Meksika Üzerinden Amerika’ya: Sin Nombre

Sundance Film Festivali her sene olduğu gibi bu sene de yepyeni yetenekleri biz sinemaseverlere tanıttı da geçti. Bu sene en iyi yönetmen ödülünü kazanan Cary Fukunaga, daha önce kısafilmleriyle...

sn-00802-4.jpg

Sundance Film Festivali her sene olduğu gibi bu sene de yepyeni yetenekleri biz sinemaseverlere tanıttı da geçti. Bu sene en iyi yönetmen ödülünü kazanan Cary Fukunaga, daha önce kısafilmleriyle de ses getirmiş olsa da, bu sene Sundance Film Festivali’e damga vuran isimlerden biri oldu. İlk filmi Sin Nombre‘yi seyredenlerin filmden bahsetme biçimlerine bakılırsa, gerçekten harika bir iş çıkarmışa benziyor 77 doğumlu yönetmen. Eleştirmenler bunun bir ‘ilk film’ olduğuna inanmakta ciddi sıkıntı yaşıyor ve hikayenin bütünlüğü, görsel anlatım zenginliği ve oyuncuların doğal performansları karşısında şapka çıkarıyorlar.

Sin Nombre’nin türkçede kaba karşılığının ‘isimsiz’ olduğunu belirttikten sonra kısaca konusuna değinelim: Genç Sayra’nın hayalleri, yaşamakta olduğu Honduras’ta filizlenmeye müsait olmadığından, babasının yeni bir aile kurduğu Amerika’ya gitme fikrine sıcak bakar. Amerika’ya kaçak olarak girebilmenin tek yolu ise Meksika’ya kaçak olarak girmektir. Hikayenin diğer kahramanı Casper ise Meksika’nın çetelerinden birinin üyesi; çeteye de 12 yaşında Smiley’i yenice katmış. Meksika’nın sınır şehri Tapachula’dan trene binen Sayra ve diğer göçmenleri soymakla görevlendirilen Casper ve ekürisi Smiley bir karar vermek zorunda kaldıkları noktada hikayeler kesişir.

[dailymotion kYWUvy2kBHKw4FWDd4]

Sadece filmin konusunu öğrenmek bile Fukunaga’yı takdir  etmek için yeterli görünüyor. Henüz otuzlu yaşlarının başında bir amerikalı için oldukça sert bir konu olduğu açık. Sin Nombre, aslen Fukunaga’nın okulda hazırladığı bir kısametrajdan uyarlanmış ve genişletilmiş bir filmmiş. Çıkış noktası da, Amerika’ya bir kamyonun içinde, kaçak giriş yapmaya çalışırken mahsur kalan meksikalıların haberini görmesiymiş. Bahsi geçen olay 2003 yılında, Teksas’ta gerçekleşmiş ve 18 ilâ 19 kişi kamyonetin içinde ölü bulunmuştu. Kamyon, buzhane denilen kamyonlardandı ve 60 kadar kişi de kurtulmuştu.

Bu haber sonrasında iki arkadaşını da yanına alan Fukunaga kısa bir Güney Amerika seyahati sonrasında beklediğinden daha sert gerçeklerle yüzleşmiş. Arkadaşları kendisine katılmasa da, Amerika’ya geri dönüşünü filmde geçen, illegal trenlerle gerçekleştirmiş; 700 kadar kaçak ve çeteler arasında… işbu gerçeklerle bezenmiş bir hikaye, profesyonel ve samimi bir şekilde filme alınınca herkesten büyük övgüler toplaması da sürpriz olmuyor.

2009_sin_nombre.jpg

Cary Fukunaga’ya Sundance Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü kazandıran filmi, görüntü yönetmeni Adriano Goldman‘a da En İyi Görüntü ödülü kazandırdı; kendisinin görüntülerini Cidade dos Homens (City of Men) filminden hatırlayabilirsiniz.

Dağıtımcı firma Focus Entertainment, filmin Türkiye satışının gerçekleşeceğine dair bazı bilgiler sızdırdı bize. Sinemalarda gösterime girmese de, baharda bir festivalde karşılaşacağımızı düşündüğüm Sin Nombre Amerika’daki gibi bizde soğuk duş etkisi yaratmayacak olsa da, etkili bir yapım olduğu kuşku götürmez.

kategori:
haber

ilgili