Author: Yıldıray Kibar

  • Manchester by the Sea: Dingin Bir Yüreksökümü

    Manchester by the Sea: Dingin Bir Yüreksökümü

    Yıldıray Kibar, Kenneth Lonnergan’ın yönettiği yılın en iyi filmlerinden Manchester by the Sea’yi yazdı.

  • Aşırı Kişisel 90’lar Bağımsız Sineması – Part 1

    Aşırı Kişisel 90’lar Bağımsız Sineması  – Part 1

    Yıldıray Kibar, 90’lar Bağımsız Sineması’ndan bir seçkiyi, kendi kişisel sinema yolculuğuyla da birleştirerek dikkatlerinize sundu.

  • Fight Club: Beyaz Yakalının Şizofrenik İhtilali

    Yıldıray Kibar, David Fincher’ın sinema tarihine önemli armağanlarından biri olarak görebileceğimiz Fight Club’ı yazdı.

  • Bakınız Öneriyor: Breaking the Waves (1996)

    Bakınız Öneriyor: Breaking the Waves (1996)

    Lars Von Trier’in alamet-i farikası olduğu için izlenmeli. Gerçekçi ve sarsıcı olduğu için; Emily Watson’un sinemaya merhaba derken gösterdiği eşsiz performans için izlenmeli. “Allahım ona bir şey olmasın bana olsun” diye içinizden geçireceğiniz her an için izlenmeli. Breaking the Waves aşırı sarsıcı bir dram. Bir hışımda gelip geçen Dogma kurallarını harfiyen uyguladığı için bir o […]

  • Bakınız Öneriyor: In the Mood for Love (2000)

    Bakınız Öneriyor: In the Mood for Love (2000)

    Wong Kar Wai’nin eşsiz vizöründen aşkın melankolisine tanık olmak için izlenmeli. Su Li Zhen’in çiçeklerle bezeli kırgın tabiatı için. Mr Chow’un sigarasına sığdırdığı hüzünlü dünyası için. Cristopher Doyle’un pastel renkli Hong Kong’u için. Birbirine dokunmaya bile kıyamayan iki aşığın hayal kırıklıkları içinde birbirini kaybetmesi insanda hüzünlü bir etki bırakıyor. Filmin müzikleri bu hissi öylesine dolduruyor […]

  • Bir Sinefilin İtiraf Listesi – İzlenemeyenler 2013

    Bir Sinefilin İtiraf Listesi – İzlenemeyenler 2013

    Yıldıray Kibar, her yerde 2013 listelerinin yayınlandığı şu günlerde farklı bir yol seçerek, izleyemediklerini yazdı.

  • The Company You Keep: Geçmişle Yüzleşme Çabaları

    The Company You Keep: Geçmişle Yüzleşme Çabaları

    Yıldıray Kibar, Robert Redford’un bu hafta vizyona giren filmi The Company You Keep’i değerlendirdi.

  • Kosmos: İnsan-üstünün İzinde

    Kosmos: İnsan-üstünün İzinde

    Yıldıray Kibar, Kosmos’u ayrıntılı bir şekilde ele aldı.

  • Jodaeiye Nader az Simin: Dostoyevskiyan Bir Ayrılık

    Jodaeiye Nader az Simin: Dostoyevskiyan Bir Ayrılık

    Yıldıray Kibar, geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden Jodaeiye Nader az Simin’i yazdı.

  • Karanlık Kahramanın Yolculuğu Bitti

    Karanlık Kahramanın Yolculuğu Bitti

    Yıldıray Kibar, Christopher Nolan’ın Batman üçlemesini derinlemesine bir analizle ele aldı.

  • Suits veya Takım Elbiseli Hukuk Oyunları

    Suits veya Takım Elbiseli Hukuk Oyunları

    Kısa olsun, akıcı olsun, kafa ütülemesin, hukuk olsun, stil olsun, mizah olsun, dahi karakter olsun diyorsanız buyurunuz ikinci sezonu devam etmekte olan Suits’e.

  • Hwanghae: Kuzey Kore’den Bir Kuduz Filmi

    Hwanghae: Kuzey Kore’den Bir Kuduz Filmi

    Yıldıray Kibar, Chugyeogja (2008) filmiyle tanıştığımız yönetmen Na Hong-jin’in ikinci filmi Hwanghae’yi (Sarı Deniz) yazdı.

  • In the Mood For Love: Aşkın Sabiti

    In the Mood For Love: Aşkın Sabiti

    Zaman hızla geçiyor, algılar ve alışkanlıklar değişiyor. Oysa bazı filmler sabit kalıyor. Bana göre bunlardan biri de Wong Kar Wai’nin aşk şiiri In The Mood For Love.

  • Eternity And A Day: Sonsuzluk, Zaman, Hayat

    Eternity And A Day: Sonsuzluk, Zaman, Hayat

    Theo Angelopoulos’un ölüm tarihinde yaşamı sonsuza çevirdiği güzel filminin kendi adıma anlamlı bir zamana gelmesinden ötürü iki kelamını etmek istiyorum. Yakın zamanda kendi kendime sormuştum: Yarın ne kadar sürer? Oysa cevabını biliyordum, çünkü çok önceleri izlemiştim. Angelopoulos birçok nedenden sinema tarihine usta olarak geçmiş bir yönetmen. Ben onu ilk kez Sonsuzluk ve Bir Gün sayesinde […]

  • Drive: Gerçek Bir Kahraman

    Drive:  Gerçek Bir Kahraman

    80ler ne kadar kötüydü diye söylenip dururken Nicolas Refn gibi adamlar gelir önünüze tokat gibi bir iş koyar ve afallarsınız. Danimarkalı yönetmen kökenlerinden gelen soğukluğu 80lerin pastel ikonası üzerine o kadar güzel bir şekilde işlemiş ki görsel, işitsel ve duygusal olarak uzun ve güzel bir klip izliyor gibi hissediyorsunuz. Kahramanımız yani sürücümüz tam anlamıyla varoluşçu […]

  • My Name is Joe: Kendini Tanıtmak Zorunda Kalanlar

    “Ahh kusura bakma n’olursun, ama biliyorsun ben senin cici bici, düzenli, şıkır dünyanda yaşamıyorum. Senin de bildiğin gibi, kimileri polise gider, kimileri kredi almak için bankaya, kimileri de evini toplayıp siktir olur gider buradan. Kimilerinin seçme şansı yoktur. Benim hiç şansım olmadı” Gerçekler acıdır; bu kadar net. Çoğu sinemacı için film yapmak, insanların hayatın gerçeklerinden […]

  • Bakınız 2010 Yıllığı: Yıldıray Kibar

    Tamamı aynı yılın yapımı olmasa da 2010 yılı içerisine izlediğim filmlere ana başlıklarla birkaç kelam etmek isterim. Un Prophete: Hıristiyan tarihinden beslenen tonla film izledikten sonra, İslam tarihini böylesine güçlü kullanan, beslenen bir filmle karşılaşmak güzel bir sürprizdi. Ana karakterin güçlü olduğu kadar tutarlı ve sağlam yazılmış olması ve filmdeki kader ve vicdan temasının anlatımı […]

  • Paris, Texas (1984) veya Gerçeği Kaybetmek

    Sona ermemiş/yarım kalmış bazı hikayelerin nerede ve nasıl bittiğini tahmin etmekte zorlandığımız zamanlar olur. Hikayeyi anlatmayı/yaşamayı sürdürürken aslında neresinde olduğumuzun farkında olamayız bir türlü. Uzattıkça kabak tadı veren ve kendi biçiminden kopup giden bir biçime dönüşür tema. Wim Wenders, Paris, Teksas’ta; bir biçimde bitmemiş bir hikayeye son bulmaya çalışır. Gerçeği aramaya çıkar. Bunu yolculuk mitosu […]

  • Gregory House vs. Dr. Cal Lightman

    İşinde en tepede sıra dışı dahi adam Adamın kişisel sorunları ve geçmişi ile ilgili gizemleri had safhada Her biri farklı yetenek ve karakter özellikleri ile bütünleşmiş bir takıma sahip Mottosu “Everbody Lies”House Md ve Lie To Me’de mesele tanrıyı oynamak. Başka bir açıdan bakmak gerekirse, tanrının insanı oynaması. Dizi izlemek her zaman sevildi, sevilecek. Günümüzde […]

  • Wong Kar Wai’den The Grand Master

    My master Wong Kar Wai, dövüş sanatının önemli figürlerinden Ip Man’in hayatını anlattığı filmiyle yakında ortaya çıkacak. Uzun süredir Lady from Shangay projesi ne olacak diye beklerken karşımıza otobiyografik bir aksiyon filmi ile çıktı. Aksiyon kelimesi Hong Kong’lu üstat için ne kadar doğru kullanılabilir emin değilim. Filmi görmeden karar vermek zor. Ashes of Time’ın biçimi […]