10 – Glengarry Glen Ross (1992)
Kadro:
- Alan Arkin
- Alec Baldwin
- Ed Harris
- Jack Lemmon
- Al Pacino
- Jonathan Pryce
- Kevin Spacey
Eğer Tek mekanda geçecek bir film çekecekseniz muhtemelen bolca diyalog kullanacaksınız demektir. Eğer çok fazla diyalog kullanacaksanız, elinizde gerçekten çok iyi oyuncular olmalıdır. Daved Mamet’in senaryosundan çekilen Glengarry Glen Ross bu önerileri hatırlıyor ve “oyuncu mu lazımdı” diye soruyor. Art arda ekranda Al Pacino, Jack Lemmon, Kevin Spacey, Jonathan Pryce, Alan Arkin, Alec Baldwin ve Ed Harris gibi isimleri gördükçe aşırı doza maruz kalan seyircinin filme karşı olan algısı da elbette etkiye uğruyor.
9 – Apocalypse Now (1979)
Kadro:
- Marlon Brando
- Robert Duvall
- Laurence Fishburne
- Harrison Ford
- Scott Glenn
- Dennis Hopper
- Martin Sheen
Uzun soluklu bir görev giderek psikolojik bir savaş haline geliyor. Coppola’nın insanı başka alemlere götüren filmi Apocalypse Now şüphesiz ki sinema tarihinin en görkemli oyunculuk performanslarının birkaçını da içinde barındırıyor. Sabahları napalm kokusuna bayılan Robert Duvall’i, yüzünün yarısıyla bile etkileyen Marlon Brando’yu bir kenara bırakalım, büyük yıldız Harrison Ford bile ufacık bir yan rolde gözüküyor bu filmde.
8 – The Big Lebowski (1998)
Kadro:
- Jeff Bridges
- Steve Buscemi
- Sam Elliott
- Flea
- John Goodman
- Philip Seymour Hoffman
- Julianne Moore
- Peter Stormare
- David Thewlis
- John Turturro
Değeri bilinmiş oyunculara saygımız sonsuz. Ancak bir de hak ettiği ilgiyi görmeyen büyük sanatçıların alanıdır sinema. The Big Lebowski’de posterleri kapış kapış giden starlar yok. Ama bahsettiğim değeri bilinmeyen büyük oyunculardan bir avuç dolusu var. Her ufak rolde bir büyük oyuncunun yer aldığı filmde en ufak rollerde Philip Seymour Hoffman, John Turturro ve David Thewlis gibi efsane isimleri döktürürken görmek filmdeki ekibin muazzamlığını da gözler önüne seriyor. Filmden iki sene önce Fargo, bir sene önce de Con-Air filmlerinde psikopat karakterleri canlandıran Steve Buscemi’nin bu filmde aldığı hal ise tek kelimeyle ölümcül.
7 – Hamlet (1996)
Kadro:
- Richard Attenborough
- Kenneth Branagh
- Julie Christie
- Billy Crystal
- Judi Dench
- Gérard Depardieu
- Charlton Heston
- Jack Lemmon
- Rufus Sewell
- Robin Williams
- Kate Winslet
Shakespeare uyarlamalarının kendisine sormadan yapılamadığı İngiliz sinemacı Kenneth Branagh, büyük ustanın en bilindik eserini uyarlamaya kalkınca duyan oyuncu gelmiş neredeyse. Zaten hemen her uyarlamasında oturaklı bir kadro yakalayan yönetmen Hamlet filminde biraz daha ileri gitmiş ve Charlton Heston’dan Kate Winslet’a, Gerard Depardieu’dan Judi Dench’e tam bir yıldızlar karması yaratmış.
6 – Heat (1995)
Kadro:
- Hank Azaria
- Robert De Niro
- Ashley Judd
- Val Kilmer
- Ted Levine
- Al Pacino
- Jeremy Piven
- Natalie Portman
- Tom Sizemore
- Jon Voight
İşte yüzyılın buluşması. Al Pacino ile Robert De Niro ilk kez aynı sahnede. Daha önce The Godfather 2 içinde ikisi de yer alıyordu ama zaman farkı yüzünden karşılıklı sahneleri yoktu. Michael Mann Heat filminde bu iki ustayı bir araya getirmekle kalmıyor, yanlarına önemli rollerde Jon Voight, Val Kilmer, ufak rollerde Natalie Portman, Jeremy Piven (nam-ı diğer Ari Gold) gibi isimleri yerleştirerek tam bir efsane yaratıyordu. Film, bu oyuncuları sadece buluşturmakla kalmıyor, iyi bir senaryo ve yönetmenlik ile birlikte bir başyapıt olarak seyircinin karşısına çıkıyordu.
5 – Casino Royale (1967)
Kadro:
- Woody Allen
- Ursula Andress
- Jean-Paul Belmondo
- Jacqueline Bisset
- William Holden
- John Huston
- Deborah Kerr
- David Niven
- Peter Sellers
- Orson Welles
Kayıtlarda eski başarısız James Bond parodilerinden biri olarak geçer. Ama filmin oyuncu kadrosunu görünce insanın çenesi zeminle tanışıyor. Peter Sellers ile Woody Allen’ın aynı film içinde yer aldığını duyup şaşırabilirsiniz. Ancak aynı filmde Orson Welles’in de olması, hatta Jean-Paul Belmondo ve William Holden’in (ismi hatırlayamayanlar için kendisinin Sunset Boulevard ve Stalag 17 filmlerinin Oscarlı başrol oyuncusu olduğunu hatırlatalım) de hazır bulunması insanı tamamiyle afallatıyor. Filmdeki diğer yıldızlara ve hatta ufak rollerde gözüken Anjelica Huston, Peter O’Toole gibi oyunculara değinmeye gerek bile yok. Tabii burada tek bir sıkıntı var. O da filmin pek bi kimseye yaranamamış olması.
4 – Ocean’s Eleven – Twelve- Thirteen (2001-2004-2007)
Kadro:
- Casey Affleck
- Vincent Cassel
- Don Cheadle
- George Clooney
- Matt Damon
- Andy Garcia
- Elliot Gould
- Bernie Mac
- Al Pacino
- Brad Pitt
- Julia Roberts
- Oprah Winfrey
- Catherine Zeta-Jones
Aslında 1960 tarihli orijinal filmin kadrosu da hiç yabana atılacak cinsten değil. Bir kere filmde kendilerine The Rat Pack adı verilen meşhur topluluğu tam kadro (Frank Sinatra- Dean Martin – Sammy Davis Jr. – Peter Lawford – Joey Bishop) görebiliyoruz. Ancak Soderbergh’in versiyonunda yaptığı iş cidden akıllara zeval. Yönetmen “toplanamaz, bir araya getirilemez” denilen kadroyu bir değil, iki değil, tam üç defa, üstelik her seferinde ilaveler yaparak toplamayı başarıyor. Birbirinden başarılı oyuncularıyla karakterler arası mümkün olduğunca ayrım yapmadan temposunu koruyabilen filmler, Ocean’s üçlemesini gelmiş geçmiş en keyifli üçlemelerden biri haline getiriyordu şüphesiz.
3- The Thin Red Line (1998)
Kadro:
- Adrien Brody
- James Caviezel
- Ben Chaplin
- George Clooney
- John Cusack
- Woody Harrelson
- Elias Koteas
- Jared Leto
- Tim Blake Nelson
- Nick Nolte
- Sean Penn
- John C. Reilly
- John Savage
- John Travolta
Destansı kadroya sahip savaş filmlerine bir örnek daha. Terence Malick’in 1998 tarihli derinlikli savaş filmi o yıl akademiye yaranamasa da sinemaseverleri hem atmosferi hem de dakika başı bir tanesiyle karşılaştığımız ünlü oyuncularıyla büyülemeyi başarmıştı. Film, hali hazırda star olan pek çok oyuncusunun yanı sıra, epey geniş de bir genç yetenek kontenjanına sahipti. Öyle ki filmden sadece birkaç yıl sonra bir oyuncusu kült Requiem For A Dream’de başrolü kapmış, birisi Oscarlı Pianist rolünde devleşmiş, bir diğeri ise Mel Gibson’un filminde İsa’yı oynayacak kadar işi ilerletmişti.
2 – The Godfather 1-2-3 (1972-1974-1990)
Kadro:
- Marlon Brando
- James Caan
- John Cazale
- Sofia Coppola
- Robert De Niro
- Robert Duvall
- Bridget Fonda
- Andy Garcia
- Diane Keaton
- Al Pacino
- Talia Shire
- Eli Wallach
Artık The Godfather hakkında söylenecek çok şey kaldı mı bilmiyorum. Yarattığı gangster miti ve her yönünden incelik akan yönetmenliği ile sinemayı değiştiren filmlerden biri olan “Baba”, dünya sinema tarihinin en önemli oyuncularından üçü için de sahne görevi görmüştü. Sadece başrollerle değil, ekibin muhteşemliğine destek olan yardımcı rollerle de konuşulan film (3 filmin oyunculuk dallarında toplam 10 Oscar adaylığını aldığını ve törenlerden iki ödülle döndüğünü belirtelim) çoğu kez sorulan “en beğendiğiniz oyuncular kimdir” sorusuna “Babaları saymazsak” diye başlamamızı gerektirecek kadar önemli bir oyuncu külliyatının sahibiydi.
1 – A Bridge Too Far (1977)
Kadro:
- Dirk Bogarde
- James Caan
- Michal Caine
- Sean Connery
- Elliott Gould
- Gene Hackman
- Anthony Hopkins
- Ryan O’Neal
- Laurence Olivier
- Robert Redford
- Maximilian Schell
- Liv Ullmann
Kırk yıllık sinema seyircisiyim, böyle kadro görmedim. Richard Attenborough’un 77 tarihli bu savaş dramasında tam anlamıyla bir oyuncu patlaması yaşanıyor. Filmde herkes var. Dream Team benzetmesini yerli yerinde kullanabiliriz zira filmdeki yıldız oyunculardan 11 kişilik bir takım bile kurulabiliyor. Kalede The Servant’tan tanıdığımız Dirk Bogarde, Defansta The Godfather’dan James Caan, Sleuth’tan Michael Caine, Goldfinger’dan Sean Connery ve MASH’ten Elliott Gould.Orta alanda French Connection’dan Gene Hackman, The Silence Of The Lambs’ten Sir Anthony Hopkins, Paper Moon’dan Ryan O’Neal ve Hamlet’ten Sir Laurence Olivier.İleri ikilide ise The Sting’den Robert Redford ve Judgment At Nuremberg’den Maximillian Schell.Persona’dan Liv Ullmann’ı antrenör yaparak iyice saçmalayabileceğimiz bu takım, savaş filmlerinin, hatta belki de sinema tarihinin en dikkat çekici kadrolarından biri. Filmin beğeneni kadar sıkılanı da olsa, insan kadronun cazibesine kapılıp filmi merak etmeden edemiyor. Sinemada da olsa savaş izlemek hoş bir şey değil, ama böyle bir kadrosu oldukça 250 dakika sürse izlenir sanırım.
