Peri: Yerli Sinemaya Distopik Bir Soluk

Buğra Mert Alkayalar, Can Evrenol'un son filmi Peri'yi değerlendirdi...

Baskın (2015) ve Housewife (2017) adlı korku filmleriyle adını duyuran Can Evrenol bu sefer tarzının biraz daha dışında bir film ile karşımıza çıkıyor. Peri, post apokaliptik bir dönemde geçiyor. Bir santralin patlaması sonrası nüfus azalmıştır. Bedenlerinde eksiklikler olan çocuklar doğmuştur. Santralden geriye kalan bir grup milis ise bu çocukları avlarlar. Perihan adlı kızımız babasıyla birlikte gizli bir hayat sürerken babası öldürülür ve Peri’nin macerası başlar.

Önceki filmlerinde bol kan içeren Gore tarzını benimseyen Evrenol burada bizlere bir modern bir peri masalı anlatıyor. Filmin başında da bunu iyice belirtiyor. Bir grup çocuğun kötülerden kaçması ve kötülere karşı olan mücadeleyi anlatan filmde Stand By Me (1986), Goonies (1985) vb. filmlerden esintiler görmek mümkün.

Filmin genel dili yumuşak ve genel bir kitleye hitap ediyor. Ancak birkaç sahnesi ile Can Evrenol imzasını görüyoruz. Filmin genel havasına zıt düşen bu sahneler de hitap ettiği kitle konusunda kafa karışıklığı yaratıyor. Ayrıca filmin ülkemizde +16 yaş sınırı ile vizyona girmesine de bu sahnelerin neden olduğunu düşünüyorum. It (2017) veya Scary Stories to Tell in the Dark (2019) gibi direkt olarak kendi tarzı olan korku türünde çekilseydi kitlesinin daha net olacağı kanaatindeyim. Ya da en azından bu sahneler de genelinde olduğu gibi daha yumuşak olabilirdi.

Film, küçük bir ekibe sahip olmasına rağmen oldukça başarılı bir görselliğe ve sanat yönetimine sahip. Post apokaliptik atmosfer filmin geçtiği ıssız mekanlarla ve terk edilmiş gözüken mekanlarla iyi bir şekilde yansıtılmış. Ayrıca küçük de olsa CGI kullanımı ve plastik makyajlar iyi bir şekilde kotarılmış. Masalsı, biraz da tekinsiz müzikleri ve başarılı sinematografisi ile kendimizi rahatlıkla Evrenol’un yarattığı evrenin içinde buluyoruz. Fakat bizlere bu evren hakkında çok az bilgi veriliyor. Ana hikâye dışında geçmişte olanlar hakkında hızla geçen gazete kupürleri ve yaşlı kadın aracılığıyla biraz bilgi sahibi oluyoruz. Belki yönetmen öncesini anlatan bir filmle karşımıza gelecektir diye umuyorum.

Başroldeki çocukların oyunculuklarına söylenecek söz yok. Çok başarılılar. Fakat Santraldekiler hakkında aynı şeyleri söylemek mümkün olmuyor. Küçük oyuncu kadrosuna sahip olmasıyla birlikte milislerin başarısız oyunculukları oldukça göze batıyor.

Her şeye rağmen Peri: Ağzı Olmayan Kız, Türkiye’de daha önce yapılmamış bir proje. Yerli sinemadaki monotonluğu kırarak yeni bir soluk getirmeyi başarıyor. 1 saat 37 dakikalık süresiyle de oldukça akıcı ve keyifli bir macera filmi. Post apokaliptik bir dünyada Peri’nin macerasına eşlik etmek isteyen herkes izlemeli. En azından bu tarz farklı işler ülkemizde desteklenmeli ki devamı gelsin.

kategori:
izlenim

ilgili