Carla’s Song: Özgürlük Denen Rüya


Carla's Song

Ken Loach’u uzun uzun anlattık. Carla’s Song vesilesiyle de biraz Paul Laverty’den bahsedelim. Zira bugün bir KL dosyası hazırlıyorsak, şüphesiz bunda en fazla payı olan kişi Loach’un sağ kolu, eli ayağı, tam 9 filminin senaryo yazarı Laverty’dir.

Paul Laverty, İrlandalı bir anne ve İskoç bir babanın evladı olarak Kalküta’da dünyaya gelir. Yani daha doğuştan heyecan verici bir kombinasyona sahiptir! Yetmez, Roma’da felsefe, Glasgow’da hukuk okur. 80’lerde 3 yıl Nikaragua’da yaşar. Ardından El Salvador, Guatemala ve Meksika’yı dolaşır. Üstelik boş boş dolaşmaz; gittiği yerlerdeki siyasi durum hakkında araştırma ve gözlemler yapar. Bu birikim, art arda gelen senaryolara dönüşecektir ve bunların ilki de Carla’s Song (1996) olur.

Loach, Carla’nın Şarkısı’nda Laverty aracılığıyla bizleri Glasgow’dan alır, Managua’ya götürür. Belki yönetmenin en iyi ya da en ses getiren filmi değildir ama güçlü siyasi tonları olan, etkileyici bir dramdır.

carlas song

Film, 1987 Glasgow’unda başlar. Disiplin ve itaat sorunları bulunan otobüs şoförü George Lennox (Robert Carlyle), ‘çift katlı’sının direksiyonu başında hayatını devam ettiren sıradan bir işçidir. Ama yolda herhangi bir yerde otobüse dalıp biletsiz yolcuları yaka paça dışarı atan İskoç bilet kontrolörlerinin aksine, içinde hâlâ insanlık kırıntıları taşımaktadır. Yine böyle bulutlu ve olağan bir Glasgow gününde, biletsiz mülteci Carla biner George’un otobüsüne…

George, Carla’ya (Oyanka Cabezas) ‘gratis’ servis çekme konusundaki ısrarı nedeniyle işini kaybeder ama önünde çok daha geniş ufuklar açılır. Carla’yı yakından tanıdıkça kalbi ve sırtı yaralı, ‘compañero’su Antonio’yu kaybetmiş, Nikaragua’daki ailesini bırakıp binlerce kilometre uzağa kaçmak zorunda kalmış, intihar eğilimleri olan gizemli bir kadınla karşılaşır ve bu kadına âşık olur.

Carla’yı hayata döndürmeye kararlı olan George, geçmişiyle yüzleşmesi ve eğer halen yaşıyorsa Antonio’yu bulması için Nikaragua’ya gitmeleri gerektiğini düşünmektedir ve ısrarları sonucu Carla’yı ikna eder. Fakat George’un bihaber olduğu bir konu vardır: ‘İlm-i siyaset’! Ölümle hiç bu kadar yakından yüz yüze gelmemiş, politikanın böyle acımasız olabileceğini hiç düşünmemiştir George… Başbakan Margaret Thatcher’ı bilmektedir; biraz da İskoçların İngilizlerle olan mücadelesinin geçmişini… Kız kardeşi tarih dersinde Nikaragua hakkında dinlediklerini George’a biraz anlatır. Gerçek Nikaragua’da vaziyet, anlatılanlardan da kötüdür!

carla song ken loach

Filmin afişindeki sloganın da dediği gibi, “Özgürlük denen rüya, Nikaragua denen kâbus” durumu söz konusudur bu Orta Amerika ülkesinde… Adını 1930’lardaki direnişin lideri Augusto César Sandino’dan alan sol görüşlü Sandinist hükümet ile ABD destekli sağ kanat ‘Kontra’lar arasında kanlı bir mücadele sürüp gitmektedir. Emperyalizm o yıllarda kendine oyun bahçesi olarak Nikaragua’yı seçmiştir ve karıştırılan ülke iç savaşa sürüklenmiş durumdadır. Halk arasında yoksullukla ve ölümle içli dışlı olmanın tetikliği, hayata sürekli pozitif bakan, eğlenmeyi seven Latin ruhunu bile bastırmıştır.

Carla, Nikaragua’da geçmişiyle ilgili korkunç kâbuslarını yeniden görmeye başlar. Ama gerçek hayatta yaşananlar da bu kâbusları aratmamaktadır. Bradley (Scott Glenn), geçmişte Kontra’lara bizzat eğitim vermiş eski bir CIA ajanıdır ve şimdi saf değiştirmiştir. Onun yardımlarıyla Carla’nın geçmişine ait pek çok iz, pek çok cevap yakalarlar. Ama bu cevaplar, George ve Carla’yı aynı zamanda hayatî kararlar vermek zorunda da bırakacaktır.

Merak edenler için bir not: Daniel Ortega liderliğindeki FSLN (Frente Sandinista de Liberación Nacional), büyük çalkantılarla geçen 80’li yılların ardından 1990 Şubat’ında iktidarı anti-Sandinist koalisyon UNO’ya (Unión Nacional Oppositora) kaptırdı. 16 yıl muhalefette kalan Sandinist’ler ve Ortega, 2006 yılındaki seçimde ise yeniden iktidar oldu. Ve son bir not: Loach filmi çekerken “Ken Loach in Nicaragua” adlı bir de belgesel çekildi. Marlisa Trombetta imzalı belgesel 35 dakika uzunluğunda, dili İtalyanca ve İspanyolca… Filmi beğenip ‘ilave okuma’ arayanlar için tavsiye edilebilir.


Leave a Reply