Yetersiz Bir Yeniden Çevrim: RoboCop

1987’de Paul Verhoeven tarafından çekilen Robocop bir bilimkurgu-polisiye olarak tanımlanabilirdi. O dönem Robocop’u böylesine dikkat çekici yapan şeylerden ilki yaratılan karakterin insanla makine arasına sıkışmış hayatını böyle devam ettirmek...

1987’de Paul Verhoeven tarafından çekilen Robocop bir bilimkurgu-polisiye olarak tanımlanabilirdi. O dönem Robocop’u böylesine dikkat çekici yapan şeylerden ilki yaratılan karakterin insanla makine arasına sıkışmış hayatını böyle devam ettirmek zorunda bırakılan bir kimse olmasıydı.

Robocop 1987

RoboCop (1987)

Çavuş Murphy uğradığı bir saldırı sonucu bedeninden geride kalanlarla yaşayamayacakken bir grup bilimadamı Murphy üzerinden büyük paralara kazanmak amacıyla ondan bir cyberg yaratmışlardı. Aslında filmin kahramanının bu yarı makine yarı insan durumu o zaman bile film için o kadar da özgün bir hikaye sayılmayabilirdi çünkü o zamana kadar yarı insan yarı makine karakterlerin anlatıldığı başka filmler de vardı. Robocop’u farklı kılan elbette sadece onun maceralarında sergilediği aksiyon değildi. Murphy’nin insan yanının bağımlı kılındığı makine yanına uyum sağlama sürecinin başarılı bir şekilde anlatılabilmesiydi. Yani biz beyazperdede sadece attığını her durumda on ikiden vuran sıra dışı bir polis değil ondan çak daha fazlasını; kafası hayli karışık, kendisine sağlanan tüm teknoljik güce rağmen çoğu zaman çaresiz hisseden ve ailesinde uzak, onlara ulaşma konusunda çaresiz birini görüyorduk ki bu da Robocop’u bize çok daha tanıdık çok daha insani gösteriyordu.

Robocop’u tüm bu saydıklarımın dışında dikkate değer kılan bir başka şeyse yarattığı gelecekle ilgili öngörüleriydi. Bu yanıyla 1987’de çekilen Robocop’un politik taşlamaları oldukça anlamlıydı çünkü. Bu öngörüler bugünün dünyasına dair önemli göndermeler içeriyordu ve bu yanıyla filmi o güne kadar çekilen türdeşlerinden ayrılıyordu. Liberalizmin giderek daha da vahşileştiği, kamusal alana hepten hâkim olduğu devlet kurumlarının tamamının özel şirketler tarafından yönetildiği bir gelecekti Robocop’ta anlatılan. Öyle ki şehirlerin emniyet teşkilatları bile özel güvenlik şirketlerinin kontrolündeydi. Bu şirketler halkın güvenliğinden çok devlete satmaya çalıştıkları silahların kârları ya da zararları üzerinden kurulan bir zihniyetle yönetiliyordu. Dahası sokaklarda ileri teknolojiyle üretilmiş uyuşturucuyu pazarlamaya çalışan bir dünya karanlık adam ve bu adamların başında oldukları şebekeler de bu şirketlerle ilişki içindeydiler. Geleceğin dünyasına dair oluşturulan bu tasavvur karanlık bir pelikülle birleşince bu karamsar dünyayı tamamlayan bir bütünlük oluşuyordu.

Böylesi bir dünyada kâr beklentisiyle üretilmiş olan Robocop makine yanıyla üstün bir polis olarak belirse de onun insani yanı birçok kişinin hoşuna gitmeyecek biçimde doğruluğu ve adaleti savunuyor, böylelikle Çvuş Murphy işlere taş koyuyor, her zaman olduğu gibi sistem yine kendi silahıyla vuruluyor, ortalık karışıyor, hesaplar değişiyor, ortaya çıkan aksiyonsa işin tuzu biberi oluyordu. 1987’deki ilk çevrim Robocop günün gerçekleriyle bağını koparmayıp sistemi eleştiren üslubuyla ayakları yere basan, insan olmakla makine kalmak arasına sıkışmış kahramanıyla, bilim kurgu yanını oldukça başarılı besleyen yarattığı karanlık atmosferle türünün kıvamını oldukça yoğunlaştıran başarılı bir yapımdı.

robocop 2014

RoboCop (2014)

Ne ki 2014 yapımı olan Robocop bir önceki çevriminin kendisine epey hazır bir malzeme bırakmasına rağmen neredeyse tüm bu malzemeyi elinin tersiyle bir kenara itiyor. Dahası görmezden gediği ilk filmin duruşunun ya da bakışını çeşitlemek veya farklı bir sinema dili geliştirmek gibi bir kaygı da taşımıyor. Robocop’un yeni çevriminde, hikâyenin bütünlüğünü gayet başarılı bir şekilde tamamlayan,besleyen karanlık şehir atmosferi tamamen es geçilmiş. Filmde dış mekân çekimleri dikkati çekecek şekilde kısıtlı tutulmuş. Bu nedenle Robocop’un hikâyesinde bahsettiği geleceğin tam olarak neye benzediğini kestirmekte oldukça zorlanıyoruz. Dahası artık devletlerin politikalarını açıktan açığa belirleyen şirketlerin karanlık ilişkileri, satın aldıkları ya da almaya çalıştıkları politikacılar ya da bürokratlar yeterince vurgulanamıyor. Sonra şehrin karanlık arka sokaklarında fink atan torbacılar, insanlara pazarlanan bin bir türlü uyuşturucunun yarattığı piyasanın devlet ve özel şirketlerle olan ilişkisindense hiç bahsedilmiyor.

Tüm bu bahsettiğim ve filmin ana hikayesini besleyen öğeler görmezden gelinince de senaryo epey güdükleşiyor. Bunların dışında Robocop sadece bir komploya kurban gitmiş polisin mucizevi bir teknolojiyle hayata yeniden döndürüldükten sonra karışan kafası, ailesine karşı duyduğu sevginin makineleşmiş zihninde bu bir belirip bir kayboluşu, makine yanı ile insani yanı arasındaki gidiş gelişleri ve bütün bu kafa karışıklığı içinde kendisini bu hale getiren kişilerin peşine düşüşünü anlatıyor. Tüm bunlar anlatılırken de olay hem Murphy hem de seyirci için son derece kişiselleştirilmiş oluyor.

Yeni Robocop sinemanın gelişmiş dijital oyuncakları sayesinde daha bir albenili görünse de ilk çevrimi kadar yetkin ve eleştirel değil. Ortaya da çıka çıka vasatın altında, güya eğlencelik bir yapım çıkıyor ki bu yeniden çevrim 1987’de çekilen ilk filmin politik duruşuna fena halde ihanet ediyor. Dahası bu duruşun yerine yeni ve dikkate değer bir şey de koyamıyor.

kategori:
izlenim

ilgili