Us: Nefretle Büyüyen Bir Neslin Çocukları

Merakla beklenen korku filmi Us'ı Haktan Kaan İçel değerlendirdi.

Trump Dönemi Sancıları

Her nesil kendi canavarını yaratır. Trump sonrası dönemde ABD’lilerin en çok kendilerine sorduğu soru buydu. Neden muhafazakarların ele geçirdiği bir dünya yarattık? Bunu nasıl başardık? Bu ve bunun gibi soruları kendilerine sormaya başladılar. Bu durumun etkileri doğal olarak sinemayı da vurdu. Ödül törenlerinde devleti eleştiren sembol oyunculardan, tutun da ödül törenlerinde politik doğruculuk adı altında bir nevi günah çıkarma ayinlerine dönüşen geceler yaşandı.

İşte bu akımın meyvelerinden biri de Jordan Peele’in yönetmenliğini üstlendiği Get Out olmuştu. Amerika bir kez daha geçmişiyle hesaplaşıp günümüze kadar ulaşan ırkçılık illetiyle hesaplaşıyordu. Film sayesinde de seyirciye bir korku ülkesi portresi sunuluyordu. Peele bu başarının ardından karşımıza “Us” filmiyle çıkarken, belli ki kendi tarzından ödün vermeden ve hatta olumlu manada üzerine ekleyerek karşımıza dikilmiş gözüküyor.

Filmde kendilerine birebir benzeyen bir aile tarafından şiddete uğrayan ailenin hikayesi anlatılıyor. Küçük çaplı bir olay gibi görünen hikaye, çevresel olaylar zinciriyle devam ediyor. Yönetmen bu vesileyle Get Out’un bir adım üstüne koyarak büyük çaplı bir olayı seyircisine sunmanın peşine düşmüş görünüyor. Tüm büyük olaylar kişisel bir şekilde başlasa da, evrensel bir konunun baş aktörleridir. Us tam anlamıyla böyle bir hikayenin peşinden gidiyor.

Ustaca kotarılan tekinsiz atmosferi ve rahatsız edici bir hikaye akışının verdiği huzursuzluk filmin belki de bir korku filmi olarak en büyük kozu gözüküyor. İyi korku filmlerinin temel özelliklerinden biri olan sağlam korku figürleri, bu filmin içinde karakterlerinin kötü versiyonları olarak vuku buluyor. Bir ayna metaforu üzerinden insanların kendileriyle yüzleşmesi sonucunda içsel bir yolculuğun peşinden gidilmesi filmin ana şablonunun özünü oluşturuyor.

Geçmişin Travmasının Yarattığı Canavarlar

Filmin ilk sahnesinin 1986’da geçmesi ve o dönemin korkularının yansıması Us filmine ayrı bir derinlik katıyor. Çünkü o yıllarda hala 1975 sonrası Vietnam Savaşı’nın travmaları halkı sarmış durumdaydı. Jordan Peele bu maksatla Hand Across America adlı bir kampanya üzerinden insanların bir dönem nasıl birlikte çalışıp bir şeyler yapabildiğine vurgu yaparken; Vietnam Savaşı sonrası elleri kanlı ve psikolojileri bozuk bir halkın yavaş yavaş acımasız insanlara nasıl dönüştüğünü kendi üslubuyla izleyicinin aklına yerleştiriyor.

O günlerden günümüze kadar büyüyen tahammülsüzlük ve ırkçılığın, bir anlamda Amerika’yı nasıl değiştirdiğine vurgu yapılıyor. Muhafazakar kesimin sürekli kan bürümüş gözleriyle halkını nasıl birer katile dönüştürdüğünü, beraber yaşayan insanların kendilerinden olmayanlara karşı şiddete başvurması ve bunun gibi aşırı davranışların fazlalaşması filmin ana teması olarak Us’ta sunuluyor. Savaş çığırtkanlarının mutsuz ruh halleriyle kuklaştırılarak ABD’nin günümüz Trump aşığı profiline vurgu yapılmış olunuyor.

Nitekim bir aile üzerinden tüm Amerika’nın sorunlarının anlatılması Peele’in pek de azımsanmayacak başarısı olarak değerlendirilebilir. Nitekim kurbanların, kötücül ikizlerine siz kimsiniz diye sorması ve karşılığında onların cevabının “Biz Amerikalıyız” olması dahi, filmin bu fikri destekler örneklerinden bir tanesi olarak kabul edilebilir. Hatta biraz daha ileri gidersek filmin adının İngilizce “Us” yani Biz olmasının tesadüfi olmadığını da belirtmek gerekebilir. Us bir anlamda United States’in kısa yazılışı olarak filmin adına bir gönderme olarak sunuluyor.

Çılgınca Bir Politik Korku Filmi…

Sonuç olarak gittikçe şiddet eğilimi gösteren ABD’nin bu tavrı belli ki Peele’in canını sıkmış ve bu olaya korku filmi üzerinden bir yanıt vermek istemiş. Ne de olsa eskiden dönemin ruhunu korku filmleri yansıtırdı. Belli metaforlar ışığında politik alt metinler izleyiciye sunulurken; korku filmlerinin eğlenceli tavrının içinde doğrudan olmayan mesajlar verilirdi. Belki Peele kendi tarzı icabı verdiği mesajı biraz fazla göze sokma eğilimi içine girmiş. Ancak teknik anlamda harika bir iş çıkartırken seyircisini tatmin etmeyi başarmış.

Yaratıcı bir fikirden yola çıkan ince ince işlenmiş derinlikli senaryosu, gerilimin bir an bile eksik olmadığı atmosferi, Get Out’a göre iyi oyunculuklarıyla Us doğru bir mesajı seyircisinin beynine kazıyor: Bizi bu hale çevirmelerine neden izin verdik?

kategori:
izlenim

ilgili