Rick and Morty: Düşlerinde Özgür Evren

Wubba Lubba Dub Dub!!!

Bilim-kurgu edebiyatı ve sineması bizlere genelde iki seçenek sunar. Ya iyilerin ve süper kahramanların kazandığı, herşeyin mutlu sona bağlandığı evrenler, ya da sonsuz bir karanlığın hüküm sürdüğü, kıyametin çoktan kopup canavarlarıyla, kötü ruhlarıyla sardığı acımasız gerçekliği yüzümüze vuran distopyalar. Rick and Morty iki seçeneği reddeden bilim kurgulardan…

Geek kültürünün bir parçası olmak çok zor değil. Hayatının büyük bir bölümünü bilim-kurgu ve fantastik külliyata ayırmak da zor değil. Zor olan bu külliyatı yalayıp yuttuktan sonra içinden Rick and Morty gibi her yönüyle orijinal fenomen çıkarmak. Dan Harmon, Justin Roiland ve ekibi bunu başardı.

Göndermelerde genelde Hollywood sinemasına ve Amerikan bilim-kurgulara selam çaksalar da Dan Harmon ve Justin Roiland evrenlerinin ana fikrini oluştururken iki yazar ve onların kahramanlarından etkilenmiş gibiler. Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Stanislaw Lem’in favori kahramanı Ijon Tichy çevresinde kurduğu absürd evren… Dan Harmon, Douglas Adams etkilerini zaten hiç saklamıyor:

“Morty’nin yaşındayken ve benimle 14 yaşına giren çocuklar daha çok Dungeons & Dragons peşinde koşarken ben Douglas Adams’a dalmıştım. D&D dünyasına kapılanlar daha çok sosyallik ve çevresinden onay arıyor gibi geliyordu. Douglas Adams ise yaşadığımız evrenden ve zamandan daha büyük, daha tehlikeli ve daha absürd bir alternatif seriyordu önünüze… Rick and Morty’yi ve özellikle deli bir dahinin öyküsünü yazmaya başladığımızda tek istediğim Douglas Adams’ınki kadar büyük bir evren yaratmaktı. Douglas Adams’ın ilk adımlarını attığı Doctor Who da, Rick’in karakterinin özüdür. Asla anlayamayacağımız deli bir dahinin kontrolünde olan bir evren.”

Arthur Dent ve Ijon Tichy, evrenin sonsuz büyüklüğünü görüp, kendi küçük dünyamızın doğrularının ve kurallarının bu sonsuzluk içinde geçmediğini anladığı anda aynı şeye sarılırlar. Kendi özgürlüklerine… Bu özgürlük arayışı öyle coşkulu, umutlu bir varoluş heyecanıyla oluşmuyor ama maalesef. Daha çok evren ve kendini idrak sonucunda oluşuyor.

Nereden geldiğimizi ve yaşam süremizin bizi nereye kadar götürebileceğini bilim ve mantık yoluyla kavrayabiliyoruz artık. Evrenin, yaşamın ve herşeyin anlamı sorusu belli olmayan bir 42’den başka birşey değil bu çoklu ve sonsuz evrenlerde. Morty’nin Summers’a dediği gibi “Hiç kimse bir nedenden dolayı varolmadı. Hiç kimse bir yere ait değil. Ve herkes ölecek. Gel televizyon seyredelim”. Küçük dünyamızda, kendi küçük ülkelerimizde, ailelerimizde, kendi küçük fikirlerimize saplanmış bir şekilde, evrende yalnız kalmış veya yalnız bırakılmış bir gerçeklikte yaşıyoruz ve öleceğiz. Bilim ilerleyip, evrenin büyüklüğünü idrak ettiğimizde içimizdeki “Herşey iyiye gidecek” umutları sönüyor. Tarihin ilk “kendini ve evreni bilen” nesilleriyiz.

Harmon ve Roiland’ın mümkün olan en zeki varlık olarak sonsuz evrenlerde, sonsuz versiyonunu yarattıkları Rick Sanchez’in gelebildiği nokta da bundan farklı değil. Ailesi ve daha çok torunu Morty ile beraber geçirdiği zaman, belki de onu hayatta tutan tek şey. Dünyanın, insanların, evrenin kurallarını takmayan, bilimi evrenin ve zamanın kurallarını alt üst etmek için kullanan, sonsuz sayıdaki evrende, sonsuz farklı hayat ihtimali olduğunu bilen, cahilliğin mutluluğunu değil, bilmenin karanlık ruh halini yaşayan bir karakter.

Morty ise birinci sezondan bu yana dedesine ayak uydurmaya çalışan, kurallarla ve o kuralların getirdiği ezik psikolojiyle yaşamaya alışmış, dedesinin kendisini sürüklediği maceralarda duygu patlamalarıyla kendine gelen bir genç. Seyirci kendisini Rick ile özdeşleştirse de aslında hepimiz Morty’yiz… Justin Roiland ve Dan Harmon’ın güçlü hayal gücünün yanında takılan sidekick’leriz. Mutlu değiliz, hiçbir zaman olmayacağız ama en azından haftada yarım saatimizi bunun farkında olan insanların yarattığı bir evreni izleyerek mutlu geçiriyoruz.

Kendi küçük izleyici kitlesiyle ilk iki sezonda mutlu mesut yaşayan Rick and Morty, uzun süren ayrılıktan sonra döndüğü üçüncü sezondan, beklemediği bir ilgiyle ayrıldı. Adultswim gibi çok kişiye rahat ulaşmayan bir mecrada yayınlansa da, ülkenin büyük ulusal kanallarının dev komedi dizilerini 18-34 yaş arası kitlede geride bıraktı. İlk iki sezondan çok daha karanlık temalara eğilen, aile içi dinamiklere daha çok dokunan üçüncü sezon, izleyiciden karşılık bulmuş görünüyor. Dünyada ve özellikle ABD’de yoğun izleyici ilgisi genel olarak yapımcıları kısıtlar. Dan Harmon, izleyici kitlesinin taleplerine yönelik hareket edeceklerini ilk olarak 14 bölümlük bir sezon için koşulları zorlayacaklarını açıklayarak gösterdi. Büyüdükçe ve daha fazla kişiye ulaştıkça evrenin büyüklüğünü fark eden herkes gibi Dan ve Justin’in de mutsuzluğa ve atalete düşmeleri diziyle ilgili şimdilik tek korkumuz.

Onun dışında zaten hiç kimse bir nedenden dolayı varolmadı, hiç kimse bir yere ait değil ve herkes ölecek. Gelin Rick and Morty seyredelim…

kategori:
izlenim

ilgili