Recep İvedik: Yeni Türkiye’nin Tam İçinden Bir Karakter

Recep İvedik 5 yaklaşırken değerlendirmeyi Yekta Kurtcebe yaptı.

Şahan Gökbakar, Recep İvedik karakterini ekranlarda bizimle ilk paylaştığında Türkiye’nin durumu şu günlerle karşılaştırıldığında güllük gülistanlıktı. Bir kere Amerikan Doları 1,2 lira seviyesinde seyrediyordu. Recep Tayyip Erdoğan güçten böylesine şuurunu kaybetmiş değildi. Kendisi iyi kötü idare ettiğimiz bir liderdi. Kürt sorunu denen meselenin çözüm süreci tüm hızıyla devam etmekteydi. Doğu’daki çatışmalar hızla azalıyordu. ABD’nin mortgage krizi bizi teğet geçmişti. TV 8 henüz Acun’a geçmemişken kanal yöneticilerinden Selim Gençalp’ın Şahan’ı televizyon kapısında keşfettiği söylenir. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bugün kanıtlama durumumuz yok. Kişiliğiyle televizyonculuk camiasına renk katan Selim abimizi mide kanserinden yıllar evvel kaybettik. Sevenleri olarak acısı hala içimizde.

TV 8’deki televizyon programıyla ilk parladığında Şahan ve yarattığı tiplere karşı pek bir itici hava yoktu. Bilkent Tiyatro mezunu Şahan, sınıf arkadaşlarının da her zaman belirtiği gibi yetenekli ve komik bir öğrenciydi. Müziğe olan meyli de yine herkesin nazarındaydı. Televizyon programıyla güzel bir giriş yapmıştı piyasaya. Alternatif ve nispeten uç kesimin beğenisini toplayacak skeçlerle gönülleri kazanmıştı. Her programını az bilinen kalite hard rock parçalarıyla bitirmeye özen gösteriyordu. Her güzel şeyde olduğu gibi Dikkat Şahan Çıkabilir de önce ATV’ye geçti, sonra da bitti gitti.

Yetenekli bir komedyen olmasına rağmen Şahan televizyon yılları sonrasında kaliteden yana değil de sermayeden yana saf tutmayı tercih ederek ilk Recep İvedik filminin senaryosunu kaleme aldı. Yönetmen koltuğuna kardeşi Togan’ı oturtarak ‘para ailemiz içinde kalsın, maliyet etkin hareket edelim’ mottosuyla ilk filmi tamamladı.

Uzun yıllar başımızın belası olacak seri bu şekilde başladı. Recep İvedik 1’in tamamına yakını Antalya’da bir otelde çekildi. İlk filmin konusu; Recep’in sokakta bulduğu bir cüzdanın Antalyalı ‘çok önemli’ bir iş adamına ait olduğunu öğrenip ona doğru yola çıkması, yol boyunca ‘birbirinden komik’ sürprizlerle karşılaşması, Antalya’ya varıp cüzdanı turizmci Muhsin Bey’e teslim etmesinden sonra Muhsin Bey’in otelinde kalmasını teklif etmesi, Recep’in bunu kabul etmeyip tam giderken çocukluk aşkı Sibel’i görmesi ona kendini beğendirmek için otelde kalıp çeşitli ‘komik’ olaylara sebep olmasından ibaret. Tüm bayağılığına rağmen Recep İvedik izlenme rekorları kırdı. 4 milyondan fazla kişiyi sinemalara akın ettirdi ve 30 milyondan biraz fazla gişe hasılatı getirdi. Seyirci sayılarına ve hasılata baktığımızda ortada büyük bir ticari başarı olduğu belliydi ama Recep İvedik ne karakteriyle ne tekniğiyle sinema sanatına en ufak bir katkıda bulundu. Aksine kaliteyi aşağı çekti bile denilebilir. İşin kötüsü devam filmleri bu ilk filmi mumla aratacaktı.

Recep İvedik 2, hemen bir sene sonra vizyondaki yerini aldı. Bu kadar para kazanan yapımcılar ve yaratıcı Gökbakar ailesi altın yumurtlayan Recep İvedik’ten vazgeçemezlerdi elbette. İlk filmdeki konu bulamama sıkıntısı ikinci filmde de kaldığı yerden devam etti. Bu sefer Recep’in hain evlat Ökkeş tarafı ve işsizliğinin altı çiziliyordu. Film boyunca farklı meslekleri deneyip dikiş tutturmaya çalışan, asgari ücretle çalışan proleter halkın bireyleri ile dalga geçen Recep en son ‘Above the Line’ işlere de zıpladı. Girdiği işler arasında reklamcılıktan suçluluğa, teslimatçılıktan çeşitli denyoluklara uzanan Recep İvedik’in karakterinin özü olan kabalık, ayılık ve hıyarlık filmin sonuna kadar oluk oluk peliküle aktı durdu. 2009 yılının şubat ayında dolar kuru 1.68 seviyesindeydi. O yıllar Türkiye için hala umut vardı. Türkiye’nin doğusu siyasal olarak güllük gülistandı.

Senaryo yazamama sorunu Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik filmleri serisinin bir problemi olmaya üçüncü filmde de devam etti. İlk film ortaya karışık tek mekân yaz filmi olarak tanımlanabilirdi. İkinci filme, ‘Recep İvedik Factotum’ denmesinde herhangi bir sakınca yoktu. ‘Recep İvedik 3: Hobileriniz nelerdir?’ filmi ise aynı plot’suzluk okyanusunda yüzüyordu. Kısaca, canı sıkılan Recep kendine film boyunca bir hobi arayışını bir film için yeterli hikâye barındırmıyor fakat bu durum ne yapımcı Faruk Aksoy’u ne de Şahan’ı rahatsız etmişti. İlk 3 film arasında en az gişe hasılatı bu filme aitti. Dolar’ın 1.50 seviyelerinde seyir halindeydi. Yeni Türkiye söylemi iyiden iyiye etkisini artırmıştı. Henüz ‘kokteyl terör ve hibrid savaşlar’ gibi saçma terimler Twitter trolleri tarafından kullanılmıyordu.

Muhtemelen gişede istenilen başarının son filmde sağlanamamış olmasından ötürü, 2014 yılına kadar başka bir Recep İvedik filmi yapılmadı. Tam bu seri bittik diyorduk ki 2014 yılında Recep İvedik 4 geldi. Bu sefer konu bulamama problemini oldukça kurnaz bir yöntemle çözmeye karar veren Şahan dördüncü filmde Türk televizyonlarının en çok izlenen yarışma programı Survivor konseptini kullanmakta hiçbir beis görmemişti. Bir şekilde az da olsa televizyon izleyen herkesin maruz kaldığı Survivor’ın suyunun Şahan tarafından çıkarılacak olması gayet normaldi. Zaten Survivor’da yıllar boyunca Recep İvedik’in farklı versiyonları boy göstermişti. Eğer bugün Turabi Çamkıran, Semih Öztürk ya da Taner Tolga Tarlacı, hatta hatta Nagehan Alçı ve eski kocası gibi insanlar sorunlu Türkiye’nin popüler kültürü içinde kendilerine yer bulabilmişlerse Recep İvedik’in de en az Acun Ilıcalı kadar bu işte emek sahibi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Recep İvedik 4, gişede inanılmaz bir başarı elde etti. Tüm zamanlar seyirci hasılat rekorlarının yanı sıra 1., 2. ve 3. hafta sonu rakamlarına göre tüm zamanların en çok izlenen filmi oldu. (http://boxofficeturkiye.com/tumzaman/) 2014 Türkiye’sinde dolar 2,1 liraya yükselmişti. 2013 Haziran gezi direnişi ve 17-25 Aralık 2013 rüşvet skandallarıyla artık Tape Türkiye yeni bir cenderenin içine girmişti. Seçimler ve kaos ufaktan bize göz kırpıyordu.

Serinin ilk üç filminde dağıtımcılığı yapan Özen Film’in yerine dördüncü filmde bilemediğimiz bir nedenden ötürü Tiglon tercih edilmişti. Tiglon’un sahibi Murat Akdilek 2008’den bu yana yaptığı kötü yatırımlar ve girişimler yüzünden iflas eşiğindeydi. Şahan Gökbakar’a giderayak 25 milyon Türk Lirası takarak Fadıl Akgündüz kıvraklığı göstermişti. Hırsızlığın ve rezilliğin ayyuka çıktığı günlerde böyle bir olayın gerçekleşmiş olmasına kimse şaşırmadı elbette. Şahan, Twitter üzerinden “Sen ne yüzsüz adamsın, çaldığın 25 milyonun hesabını ver’ diye veryansın etse de Murat Akdilek kurtarabildiği kadar parayı karısının üzerine geçirip ülkeden kirişi kırmıştı.

Bugün tarihler 17 Ocak 2017’yi gösterirken Recep İvedik 5’in gösterime girmesine bir aydan kısa bir süre kaldı. Fragmandan gördüğümüz kadarıyla Recep İvedik’in 15 Temmuz Darbe Kalkışması/ Girişmesi/ Tepişmesi sonrası Türkiye’sine uygun bir konseptle arz-ı endam edeceğini görüyoruz. Şahan, bu sefer AKP iktidarının medar-ı iftiharı duble yollara şoför göreviyle düşerek, yolda bir grup milli sporcuyu motor yağıyla zehirleyerek, akabinde ülkenin şerefini ayaklar altında bırakmamak için kamyoncular ile uluslararası bir yarışmaya katılmalarını izleyeceğimizi anlıyoruz. Milli birliğe ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde ülkemizin milli değerleri arasına girmiş olan at misali doping kullanımı, sportmenlik dışı hareketler, düşük kalite milliyetçilik ve mizantropinin bolca kullanıldığından neredeyse emin olduğumuz Recep İvedik 5, bu ülkenin geldiği içler acısı durumun beyazperdeye aksetmesinden başka bir şey değil. Ne diyeyim Allah yâr ve yardımcınız olsun ama dolar olmuş 3.77.

kategori:
izlenim
yorum yok

cevap yaz

ilgili