The Kings of Summer: En Kötü Yazımız Böyle Olsun

Hayata dair filmler izlerken kendinizi etkilenmemek için zor tutarsınız. Zamanın nasıl geçtiğini bilmez, görselin ne kadar süre sonra kapanacağını umursamazsınız. The Kings of Summer son zamanlarda izleyebileceğimiz bu tarife...

Hayata dair filmler izlerken kendinizi etkilenmemek için zor tutarsınız. Zamanın nasıl geçtiğini bilmez, görselin ne kadar süre sonra kapanacağını umursamazsınız. The Kings of Summer son zamanlarda izleyebileceğimiz bu tarife uyan filmlerden.

Amerikan sinemasını her ne kadar eleştirip, fikir yoksunluğundan dert yansak da izlenebilecek filmler bize ulaşıyor. Filmin çekiciliği aslında doğadaki özgürlük temalı afişiyle başlıyor. Konuyu okumadan sadece afişe ve filmin adına bakarak film izlemenin keyfi herkese tavsiye edilir. İlk sahneden içine çeken ve kendini zevkle izlettireceğini hissettiren daha sonra ilerleyerek ebeveynlerin davranışları, özgür olmak ve kendilerini ispatlamak ihtiyacı duyan çocuklar etrafında dönen film doğanın güzelliğini de içine katarak güzel bir resim çiziyor.

kings of summer

Her çocuğun ya da gencin hayali olan kendilerine ait bir ev fikri filmin ana eksenini oluşturuyor. İkisi yakın arkadaş diğeri ise biraz zorunluluktan aralarına katılan filmin efsane karakteri Biaggio ile istediklerini başarıp ormanın içinde kimseye hesap vermeden yaşamaya başlamalarıyla biz de yaşadıkları özgürlüğe ortak oluyoruz. Biaggio karakteri tam olması gerektiği gibi yazılmış ve oynanmış. Sonuncunda da ortaya keyif veren bir sinema görseli çıkmış. Filmdeki çoğu karakter olabilecek en uç nokta olarak yaratılmış ve doğal komiklerler filmin aralarına serpiştirilmiş. Filmin diğer ekseninde ise Joe ile Patrick arasına giren Kelly yüzünden yaşadıkları ve devam ettirmeyi düşündükleri her şey düzelmemek üzere yıkılır. Kendilerini daha önce olduklarından daha iyi hissettiren bir şekilde hayatlarına devam edeceklerdir.

Aslında bu dünyadaki her şeyin çözümünün biraz daha fazla dinlemek olduğunu bize gösteren bir film. Başkaları hakkındaki düşüncelerimizin bize neler getireceği hakkında yanılgılara düşebiliyoruz. Bazen de bu yüzden kendimiz boşlukta hissedebiliyoruz. Aynı evi paylaştığımız insanın bizim hakkımızdaki düşüncelerini dinlemek, kendisini daha iyi hissetmesini sağlamak bizim almamız gereken bir sorumluluk. Karşımızdaki kişi isterse küçük bir çocuk veya genç olsun isterse yetişkin bir kişi; herkesin fikirleri ve düşünceleri diğer insanlarla bir şekilde ilişkili olduğu için vardır. Dinlemek bazen sadece birbirine bakıp yaptığın hareketlerle de olur; yeter ki bir saniye durup bütün ilgimizi karşımızdaki kişiye verelim.

2013 yılı Sundance Film Festivali özel seçkisinden yararlanıp izlediğimiz bu filmin yönetmenliğini Jordan Vogt-Roberts üstleniyor. Film ayrıca Dallas Film Festivali’nden de seyirci ödülüyle döndü.

kategori:
izlenim

ilgili