Westworld 3. Sezon Finali: Biraz Eksik, Biraz Tuhaf

Dizinin üç sezonu arasında en vasatını mı izledik?

Westworld’ün üçüncü sezonun sonuna geldik. Sezon finalinin incelemesine geçmeden önce sezonu tamamen bir değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Alıştığımız, bildiğimiz ilk iki sezondaki Westworld’den farklı bir sezon ile karşılaştık. Şairane, felsefi bir düzleme oturtulmuş, varoluşsal problemlere değinen bir diziden, üçüncü sezonda aksiyon dizisine dönüşen bir sezonu geride bıraktık. Bu diziyi bize sevdiren birçok özelliğinden arınmış olarak karşımıza çıkan üçüncü sezon, bana göre dizinin en vasat sezonuydu. Bu vasatlık Westworld içerisinde ele alınabilecek bir vasatlık. Başka dizilere kıyasla hala çok daha kaliteli ve başarılı. Lakin dizi ilk iki sezondaki performansıyla çıtayı öyle bir noktaya koydu ki, bu sezon hem biraz eksik hem de biraz tuhaftı.

Tüm sezon boyunca izlediğimiz Bernard ve Stubbs sahneleri, sezon finali ile birlikte anlamsız bir hal aldı. William’ın dönüşümü diziye bir artı katmadı. Hale, kendi başına bir intikam serüveni başlatacak iken, dizi bitti. Bu sezonun 8 bölüm sürmesi ile birlikte daha net bir biçimde gördük ki senaristlerin ellerinde diziyi başka bir noktaya getirebilecek planlar yokmuş. Dünyadaki düzene kendilerini iyi hazırlamadıklarını gördük. Sezon finali ile birlikte gelecek sezonu merak eden kaç kişiyiz? Dolores ile birlikte birçok karakter, gelişimini tamamladı. Biz seyirciler, Maeve’in, William’ın veya Bernard’ın hikayesini merak ediyor muyuz? Bir sezon daha onların hikayesini, o karakterlerin başına geleceklerini seyretmek istiyor muyuz? Açıkçası ben istemiyorum. Kuvvetle muhtemel dördüncü sezonda bu karakterleri daha az göreceğiz. Olaylar Hale ve Caleb üzerinden ilerleyecek. Eğer dördüncü sezonu güzel bir paket halinde sunamazlarsa, çoğu kişi için dizi üçüncü sezon finaliyle birlikte sonlanmış olacak. Tatmin edici bir son mu? Benim için değil.

Genel bir değerlendirmede bulunduğumuza göre sezon finali incelemesine geçebiliriz.

Bölümün ilk yarım saatinde yine fazlaca aksiyon sahneleri gördük. Hatta bazı çatışma sahneleri o kadar Hollywoodvari duruyordu ki izlerken içim sıkıldı. Dolores’e saldırmak için sırasını bekleyenler, anlamsız noktalarda çatışmalar, bize diziyi sevdiren unsurlar bunlar değildi.

Caleb’ın, Dolores’i tekrardan geri getirdiği sahne, yönetmenlik açısından çok başarılıydı. Sahneyi fazlasıyla beğendim. Bu bölümde öğrendik ki Caleb daha önce park’ın askeri eğitimler için ayrılan bölümünde eğitim almış. Park 5’te simulasyon bir ayaklanmada rol alan Caleb’ı, Dolores’in neden seçtiğini daha iyi anlamış olduk.

Dolores, Caleb ve Maeve’in sokaklarda anlamsızca arayış içinde olduğu sahnelerde kaos ortamı güzel dursa da olayların çok dar bir alanda yaşanması da can sıktı. Keşke dünyanın farklı noktalarındaki ayaklanmaları görebilseydik. Sanki sadece orada bir kaos ortamı varmış gibi oldu. Daha geniş bir ayaklanma görseydik daha güzel olabilirdi.

Dolores ve Maeve’in dövüş sahnesinde Dolores’in eline bir kez daha Maeve’i yok etme fırsatı geçti. Lakin Dolores, tekrardan onu yok etmek yerine, tam onu öylece bırakıp gitmeyi seçmişti ki Hale olaylara el attı. Hale büyük bir ihtimalle Delos’a son girişinde aldığı bir veriyle, yedekte tuttuğu bedeninin teknolojisi diğer bedenlerinden daha eski olan Dolores’i durdurmayı başardı.

Bernard’da sonunda kendi döngüsünü tamamladı. Bernard olmasını sağlayan, onun bu şekilde gözükmesinin nedeni olan Arnold’un evine gidip, onun eşiyle tanıştı. Bu sahne Bernard adına fazlaca duygusal öğeler barındırmasına rağmen o sahneler final bölümünde biraz gereksiz kaldı. Bernard’ı merak etmeyi bırakalı çok oldu. Bernard’ın arayış süreci, üçüncü sezon ile birlikte hiç ilgi çekici değil. Bir de o arayış sürecinin tamamlanmasına dizi, biz seyircileri odaklamadı. Bu sezon boyunca bize böyle bir alt tema verilmediğinden o sahneler fazlasıyla yavan kaldı.

Bir de ufak bir detay ama değinmeden edemeyeceğim. Caleb, Solomon sayesinde şifreli kapı ve kilitleri açabilirken, İncite’ın içine girmek için korumadan giriş kartı talep etmesi ve bunun karşılığında onu serbest bırakacağını söylemesi, bana hem saçma hem de tuhaf geldi. Solomon sayesinde zaten şifreli kapıları açabiliyorsun neden böyle bir istekte bulundun ki?

Gelelim dizinin en önemli noktasına. Serac ve Maeve’in ortak amacı olan Cennetin Anahtarına… Dolores’in anılarını silip anahtara ulaşamaya çalışan Serac ve yancısı Maeve, anahtarın Dolores’te olmadığını öğrenince, biz direkt olarak anahtarın Bernard’da olduğunu anladık. Dolores’in bölümlerdir Maeve’i ikna edememesine karşın, iki sahne ile değişim gösteren Maeve’in, hemen Serac’ı ağır yaralaması, hem de Caleb’a yaşamın şifresini verme sahnelerini fazlaca ucuz buldum. Maeve ne zaman ikna oldu da Caleb’a öğüt verecek konuma geldi?

Bu sezon dünyanın yok olmayacağını, bir aksilikler çıkacağını bekliyordum. Fakat benim beklediğimden daha banal bir biçimde olayların gelişti ve durum beni pek tatmin etmedi.

Serac’ın ölümü ve Rehoboam’ın yok olması ile birlikte dünyayı yeniden kurma görevi Caleb’a verildi. Maeve bu süreçte Caleb ile birlikte bir iş birliği mi yapacak yoksa bambaşka bir arayış sürecine mi girecek? Açıkçası pek bir fikrim yok. Dolores’i bir daha göreceğimizi sanmıyorum. Dolores, dizideki serüvenini tamamladı.

William sezon içerisinde, siyahtan – beyaza dönüşmüşken bölümün son sahnesinde yeniden siyah adam olarak karşımıza çıkması da çok tuhaftı. Yine Man In Black olarak karşımıza çıkacaksa neden o dönüşüm sürecini o kadar seyrettik ki? Gerçek William’ın ölüp yerine Host William’ın geçmesi bize ne gibi artılar kazandıracak?

Bernard’ın Cennetin Anahtarını kullanmasıyla, bilincini kaybetmesinin nedenini anlayamadım. Bizlere Bernard’ın ne gördüğü gösterilmedi. Cennet diye adlandırılan bölgeye bakınca sistemi kapandı. Umarım dördüncü sezon adına değerli bir şeydir. Bölümün son sahnesinde Bernard tekrar kendine geldi. Aradan uzun bir zaman geçtiğini de görebiliyoruz.

Hale’in onlarca Hostu hayata döndürdüğünü gördük. Tanıdığımız, bildiğimiz karakterler elbette olacaktır. Umarım güzel bir senaryo ile birlikte Caleb’ın dünyayı yeniden kurma çabasını seyrederiz. Dizinin dördüncü sezonu 2022’den önce gelmez. Belki 2023’e bile sarkabilir. Umarım bu sezondan daha iyi bir sezon ile karşılaşırız.

Dördüncü sezon incelemelerinde görüşmek ümidiyle.

kategori:
izlenim

ilgili