Soundtrack: Amelie (2001)

Hem genel sinema muhabbetlerinin seyri, hem de bizim haftalardır yazdığımız yazılar, soundtrack mefhumunu, yığınla şarkıcıdan onlarca parçanın toplanması ve ahenkle dizilmesiyle oluşan bir “toplama albüm” algısına dayamış olabilir. Ancak...

amelie-yann-tiersen-soundtrack.jpg

Hem genel sinema muhabbetlerinin seyri, hem de bizim haftalardır yazdığımız yazılar, soundtrack mefhumunu, yığınla şarkıcıdan onlarca parçanın toplanması ve ahenkle dizilmesiyle oluşan bir “toplama albüm” algısına dayamış olabilir. Ancak dört başı mamur bir film müziği ya da soundtrack, genellikle bir şarkı seçkisi olarak değil, bilakis tek bir müzisyenin film için harcadığı melodik eforların bir bütünü olarak anılır. Doğrusu ya da olması gerekeni demiyorum ama, bu işin “klasiği” budur.

Elbette klasik film müziği formatının da bazı riskleri var. Mesela sadece ambiyans oluşturmak için yazılan müzikler de bu tip bir soundtrack albümünde kendine yer buluyor ve biz “Albert ile Barbados’un ‘elim sende’ oynayışları” veya “Savcı Paul’un olayların ne olduğunu görmek için börekçiye doğru yürüyüşü” gibi sahne isimleriyle etiketlenmiş şarkıları dinlerken haliyle hafakan baskınıyla karşılaşıyor ve fenalık geçiriyoruz. İşte bu noktada film müziğinin işin uzmanın elinden çıkıyor oluşunun önemi de artıyor. Klasik bir film müziği albümünü dinlenir hale getirmek, sinemayla müziği yek vücut hale getirecek bir usta el arıyor. Ve bu usta el, Fransız müziğinin son dönemde yetiştirdiği en ulvi şahsiyetlerden biri Yann Tiersen olunca, ortaya Amelie soundtrack’i gibi bir başyapıt çıkıyor.

amelie-arka.jpg

Jean Pierre Jeunet’in çıkılması zor bir sevecenlik düzeyine çıkarak çektiği Amelie filmi, gerek eski parçalarından, gerek yeni bestelerinden oluşan müzikleriyle, Yann Tiersen’in de efsane düzeyine çıkmasına yardımcı oluyordu. Albümün açılış şarkısı olan “J’y Suis Jamais Allé (Orada Değildim)” isimli 1 buçuk dakikalık nefis çalışma, aynı zamanda filmin fragmanlarında da kullanılıyor ve karizmatik anlatıcının “Le Fabuleux Destin D’Amelie Poulain” sözlerine eşlik ediyordu. Albümün ikinci şarkısı “Les Jours Tristes (Hüzünlü Günler)” oluyor ve hınzırlık içeren neşeli hali sayesinde ismiyle tam bir namüsemmalık gösteriyordu. Hemen arkasından giderek hızlanan ritmiyle seyrine doyum olmaz “La Valse d’Amélie” ile ilerleyen albüm, akabinde art arda iki başyapıtı, benim diyen new age icracısını toprağa kazma sallar hale getirecek piyano kullanımıyla “Comptine d’un Autre été” ve tek başına insanın aklını almaya muktedir “La Noyee”yi de önümüze sunuyor ve daha ilk beş şarkısıyla yapılagelmiş en başarılı soundtrack çalışmalarından biri olduğunu kanıtlıyordu. Aslında albümdeki hemen her şarkı gerçek anlamda ‘birbirinden güzel’ iken (şarkıları da –eğer dramatik veya ikonik bir önemi yoksa- sahnesiyle birlikte vermeyi de sevmediğimden) albümü edinip parçaların hepsini dinlemek kulağımız ve sağlığımız için en yararlısı olacaktır, Ancak illa ki de highlight yapmak gerekiyorsa bu 5 şarkının yanına “Pas si Simple,” “Le Banquet” ve “La Valse des Monstres” de eklenebilir.

La Noyée

[audio:Amelie.mp3]

Ayrıca filmde Yann Tiersen’in müzikleri dışında üç ayrı şarkı bulunmakta. Bunlardan biri fransız şarkıcı Fréhel’in 1934 tarihinde icra ettiği “Si Tu N’étais Pas Là”. İkincisi ve filmin esas sürprizi ise İngilizce bir şarkı, 1931 yılında yazılan ve Ella Fitzgerald’dan Billie Holiday’e pek çok efsane isim tarafından seslendirilen, sözlerindeki “Seni sevmek suçsa, bil ki ben suçluyum sevgilim” temasıyla yüzümüze arabesk bir gülümseme yerleştiren “Guilty”nin, yazıldığı yıl Al Bowlly tarafından icra edilmiş versiyonu. Ayrıca filmde duyulan ancak soundtrack albümünde yer almayan bir şarkı da Alex Gopher’in erotik parçası “The Child.” Bu halde şarkının filmdeki Erotic Shop kısmında çaldığını söylemek pek şaşırtıcı olmayacaktır.

Parça Öneri Listesi:

  • La Noyée
  • Al Bowlly – Guilty
  • Comptine d’un Autre été
  • J’y Suis Jamais Alle
  • La Valse d’Amélie
kategori:
haber

ilgili