The Soloist: Haline Bak, Dertli Çal

2005 yılında çektiği Pride & Prejudice ve 2007 tarihli Atonement ile ‘hamdım, piştim’ diyen yönetmen Joe Wright‘ın yanıp yanmadığını görmek 2009a kaldı: The Soloist. Film Los Angeles Times yazarı...

2005 yılında çektiği Pride & Prejudice ve 2007 tarihli Atonement ile ‘hamdım, piştim’ diyen yönetmen Joe Wright‘ın yanıp yanmadığını görmek 2009a kaldı: The Soloist.

Film Los Angeles Times yazarı Steve Lopez’in “The Soloist: A Lost Dream, An Unlikely Friendship, And The Redemptive Power of Music” isimli kitabından uyarlanıyor. Kitap, yazarın bir parkta karşılaştığı ‘çalgıcı’ Nathaniel Ayers’ın, aslında zihinsel problemlerle boğuşan bir keman virtüözü olduğunu anlaması ile aralarında gelişen ilişki üzerine yazılıyor. Yani kurmaca değil, gerçek olaylardan uyarlanmış bir kitap. Haliyle film de konusu itibariyle bu gerçeğin dışında hiçbir şey vaat etmiyor. Bu da film ekibinin performansının önemini bir kat daha arttırıyor.

[dailymotion x6q7js_the-soloist-trailer-hd-1-vo_shortfilms]

Joe Wright, sadece iki filmle de olsa belirli bir prestij kazanabilmiş bir yönetmen. İlk iki işi ingiliz-fransız ortak yapımıyken, son filminde -başarılı pek çok yönetmenin ortak kaderi olarak- amerikan sermayesi de kendisini gösteriyor. Bu durum filme nasıl yansıyacak bilmiyoruz ama belki de ilk olumlu etkileri oyuncular konusunda olmuş; filmde Robert Downey Jr. ve Jamie Foxx gibi iki usta ismi karşılıklı olarak izleyebileceğiz. Robert Downey Jr. 2008 yılında Tropic Thunder ile iyice parlattığı kariyerinde gerçek hayatta var olan karakterlere can vermeye Steve Lopez ile devam ederken, Jamie Foxx da Ayers rolünde ikinci kez problemli bir müzizyeni canlandırıyor(ilkinin kendisine Oscar getiren unutulmaz Ray performansı olduğunu hatırlatmaya gerek yok aslında). Filmde ayrıca ilerleyen yaşına rağmen tuhaf çekiciliğini bir şekilde koruyan Catherine Keener ve özgün yüzüyle filmlere renk katan Stephen Root gibi isimleri yardımcı rollerde izleyebileceğiz.

the-soloist-filmi.jpg

Filmin müziklerini, ilk iki filminde de Joe Wright ile çalışan Dario Marianelli yapıyorken (kendisi Atonement filmindeki yaratıcı çalışmasıyla Oscar da almıştı) kameraarkasında da yönetmenle ikinci kez çalışacak olan deneyimli isim Seamus McGarvey yer alıyor. Senaryoyu Lopez’in kitabından uyarlayan isim ise, yine gerçek bir karakterden uyarlanan Erin Brokovich filmi ile Oscar adaylığı elde etmiş Susannah Grant.

İçerdiği bunca gerçekliliğe rağmen, filmin az biraz hesapçı olduğu söylenebilir. İlk olarak dramatik etkiyi arttırmak ve karakterler arası bağa derinlik katmak için Steve Lopez karakterini boşanmış gösteren yapımcılar (ki mutlu bir evliliği olan Steve Lopez bunu ilk öğrendiğinde baya şaşırmış) ikinci hesap olarak da filmin Oscarlarda iddialı olabilmesi için gösterim tarihini birkaç ay ötelemiş bulundular. Kazanan sinema olacaksa ikisi de bizim için problem değil. Film Amerika’da 24 nisanda gösterime girecek. Ülkemize uğraması ise 30 ekimi buluyor.

kategori:
haber

ilgili