Cannes 2010: Route Irish


route-irish-1.jpg

YÖNETMEN: Ken Loach.
Zamanımızın en üretken yönetmenlerinden Ken Loach, söyleyeceği çok şey olan ve kendine has sinema diliyle açık açık söylemekten çekinmeyen bir sinemacı. Üretkenliği onu hemen her Cannes Film Festivali’nin en önemli konuklarından biri yapıyor. Söylediği şeylerin çokluğu da her zaman tartışmaların odağına oturtuyor. 2007’de The Wind That Shakes The Barley’le altın palmiye kazanan Loach, bu sefer biraz daha iddiasız.

OYUNCULAR: Stephen Lord, John Bishop, Najwa Nimri.
Ken Loach’un oyuncu seçimleri konusundaki tavrı bu filmde de kendisini göstermiş. Filmin oyuncularından çok konusunun konuşulmasını isteyen ve bu yüzden yüzde 90 oranında oyunculuğa yeni giren isimlerle çalışan Loach, Route Irish için de böyle bir kadro oluşturmuş.

KONU: Irak’taki zaten her yanından pislik akan savaşın, nasıl dev şirketlerin milyon dolarlar kazandığı bir para makinesine döndüğünü anlatan filmlerden belki de en açık sözlüsü… Film eski bir SAS komandosunun Bağdat’ın havaalanından şehir merkezine ve abd karargahına giden en tehlikeli anayolda, “Route Irish”te için yaşadıklarını anlatıyor. Arkadaşı bu bölgede öldürülen Fergus’un gerilim dolu intikam hikayesini izliyoruz.

route-irish-2.jpg

TEPKİLER: Film son dakikada Cannes’ın yarışma bölümüne dahil oldu. Filmi izleyenlerin genel olarak eleştirileri “Loach’un en çok gişe yapacak filmi olabilir” şeklindeydi. Ken Loach’un sakin, basit anlatım dilini koruduğunu ancak Irak’ta yaşanan olaylara diğer tüm filmlerinden daha duygusal yaklaştığı belirtiliyor.
Timeout London yazarı Dave Calhoun ise “Oraya giden askerler dışındakilerin bir akademik tartışmayı ele alıyor gibi yaşadıkları savaşı, güçlü bir odaklanmayla İngiltere’ye taşıyan bir film” sözleriyle filmi övdü.

AÇIKLAMALAR:
Ken Loach:
“Klişe bir deyim ama, Irak Savaşı hepimizin oturma odalarının ortasında yaşayan bir fil. İngiltere’yi belki de tüm dünyadan daha fazla etkiledi, görev başındaki İşçi Partisi savaşı engelleyeceğine, yalanlar ve düzenbazlıkla başlatan taraf oldu. Muhafazakarların seçimi kazanması sürpriz olmadı. İnsanlar İşçi Partisi’nde savaş çığırtkanları ve kana susamış savaş suçluları  görmeye alışkın değil çünkü.”

“Filme herkes “gerilim” filmi diyor ama değil. Ortada çözülmesi beklenen bir bulmaca var ama bu Route Irish’i gerilim filmi yapmıyor. Benim tüm filmlerime dendiği gibi “politik” bir film denirse daha mutlu olurum.”


Leave a Reply