Author: Burak Ata

  • The Last Airbender: Son Hayal Kırıklığı mı?

    Görünen o ki, 6. His filminin – gereksiz yere – erken ünlenen yönetmeni M. Night Shyamalan yine yapacağını yaptı ve bir başka büyük projeyi daha berbat etti. Sözünü ettiğimiz proje Nickelodeon’da beklenenin üzerinde ilgi çeken çizgidizi Avatar’ın beyazperde uyarlaması olan Son Hava Bükücü (The Last Airbender). Filmin ABD’de vizyona girmesi ile ağır eleştirilmesi bir oldu. […]

  • Angels & Demons: Dan Brown’ın Şeytanları

    2003 yılında yayımlanan “Da Vinci Şifresi” isimli sansasyonel macera kitabı uzun bir süre gündemde kalmıştı. Macera severlere vaat ettiği gizemli kurgusu, hristiyanlığın bilinmeyen yüzünü anlatma iddiası ortalığı karıştırmıştı. Bu “bestseller”’ın yarattığı momentum yazarının önceki kitaplarının da satışını etkileyerek birçok dile “Da Vinci Şifresi’nin yazarından” notu ile çevrilmelerini sağlamıştı. Dijital Kale, yazarın deplasmanda yazdığı bir kitaptı, […]

  • Bilet Fiyatları ve Bıktıran Reklam Süreleri

    Sinemada film izleme adabının artık yer ile yeksan olduğunu dile getirdiğimiz yazımızda başka bir konu hakkında da yazacağımıza söz vermiştik; sinema bilet fiyatları. Özellikle büyük şehirlerdeki sinema bilet fiyatları son zamanlarda oldukça yüksek rakamlara ulaştı. Geçmişte haftasonu harçlığının bir kısmı ile bir ortaokul öğrencisi rahatlıkla sinemaya gidebilirken şu anda çalışan çiftler bile “bu filmi sinemada […]

  • Daha da Sinemaya Gelmem

    Seksenli yılların başında doğduğum için Türkiye’de sinema ile televizyon kültürünün ilk kesiştiği dönemlere şahit olabilmiş bir neslin üyesiyim. O dönemlerde bu iki kavram henüz birbirine karışmamıştı ama ilişkiye girmeye başlamışlardı. Örneğin televizyonda bir film yayınlanacağı zaman “Televizyonda Sinema” adı altında yayınlanırdı. Film izlenmeye değer bulunduysa, başlama saati öncesi mısır patlatılır -ya da duruma göre çay […]

  • Ben X (2007)

    Ben, kendi hayal dünyasında yaşayan, çevrimiçi rol yapma oyunu bağımlısı otistik bir çocuktur. “Özel” olduğu için günlük hayatın değişken kurallarına bir türlü uyum sağlayamamakta; ancak çevrimiçi RYO oynarken kendisini ifade edebilmektedir. Ailesinin normal okula devam etmesi konusunda ısrarları sayesinde hayatının her anında, etrafındaki çocukların eşek şakalarına maruz kalmaktadır. Sanal ortamda tanıştığı bir arkadaş sayesinde tam […]

  • Eskilerden: The Lost Room

    Lost Room, ecnebilerin “mini-series” dedikleri tipte bir dizi; Türkçe karşılığı kısadizi olabilir. Üç-beş bölümden oluşan, başrol oyuncusu esas oğlan ölüp geri dirilmeden, on beş ayrı adadan, ceza evinden kaçmadan (Michael Scofield yeni sezonda -sırasıyla- Eskişehir yarı-açık ceza evinden ve İmralı’dan kaçacakmış), dizideki tüm kadınlar ile yatmadan sona eren dizi tipidir bunlar -ki tarafımızca sevilirler. Senaryoları […]

  • Vicky Cristina Barcelona

    Barselona’ya gittiniz mi? Ben gitmedim ancak bu filmi izledikten sonra bir yolunu bulup bir kaç günlüğüne de olsa gitmek istiyorum. İspanya’yı tanıtmak için bir reklam filmi çekilse bu kadar etkili olur muydu bilemiyorum! Gezi yazısı tadında başladığımız yazımızın asıl konusuna geri dönelim. Kuralcı Vicky (Rebecca Hall) ile özgürlükçü Cristina (Scarlett Johansson) uzun süredir çok iyi […]

  • Mononoke Hime

    Varoluşun başlangıcından beri süregelen insan-doğa çatışması, tarafların yapısı itibariyle tam bir kısır döngüdür. Sürekli arayış içerisindeki “meraklı” insanoğlu ile statükosunu korumaya düşkün “doğa” hiçbir zaman tam olarak uzlaşamamışlardır. İnsanoğlu doğada hoşuna gidenleri saklayıp -belki de kendine ayırıp- geri kalanını keyfî ihtiyaçları için harcamakta hiçbir sakınca görmezken, doğa düzenini bozan varlıklara felaketler göndermek konusunda çekingen davranmamıştır. […]