Türk Korku Filmi Çekme Rehberi

Yerli korku filmi çekmek isteyenlere bakınız'dan amme hizmeti...

Teknolojinin ilerlemesi, işin içine bilgisayarların girmesi ve artık makyaj hilelerinin çok kolay bir şekilde yapılabilmesi ülkemiz sinemasına farklı bir etki yaptı. Artık her hafta bir Türk Korku Filmi gösterime giriyor. Peki yılda 50-60’ı bulan bu yapımların kalitesi ne düzeyde?

Arada sırada yurtdışında da dikkat çeken 2-3 iyi örnek dışında geri kalan 10’larca filmin vasatın altında olduğunu söylemek mümkün. Hatta hikayeler o kadar sıradanlaştı ki, bu türün takipçileri 5-6 yıldır hep aynı filmi seyrediyorlar. 70’lerdeki seks filmleri furyası gibi, yapım şirketleri bu işten küplerini doldurmak için genç yönetmenlerin eline kamera verip, çayıra bayıra salmış durumda. Türkiye’de esas kötülükleri muktedirler yaparken, durmadan özellikle taşrada doğaüstü hikaye arayan yapımcı ve yönetmenlerimizi pek anlamıyoruz. Ölüm, işkence, tecavüz, korkunç kazalar gibi gerilim öğesi yüksek olayları bu ülkenin halkı her gün yaşarken, öykülerini gaipte aramalarını gerçeklerden kaçış ve korkaklık olarak görmek de mümkün…

Ülkede yaşanılan furyayı özetlemek için küçük bir rehber oluşturduk. Aslında hep aynı filmi izleyen seyircilere kolaylık, bu işten hala para kazanmayı düşünen ve aynı filmleri bir daha çekmek isteyen yapımcılara da kıyağımız olsun…

Arapça İsim Koy

Dabbe, Ammar, Mihrez, Azem, Semum, Siccin, Musallat, vs… Tok sesle okununca vurgusu güçlü bir arapça kelime buldunuz mu, zaten bizim kolay korkan izleyici kitlesine hafif bir titreme geliyor. Dünyadaki islamofobiden şikayetçi olan bir milletin, niye her korkunç filme arapça isim verdiği de ayrı bir muamma… Bu arada “Muamma!” güzel korku filmi ismi olur bak…

Taşraya Açıl, Bir Köy Bul

Türk korku filmi geleneğinde hiçbir korkunç olay, kentlerde, apartmanlarda, sitelerde geçmiyor. “Orada bir köy var uzakta” diyen yapımcı ve yönetmenlerimiz ne kadar uğursuz, şeytani yaratık varsa, köylere ve taşraya taşımış durumda… Kentte film çekerken, sokak kapat, set kur, belediyeden izin al gibi zorluklarla karşılaşan yapımcılar işin kolayını bulmuşlar. Durum “Her Köye Bir Korku Filmi!” gibi bir sosyal kampanyaya bile dönüşebilir yakında. Bazı köyler geçimini korku filmi seti olmayla sağlıyormuş şeklinde duyumlar da var. Köyün yaşlısı, teyzesi, muhtarı ve ihtiyar heyetini de figürasyon olarak görüyoruz sık sık… Köylüleri gizli bir tarikatin, kültün falan parçası yaparsanız zaten bayramdan bayrama uğradığı köyünün halkından gerilen izleyici kitlemizin psikolojisini kolaylıkla bozarsınız.

Din Sömürüsü Yap

Bu ülkede siyasetçiler, iktidarlar, şirketler, tarikatlar din sömürüsü yapıp milyarlarca dolar kazanırken yapımcılara ve genç yönetmenlere kızmamız aslında ayıp olur. Türk korku filmi yapacaksanız kutsal kitaplardan alıntı yaparak başlarsanız, zaten arapça isimden ve köy ortamından ürken seyirci içinden dua okumaya başlayacaktır. Son 10 yılda cinlerin anlatıldığı surelerin üzerine 100’e yakın film çekildi.

Aşk Büyüleri

Büyü meselesi cinlerden sonra ülkemizde en çok işlenen korku filmi konularının başında geliyor. Yerli dizilerde olduğu gibi korku filmlerinde de olayların temelinde yanlış giden aşk büyüleri, kıskançlık, sevgiliyi paylaşamama vardır. Filmin başlarında korku filmi mi Aşkı Memnu mu izlediğinizi şaşırabilirsiniz. Kurulan aşk üçgenleri genelde kanla bıçakla bozulur.

Teyze Fobisi

Ülkemizde özellikle 30’lu yaşların üzerindeki herkesin teyze fobisi vardır. Her mahallede bahçesine kaçan topu kesen, çevredeki kadın, erkek, çocuk herkese çemkiren, bağırarak konuşan ve bir olay olduğunda “Aman yine damlayacak ve ortamı gerecek” diye gerildiğiniz bir teyze bulunur. Türk Korku Filmi çekerken, böyle bir teyze bulmak önemlidir. Teyzenin gözlerinin altını morlaştırıp, sesini hafif çatallandırıp, kocaman kocaman bakmasını sağlarsanız izleyici filmde başka hiçbir şeyden korkmasa bile teyzeden gerim gerim gerilecektir.

Cinci Hoca

Köyde insanlar ölürken, korkunç olaylar olurken, ahalinin ilk başvurduğu merci jandarma değil, cinci hocalardır. Exorcist’te şeytan çıkaran papaz tüm ABD’de 3-5 taneyken, ülkemiz korku filmlerinde tüm imamlar konusunda uzmandır. İmam hatiplerde cin çıkarma seçmeli ders gibidir ülkemiz korku filmi evreninde…

Korku Filmi Amcası

Film için senaryonun ilerleyen bölümlerinde her türlü sapkınlığı yükleyeceğiniz, cinlerin, şeytanın, her türlü kötü mahlukatın uşağı olarak konumlayabileceğiniz bir amca bulmak da önemlidir. Bu amcalar filmin başında köyde beyaz atletle dolaşan rahat adamlarken sonuna doğru ağzından burnundan kan fışkırarak, patlak gözlerle filmin kahramanın peşinden koşmaya başlarlar.

Sinirli Genç Kızlar

Türk korku filmlerini dünyadaki örneklerinden ayıran önemli bir özellik genç kızların rolüdür. Dünyada daha özgür, çoğunlukla filmin kahramanı, bazen de kurbanı genç kızları sık görürüz. Türkiye’de ise sinirli, sorun yaratan, filmin ortalarında yaratığa dönen genç kız sayısı daha fazladır. Bunun nedenini gençliğinde sık sık terk edilen erkek yönetmen ve yapımcılarımızın intikam hislerini kontrol edememesine bağlamamız yanlış olmaz. Bu genç kızlar genelde günün her saati beyaz gecelikle dolaşırlar.

Yüz Makyajı

Türkiye’de korku filmi çekmenin en temel sırrı yüz makyajıdır. Dünyadaki yüz makyajları bizi pek korkutmaz. Jason’ın, Freddy’nin yüzleri, tavırları bize yabancıdır . Ama mahallenin bakkalına benzeyen bir ağabeyi içine cin-şeytan girmiş bir yüzle görürseniz korkarsınız. Ülkedeki filmlerin yüzde 80’i zaten yüzleri deforme olmuş korkunç karakterlerin bağırması ve tehditleriyle geçer.

Gündelik Objeler

Ülkemizdeki her insanın evinde bulunan objelere anlam yüklemek de Türk Korku Filmi klişesidir. Nazar boncuğu şeytanın gözü oluverir. Köylü kadınlar tepsileri, sinileri büyü için kullanırlar. Muskalar korkunç hikayenin merkezine konur.

kategori:
seçki

ilgili