The Kings of Summer: Tabiata Sığınan Ergenler

“The Kings of Summer”, önceleri çeşitli televizyon dizilerinde çalışmış ve kısa filmler çekmiş olan Jordan Vogt-Roberts’ın ilk uzun metraj denemesi. Bu kez büyüme temasının yanına bir de ‘doğaya dönüş’...

“The Kings of Summer”, önceleri çeşitli televizyon dizilerinde çalışmış ve kısa filmler çekmiş olan Jordan Vogt-Roberts’ın ilk uzun metraj denemesi. Bu kez büyüme temasının yanına bir de ‘doğaya dönüş’ ekleniyor. Bekâr babasının hayatını kendi tercihlerine göre idare etme teşebbüslerinden bunalan baş ergenimiz Joe (Nick Robinson), aynı dertlerden muzdarip arkadaşı Patrick (Gabriel Basso) ve yanlarına takılan tuhaf çocuk Biaggio’yla (Moises Arias) beraber evden kaçıp ormana yerleşmeye karar verir. Planı çabucak uygulamaya koyarak ormanda bir kulübe inşa eder ve orada yaşamaya başlarlar. Aileler seferber olup üç delikanlıyı aramaya başlasa da çabaları sonuç vermez. Fakat tesadüfen onları bulan arkadaşlarının etkisiyle işler çok geçmeden karışır.

background_kings-of-summer

“The Kings of Summer” odağını daha en başından tabiata çevirerek kendini muadillerinden bir nebze ayırıyor. Coming-of-age filmlerinde görmeye alışık olduğumuz sosyal ortamların yerini bu filmde olanca heybetiyle orman alıyor. Doğa ve kültür arasında ezelden beri var olan dikotomi üzerinden de okunabilecek bir film “The Kings of Summer”. Joe ve arkadaşları doğaya, tüm sorunlarına çare üretebilecek bir tür ilahi ortam gözüyle bakıyorlar. Ne var ki doğa kendiliğinden var olan, kendi kuralları ve kimi zaman kuralsızlığıyla işleyen, hiçbir zorunluluk kabul etmeyen bir ‘güç’. Filmin odağındaki üç genç bir yandan istemsizce tabiatla ‘çatışırken’ bir yandan da üç kişilik yeni dünyalarını bir anda alt üst eden davetsiz misafirlerle uğraşıyorlar.

KINGS OF SUMMER

Sözgelimi, Joe’nun gönlünü kaptırdığı Kelly’nin (Erin Moriarty) onu görmezden gelip Gabrielle’le beraber olması, Joe için hayallerinin tuzla buz olduğu, çocuksu ‘kaçış planının’ aslında hiçbir işe yaramadığını anladığı ânı simgeliyor. Büyüme öykülerinde kişinin ergenlikten yetişkinliğe geçişini ifade eden ‘rite of passage’ yani geçiş ayini aslında filmin bu noktasında gerçekleşiyor. Biaggio’nun bir yılan tarafından ısırıldığı sahneyse tabiatın pek de dikensiz bir gül olmadığını ortaya koyuyor. Joe’nun babası Frank rolündeki Nick Offerman’a da ayrıca bir parantez açalım. Kendisi nüanslı performansıyla, bu tür filmlerden alışık olduğumuz baskıcı baba-baskılanmış ergen ilişkisinin ziyan olmasını önlüyor.

‘Bir yaz tatili nelere kadir’ dedirten “The Kings of Summer” da maalesef ülkemizde vizyona girmedi, fakat filmi bir yerlerden edinebilirseniz yaz bitmeden izlemenizi şiddetle öneririm.

kategori:
izlenim
Avatar

http://twitter.com/RobotGiskard

ilgili