The Raid 2: Allah Ne Verdiyse!

Bakınız yazarları olarak 28 Mart Cuma günü Raid 2 filminin basın gösterimindeydik. Hazır daha sinemada gösterime girmemişken bir kulis yapıp film hakkında laflayalım dedik....

Bakınız yazarları olarak 28 Mart Cuma günü The Raid 2: Berandal filminin basın gösterimindeydik. Hazır daha sinemada gösterime girmemişken bir kulis yapıp film hakkında laflayalım dedik.
Yazıda spoiler içeren bir yan bulunmuyor ama yine de okurken temkinli olmakta fayda var derim.

Buyurun;

Ümit Açık: Ben kitlenin aksine, ilk filmi izlemeden gitmiştim ikincisine. İlk filmle ilgili tek bilgim de “bir adam var, dövüyor” cümleleriyle sınırlı olunca filmin benim için başka bir yönü de ortaya çıkacaktı: İlk filmi seyretmeyenleri tavlayabiliyor mu?

2
Açıkçası ikinci film, ilkini görmememe rağmen beni tavlamakla kalmadı, sonrasında izlediğim ilk filmin epey de yavan kalmasını sağladı.
Sinema tarihinde Terminatör 2 ya da Evil Dead 2 gibi “unutulmaz rakamlı devam filmleri” arasına adını yazdıracaktır. Rakamsız devam filmlerini devam filminden saymıyorum, devam filmi dediğin 2,3,5 diye gidecek!

Haktan Kaan İçel: Bir de ilkine nazaran filmin daha elle tutulur bir hikayesinin olması, filmin artı özelliklerinden sayılabilir. Her an gerilimin üst düzey olması, merak unsurunun her aşamada biraz daha artması ve en önemlisi aksiyonun kitabının yazılması filmin öne çıkan unsurlarındandı. Hatta filmi bir nevi Bruce Lee’nin ölüm oyununa da benzetebiliriz bazı açılardan. Çünkü ayrıksı karakterler yaratarak video oyununda karakter vitrinindeymiş gibi hissettiriyor insanı… Hatta saksılar çalıştırılırsa bence bu 2 filmden harika bir aksiyon bilgisayar oyunu da çıkar. Shoot em up tarzı bir oyun bile çıkabilir. Aksiyon sahneleri tek başına efsane… Sıradan bir aksiyon filminde bir ya da iki bu tipte mizansen görebilecekken, bu filmde neredeyse her aşamada farklı estetikte dövüş mizansenleri yaratılmış. Tuvalette, çamurlu bahçede, yemekhanede, sokakta unutulmaz koreografiler yaratılmış. Oldboy’un efsane dövüş sahnesini onla falan çarpın… Bunun yanında araba takip sahneleri, silahlı çatışma sahnelerini de hesaba katarsak aksiyonun her yönden doyuruculuğunu bizlere rahatlıkla sunuyor film…

1

Cem Çelik: Daha sonra film ile ilgili düşünürken benimde aklıma anime olabileceği geldi Haktan. İlk filme göre öne çıkabilecek karakterler yaratmış yönetmen. Hammer Girl, Baseball Bat Man, The Assassin (Cecep karakteri) ve palalı Prakoso. Hepsi bir anime ya da çizgi romandan fırlamış gibi…

Ömür Kuşluoğlu: İlk film tamamen baskın ile alakalı olduğu için ikinci film sadece adıyla “ikinci” olarak kalıyor bence… Zaten yönetmen Gareth Evans, ilk filmin çok büyük kitlerere ulaşmadığının farkında olduğu için ikinci filmi yeni, herkese hitap edecek şekilde yazıp çekmiş. İlk filmin temposunu kaybetmeden ve de işin içine mantıklı bir hikaye ekleyerek seyirciyi bir an bile koparmayan bir film ortaya çıkmış kanımca. Hatta filmde kafanızı, perdeye bakışınızı diğer tarafa çevireceğiniz tek sebep inanılmaz dövüş sahnelerini izlerken içinizin ufak bir “cız” etmesi olacaktır. Sahnelere gelirsek, her dövüş sahnesi en ince detayına kadar tasarlanmış, gerçekliğini yitirmemesi için tek ve uzun sahnelere bolca yer verilmiş. Filmde biz türklere tek garip gelecek şey ise, filmde hemen her karakterin iyi derecede dövüş sanatlarına hakim olması olabilir. Biz bu insanların (yani o milletin) nasıl yetiştirildiğini ve doğasını bilmediğimiz için “abi herkes nasıl dövüşüyor öyle yaa..) diye kendi kendimize çelişkiye düşebiliriz. Fakat, Hollywood’un sıkıcı dövüş sahnelerinden, her mevzuyu silah ile çözen mafya babalarından sıkıldıysanız ve “gerçek bir aksiyon” filmi izlemek istiyorsanız bir şekilde bu filmi izleyin derim. Bu bir devam filminden ziyade, ilkini kalite olarak aşan yeni bir boyuta taşıyan ve oldukça da başarılı bir projedir kanımca.

3

Cem Çelik: Kapsamı ve bütçesi sınırlı bir film bazen sanılanın aksine ana akım Hollywood yapımları gibi popüler olmak için mütevazı emellere alet olmadan, seyircinin ne görmek istediğinden çok nelerle karşılaşabileceğini tahminlere bırakacak kadar özgürce meydan okuyabilir. Sonuçta 4,500.000$ gibi çok küçük bir bütçe özgürce hareket etmeye olanak sağlayabilir bilinenin tam aksine. Bu yüzden yönetmen Evans kanımca eylemi ifade etme açısından bir dahi. Aslında Ümit, haktan ve Ömür film ile ilgili söylenebilecek her şeyi söylemiş. Ben en iyisi nelere iyi ve kötü yönden takıldığımı izah edeyim.

Öncelikle sahneleri el kameraları ile kesintisiz izleme olayı filmin dinanizmini ve gerçekçiliğini öyle arttırmış ki, dövüş sahnelerinde yer yer elim kolum istem dışı seyirdi. Dövüş sahnelerinin ilk filmdeki klostrofobik sınırlarından daha geniş alanlara açılması, her dövüş sahnesinin plan plan mükemmel işlenmesini (özellikle çamur içindeki uzun dövüş sekansı) görmek daha da heyecan duymama sebep oldu. Görüntü yönetmenini ayrıca tebrik etmek lazım. Diyalogların olduğu sahnelerde (-kısa da olsa) mekan seçimleri çok başarılıydı. Yer yer Only God Forgives filmindeki ambiyansı hissetmedim değil.150 dakika gibi uzun bir sürenin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.

4

Gelelim kötü anlamda takıldığım yanlarına. Öncelikle uzun süresine rağmen yaratılan Hammer Girl ve Baseball Bat Man karakterlerine çok az yer ayrılmış. Halbuki böylesine iyi yaratılmış iki karakteri filmin içine daha iyi entegre ederek, final sahnesinde daha görkemli ve eğlenceli dövüş sahneleri ile sona saklayabilirdi. Prakoso karakterinin ölüm sahnesindeki karlı mekan sekansını zorlama buldum çünkü, pardon ama endonezya tropikal iklim değil miydi? Bunun haricinde yazılan dialoglar filmin bütünlüğünü yakalamakta zorluyor insanı. Japon ve Endonezya çeteleri arasındaki çete savaşı anlatı olarak daha kıvrak olabilirdi mesela… Sonuçta ilk filme göre alt metni ve anlatısı daha güçlü olan bir devam filmi ile karşı karşıyayız. Bunu da yönetmen Evans’ın ergenliğine ve heyecanına verelim.

5

Yönetmen aslında bir hapisane draması çekmek istemiş fakat bütçesi buna elvermediği için senaryoyu elden geçirip Raid filmi olarak geliştirmiş. İlk filmin tutması ve para kazandırması üzerine ikinci film için senaryoyu tekrardan geliştirip bu sefer aklındakileri rahat bir şekilde ikinci filme aktarabilmiş. İyi de olmuş, üçüncü film için kapıların aralanması sabırsızlık uyandırıyor bende. Gerçekçi dövüş sahnelerinin yanında, -şiddeti bırakın vahşet içeren görüntülerle karşı karşıya kalacağınızı unutmayın ve ona göre izleyin. Ağır Gore sahneleri mevcut. The Raid 2 aksiyon filmi çok sevmeyen biri olarak (CGI’dan sıkılmış olabilirim) şimdiye kadar izlediğim en iyi dövüş sahnelerine ve aksiyona sahip film. En azından üçüncü film çıkana kadar.

kategori:
izlenim

ilgili