Benny’s Video: Benny’nin Olayı

Yazarımız Turgay Kaplan, Michael Haneke'nin ustalık filmlerinden "Benny's Video"yu derinlemesine inceledi....

Benny’s Video, Benny’nin önceden çektiği bir VHS videoyla açılış yapıyor. Birazdan videonun içindekilere değineceğim; fakat öncesinde şunu belirtmek gerekir ki, film boyunca Benny’nin kamerasının, televizyonunun ve video kasetlerinin işlevleri son derece önemli olsa da günümüz sinemasında bir alt tür haline gelen buluntu film (found footage) taktiğinin amaçlarıyla bunların kullanılma amacının uzaktan yakından alakası yok; hatta tam karşı cepheye mevzilendirilmişler diyebiliriz. Genelde, video formatındaki görüntülerin belgesel tekniği ve rahatlığıyla sunulması hikayeyi inandırıcı, kişileri de ikna edici kılıp seyircinin olayı içselleştirebilmesini ve aynı heyecanı duyumsayabilmesini sağlamak içindir. Filmimizin ise böyle bir derdi yok; aksine filmde mevzubahis nesneler ve görüntüler gerçeği etkisizleştirip sıradanlaştırmak ve en nihayetinde de Benny’nin nezdinde gerçeğe karşı duyarsızlaşmaya sebep olmak için var. Daha da kuramsallaştırarak söylersek, bunlara Jean Baudrillard’ın ‘simülasyon’ kuramı çerçevesinde gerçeği simülize eden araçlar da diyebiliriz.

Benzeri bir duruma Funny Games’deki bir sahnede de yoğun bir biçimde rastlarız: İki genç(gençlerden biri Arno Frisch’dir, hem ergenliğin başındaki Benny ile hem de beş yıl sonraki haliyle keskin zekaya sahip görüntüsünün altında yatan karanlığı sergilemeyi ustalıkla başarır), bir aileyi tutsak alır ve onlara türlü türlü işkence eder. Evin hanımı bir boşluktan yararlanır ve tüfeği kaptığı gibi gençlerden birine ateş eder; diğerine de ateş etmeye fırsat bulamadan diğeri tüfeği kapar ve telaşla bir şey aramaya koyulur. Aradığı şey televizyonun kumandasıdır ve bir düğmeye basmasıyla izlediğimiz film geri sarmaya başlar; ta ki kadının tüfeği kapmadan önceki ana kadar ve orda durur. Film devam ettiğinde kadın bu kez tüfeği almayı başaramaz. Burada da gerçek kurmacaya hapsedilerek etkisi alınmış, etkisiz gerçeğe maruz bırakılan milyonların (milyarlar mı demeliydim) durumuna da eleştirel bir ayna tutulmuştur. Biraz fazla iddialı olabilir ancak yine de şunu söylemek istiyorum: Funny Games’deki bu kısa sahne ve Benny’s Video’nun tamamı çağımızın hastalığının adeta prototipleridir. Neyse, tespitleri havada bırakmamak için şimdi filmi didikleyelim.

Ergenlik dönemindeki Benny, içine kapanık biridir. Sert müzikler dinler, B-tipi filmler seyreder. Bir gün düzenli olarak video kiraladığı dükkanda kendi yaşlarında bir kız ile tanışır ve onu evine davet eder(Benny’nin ailesi hafta sonunu çiftlikte geçirmektedir). Kıza izlettiği videodan sonra kızı hayvan tabancasıyla öldürür. Ailesi geldikten birkaç gün sonra da işlediği cinayeti ailesine anlatır. Babası cesedi yok ederken Benny ve annesi de Mısır’a tatile giderler. Dönüşte Benny, polise giderek suçunu itiraf eder.

Şimdi, Benny durup dururken neden o kızı öldürüyor, onu katil yapan sebep(ler) nedir? Ayrıntılara girmeden önce genel olarak şunu söylemeliyim ki Benny’i ‘olayı’na götüren başat sebep olarak onun ölüm ve öldürme gibi gerçekleri algılamada yaşadığı problemi gösterebiliriz. Probleme neden olanlar da gerçeğin(in) yerine koyulanlar…

Benny kendi kaydettiği, ailesinin çiftliğindeki bir domuzun hayvan tabancası ile öldürülme videosunu kıza izlettikten sonra, kız ona bundan etkilenip etkilenmediğini sorar; o da etkilenmediğini, çünkü onun önemsiz bir yaratık olduğunu söyler. Aynı şekilde Benny, kızı da önemsiz görmekte ve kendine karşı duyduğu değersizlik hissini kıza yansıtmaktadır. Babasının bir yerde söylediği gibi kendini yok etmek için verdiği uğraşların sonuncusunu kendi yerine kızı koyarak gerçekleştirmiştir.

Benny’nin metrodaki adam-köpek ve polis taklidi yaptığı kısım da ilgiye değerdir. İzlediğimiz eğer bir Michael Haneke filmi ise taklitlerin muhakkak bir varlık sebebi vardır. Benny’i sarıp sarmalayan ‘şey’i biraz daha görünür kılmaktır. Videodan tv kanalına geçişlerde ekranda haberler belirir. Haberlerde de Bosnalı sivillere yapılan saldırılar, ırkçılık, göçmenler…  konu edilmektedir. Nasıl ki tv ekranı olayları yansıtırken doğası gereği etkinin de azalmasına neden olup gerçeğin silik bir temsiline dönüşüyorsa Benny de yaptığı taklitlerle ezberi tekrar eder. Benzeri bir ayrıntıya yine rastlarız: perdeleri her daim kapalı odasında bir kamera aralıksız biçimde sokağın görüntüsünü odasındaki ekrana taşımaktadır. Kız ekrandaki görüntüyü sorduğunda verdiği cevap ‘’manzara’’ olur. Açıkça görülmektedir ki kamera onun için, tıpkı kitle iletişim araçlarının yaptığı gibi yerine kurgu koyacağı dış dünyanın dönüştürücüsüdür.

Cinayetin aleti hayvan tabancasının görünümü bir ev aletini ya da alet-edevat takımının bir üyesini andırır. Zararsız gibidir, ürkütücü hiç değildir; kullanımı da kolaydır. Hiç uzatmadan söyleyeyim, görünümü ve pratikliğinden dolayı bildiğimiz öldürücü silahların yerini alan sinsi bir silahtır ve Benny’nin, cinayeti gerçekleştirebilmesinde en önemli etkenlerden biri olmuştur.

Benny’e ailesi ve okulu çerçevesinde baktığımızda da işlevini yitirmiş kurumlar görürüz. Hayat boşluğu affetmediğinden o da bunların yerine başka şeyleri koyar. Sözgelimi, artık bir işkadını olan ablasının verdiği bir partide gördüğü para kazanma sistemini okulda arkadaşlarıyla uygulamaya koyulur vs.

Olanları unutabilmesi için götürüldüğü yerin Mısır olması ilginçtir. Filmde, ailesinin bilinçli bir tercihi olarak lanse edilmemiş fakat yine de olanlardan sonra böyle bir tercihin içgüdüsel olması kaçınılmazdır. Çünkü batıdaki herhangi bir yer doğuya göre çok daha fazla simülize edilmiş gerçeklerle doludur. Zaten tezatı iyice görebilmemiz için Benny’nin kamerasından bol bol Mısır manzaraları izleriz.

Babası soruyor:

-niçin yaptın bunu?
-bilmiyorum, sanırım nasıl olduğunu görmek istedim.
-nasıldı?
-…

Polis soruyor:

-peki şimdi niçin konuşuyorsun?
-işte…

kategori:
izlenim