Eğlenceli Bir Dolandırıcı Filmi
Yazar: Onur ErtuÄŸrul · 11 Kasım 2008 · Yazdır
Maverick’ten beri hakkını veren bir üçkağıtçılık filmi seyrettiÄŸimi hatırlamıyorum. ÖrneÄŸine sık rastlanan fakat türe aÅŸinalık sebebiyle saÄŸlam bir çatı kuramayan bu filmlere bir yenisi daha eklenmiÅŸ olabilir. Ya da özlediÄŸimiz zekâda, dantel gibi örülmüş bir üçkağıtçı film gelme olasılığı da var; seyredenlerin yazdıkları birbirini tutmuyor.
Altın Portakal kapsamında da gösterilmiÅŸ olan The Brothers Bloom, çok katmanlı bir üçkağıtçı filmi olma iddiasıyla geliyor. Gerek oyuncu kadrosuyla, gerekse fragmanında yarattığı umutla merak uyandıran yapımın senarist-yönetmeni Rian Johnson. Filmin oyuncu kadrosunda ise takdire şâyan yetenekler yer alıyor: Altın Portakal’da kendine zorla ödül verdirttiren Adrien Brody, güzelliÄŸi ve performansıyla Rachel Weisz, çaktırmadan çaktırmadan baÅŸrollere yükselen Mark Ruffalo ve özellikle Babil’deki rolüyle hatırlayacağımız Rinko Kikuchi.
Filmin konusu kliÅŸelerle örülü görünüyor: iki dolandırıcı kardeÅŸ… biri artık bu iÅŸleri bırakmak istiyor; diÄŸeri ise ’son bir iÅŸ’ için iknâ ediyor kardeÅŸini ve olaylar geliÅŸiyor. Filmdeki karakterlerin hepsi satranç oynar gibi, birkaç hamle ilerisini düşünerek adımlar atıyor ve biz seyirciye de onları takip etmek düşüyor.
Oldukça eğlenceli bir fragmanla seyirciyi heveslendiren The Brothers Bloom, bugüne kadar gösterildiği festivallerde salonları doldursa da, seyirciden ahım şahım yorumlar almayı maalesef başaramadı. Karakterlerin kendilerinin ve rol îcabı canlandırdıkları sahte karakterlerin hepsinin yüzeysel olduğu ve senaryonun çatısında çatlaklar bulunduğu en sık yapılan eleştirilerden. Yine de oyuncuların seyirciyi içine çeken muhteşem performansları filmi sonuna kadar götürüyormuş.
Filmin senarist-yönetmeni Rian Johnson, 2005 senesinde çektiği Brick filmiyle pek çok ödül ve övgü toplamıştı. Herkesin umutla beklediği yeni filminde, Johnson sevenlerini hayal kırıklığına uğratmış görünüyor. Fakat tüm eleştirilerin temelinde Rian Johnson ile birlikte yer alan bu sağlam oyuncu kadrosunun yarattığı büyük beklenti olduğunu da belirtelim.
Mesela filmi seyredip de sıkılan ya da eÄŸlenmeyen hiçkimse yok. Yani hikayesi, sadece eÄŸlenceli olmakla kalan; zayıf noktaları da olan ama türünün güzel bir örneÄŸi aslında The Brothers Bloom. Hem içinde aşık olmaca da var. Filmin sonunda kimin kime kazık atacağını tahmin etmeye çalışarak geçirilecek 109 dakika… hem de bizimkilerin dediÄŸi palavra gibi ‘iki saat boyunca gülmek’ için yapılan bir film de deÄŸil.
Film Amerika’da 16 ocakta gösterime giriyor fakat Türkiye hakkında henüz bir bilgi yok.
İLGİLİ OLABİLECEK DİĞER METİNLER:













Yorumlar
Fikir mi beyan etmek istiyorsunuz?