hayatlar

Deniz Kuş'tan uyuşturucunun yıkıcı etkisini en iyi anlatan filmler...

Narkotik Filmler ile bir toparlamayı yapmayı ilk düşündüğümde aklımda şu vardı; filmleri seçerken sadece uyuşturucu batağına saplanan genç – gençler temalı filmleri yazmak. Araştırma yaparken içinde uyuşturucu olan ancak genel anlamda ticaretiyle ilgili gangster suç filmlerinin de dahil olduğu listeleri farkettim. Ancak konumuz ticaret değil, bağımlılık olduğu için uyuşturucu temalı suç filmlerini yazmadım.

The Panic in Needle Park, 1971

The Panic In Needle Park ( Esrar Bitti ) 1971 yapımı Jerry Schatzberg filmidir. Film aynı zamanda yazar James Mills’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanır. Aslında uyuşturucu filmleri arasında Esrar Bitti, fazla bilinmeyen ve underrated olan bir filmdi ancak Al Pacino’nun The Godfather’a seçilmesinde yüzde yüz pay sahibi olan filmin popülaritesi sonradan artmıştır. Coppola Al Pacino’yu Baba filmi için Paramount yöneticilerine nasıl kabul ettirdiğini açıkladığı şu cümle film için de hayli artı yön gösteren bir niteliktir :
“ Al Pacino’nun Baba’da rol almasını istedim ancak Paramount yöneticilerini ikna etmem için Esrar Bitti’nin çekilmesi gerekiyordu.”
Film, Pacino’nun ilk başrolü olmasının yanı sıra Baba serisinde rol alan bir diğer oyuncu Richard Bright’te bu filmde rol alan oyunculardandır. Film, uyuşturucu bağımlısı olan Bobby ( Pacino ) ve sevgilisi Helen ( Kitty Win )’in New York sokaklarındaki uyuşturucu peşindeki aşklarını ve maceralarını anlatır. Bağımlılıklarının hayatlarını nasıl etkilediklerini çarpıcı bir şekilde aktarır.

Christiane F, 1981

Christiane F, 1981 yapımı bir biyografik uyuşturucu filmidir. Christiane Vera Felscherinow’un aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda 2008 tarihli, gelmiş geçmin en pahalı Alman filmi olan Baader – Meinhof Complex’in yönetmeni olan Uli Edel bulunur. Roman ilk kez 1978’de piyasaya çıkar ve büyük sansasyona neden olur, anlatılan her şey acı ama gerçektir. Filmde baş karakter Christane’i Natja Brunckhorst oldukça başarılı bir oyunculukla canlandırır ayrıca kitapta önemli yer eden David Bowie konserleri filmde de kullanılır. Filmde kullanılan sahneler birebir gerçek Bowie konserleridir ve ayrıca David Bowie filmin müziklerinin yapımında da yer alır.
Film, 13 yaşındaki genç kız Christiane’in Berlin’de Kinder Bahnhof Hayvanat bahçesi çevresi ve tren istasyonunda çoğunluğu eroinman olan uyuşturucu bağımlısı çocuklar ve gençlerle tanışmasının ardından okul ve uyuşturucu olmak üzere 2 farklı hayata bölünmesini ve giderek uyuşturucu ve fahişeliğe saplanmasını anlatır.

Drugstore Cowboy, 1989

Drugstore Cowboy, Milk, Paranoid Park, Elephant ve My Own Private Idaho gibi başyapıtların yönetmenliğini yapan Gus Van Sant’ın bu filmlerin hepsinden önce çektiği bir erken dönem filmidir. Adını bağımsız amerikan sinemasına duyurmasını da büyük anlamda bu filme borçludur. Filmin oyuncu kadrosunda 80’ler ve 90’ların başlarının seks sembolü olan jön aktörlerinden Matt Dillon, Kelly Lynch, James L. Gros ve 97 tarihli olan Paul Thomas Anderson’ın başyapıt filmi Boggie Nights’ta etkili bir oyunculuk gösteren, yine 80’lerde gençlik komedilerinin aranan aktristi olan Heather Graham yer alır.
Film, liderliğini Bob’un yaptığı 4 kişilik uyuşturucu bağımlısı çetesinin eczaneleri soymalarıyla birlikte içlerinden birinin aşırı dozla ölmesi ve sonrasında aralarında yaşananları anlatır. Requiem For A Dream, Trainspotting gibi kült uyuşturucu filmleri kadar olmasa da Drugstore Cowboy’da vizyona girdiği dünemde özellikle gençler arasında hayli sükse yapan bir film olmuştur.

Basketball Diaries, 1995

Basketball Diaries ( Günlük ) 2009 yılında hayatını kaybeden, yazar, şair, müzisyen, basketbolcu ve bağımlı olan Jim Carroll’un aynı adlı otobiyografik romanından uyarlanan bir filmdir. Filmin yönetmenliğini Scott Calvert yapar. Başrollerde ise günümüzün en büyük aktörlerinden olan Leonardo DiCaprio, Mark Wahlberg, Goodfellas ve The Sopranos’tan hatırlayacağımız Lorraine Bracco, The Godfather II ve 1997 tarihli Donnie Brasco’dan hatırlayacağımız Bruno Kirby rol alır. Film, okuduğu lisede yıldız bir basketbol oyuncusuyken arkadaş ortamında kokainle tanışan ve sonrasında hem kokain hem eroin bağımlısı olan genç Jim’in yürek burkan hikayesidir. Ayrıca filmde özellikle 90’lar ve 2000’lerde Amerika’da en büyük yara olacak olan okul katliamlarına gönderme olan bir sahne de mevcuttur. Filmde 90’ların bağımsız sinemasının ünlü kadın oyuncusu Juliette Lewis’in de küçük bir rolü vardır.

Trainspotting, 1996

Uyuşturucu filmleri deyince akla gelen ilk veya ikinci filmdir Trainspotting. 1996 yılında çekildiği Edinburgh şehri günümüzde halen film sayesinde çokça ziyaret edilen bir yerdir. Film, İskoç yeraltı edebiyatı yazarı Irvine Welsh’in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanır ve müzikleri, oyunculukları, özgün kamera kullanımı, replikleri ve kült sahneleriyle çoktan kült statüsüne yükselmiş bir filmdir Trainspotting. Film ayrıca ünlü yönetmen Danny Boyle ve ünlü oyuncu Ewan McGregor’un ikinci ve en başarılı ortaklıklarıdır. Ewan McGregor dışında filmde Johnny Lee Miller, Robert Carlyle, Ewen Bremner, Kevin McKidd ve Kelly Macdonald rol alır. Film, Edinburgh’un sahil kasabalarından birinde eroinman olan Renton ve arkadaşlarının uyuşturucu, alkol, seks dolu aykırı hayatlarını anlatır.

Requiem For a Dream, 2000

Requiem For A Dream, uyuşturucu denince akla ilk gelen diğer filmdir. Aynı Trainspotting gibi roman uyarlamasıdır. Yazarı ise amerikan yeraltı edebiyatının efsane yazarlarından olan ve özellikle 1989’daki Brooklyn’e Son Çıkış adlı romanıyla da bilinen Hubert Selby Jr’dır. Filmin yönetmenliğinde ise bu film dışında 1998’de ilk filmi olan Pi, 2006’da bilimkurgu aşk filmi olan ve başrollerinde sinemanın efsanevi Wolverine’i Hugh Jackman ve kariyerinde hep başarılı filmlerde oynayan, The Constant Gardener, Lobster gibi filmlerle hatırlanan aktrist Rachel Weisz’ın oynadığı The Fountain, 2008’e damga vuran ve bir zamanların efsane aktörü Mickey Rourke’u yıllar sonra yeniden zirveye taşıyan Wrestler, 2010’da çok konuşulan ve tartışılan, Natalie Portman’a en iyi kadın oyuncu oscarını kazandıran Black Swan ve son olarak 2017’de bir kesimin yerden yere vurduğu, bir kesimin ise başyapıt olarak değerlendirdiği çarpıcı ‘yaradılış’ hikayesi mother! ile şuan çok konuşulan efsanevi yönetmen Darren Aronofsky bulunur. Oyuncu kadrosunda da aslında müzisyen olan ancak oyunculukta harikalar yaratan, 2014’te Dallas Buyers Club filmindeki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oscar kazanan ve daha onlarca unutulmaz filmde rol alan Jared Leto, William Freidkin’in 1973 tarihli kült korku filmi The Exorcist ve Martin Scorsese’nin Alice Doesn’t Live Here Anymore filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu oscarını kazanan yaşayan efsane aktrist Ellen Burstyn, bu filmdeki müthiş performansından sonra A Beautiful Mind’taki rolüyle kariyerini tam anlamıyla perçinleyen, Jennifer Connelly ve kardeşi de oyuncu olan, günümüzde iyi filmlerde rol almayan, bu film dışında Scary Movie serisiyle tanınan siyahi aktör Marlon Wayans yer alır.
Film, televizyon bağımlısı bir anne olan, kendisini televizyon programında kırmızı elbisesiyle hayal eden Sara Goldfarb, onun uyuşturucu bağımlısı oğlu Harry, onun bağımlı sevgilisi Marry Ann ve yakın arkadaşları Tyrone’un hayatta kalma mücadelelerini müthiş müzikler, splint screen ( bölünmüş ekran ) kullanımı, kusursuz kamera açıları ile anlatır. Darren Aronofsky romanı okuduktan sonra filmi yapma sürecinde şöyle der :
“ Amacım bir hız treni yapmaktı, ancak bildiğiniz hız trenlerinden değil. Yolun sonunda son sürat duvara çarpan bir hız treni.”

Spun, 2002

Spun, underrated olduğu düşünülen bir uyuşturucu filmidir. Yönetmenliğini Jonas Akerlund yapar. Spun isveçli yönetmenin ilk uzun metrajlı filmidir. Ve aslında büyük bir iş başardığını da söyleyebiliriz. Her ne kadar çok popüler olamamışsa da kendi türünde mutlaka hatırlanan filmlerden biridir Spun. Başrollerinde 2009 yılında hayatını kaybeden, bu film dışında 1999’da Angelina Jolie’nin en iyi yardımcı kadın oyuncu oscarını kazandığı Girl, Interrupted’daki rolüyle de hatırlayacağımız Brittany Murphy, günümüzün en sevilen auteur yönetmenlerinden Wes Anderson’ın fetiş oyuncularından olan ve neredeyse bütün filmlerinde rol alan Amerikalı aktör Jason Schwartzman, kariyerini tartışmaya gerek olmayan kurt aktör Mickey Rourke, özellikle Carlito’s Way filmindeki genç mafya babası Benny Blanco rolüyle tanınan oyuncu John Leguizamo, Patrick Fugit ve American Pie serisiyle yıldızı parlayan, 99’da American Beauty’deki rolü ile de benimsenen aktrist Mena Suvari yer alır.
Film, sevgilisinden daha yeni ayrılmış olan üniversite terk uyuşturucu bağımlısı Ross’un yaşadığı kasabanın aldığı her uyuşturucuyu kaybetmesiyle ün yapmış olan torbacı Spider Mike’ın evine gitmesi sadece biraz mal alacakken işlerin uzaması ve orada kalmaya başlamasıyla yaşanan traji komik olayları anlatır. Ayrıca film, girişindeki The Number Of The Beast cover şarkısı ile çok hatırlanır.

Candy, 2006

Candy, 2008’de trajik bir biçimde hayatını kaybeden ve Joker rolüyle unutulmazlar arasına giren genç oyuncu Heath Ledger’in Dark Knight’tan sonraki en sevilen filmlerinden biridir. Filmin yönetmenliğini Avustralyalı sinemacı Neil Armfield yapar. Filmde Ledger’ın yanı sıra 2011 tarihli Limitless, 2009 tarihli Jane Campion filmi Bright Star ve 2012 yapımı Seven Psychopaths adlı filmlerdeki başarılı oyunculuklarıyla tanınan Avustralyalı aktrist Abbie Cornish ve Pirates Of The Caribbean serisiyle tanınan İngiliz sinema ve tiyatro oyuncusu Geoffrey Rush rol alır.
Film, uyuşturucu batağından kurtulmak için yoğun bir mücadeleye girişen Dan ve Candy çiftinin mücadelesini ve bu mücadele çerçevesinde ilişkilerini de gözden geçirmeye başlamalarını anlatır. Film yazar Luke Davies’in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlandı.

kategori:
seçki

ilgili