New York, New York: Scorsese’den Müzikal Denemesi

Edip Can Rende, Scorsese'nin müzikal denemesi New York, New York'u yazdı

1977 çıkışlı müzikal film “New York, New York”, Martin Scorsese’nin en sorunlu filmlerinden bir tanesi. Filmin çekimleri tamamlandıktan sonra her zamanki kurgu kavgası ortaya çıkmış ve Scorsese istediğinden daha kısa bir süreyle gösterime sokmak durumunda kalmıştır bu filmi. 74 dakikası kesilip bu şekilde gösterime sokulan film önceki sene “Taxi Driver” ile çokça övülen Scorsese’ye beklediği eleştirileri getirmemiş; tam tersine hem gişede, hem de eleştirmenler cephesinde ağır yaralar almıştır. Scorsese filminin bu şekilde eleştirilmesini hazmedemeyip depresyona girmişti. Uyuşturucu kullanmaya başlayan Scorsese bu ağır depresyondan dostları Robert De Niro ve John Cassavetes sayesinde çıkabilecekti. Ne yazık ki filminin aldığı eleştiriler yüzünden ’80’e kadar film çekmeyecekti (yani üç sene). Gerçi sonra De Niro’nun teklif ettiği “Raging Bull” ile efsane bir dönüş yapacaktı. Peki “New York, New York” eleştirmenlerin yerden yere vuracağı kadar kötü mü?

Eleştirmenlerin ve hayranların Scorsese’yi suç türüne hapsetmeye çalıştığı ve 70’lerdeki bazı kendini bilmez eleştirmenlerin Scorsese için “mafyalı, gangsterli suç filmleri dışında filmler çekemez!” dedikleri bilinen bir gerçek. Halbuki Scorsese uzun sinema yaşamı boyunca suç türü dışındaki birçok türü denemiş ve bu türlerin hepsinde başarıya erişmişti. Konuyu dağıtmamak için türlerden sadece müzikale, yani bu filme değineceğim. “New York, New York”, Hollywood’un 50’lerde yaptığı müzikallerden değil. Bunu belirterek başlayayım. Mesela karakterler birbirleriyle şarkılar söyleyerek iletişim kurmazlar, ki açıkçası  müzikali sevmememin başat sebebi de budur. İnsan birbirleriyle şarkılarla iletişim kuran karakterleri görünce “Allah aşkına, şarkıyı kesip normal bir şekilde konuşsanıza!” diyesi geliyor ve aslında diyor da. Neyse ki Scorsese, 50’lerin müzikallerinden farklı bir müzikal yapmak istemiş.new-york-new-york

Belirttiğim gibi karakterler birbirleriyle normal bir şekilde iletişim kurarlar. 50’lerdeki müzikallerin aksine film dekorlardan oluşan setlerde değil de dışarıda, şehirde geçer. Şu an müzikal türünde sürekli film yapan Rob Marshall’ın yaptığı en büyük hata olan öyküyü şarkılar yüzünden anlatamamak (şarkılarla anlatmaya çalışıp becerememek), karakterlerini bu yüzden derinleştirememek (bkz. “Nine”) gibi sorunlardan muzdarip değildir. Öte yandan Scorsese üç saat süresince bizleri müziğe ve şarkılara doyurur. Filmin müzikal tarafını bir süre sonra evlenecek Jimmy ve Francine’in (Liza Minnelli) bir orkestra eşliğinde çalıp söyledikleri sahneler oluşturur. Bu şarkılı kısa sahnelerden sonra müzikal türünün trüklerine pek yer verilmez ve müzikal olmayan bir film gibi karakterlerin yaşantılarına, konuşmalarına odaklanılır. Filmin klasik müzikallere öykünen tek bir bölümü var. O da 350 bin dolara mal olan, Francine’in oynadığı müzikal bir film olan “Happy Endings” filmi. 15 dakikaya yayılan bu müzikal filmin Scorsese tarafından iyi çekildiğini söyleyebiliriz.
new-york-new-york-theredlist
Müzikal açısından bakarsak iyi bir filmdir “New York, New York”. Öte yandan filmin başından sonuna kadar iki kişi önemsenir: Jimmy ile eşi Francine. Scorsese bu müzikal dramasında iki karakterin bir partide tanışmalarından başlayıp çoluk çocuk sahibi olmalarına kadarki süreci işler. Bunu da yukarıda belirttiğim gibi hoş ve etkileyici müziklerle ve yönetmenin komedi türündeki “The King of Comedy” ve kara komedi türündeki “After Hours”taki kadar eğlenceli bir mizahla yapar. Neredeyse üç saat sürmesine rağmen pek sıkmaz. Tam tersine eğlendirir “New York, New York”. De Niro da en az “The King of Comedy”deki kadar komiktir, eğlencelidir. Hatta şu an komedi diye oynadığı çoğu filmden daha eğlencelidir De Niro. Eleştirilere göre De Niro ile Minnelli’nin kimya sorunu filmi baltalayan önemli sebeplerden. Ama açıkçası Minelli’den ben rahatsız olmadım ve iki oyuncu arasında bir kimya sorunu olduğunu düşünmedim.
-new-york-new-york-theredlist
Scorsese’nin doğup büyüyüp âşık olduğu New York’u fon alan (gerçi filmin çok çok az bir bölümü “dışarıda” geçer. Genelde hep iç mekânlar tercih edilmiştir) “New York, New York” yönetmenin bütünüyle bir evliliğe odaklandığı az sayıdaki filmlerinden bir tanesi aynı zamanda. Evet; Scorsese için aile, evlilik, çoluk çocuklar, torunlar önemlidir. Gangster filmi de çekse, gerilim filmi de çekse, komedi filmi de çekse ailelere odaklanmayı ihmal etmez (neyse ki bunu çağdaşı Steven Spielberg gibi ajitasyon/duygu sömürüsü maksadıyla yapmaz). Buradaysa evlilik filmin tam merkezine yerleştirilir. İkisi de sanatçı (Jimmy saksafon çalar-ki çok iyi çalar-, Francine şarkı söyler) olan ama birbirleriyle pek benzerlikleri bulunmayan iki karakter üzerinden evliliğin zorluğuna, tek kişinin elde ettiği şöhretin (Francine giderek ünlenir) partnerindeki olumsuz etkisine değinir. Ayrıca usta yönetmenler Michael Powell (Jimmy Powell otellere giriş yaparken Michael Powell ismini kullanır otelden para ödemeden kaçabilmek için) ve Cecil B. DeMille’e (iki yönetmen de Scorsese’yi etkilemiş yönetmenlerdir) yapılan göndermeler de hoştur. Belirtmeden geçmeyeyim dedim.

Dolayısıyla hem evliliği iyi işleyen, hem karakterlerini derinleştiren, hoş bir mizahı olan, müzikal olarak da fena olmayan “New York, New York”un eleştirmenlerce gömülmesine şaşırmamak zor. Scorsese’nin mükemmel filmlerinden olduğunu iddia edemeyiz tabii ki. Sanırım eleştirmenler “Taxi Driver” gibi bir başyapıttan sonra böyle bir film beklemiyorlardı. Belki de filmin 130 dakikalık halini izlediklerinden beğenmemişlerdir. Ama neticede iyi bir müzikaldir ufak tefek sorunlarına rağmen.

kategori:
seçki

ilgili