Vinyl: Scorsese Filmlerinin İzinde…

Vinyl için tam anlamıyla bir Scorsese yapımı demek mümkün.

Bir buçuk yıl önce Martin Scorsese’nin HBO’ya Terence Winter ve Mick Jagger’la birlikte rock’n’ roll’ü konu alan, 70’lerde geçen bir dizi hazırladığı açıklandığında epey heyecanlanmıştım. Zaman su gibi aktı geçti. Dizi başladı ve ilk sezonu bitti. HBO’nun ve pek tabii Scorsese isminden dolayı izleyicilerin beklentileri çok yüksekti. Fakat dizi öyle reytingler aldı ki HBO’nun hevesi kursağında kaldı, izleyicilerin bir kısmı da diziyi sevmedi. Eleştirmenler nezdinde de başarılı olabildiğini söylemek güç. Dizinin reytingleri genelde 600-700 bin civarında idi ve bu reytingler, kanalın aldığı en düşük reytingler (bu yıl bitirilecek The Leftovers‘dan daha düşük). Gene de HBO henüz ikinci bölümünde yeni sezonunu onaylamıştı. Fakat reytingler düzelmeyince ve eleştiriler de her bölüm kötü gelince dizinin yaratıcılarından Winter’ı kovup yerine Scott Z. Burns’ü (Contagion) getirdi. Bu büyük değişiklikten kısa bir süre sonra ise dizinin ikinci sezon onayını geri aldı ve diziyi iptal etti. Ne yazık ki dizi devam etmeyecek.Rock'N'Roll Pilot 101

70’lerin müzik sektöründe geçen Vinyl için tam anlamıyla bir Scorsese yapımı demek mümkün. Scorsese’nin bütün filmlerinde karşımıza çıkan konu ve olaylar burada da adeta resmi geçit yapar gibi karşımıza çıkıyorlar. Nedir onlar? Aşkla başlayan evliliğin kahramanın dibe vurmasıyla çatırdamaya başlaması. Kahramanın alkol ve uyuşturucu bağımlılığı. Eli kanlı gangsterler (eli kansız gangster olmaz ya neyse). Kahramanın işlediği ya da adının karıştığı cinayetler. Kahramanın eşini aldatması. Mafya içerisindeki ihanetler ve cezaları. Polisin kahramanımızı sıkıştırıp onu ihanete zorlaması. Kahramanın agresifliği, güç ve para hırsı. Mean Streets‘den The Wolf of Wall Street‘e dek Scorsese’nin pek çok filminde bunları bulmak mümkün. Dizinin kahramanı Richie Finestra (Bobby Cannavale), Scorsese’nin yarattığı diğer karakterlerden pek farklı değil.vinyl-pilot-is-martin-scorsese-s-best-film-since-goodfellas-842697

Richie müzik sektöründe yükselmek istedi ve yükseldi (yükselme, başarılı olma, dibi bulduktan sonra tekrar yükselmek isteme Scorsese karakterlerinin ortak noktası). Scorsese’nin diğer karakterleri gibi dibi bulmakta gecikmedi. Evliliği parçalandı. Yetmedi, bir cinayete karıştı. Mafyaya borçlandı. Şirketi iflas noktasına geldi. Uyuşturucu ve alkole bulaştı. Kısacası Scorsese’nin filmlerindeki karakterler ne yaşadılarsa onu yaşadı Richie. Scorsese sadece pilot bölümü çekmiş olsa da dizinin on bölümü de onun sinemasından klişeler içeriyor. Senarist ekibi, Richie’nin çöküşünü ve bağımlılığını mizahı da es geçmeden iyi bir şekilde işledi. Ama bu ana öyküde asıl sorun Scorsese klişelerine çokça yer verilmesi. Scorsese filmlerini düşününce (ki diziyi izlerken düşünmemek zor) Richie’nin neler yaşayacağını hemen tahmin edebiliyoruz. Bu da sürükleyiciliği zedeleyebiliyor. Öte yandan HBO gibi orijinalliğe önem veren bir kanaldan bu denli klişeli bir dizi beklenmediğinden biraz hayal kırıklığı yaratabiliyor Vinyl. Richie’nin öyküsünün (ve yan öykülerin) tek sorunu fazlasıyla bilindik, tahmin edilebilir ve sürprizsiz olması değil. Dizinin soruşturma (işlenen cinayetin faillerinin araştırılması) tarafının iyi işlenemediğini belirtmek gerek. Aslında dizinin temposunu ve heyecanını yükseltebilecek bu soruşturma ve cinayet konusunun hakkı verilemedi. Gerçi müzik dünyasında geçen bu dizide cinayete de yer verilmesi gerekli miydi tartışılır. Dizinin zaman zaman odağını yitirmesi, bazı karakterleri bazı bölümlerde unutması (Devon bir süre sonra önemsizleşiyor), sezon öyküsünün güçlü olmaması, zaman zaman konudan sapılması ve en önemlisi sezondan çok bölümlerin önemsenmesi, yani bölüm odaklı olması ve karakterlerin hakkının tam olarak verilememesi diğer sorunları.1401x788-R1255_FOB_TV_Vinyl_F

Dizinin ana öyküsü Richie’nin iflastan ve soruşturmadan kurtulma ve eşiyle ilişkisini düzeltme çabaları. Bunun işlenişi klişe olsa da kötü değil kesinlikle. Zaten Amerikan cenahında epey yerilse de dizi kötü değil. Fakat yan öykülerde etkileyicilik bulmak zor. Juno Temple’ın oynadığı Jamie Vine’ın öyküsü olsun, Nesty Bits’in ünlenme çabaları olsun, mafya öyküsü olsun, Olivie Wilde’ın oynadığı sıradan ev hanımı Devon’ın öyküsü olsun, Ray Romano’nun oynadığı Zak’ın öyküsü olsun sürükleyici değil. Hatta bu karakterleri Richie kadar umursamak da zor olabiliyor. Belki Ato Essandoh’a teslim edilen sesini yitirmiş, ünlenememiş eski şarkıcı Lester Grimes biraz ilgiyi çekiyor ama o kadar. Diğer karakterlerin pek iyi işlenemediğini ve heyecan yaratamadıklarını söylemek mümkün. Hele ki Devon’ın öyküsü. Pek sıkıcıydı. HBO’nun Game of Thrones‘unun onlarca karakterini umursatabildiğini düşünürsek Vinyl bu açıdan da sorunlu bir dizi. Winter’ın diziyi yaratırken Mad Men dizisinden etkilendiğini de görüyoruz ama patron (Richie) ve asistanları (özellikle Jamie) arasındaki ilişkinin Mad Men‘deki (Don ve Peggy) kadar iyi işlenebildiğini de söylemek güç. Müzik endüstrisinin de hakkı tam olarak verilemedi bu sezon.

Oyunculuklarda belki de bir tek Jagger’ın oğlu James Jagger’da sorun var. Diğerleri iyi oynuyorlar. Cannavale on bölümde mükemmele ulaştı kanımca. Bu yıl Emmy ödülünü alırsa şaşırmamalı. Pilot bölümünün iyi çekildiğini, biraz tempo sorunu olsa da diğer dokuz bölümden daha iyi olduğunu da belirtmeliyim. Vinyl‘dan konuşup müziğe değinmemek olmaz. Müzik dizinin hayat damarı tabii ki. Şarkılar açısından dizi keyif veriyor. Her bölümde şarkılara ve müziğe doyuyoruz. Ayrıca ileride ünlenecek kişilere ya da o dönem ünlü olan simalara da (mesela David Bowie, Elvis Presley, Led Zeppelin, Ahmet Ertegün, Andy Warhol) yer verilmesi dizinin keyifli taraflarından. Bu simaları görmek keyifli, lakin bu kişilerin öyküye sağlam bir şekilde bağlanabildikleri söylenemez. Boardwalk Empire‘da Winter ve ekibi bunu daha iyi yapmışlardı. Kostümler ve setler ise oldukça iyi. Romano’dan Wilde’a, Temple’a kadar oyunculuklarda sorun yok. Kısacası ilk ve ne yazık ki tek sezonu sorunlu bir diziydi. Fakat şahsen sorunlarına, klişelerine ve neredeyse sürprizsiz oluşuna rağmen diziyi keyifle izledim. İptal edilmeseydi belki ikinci sezonda sorunların önüne geçilip daha iyi bir sezona imza atılacaktı ama pahalı bir dizi olduğu için devam ettirilmedi. Hit olacağı düşünülen bir dizi daha beklenenleri verememiş oldu. Dilerim Scorsese daha iyi bir diziyle döner.

kategori:
seçki

ilgili