Tesis sobre un homicidio: Bu Tez Hocadan Geçmez

En iyi yabancı film dalında Oscar ödülü sahibi, büyük sükse yapmış 2009 yapımı El secreto de sus ojos’un (Gözlerindeki Sır) yapımcılarının aynı başarıyı elde etmek için giriştikleri ayan beyan...

En iyi yabancı film dalında Oscar ödülü sahibi, büyük sükse yapmış 2009 yapımı El secreto de sus ojos’un (Gözlerindeki Sır) yapımcılarının aynı başarıyı elde etmek için giriştikleri ayan beyan olan Tesis sobre un homicidio (Cinayet Tezi), polisiye- gerilim türünde yeni bir formül arayışıyla göze çarpıyor.

Diego Pazskowski romanından uyarlanan filmin senaryosunda Patricio Vega imzası var. Yönetmen koltuğunda ise daha önce bir filmi (Musica en espera) bulunan Hernan A. Golfrid oturuyor. Firma, yeni bir arayışa girmeden Gözlerindeki Sır’da karizmasını sonuna kadar yansıtmayı başaran Ricardo Darin’e başrolü paslamış. Ancak Ricardo Darin’e öylesine çok bel bağlanmış ki o kadar çok yakın plan çekimden sonra adamın bütün hatlarını ezberlemiş bir şekilde terk ediyorsunuz salonu. Ricardo Darin’e eşlik eden Alberto Ammann da izleyici üzerinde iki farklı düşünceyi de (suçlu-masum) besleyecek şekilde oynamayı bilmiş.

ricardo darin cinayet tezi

Roberto eşinden ayrılmış, başarılı bir avukatlık geçmişi olan; şimdilerde ise üniversitede ders veren bir hukuk profesörüdür. Eskiden yakın olduğu bir ailenin çoçuğu olan Gonzalo da Roberto’nun yeni seminerine katılmak için Portekiz’den kalkıp gelmiştir. Gonzalo’nun adalet hakkında ilginç tezleri vardır. Bir yerde der ki “Bir kelebeği öldürürseniz suç almazsınız ama bir zenginin koleksiyonuna ait bir kelebeği yok ederseniz o zaman bu suç olur”. Kısacası, Gonzalo egemenlerin dayadığı adalet anlayışını sorgular. Roberto ise buna karşı bir dünya argüman üretebileceğini söyler ve ikili arasında adı konulmamış bir meydan okuma başlar. Bir akşam okulun avlusunda bir kadın cesedi bulunur. Kurbanı inceleyen Roberto, kadının boynundaki kelebekli kolyeyi, kendisine bırakılmış bir mesaj olarak algılar ve Gonzalo’dan şüphelenmeye başlar.

Türü içerisinde Cinayet Tezi, farklı bir yer edinmeye çalışıyor. Kendi türündeki diğer filmler gibi “katil kim, kurban ve katil arasındaki ilişki nedir, cinayeti soruşturanla katil arasında ne türden bir etkileşim var, bütün olanlar yoksa geçmişin tezahürü müdür, karanlıktaki geçmişle bir hesaplaşma mıdır?” gibi sorularla izleyiciyi olabildiğince meşgul ediyor ancak son kertede hiçbir tarafa ağırlık vermeden herşeyi Roberto’nun tezi noktasında bırakıp perdeyi indirerek türü içinde özgün bir yer edinmeye çabalıyor. Bu açıdan David Fincher’ın Zodiac’ı ile benzerlik taşısa da orada katilin kim olduğuna dair tezin kişiselleştirilmeden ortaya konulması kurguyu nihai hedefine ulaştırıken, burada Roberto’nun şahsıyla kişiselleştirilmiş tez, kurguyu zedeleyen bir unsur olarak yer ediniyor.

tesis sobre un homicidio

Ticari açıdan böyle bir finale sahip bir film her zaman risklidir ve bu yüzden de övgüyü hak eder. Ancak filmdeki bütün verilerin sonuçta bir formüle ulaşmak amacıyla sunulmuş olması benim gözümde kendi bindiğin dalı kesmekle eşdeğerdir. Üstelik benim bildiğim tez’in bir iddiası olur. Cinayet Tezi ise bir iddia ortaya koymadan kaçak oynamayı seçtiği halde seyircisinden kendi iddiasını ortaya koymasını bekleyerek vermediği ekmeğin karşılığında köfte istemektedir.

kategori:
izlenim

ilgili