Sinemaya yeni bir soluk getiren Amores Perros‘un yönetmeni Iñárritu‘yu tanımamızda en büyük pay sahibi olan, filmin senaristi Guillermo Arriaga da yönetmenliğe terfi etti. Yine Iñárritu’nun yönettiği 21 Gram, Babil gibi filmlerin dantel gibi örülmüş senaryolarıyla rüşdünü ispatlayan Arriga, senaryosu doğal olarak kendine ait son filmi
The Burning Plain‘le karşımıza çıkıyor. Charlize Theron ve Kim Basinger gibi iki usta oyuncunun yer alacağı filmde, ayrıca Venedik Film Festivali’nden Marcello Mastroianni Ödülü ile dönen genç yetenek Jennifer Lawrence da yer alıyor. Marcello Mastroianni Ödülü’nün ‘en iyi çıkış yapan oyuncu’ muadili bir ödül olduğunu da belirtelim.
Babil’le en iyi senaryo dalında Oscar’a aday olan Guillermo Arriga bu seneki Oscar’a göz dikmiş görünüyor. Charlize Theron ve Kim Basinger gibi iki Oscarlı oyuncunun yanında kameraarkasında da Oscarlı isimleri tercih etmiş: John Toll (Braveheart, Legends of The Fall) ve Robert Elswit (There Will Be Blood) gibi Oscarlı iki görüntü yönetmeninin yanında müzikler için de hepimizin çok iyi tanıdığı Hans Zimmer eklenince ekip tamam olmuş.

Tahmin ettiğimiz gibi The Burning Plain’in kurgusu, farklı mekânlarda geçen öykülerin birleşkesinden oluşuyor. Paralel kurguya yeni bir anlayış kazandırdığını rahatlıkla iddia edebileceğimiz Arriaga’nın bu filmde de bunu başarıyla yapmış olduğunu seyreden herkes teslim ediyor. Venedik Film Festivali’nde altın aslan için yarışan işbu film, ardından Toronto’da yarıştı ve 14 kasımda İtalya’da gösterime giriyor. Amerika ve Türkiye gösterimleriyle ilgili henüz bir gelişme maalesef yok.
[youtube gB_PMK4553M&hl=en&fs=1]
Meksika doğumlu Arriaga’nın kurgusuna zaten dil uzatmak kimsenin harcı değil. Fakat seyreden eleştirmenlerin yönetmen Arriaga’yı tefe koyduklarını da belirtelim. Filmin gücünün altını çizen herkes, hemen akabinde Arriaga’nın sinemaya henüz yeteri kadar hazır olmadığını belirtiyor. Sinema dilinin tamamen öyküye dayandığı ve ağır-aksak ilerlediği yönünde eleştirilen Arriaga’nın yapıtını bizzat seyretmeden eleştirilere kulak asmamak gerek. Zira bu eleştiriler, farklı bir anlayış ve yeni bir dili kabul edemeyen eleştirmenlerin olumsuz yönlendirmeleri de olabilir.
Biz umudumuzu kaybetmeden beklemeye devam edelim.

