The Invisible Man: İnsanların Gözlerini Kapadığı Korkular

Haktan Kaan İçel ünlü korku figürünün yeni uyarlaması "The Invisible Man" filmini değerlendirdi

Göremediğiniz Sizi Korkutur

Ne kadar korku klasiklerinden biri olsa da hiçbir zaman yeterli ilgiyi görememiş olan Görünmez Adam / The Invisible Man, 2000’de çekilen Hollow Man’den bu yana unutulmaya başlanan bir film olmuştu. Zaten Hollow Man’in kendince özgün senaryosunu, romanla ilişkilendirmemek gerekir. Geçen 20 yıl içinde bu hikayeyi görmezden geldiler. Sonunda kendine has bir filmle karşımıza çıktı.

Kitap ve filmleştirilen uyarlamaların erkek dünyasının bir fantezisi olması ve kadın karakterlere hakkıyla özen göstermemesinden dolayı bir parçasının eksik olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde ise ABD’nin özellikle MeToo sonrasındaki özgürleşme ve kadın haklarına daha çok önem vermesi vesilesiyle bu projeyi de feminist dokunuşlarla ele aldığını söyleyebiliriz. İlk akla gelen detay ise ismi The Invisible Man olan bir filmin başrolünün kadın olması diyebiliriz. Erkek gözünden yazılmış bir romana kadın bakış açısı getirmek kendi içinde büyük bir devrim sayılabilir.

Bilinen Hikaye, Farklı Bir Bakış Açısı

Beden değişimi üzerine kurulan korku sinemasının alt türü olan body horror temelli olan Invisible Man; genelde görünmez adamı merkezine alan hikayesiyle bizlere bir avcı hikayesi anlatırken, bu filmde kurbanın bakış açından hikayeye eşlik ediyoruz. Dolayısıyla da bilinmeyen bir düşmanın varlığı gerek ana karakterin, gerekse seyircinin psikolojisiyle oynamaya başlıyor. Sessizlik bir silah haline gelirken, seyircinin paranoyaklaştırılması filmin atmosfer bakımından ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Filmin atmosferinde tutturulan tekinsiz ton, seyircinin ani korku çıkışlarını çaresizce beklemesine neden oluyor. Bu beklenti uzadıkça da geriliyorsunuz ve hamle şok edici bir etkiyle kuvvetleniyor.

Elisabeth Moss’un ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu tam da bu noktada anlıyoruz. Karakterin ruh halinin farklı durumlarda değişimiyle beraber kurbanken avcı, avcıyken kurban durumuna düşmesi, filmin hikayesine derinlik katıyor. Doğal olarak görünmeyen bir düşmana karşı savaşmanın verdiği fiziksel dezavantaj, Moss’un oyunculuğu ve başarılı görsel efekt çalışmalarıyla avantaja dönüşüyor. Çünkü bu durum oyuncunun fiziksel performans göstermesini mecbur kılıyor.

Toplumun İçindeki Korkutan Gerçekler

Görünmez adamı ataerkil düzenin baskıcı sistemi olarak da okumak mümkün. Güven duymadığı bir adamdan çocuk yapmak istemeyen bir kadının, kendi iplerini eline almadığı sürece şiddete maruz bırakılması ve toplumun bu kadının çığlığını duyamayacak kadar sağırlaşması toplum baskısından başka nedir ki? Kadının her konuşmaya başlamasından sonra farklı ithamlarla karşılaşması ve çaresiz bırakılması, kadının kimlik anlamında silikleştirilmeye çalışılmasının bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Filmin korku figürü olan erkek, kurbanını satın almak için her türlü yolu deneyerek kadının özgürlüğünü kısıtlayarak kontrol etmeye çalışıyor. Erkeğin hem maddi hem de manevi anlamda kadını boğması, gerçek hayatta çokça rastladığımız baskıcı psikolojik şiddet hamlesi olarak örneklendirilebilir.

Filmin senaryosundaki mekan ve zaman anlamında yer yer mantıksızlıklara açık olması kimi izleyiciyi rahatsız edecektir. Ancak görünmeyen bir korku figürünün filmin içinde yer almasından dolayı, bu tip hataların bükülebilirlik derecesini düşündüğümüzde hoş görmeleri seyir zevki bakımından en uygun davranış olabilir. Filmin finalindeki tahmin edilebilir mizansen ise filmin belki de 124 dakikalık süresi boyunca en zayıf anı olarak akılda kalıyor. Tabii bu noktada yönetmenin bakış açısıyla yorumlamak da mümkün. Ana karakterinin sömürülen hayatına karşılık, adaleti karanlık tarafta araması bazı açılardan mantıklı kabul edilebilir. Seyircinin karakterin kendini toparlama sürecinde katarsis yaşama arzusu, beraberinde bu garantici finalin bize sunulmasına neden olmuş.

Sonuç olarak karşımıza nefesimizi tutarak izleyebileceğimiz başarılı bir korku filmi çıkıyor. Gerek alt metni, gerekse korku öğelerini iyi kullanan mizansenleriyle Görünmez Adam korku / gerilim severler için bir şölen olarak nitelendirilebilir. “Upgrade” filmiyle yıldızı parlayan Leigh Whannell’i ise yakından takip etmekte fayda var. Ne de olsa bu filmle beraber bir önceki filmindeki başarısının tesadüf olmadığını kanıtlamış gibi görünüyor.

kategori:
izlenim

ilgili