Taxi: İran’ı Sokaklarından Tanımak

Haktan Kaan İçel, Jafar Panahi'nin Berlin'den Altın Ayı'yla dönen ve İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen Taxi'sini yazdı....

Kendi ülkesinde film yapması yasaklanan sinemacı Jafar Panahi herşeye rağmen film yapmaya devam ediyor. Üstelik yeni filmiyle Berlin Film Festivali’nden bir de Altın Ayı aldı. İmkansızlıklar içindeki bu başarısı insanları merak ettirmeye devam ediyor. Sinemaseverler arasında “Bakalım Panahi bu sefer ne yaptı?” diye düşünenler az değil. O halde filmin konusunu basitçe özetleyelim.

Taxi’nin konusu aslında çok basit. Jafar Panahi bir taksinin sürücü koltuğuna geçer. Bu ona yeni hikayelerin içinde başrol olmasına olanak sağlar. Taksisine binen müşterileriyle ve tanıdıklarıyla hikaye akmaya başlar. Onu neler beklemektedir?
taxi1
Panahi “This is not a Film”den sonra kendine minimal çözümlerle hikayeler yaratmaya çalışıyor. Öyle ki filmlerinde kurmaca ve belgesel öğeleri birbirine giriyor. Diyalog kaygısı olmadığından doğaçlamalarla ilerliyor ya da basite indirgersek filmlerine konuk olan herkes ağzına ne gelirse söylüyorlar.

Örneğin filmin karakterlerini düşünelim. İdam konusunu tartışan bir öğretmen ve ne olduğu belli olmayan serbest meslek erbabı bir adamın karşılıklı tartışmaları İran’daki ayrı kutupları tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Eğitimli kesim idamın yanlış olduğuna kanaat getirirken, eğitimsiz adam şu ülkemizde olduğu gibi öldürüp, yakıp biçmenin çok normal olacağını ve çözümün şiddetten geçtiğini düşünüyor. Bu ayrım cahil olmak özgürlüktür klişesinin bir nevi somut hali olarak gözlerden kaçmıyor.
taxi2
Bir diğer karakterin korsan CD’ci olması ve İran sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Panahi’yle kendini bir nevi meslektaş olarak görmesi samimi bir ortam yaratırken, içten içe hafif bir gerginliğin de oluşmasına neden oluyor. Diğer yönden bakılırsa İran’daki yabancı sinemanın dağıtım sorununa parmak basılarak korsan film satışının, baskıcı rejimlerde ne kadar haklı konuma gelebileceği gerçeği de insanı düşündüren bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.
Ek olarak dinin baskınlığından kaynaklı, batıl inançlara inanışlar da bir hayli fazla olduğu, başarılı insanlara uygulanan cezalar ve okullarda bile özgürlüğün ne kadar kısıtlı olduğu gerçeği taksiye konuk olan insanlardan dinlediğimiz olaylarla açığa kavuşuyorlar.
taxi_3-620x354
Taxi, her ne kadar çoğunluğu gizli kamera görüntüleri gibi görünse de, planlanan mizansenlerin olduğu çok açık. Bu durum ne kadar eğlenceli ve samimi gelse de, yer yer kandırıldığınızı düşünüyorsunuz. Ama samimiyetten dolayı bir şey diyemiyorsunuz. Panahi’nin yapabileceği şey yok. Yasakları yıkmaya çalışırken bu yollara baş vurmak mübah olarak nitelendirilebilir.

Sonuç olarak Taxi defolarına rağmen iyi vakit geçirten ve kendine has üslubuyla eli yüzü düzgün bir film olmuş. Ancak Altın Ayı alacak kadar da iyi bir film olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu ödülün politik nedenlerle destek olmak için verildiği çok açık… İran’ın bu yüzünü de görmek için izlemenizi tavsiye ederim.

kategori:
izlenim

ilgili