Anarşistin Karısı: İç Savaş Günlerinde Aşk


mujer-1.jpg

Katalunya özerk yönetiminin bölgede boğa güreşlerini yasaklamasıyla, İspanya’nın siyasi yapısı yine gündeme geldi. İberya’da olup biteni yakından takip etmeye çalışan birisi olarak, çevremden gelen “Ne ayak lan bunlar?” tarzı sorular çoğaldığında, İspanya’da yine uluslararası basının ilgisini çeken bir şeyler olduğunu anlıyorum! ‘Boğa’ vakası da bu tür bir olay…

Zapatero’nun “Karara saygı duymalıyız”, “Lütfen politize etmeyelim” tarzı cümleler söylerken yüzünde beliren ağlamaklı ifade, zaten kararın ‘tamamen siyasî’ olduğunun, kanıtıydı. Amaç Madrid’i kızdırmak, tabiri caizse ‘çatlatmak’tı. Ve gelişmeler, bazı açılardan bu hedefe ulaşıldığını da gösterdi. Katalunya zaten öyle çok boğa güreşi yapılan bir yer değil. Sessiz sedasız biraz daha azaltılsa kimsenin ruhu bile duymazdı, çünkü bölgenin boğalardan beslenen bir turizmi yok. (Sayı vermek gerekirse geçen yıl Madrid’de 300 küsur, Barcelona’da sadece 16 boğa güreşi yapılmış.) Ama “Demokrasiye geçişten beri İspanyol kültürüne yapılan en ciddi saldırı” söz konusu!  

Birkaç yıl önce bir arkadaşıma Katalunya’dan yazdığım bir mektupta “Bunlar (Katalunya olarak) bizden önce Avrupa Birliği’ne girerler.” demiştim. Bu görüşümde değişiklik yok. Ama boğalarla ve katalanlarla ilgili olarak sözü daha fazla uzatmayayım zira amacım 2.500 km uzakta yaşanan bir siyasî süreç hakkında ahkâm kesmek değil, konunun tartışıldığı şu günlerde ‘sıkılmadan’ izlenebilecek bir filmi naçizane birkaç paragrafla anlatmak… 

(Tabii boğa deyince asıl filmin Almodóvar’ın 1986’da çektiği, Assumpta Serna ve Antonio Banderas’lı ‘Matador’ olduğunu; onu ‘eskimeyen film’ olarak ayrıca bir yazı konusu yapmak gerektiğini söylemeliyim.)

mujer-3.jpg

La Mujer del Anarquista (Anarşistin Karısı), 2008 Alman-İspanyol-Fransız ortak yapımı bir “İspanya İç Savaşı” filmi… Marie Noelle ve Peter Sehr’in yönettiği filmde hikâye 1937’de Madrid’de başlıyor. General Franco liderliğindeki darbeyle demokratik İspanya Hükümeti’nin yıkılmasının ardından, Franco’cuların cepheleri birer birer ele geçirerek Madrid’e doğru ilerlediği günlerde…

‘Anarşist’ Justo (Juan Diego Botto) cumhuriyetçilere moral aşılamak amacıyla radyoda “No Pasarán”lı propaganda konuşmaları yapan bir zat-ı muhterem… Savaşın gidişatı, Justo’yu bir süre sonra karısı Manuela’yı (María Valverde) kızları Paloma ve karnındaki oğluyla baş başa bırakıp Madrid’den ayrılmaya itiyor. Ardından geçen yıllarda İç Savaş sona eriyor, tüm Avrupa 2. Dünya Savaşı’na sürükleniyor ve bu esnada Manuela’nın kayıp Justo’yu bulma çabaları sürüyor.

Aile yeniden bir araya gelme şansı yakalıyor ama yaşadığı ‘Toplama Kampı’ deneyiminin ardından Justo artık eski Justo değil…

Filmin, İspanya İç Savaşı’na ‘tarafsız’ bir gözle bakmaya çalıştığını görüyoruz. “Hiçbir savaşta gaddarlık tek taraflı değildir” mesajı vermeye, acımasızlığı dengeli dağıtmaya çalışmışlar. Aralara serpiştirilen döneme ait ‘gerçek’ görüntüler de filme ayrı bir hava, inandırıcı bir kaos atmosferi katmış. Ama tüm bunlar bir belgeselle karşılaşacağınızı düşündürmesin. Sonuçta bu film, savaş nedeniyle dağılan bir ailenin dramını anlatan bir ‘aşk’ filmi ve savaş sadece arka planda sürüp gidiyor.

mariaundpaloma_laufen_.jpg

Hanımefendi sinemaseverlerin sadece isminden dolayı bile filme önyargıyla yaklaşma ihtimali ve hakkı var. Öyle ya anarşist niye ‘anarşist’ de karısı sadece ‘karısı’, değil mi?

Bir de Justo’nun avurtları çökerken Manuela’nın çektiği onca acıya rağmen yıllar boyunca “Melissa P.’deki haliyle” kalmasını biraz tuhaf bulduğumu belirteyim ve birkaç ‘trivia’yla da bitireyim:

-Filmde Paloma’yı dört farklı oyuncu canlandırıyor. (14–18 yaşları arasındaki halini, Pan’ın Labirenti’nin Ofelia’sı Ivana Baquero oynuyor.)

-Anarşistin Karısı, 2008 Bernhard Wicki Film Ödülleri’nde En İyi Yönetmen, 2010 Gaudí Ödülleri’nde En İyi Kostüm dallarında ödüle layık görüldü.

-Film, geçen yıl Ankara’da 12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde de gösterildi.

-İspanya İç Savaşı, 1936–1939 yılları arasında 200.000 ilâ 500.000 kişinin hayatına mal oldu.


Leave a Reply