The Limits of Control: Jarmusch Döndü

Jim Jarmusch, auteur stilinin en istikrarlı örneği… 10 yılda bir muhteşem bir filmle ortaya çıkıyor ve döneminin sinema estetiğini belirliyor. Bu belirleyici film 80’lerde Stranger Than Paradise, 90’larda ise...

Jim Jarmusch, auteur stilinin en istikrarlı örneği… 10 yılda bir muhteşem bir filmle ortaya çıkıyor ve döneminin sinema estetiğini belirliyor. Bu belirleyici film 80’lerde Stranger Than Paradise, 90’larda ise Dead Man’di. The Limits of Control, gelecek 10 yılı derinden etkileyecek.

J Hoberman (The Voice)

İlk filmlerindeki özensiz neonoir havasına geri dönmüş olsa da ekrandaki her karenin önemini ve gücünü bilen bir ustanın yeniden dirilişi…

Michael Koresky (İndiewire)
Jim Jarmusch’un yeni filmi The Limits of Control ABD’de sınırlı sayıda sinema salonunda gösterime girdi. Yazıya DVD kapağı gibi girmemizin nedeni, özellikle amerikalı eleştirmenlerin filmi ne kadar çok beğendiğini ve yere göğe sığdıramadığını anlatmak içindi. Film Türkiye’ye gelene ve biz izleyene kadar DVD kapağının üstü yukarıdaki tipte övgülerin yanısıra birçok yapraklı ödül logolarıyla da dolacak kuşkusuz.

Film Isaac DeBankole’nin oynadığı bir tetikçinin Avrupa’da kendisine hedefiyle ilgili ipucu verebilecek casuslarla görüşmeleriyle ve hedefe doğru ilerlemesiyle geçiyor. Tilda Swinton, John Hurt, Gael Garcia Bernal, Luis Tosar, Youki Kudoh, Hiam Abbas ve Bill Murray gibi usta oyuncuların 5-10 dakikalık olağanüstü performanslarıyla bir geçit törenini andıran filmin, karışık yapısına ve hikayesine rağmen bütünlüğünü kaybetmediğine filmi izleyen tüm eleştirmenler katılıyor.

Özellikle DeBankole’nin performansının hipnotize edici ağırlık ve kusursuzlukta olduğunu belirten eleştirmenler “Filmi zaman zaman ağırlaşan temposu nedeniyle eleştirenler olacaktır. Ama Jarmusch’un farklı stilini bilenler için film, yönetmenin tüm filmlerini özetleyen özenli bir başyapıt” cümleleriyle filmi anlatıyorlar.

Filmle ilgili daha önce basına verilen iştah açıcı fotoğrafları aktararak, sizlere çok da ayrıntılı bilgi aktaramadığımız yazının sonuna doğru geliyoruz. Yapabileceğimiz tek şey beklemek. Hayatımızın önemli bir bölümünü Amerika’da gösterime giren Jarmusch filmlerinin aylarca Türkiye’ye gelmesini beklemekle geçirdiğimiz için sabırlı ama rahatsız Jarmusch karakterlerine döndüğümüzü eklemeden de geçmeyelim.

kategori:
haber

ilgili