bakınız

Son Cellat

| Yorum Yok

son cellat kapakMalûm, çekimleri başlamadan çok evvel gazetelere haberi onlarca kez düşen, Kadir İnanır‘ın başrolünü oynadığı Son Cellat, Altın Portakal ulusal uzunmetraj adaylarından. Gösterim tarihi de 7 Kasım olarak belirlenen film hakkında hali hazırda epeyce bir bilgi birikti bile.

Filmin askerî cunta döneminde geçtiğini ve bir celladın hikayesini anlattığını çoğumuz duyduk. Kuvvetle muhtemel; bazı sistemlerin maktûller kadar faillerini de kurban ettiğini anlattan filmin senaryosu usta Macit Koper ile Hülya İniş‘e ait.  Yani senaryoda referans çok sağlam ve konuyla tam uyumlu. Macit Koper ismi geçince böyle bıçaksırtı bir konunun altından kalkabilecek nadir isimlerden biri olduğunu hatırlıyor ve senaryo çatısının kuvvetli olduğu üzerinden devam ediyoruz.

[dailymotion k6eLvBqmycKV1rOQ20]

Yönetmen olarak gördüğümüz isim Şahin Gök. Bugüne kadar pek çok dizi ve film çeken fakat isminden pek haberdar olmadığımız rejisör, bu film için ne kadar doğrudur bilinmez. Filmi seyretmeden ahkâm kesmek olmaz fakat en azından tanıtım üzerinden yola çıkarsak, içimizin çok ısınmadığını belirtmek isteriz. Bizde iyi bir senaryonun düşüşü algısını yaratıyor maalesef. Görüntü yönetmeni Ali Utku da bugüne kadar pek çok filme imza atmış olsa da, Son Cellat’la en azından ödül alamayacağını söyleyebiliriz. Ekşisözlük’te Stereolag’ın belirttiği gibi color correction eksikliği, seyirci alışkanlıklarına pek uygun görünmüyor.

Ayrıca filmin kamerarkasında kalan bir diğer hikayesi ise Ali Zebil. Son Cellat filmi Ali Zebil’in hayaliymiş. Ocak 2008′de kendisi vefat edince bayrağı kızı Gülşah Zebil almış ve tüm kadronun desteğiyle filmi tamamlamış.

son cellat filmden kare 1

Gelelim herkesin konuştuğu Bayram karakterine; yani Kadir İnanır’ın canlandırdığı Son Cellat’a. Kadir İnanır’ı böyle bir rolde seyretmek hepimizi heyecanlandırıyor. Bilinçaltımızda Tatar Ramazan olarak yer etmiş olan, ismini zikretmekten bile çekindiğimiz Kadir İnanır’ı böyle seyredecek olmak garip bir duygu. Bugüne kadar çektiği filmleri bir yana, sendikal hareketlere attığı destekle de gönlümüze taht kuran İnanır’ı bu şekilde seyredecek olmak acaba seyircide garip bir haz mı yaratacak yoksa takdir mi toplayacak? Belki de hiç hesapta olmamasına rağmen, seyirci bu durumu kabullenmeyedebilir. Son yıllarda klişeleşmiş ve yanlış bir saptama olan “oyuncu her rolü oynar” lafının aksine, böyle bir tepki de doğabilir. Bu kabullenmeme sürecinin safî seyirciye adledilen bir durum olmadığının, oyuncunun kariyeri ve performansıyla da ilintili olduğunu söylemeye gerek yok.

son cellat filmden kare 2

Gelelim Kadir İnanır’ın ödül ve festival konularında verdiği sert demeçlere. Alfa erkek olan İnanır, tüm ödülleri toplayacağının garantisini vermiş ve esprili bir dille “bu sene tüm ödüllerin adı Kadirizm” olacak demiş. Böyle bir demeç, Antalya’da yaşanması muhtemel bir karışıklığın da habercisi. Jüri üyelerine baktığımızda Kadir İnanır’ı en iyi oyuncu seçeceklerini düşünmek mantıklı değil. Büyük ihtimalle politik bir yol arayacaklar. En iyi erkek oyuncuyu içlerine sinen birine verecekler de; Yılın En Başarılı Performansı gibi uyduruk bir ödül kategorisi yaratıp bunu da Kadir İnanır’a vereceklerdir. Aslında jüri üyelerinin buna bile yanaşmak istemeyeceğini tahmin etsek de, üzerlerindeki baskıdan kurtulmak adına bu uyduruk yola başvuracaklardır. Aksi takdirde, ödül gecesinden günler sonra bile Kadir İnanır’ın boy boy fotoğraflarıyla, gazetelerde verip veriştirmesine Türsak da, jüri de, biz de maruz kalacağız.

Bu arada filmde sadece Kadir İnanır oynamıyor tabi. Jülide Kural, Atilla Saral ve Erol Demiröz de filmde yer alıyor.