Author: Simge Üngör

  • You Don’t Know Jack: Kevorkian’ın Günlüğü

    “Ölümcül hastalığı olup da onuruyla ölümü seçenlere danışmanlık yapılır.” Dr. Jack Kevorkian 1987 yılında Michigan’daki yerel bir gazeteye bu ilanı verdi. Takip eden yıllarda 130 kişi Kevorkian’ın bu hizmetinden yararlanacaktı… HBO’nun “tele-sinema” olarak adlandırabileceğimiz TV’de gösterilmek için çekilen You Don’t Know Jack isimli film galası geçtiğimiz ay içinde izleyicilerle buluştu. Kevorkian filmin galasında, kendisini canlandıran Al […]

  • Nowhere Boy: Lennon’ın Anneleri…

    John Lennon’ın gençlik çağının anlatıldığı filmi festival kapsamında izlemiştim. Baktım ki sevdiğim müzik gruplarıyla ilgili filmler fazlalaşıyor bahsetmeden geçmeyelim, bir diğerinden de haber vereyim istedim. Nowhere Boy’u izlerken en başta Beatles dönemine girmeyen bir John Lennon filmi nasıl olur dedim kendi kendime, meğer bu bir Lennon’u anlama, hangi şarkıyı kime yazdığına ayma filmi-imiş. Filmin başarısı […]

  • Gainsbourg, Vie Heroique!

    İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma Bölümü’nde gösterilen Gainsbourg, fransız şarkıcı Serge Gainsbourg’un nazi işgalindeki Paris’te geçen çocukluğundan ölümüne kadar olan hareketli yaşam öyküsünü konu alıyor. Filmde, hayatı boyunca protesto edilen, yasaklanan, skandallara karışan marjinal söz yazarıyla, ressam olmak isteyen çok bilmiş bir veletken tanışıyoruz ve koca burunlu bir ikona evrilene kadar olan tüm hayatına şahit […]

  • Triage: Yalnız Ölüler Savaşın Sonunu Gördüler

    Triage, Danis Tanovic yönetmenliğini yaptığı, Scott Anderson’un aynı adlı romanından uyarlanan, 2009 yapımı, türk seyircisinin gözünden kaçmış (seyredenler nedenini anlayacaktır) ortalama bir film. Tanovic’in bundan önce hatırladığım tek filmi de, 2002 de 11 Eylül olaylarına dair, 11 dakikalık kısa filmlerden Bosna Hersek etiketli olanıydı. Mark Walsh (Colin Farrell), genç bir savaş fotoğrafçısı. Görevi nedeni ile […]

  • Un Prophète: Audiard’ın Peygamberi

    Bu senenin “En iyi yabancı film” Oscar adaylarından Un Prophète (Yeraltı Peygamberi), ödülü kaptırsa da akıllarda uzun süre kalacak bir film. 2005’de Jacques Audiard’ın, “De battre mon coeur s’est arrêté” (Kalbim Bir An Durdu) isimli filminde “Konser piyanisti olmaya karar veren suçluyu” izlediğimden beri bu yönetmenden şiddet seviyesi yükseltilmiş bir film bekliyordum. Eh, film 5 […]