The Raid – Redemption (Serbuan maut): Jakarta’dan Gelen Uçan Tekme

Çinlilerin dövüş sanatları koreografisindeki üstünlüğünün azaldığı şu günlerde, Endonezya’dan yükselen Martial Art yıldızı Iko Uwais, Endonezyalıların da vurdulu kırdılı aksiyon sineması konusunda hiç de boş olmadıklarını gösterdi. Her şey...

Çinlilerin dövüş sanatları koreografisindeki üstünlüğünün azaldığı şu günlerde, Endonezya’dan yükselen Martial Art yıldızı Iko Uwais, Endonezyalıların da vurdulu kırdılı aksiyon sineması konusunda hiç de boş olmadıklarını gösterdi.

Her şey geçtiğimiz ocak ayında gerçekleşen Sundance Film Festivaliine katılan filmlerin fragmanlarına göz atarken başladı. ‘Bir film izledim hayatım değişti’ değil de ‘Bir fragman izledim aklım çıktı’ durumuydu benim düştüğüm durum. Serbuan maut (The Raid) filminin fragmanı büyük merakımı uyandırdı.

Elbette ki daha Avustralya’da yeni vizyona girmiş filmin torrent’ini bulma çabam beyhudeydi. Şanslı bir sinefil olduğumdan kelli, İstanbul Film Festivalinde biri gece yarısı sineması olmak üzere üç seansta bu filme yer ayırdığını öğrendim. Hemen İKSV’ deki dostlarımı arayarak bu güzel olduğunu düşündüğüm filmden bir koltuk rica ettim. Akabinde, sinemasever eşi dostu örgütlemeye çalıştım. Tüm ısrarlarıma rağmen kimisi evli kimisi bekâr arkadaşlarımı bu şahane filme çekemedim.

Seyir günü gelip çattığında eski gece yarısı seansı tecrübelerini düşünerek Atlas’ın o hoş antresine girdim. Bu salonda ilk olarak Ed Wood’un Plan 9 from Outer Space’ini izlemiştim. Miike’nin Dead or Alive serisini ve daha nice karanlıklara pek yakışan filmi bu özel seansta tüketmişliğimiz vardı. Sağ olsun arkadaşlar locadan yer ayırmışlar. Gittik, çöktük. Yaklaşık olarak yüzde yetmişi dolu salon, ben de ülkedeki sinefil/marjinal nüfusunun azaldığına dair bir fikir oluşturdu. Daha dolu olmasını beklerdim salonun. Film, çoğu aksiyon filmi gibi yavaş ve açıklayıcı sahneyle açıldı.

Dini bütün (Endonezya dünyadaki en büyük müslüman nüfusa sahip ülkedir) özel kuvvetlerden polis memuru Rama (Iko Uwais) hamile karısını uyandırmadan kalkıp huşu içinde sabah namazı kılarken görürüz. Karısı uyanır ve “Neden bu kadar erken kalktın? Nereye gidiyorsun? Sağ salim dön. Merak etme babacık geri dönecek” gibi duygusal ve klişe diyaloglardan sonra kocasını baskına yollar.

Klişe diyaloglar, baskına giden özel kuvvetler polis kamyonunda da devam eder. Baskına gidilen yer Jakarta’nın ortasında polisin 10 yıldır kapıdan adımını atamadığı bir binadır ve amaç mevzubahis suç imparatorunu alaşağı etmektedir. Ama her zamanki gibi hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

The Raid Redemption’ını benzer filmlerden ayıran önemli bir özelliği var. Bugüne kadar, şintoist Japonlara, Budist Çinlilere yakıştırdığımız uzakdoğu dövüş sanatı filmlerine Endonezyalı müslüman kardeşlerimizin de diyecekleri, yapacakları varmış. Özellikle filmin sonlarına doğru Iko Uwais, Doni Alamsyah ve Yayan Ruhian arasında geçen dövüş düellosunun finalinde, sinemadan yükselen alkış ve tezahürat oldukça takdire şayandı.

Filmin Galler asıllı yönetmeni Gareth Huw Evans’ın olaya katkısı büyük. İlk kısafilmini Cardiff Üniversitesinde okurken, Tokyolu öğrenci arkadaşlarıyla Japonca çeken Evans, iyi ki kafayı Endonezya dövüş sanatı “Pencak Silat” takmış. Pencak Silat’a dair 4 bölümlük detaylı bir belgesel çalışması da bulunan Evans’ın aktüel kamerası ve beraber çalıştığı görüntü yönetmeni ile olumsuz eleştirilmesi güç bir film yapmışlar. İkisinin de ellerine sağlık.

Son olarak filmde, benzerleri filmlerde görmediğim sertlikte ve güzellikte hareketler olduğu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu tür filmleri seviyorsanız, filmi izleme şansı bulduğunuz ilk anda fırsatı kaçırmamanızı öneririm. İyi seyirler.

kategori:
izlenim

ilgili