İlginç Olmasa da Güzel bir Hikaye


Bakınız için yazan: Üstün Kaya

Zach Galifianakis son yılların yükselen değerlerinden. Sakalları ve kısa boyuyla hemen her komedi filminde kendini gösterir oldu. Hangover filmiyle de ünü tavan yapan aktör, yıldızının tadını çıkarıyor. Yakında vizyona girmesi beklenen Hangover 2 da sanırım benzer bir başarı yakalayacaktır.

Bu yazıda eğer Galifianakis’ten bahsedecek olsaydım önce onun sakalsız halinin fotoğrafını koyardım ve bu sakal kesmeme durumundan bahsederdim. Sonra da canlı yayında nasıl cigara içtiğinden falan bahsederdim. Ama konumuz Zach Galifianakis değil; konumuz onun da oynadığı bir film: It’s a Kind of Funny Story.

Ne yalan söyliyeyim, bu filmin ilk olarak afişini gördüğümde rahatsız olmuştum. Farketmişsinizdir, bağımsız filmler de ayrı bir ticari janraya dönüştü. Sideways ve Little Miss Sunshine gibi filmlerin başarısı böyle garip bir tür oluşturdu ve şirketler bağımsız film yaptırmaya başladı. Ne dandik filmler seyrettim bilemezsiniz. Neyse, son yılların bu gerizekalı trendi sebebiyle afişi falan beni tiksindirmişti açıkçası. Film vizyona girdiğinde bu gibi sebepler yüzünden filmi seyretmedim. Fakat bu haftasonu bir arkadaşımın (bu bir arkadaş da önemlidir yani) tavsiyesi üzerine oturdum izledim. Gayet güzel, samimi ve sıcak bir film olmuş, aferin çocuklara.

Film Ned Vizzini’nin çok satan romanından uyarlama. Temelde bir ergen hikayesi ama olayı tatlı bir şekilde akıl hastanesine taşımışlar. Akıl hastanesi falan girince işin içine insanın aklına ister istemez efsane film One Flew Over the Cuckoo’s Nest (bunu da bir ara yazayım) geliyor fakat bahsettiğimiz film o kulvarda yarışacak türden değil. It’s Kind of a Funny Story iddiasız güzel bir seyirlik. Gerçi ergenler için daha da anlamlı olabilir, tam emin değilim.

Anna Boden ve Ryan Fleck birlikte romanı senaryolaştırıp, birlikte filme almışlar. Yazıyı Zach Galifianakis’le açtık fakat kendisi daha ziyade yanrolde denilebilir. Filmin bir esas oğlanı var, Craig. Keir Gilchrist oynuyor bu rolde, güzel de kotarmış açıkçası. Kendisini diziseverler United States of Tara’dan hatırlayabilir. Neyse efendim, bu esas oğlan bildiğin ergen işte. Ergen ergen dertleri, kararsızlıkları, bunalımları, şıpsevdilikleri var. Fakat film benim yaptığım gibi ergen dertlerine tepeden bakmak yerine aynı doğrultudan bakıyor ve gerçekten o dertleri merkeze koyarak hikayesini örüyor. Akıl hastanesindeki tipler fazla karikatürize edilmeden veriliyor, hiçbiri canınızı sıkmıyor yani. Arada bazı klişeler var tabii ama takılmıyorsunuz çoğuna. Hiç konuşmayan bir Mısırlı amca var mesela… belli yani filmin sonunda açılması için yerleştirilmiş… seyirlik bazında rahatsız etmediğini tekrar ediyorum. Ayrıca spoiler verseydin diyenlere de, takılmayın bunlara diyorum.

[flashvideo file=http://www.ipreview.ca/media/trailer/video/its_a_kind_of_a_funny_story_tr1_eng_MPEG4Large_BA.mp4 /]

Bilemiyorum siz erişimsiz, gariban Türkiye’deki insanlar bu filme korsan haricinde nasıl erişirsiniz ama bir şekilde izlemenizi tavsiye ederim. Bizim buralarda “feel good movie” diye bir tabir vardır, bilir misiniz bilmem. Öyle keyifli bir film işte. Tavsiye ederim.


Leave a Reply