Westworld 3. Sezon 6. Bölüm: Man In Black Or White?

Westworld'ün yeni sezonu temposuyla ilk iki sezona göre farklılık gösteriyor. Altıncı bölümde de bu yüksek hız sürdü...

Westworld üçüncü sezonu ile birlikte bambaşka bir diziye dönüştü. İlk iki sezondaki ciddi ve ağır tempo, metaforlarla donatılmış, derinlikli karakterler, üçüncü sezonda yerini bol aksiyon ve akıl oyunlarına bırakmış durumda. Sevdiğimiz, hayranlıkla izlediğimiz, ince ince örülmüş senaryodan ziyade kaos ortamına şahit oluyoruz. Açıkçası bu durum beni pek memnun etmiyor.

Dolores’in hep bir adım önde olması ve olacakları önceden planlamış olması bana fazlasıyla sıradan geliyor. Sherlock dizisini izliyormuş gibi hissediyorum. Senaristler, Lisa Joy ve Jonathan Nolan değil de Steven Moffat’mış gibi. Hep bir üst planın var olması, hep bir üst aklın olması diziyi gerçeklikten ve felsefi düzlemden koparıp, alelade bir fantazyaya dönüştürüyor. Dizinin böyle devam edemeyeceği kanaatindeyim. Önümüzde iki bölüm kaldı. Alıştığımız, bildiğimiz Westworld’e geri dönüş yapılmazsa, derinlikli bir senaryo anlatımı ile son bulmazsa, dördüncü sezonun olabileceğini düşünmüyorum.

Genel bir inceleme yaptığımıza göre bölüm incelemesine geçebiliriz.

İlk iki sezondaki Westworld’ü bize hatırlatan sahnelerle, William karakteri ile incelemeye başlayabiliriz. William, namı diğer Man In Black, geçmiş fraksiyonlarıyla ve James Delos ile birlikte bir simülasyonun içinde yer alır. Kendi varoluşsal sıkıntılarına çözüm aramaya ve hayatının anlamını bulmaya çalışır. Yıllarca kendini iyi bir insan olarak kandıran, dünyanın onu bu hale getirdiğini düşünen William, geçmişi ile yüzleşir. Ve aslında hiçbir zaman iyi biri olmadığını, içindeki şiddet duygusunun hep var olduğunu görür. Kendi iç hesaplaşmasından olumlu çıkarımlar elde ederek, Man In Black’ten, Man In White’a dönüşümünü başlatır. Zaten iki bölüm önce, beyaz önlüğü giymesi ile birlikte bu dönüşümün sinyali bizlere verilmişti. Kuvvetle muhtemel Dolores’e karşı gelecektir. Sadece iki bölüm kalmasından ötürü neler yapabileceğini sabırsızlıkla bekliyorum.

Man In Black, Man In White’a dönüşerek Star Wars deyimiyle karanlık taraftan, aydınlık tarafa geçmiş iken, Dolores’in Charlotte Hale’in içindeki kopyası ise tam anlamıyla Darth Vader’a dönüştü. Anakin Skywalker’ın dönüşümüne benzer bir dönüşüm geçirmesini, ailesini kaybetmesiyle birlikte karanlık tarafa, Dolores’in kopyasının Dolores’in karşısına geçmesini izleyebiliriz. Hale’in, özellikle çocuğu ile bu kadar sıkı bağ kurduktan sonra onu kaybetmesiyle bambaşka bir kişiye dönüştüğünü akan gözyaşlarından anlayabiliyoruz. William hakkında söylediklerim Hale içinde geçerli. Kalan iki bölüm içerisinde nasıl bir kapanış yapabileceğini fazlasıyla merak ediyorum.

Maeve ve Dolores’in görüşmesi gayet etkileyiciydi. Dolores’in bir adım önde olması biraz canımızı sıksa da Maeve’in bencilliğini yüzüne vurması ve kendisinin tüm hostları kurtarmak adına, daha üst bir plan için savaştığını anlatması anlamlıydı. Hector’un da yok olmasıyla birlikte Maeve yalnız kalmış gibi görünüyor. Lakin Hale, Serac’ın adamlarından kaçarken üç tane host’un yaratıldığını gördük. Bunlardan biri Maeve, Biri Hector iken bir kişi daha vardı. Hale’ın, Hector’un çekirdek kodunu yok ettiğini de düşünürsek acaba diğer host kimin vücuduna sahip? Clementine olabilir. Teddy olabilir. Teddy, Dolores için dikkat dağıtıcı bir unsur olabilir.

Hızlı temposu ile ayak uydurmakta zorlansak da izleyenler için hala güzel detaylar dizide yer alıyor. Umarım Game Of Thrones gibi bir skandala imza atılmadan, dizinin kendi kalitesine yakışır finalini seyredebiliriz.

kategori:
izlenim

ilgili