Elysium: Gelecekten Yeni Bir Haber Yok

2154 yılında dünya bugünden tahmin edildiği gibi içler acısı bir vaziyettedir. İşlerin iyice kötüye gittiğini ve dünyanın artık yaşanılmaz bir gezegen olduğunu fark eden zenginler kendilerine Elysium adında dünyanın...

2154 yılında dünya bugünden tahmin edildiği gibi içler acısı bir vaziyettedir. İşlerin iyice kötüye gittiğini ve dünyanın artık yaşanılmaz bir gezegen olduğunu fark eden zenginler kendilerine Elysium adında dünyanın yörüngesine oturtulmuş bir koloni kurar ve işleri buradan yönetmeye başlarlar. Geriye kalanlar ise dünyanın bu berbat haliyle baş etmeye; acı, sefalet içinde yaşamaya ve oldukça kısıtlı yaşam olanaklarıyla var olma mücadelesi vermeye mahkûm edilmiştir. Bir yetim olan Max de dünyada bırakılmış işte bu milyarlarca insandan biridir. O güne kadarki yaşamında birçok suç işleyen Max hapishaneden yeni çıkmış ve her şeye yeniden başlamak için kendine bir fabrikada iş bulmuştur. Ancak Max için bu başlangıç hesapladığı gibi iyi bir başlangıç olmayacaktır. Çalıştığı fabrikada geçirdiği bir kaza hayatını altüst eder.

Neill Blomkamp’ın ilk filmi District 9 bana ve birçok sinema seyircisine Kafkanın Dönüşüm’ünü hatırlatmıştı. Filmdeki “yabancılaşma” kavramı bilimkurgu hikâye üzerinden son derece güzel anlatılmış ve film kendi türü içinde en samimi ve eleştirel örneklerden biri oluvermişti. Distict 9’ın böylesine beğenilen başarılı bir film olmasını sağlayan uzayın derinliklerinden gelen yaratıkları yabancılaşma adına bir metafor olarak kullanmasının yanısıra aslında bugün bizi ve bizim dışımızdaki bütün dünyayı oldukça yakından ilgilendiren meseleleri dillendirmesiydi – ki bir bilim kurgu filminin meselesini bugünün yaşam sorunlarıyla ilintilendirebilmesi ve tartışmaya açması onun dikkate değer bir film olmasına yetiyor da artıyor bile. Genç yönetmen Neill Blomkamp’ın ilk filminin bu derecede dikkat çekmesi onun yeni filmler çekmesi için yüreklendirdi. Ona bu konuda uygun koşullar sağladı. Ne ki artık aşmak zorunda olduğu iyi bir “ilk” filmi vardı.

elysium neill blomkamp matt damon

Elysium anlattığı hikayeye alışılmadık ya da büyük Hollywood yapımlarının oluşturmaya pek yanaşmadıkları bir algıyla bakıyor. Aslında Elysium toplumsal bir sınıf çatışmasının hikâyesi. Hollywood da mevzubahis filminkine benzer malzemeler kullanarak filmler çekmiş (hem de defalarca) olmasına rağmen bu filmlerdeki çatışmayı haklı-haksız, güçlü-zayıf ya da iyi-kötü üzerine kurmuş; söz konusu sınıfsal çatışma denilen gerçeğe gelince kör, sağır ve dilsiz olmuştur. Elysium’da da hikaye tek bir adamın hayatta kalma mücadelesi üzerinden anlatılsa da onun yaşadığı maceranın ya da verdiği mücadelenin gerisindeki hayatta gösterilenler hem hikayenin kahramanı Max’in yaşadıklarının anlamlandırılmasını sağlıyor hem de filmin geneli için sınıfsal bir duruş belirliyor.

Çünkü filmin fonunda iş güvenliğinin sıfır olduğu fabrikalarda çalışan, sağlıksız bir atmosferi solumak zorunda bırakılan, temiz su ve gıda bulamayan, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun bir hayat sürmeye gayret eden kitleler var. İşte bu insanlar tüm bu zor koşullardan kurtulmak için de her şeyin çok daha temiz, sağlıklı ve bol olduğu Elysium’dan, yani dünya refahından paylarına düşeni almaya çalışıyorlar.

elysium matt damon

Elysium’da anlatılan dünyanın bugünün, hatta geçmişin dünyasından çok farklı olduğunu söyleyemeyiz. Ya da yaşadığımız gezegenin hayret, dehşet ve ibretle seyrettiğimiz disütopik filmlerden pek de bir farkı kalmadığını inkar edemeyiz. Kabul etmek gerekir ki son dönemde dünyada işler hiç kimsenin istediği gibi gitmiyor ve yeryüzündeki milyarlarca insan her geçen gün sanki bir kıyamet filminin içindeymiş gibi küçük bir azınlığın yarattığı dev bir karanlığın içinde biraz daha kayboluyor. Mevzuyu burada uzatıp zaten herkesin malumu olduğu şeyleri yeniden söylemenin çok da gerekli olduğunu düşünmüyorum.

Geneline bakıldığında Elysium’un çok iyi bir bilimkurgu filmi olup olmadığı tartışmaya açık olsa da onun bugünün dünyasına göndermeler yapan ve çoğu sinemacının anlatmaya yanaşmadığı biçimde anlatmaya çalıştığı hikayesi takdire değer.

kategori:
izlenim

ilgili