Sinematik İkililer: Guillaume Canet-Marion Cotillard

Canet-Cotillard çiftinin filmleri üzerine bir seçki...

Sinematik İkililer bölümünde daha önce Javier Bardem-Penelope Cruz‘un ve Sofia Coppola-Kirsten Dunst‘ın ortak filmlerine değinmiştik. Bu bölümde sinemacıların birlikte yaptıkları filmleri irdeliyoruz. Bu kez Fransız oyuncular Marion Cotillard’la Guillaume Canet’nin ortak filmlerine değineceğiz. 1997’de tanışan, 2003’te vizyona girip çabucak hit olan Love Me If You Dare‘de ilk kez birbirleriyle çalışan ikili bu filmden sonra da sıkça aynı projelerde yer aldılar. İkilinin ilişkileri ilk filmlerinden dört yıl sonra, 2007’de başlamıştı. Cotillard’la Canet ikinci filmleri The Last Flight‘tan sonra 2017’de vizyona giren Rock’n Roll‘e dek karşılıklı rol almamışlardı. Ortaklıkları ikinci filmden sonra Canet’nin Cotillard’ı yönetmesiyle devam etmişti. Canet-Cotillard ikilisi birlikte beş filmde çalıştılar. Şimdi bu filmlere değinelim.

Jeux d’enfants/Love Me If You Dare (2003): 2003 yılı için Cotillard’ın ünlendiği yıl demek mümkün. Aktris daha önce de filmlerde başrolde yer alsa da ilk kez 2003’te Amerika’da bir filmde, Tim Burton’ın Big Fish‘inde, rol almıştı. Zamanında çok izlenen Taxi üçlemesinin son filmi de, vizyona girdikten sonra epey izlenen Love Me If You Dare de 2003’te vizyona girmişti. Aktris, Love Me If You Dare‘de altı yıl önce tanıştığı aktör Canet’yle ilk kez karşılıklı rol almıştı. Yann Samuell’ın kaleme alıp yönettiği film bir çiftin -Sophie’yle Julien- çocukluklarından yaşlılıklarına dek ilişkilerini ve yıllarca sürecek, birbirlerine acı da, mutluluk da verecek oyunlarını dinamik, bol kesmeli bir kurguyla anlatmıştı. Romantik komedi türündeki film, Jean-Pierre Jeunet’nin izinden gidiyordu. Cotillard-Canet çifti bu filmin elde ettiği başarıyla (hem izleyiciler, hem de eleştirmenler filmi sevmişlerdi) Fransa’da iyice ünlenmişlerdi.

Le dernier vol/The Last Flight (2009): Nedense Love Me If You Dare‘in başarısından sonra ikili altı yıl boyunca aynı projede yer almamışlardı. Bu altı yılda Cotillard, ABD’de de ünlenmişti -ilk ve tek Oscar’ını 2008’de kazanınca hızla orada da ünlenmişti-. Canet ise eşinin aksine ABD’de sinemacılar dışında pek tanınan bir isim olmamıştı. İkilinin ilişkileri de bu altı yıl içinde, 2007’de, başlamıştı. İkiliyi ikinci kez buluşturan filmse The Last Flight olmuştu. Fransız yönetmen Karim Dridi’nin yazıp yönettiği film bir kadının Sahra çölünde kaybolan sevgilisini bulma çabalarını konu alıyor. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan film 1930’da geçiyor. Cotillard’ın oynadığı Marie sevgilisinin uçağı düştükten sonra çölde uçağıyla sevgilisini ararken Fransız birliğinden de yardım ister ama kendisine Teğmen Antoine isteğini sürekli geçiştirir. En nihayetinde Marie’yle Antoine çölde adamı aramaya başlarlar. Cotillard-Canet çifti bu kez sevgili rollerinde karşımıza çıkmazlar. Marie bütün kalbiyle sevdiği sevgilisi için ölümü göze alan birisi, Canet’nin oynadığı Antoine’la aralarında herhangi bir yakınlaşma olmaz. Cotillard-Canet çifti gene iyi oynarlar ama ellerindeki senaryo zayıf. Yönetmen Dridi ne Fransız koloniciliğini, ne de Afrikalıların sorunlarını anlatabilmişti. Öte yandan merkezdeki iki ana karakteri de derinleştirememişti. The English Patient‘ın izinden giderken onun kalitesine erişemiyordu. Gene de Cotillard-Canet için bir şans verilebilir.

Les petits mouchoirs/Little White Lies (2010): Canet bilindiği üzere sadece aktör değil, senarist ve yönetmen de. Aktör ilk filmi Mon idole‘u 2002’de çekmişti. Olumlu eleştiriler almıştı ama asıl patlamayı ikinci filmi Tell No One‘la yapmıştı. 2006’da vizyona giren film o yılın en çok konuşulan filmlerinden olmuştu. Canet bu filmlerinde Cotillard’la çalışmamıştı ama üçüncü filmi Little White Lies‘dan itibaren çektiği filmlerinde sevgilisine de rol vermişti. 2010’da vizyona giren Little White Lies burjuvaziyi eleştiren, komedi türündeki bir film. Bir grup sıkı arkadaşın tatil yaptıkları sırada arkadaşları Ludo’nun motosikletiyle kaza yaptığını ve komaya girdiğini öğrenmelerini konu alıyor film. Arkadaşlar tatillerini yarıda kesip Ludo’nun hastahanesine giderler, ama sonra “Beklemenin alemi yok,” deyip tatile dönerler. Canet burjuva sınıfındaki bu kişilerin iki yüzlülüklerini, yalanlarını, rahata ve düzene düşkünlüklerini hicveder. Cotillard filmde Marie’yi oynar. Canet ise bu kez sadece senaristlik ve yönetmenlikle yetinmiş, filmde rol almamıştı. Cotillard dahil tüm oyuncularından iyi performans aldığını belirteyim. Film yönetmenin önceki filmi Tell No One kadar beğenilmemişti.

Blood Ties (2013): 90’lardan beri aktörlük yapan, 2002’de ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturan Canet tarih 2012’yi gösterdiğinde ilk Hollywood filmi için hazır olduğunu düşündü ve sağlam bir kadroyla Blood Ties‘ın çekimlerine başladı. Canet bu ilk İngilizce filmini başrolünü üstlendiği Les liens du sang‘tan uyarlar. Başlıca rolleri Clive Owen, Billy Crudup, Mila Kunis, Zoe Saldana, Matthias Schoenaerts, James Caan, Noah Taylor üstlenirler. Cotillard da eşini yalnız bırakmaz ve genelevde çalışan Monica rolünde karşımıza çıkar. Film biri suçlu (Owen), diğeri polis (Crudup) iki kardeşin ilişkilerini, hayatlarını düzene sokma çabalarını, ama bunu beceremeyip bir soygundan sonra karşı karşıya gelmelerini konu alıyor. Galası Cannes’da yapılan film kötü eleştiriler almıştı. Fransız yapımı orijinal filmin daha başarılı olduğunu belirtmek gerek. Film kötü eleştiriler alınca bir türlü dağıtımcı bulamamış ve en nihayetinde çok az salonda gösterilmişti. Cotillard’a dönersek… Aktris yardımcı roldeydi, fazla sahnesi yoktu. Karakter için elinden geleni yapsa da bir süre sonra iyice vasatlaşan filmde önplana çıkamıyordu.

Rock’n Roll (2017): Blood Ties‘ın başarısızlığından sonra Canet memleketine dönüp bir süre filmlerde rol aldı. Cotillard ise kariyerine hem ABD’de, hem de Fransa’da devam etti, Blood Ties‘dan sonra pek çok filmde oynadı. Blood Ties‘dan dört yıl sonra 2016’da Canet tekrar yönetmenlik koltuğuna oturdu ve sevdiği türde, komedi türünde bir film daha yaptı. Tabii ki sevgilisi Cotillard da yoğun programına rağmen ona vakit ayırmaktan imtina etmedi. Rock’n Roll, Canet-Cotillard’ın 2009’daki The Last Flight‘tan sonra karşılıklı rol aldıkları ilk film. Canet ve Cotillard bu filmlerinde kendilerini oynamışlardı. Film, Canet’nin yıldızının sönmesini, yaşlılığını, gençleşme çabalarını, sevgilisi Cotillard’la ilişkilerini mizahi bir üslupla anlatıyor. Aktör/yönetmen bu filminde abartının sınırlarını aşmaktan çekinmemiş, iyice absürt bir film yapmıştı. Yılın en eğlenceli filmlerinden olduğunu söyleyebilirim. Fransa’da karışık eleştiriler alan film iyi hasılat elde etmişti. Şimdilik Canet-Cotillard’ın son filmleri Rock’n Roll.

kategori:
seçki

ilgili