Jodaeiye Nader Az Simin: Bir Ayrılığın Karmaşık Hikâyesi

“Bir Ayrılık”, İran’da orta sınıfa mensup bir çiftin ayrılmanın eşiğindeki ilişkilerinin görüşüldüğü mahkeme salonundaki sahnesiyle başlar. Eşlerden Simin yurt dışına çıkmayı istemektedir. Kızını da yanında götürmek isteyen Simin’in bu...

“Bir Ayrılık”, İran’da orta sınıfa mensup bir çiftin ayrılmanın eşiğindeki ilişkilerinin görüşüldüğü mahkeme salonundaki sahnesiyle başlar. Eşlerden Simin yurt dışına çıkmayı istemektedir. Kızını da yanında götürmek isteyen Simin’in bu isteğine baba Nadir karşı çıkmakta ve kızının kendisiyle kalmak istediğini ayrıca babasının bir alzheimer hastası olduğu için hiçbir yere gidemeyeceğini söylemektedir. Mahkeme hâkimi bu konunun kendi aralarında çözümlenmesi gerektiğine kanaat getirir.

Nadir hasta olan babasına bakması için bir hasta bakıcı aramaktadır ve altı aylık hamile olan Razieh’i bulur. Razieh bu işi, kocası Hodjat’ın borçlarını kısmen de olsa ödemek için ondan gizli yapar. Nadir bir iş dönüşü kendi evinin kapısının önünde kalır. Kapı kilitlidir. Babasına bakması gereken Razieh evde yoktur. Yedek anahtarı ile kapıyı açan Nadir evde hasta babasını kolundan yataktan yere yüzüstü düşmüş bulur. Ayrıca evde bakıcı için ayırdığı para da kayıptır. Razieh eve döndüğünde aralarında bir tartışma başlar. Nadir, Razieh’i babasını tek başına bırakıp evi terk etmek ve evden para çalmakla suçlamaktadır. Bakması gereken hastayı evde yalnız bırakıp evi terk ettiği suçlamasını kabul eden Razieh evden para çaldığı suçlamasını içine bir türlü sindirememiştir. Nadir evi terk etmesini söylese de Razieh, Nadir’i evden para çalmadığı konusunda diretir. Onu dinlemeyen Nadir ise Razieh’in evi bir an önce terk etmesinden başka bir şey istememektedir. Evin kapısının önünde yaşanan itiş kakışta Razieh merdivenlere savrulur ve düşer.

Aradan geçen birkaç günden sonra Nadir’den ayrı yaşayan eşi Simin, Razieh’in bebeğini düşürdüğü haberini ulaştırır Nadir’e. Olaylardan kedini suçlayan Nadir ve eşi Simin hastaneye Razieh’i ziyarete giderler. Hastanede Razieh’in kocası Hodjat’la karşılaşırlar. Hodjat karısının bir bakıcılık işinde çalıştığından habersizdir. Hodjat’ın, karısının başına gelenlerin Nadir ile ilgili olduğunu anlamasıyla işler daha da karışır. Hodjat, Nadir’i çocuğunu öldürdüğü suçlamasıyla mahkemeye verir.

Yazar Hasan Ali Toptaş “Büyümenin Türkçe Tarihi” adlı öykü derlemesinde Osman Şahin’in “Beyaz Öküz” adlı hikâyesine dair yazdığı önsözde “Sonra asıl trajedinin herkesin haklı olduğu durumlardan doğduğunu düşündüm” der. Yönetmen Asgar Farhadi son filminde bir karı koca ilişkisi üzerinden adalet, gerçek, doğruluk, yalan, sevgi gibi kavramları irdelese de hikâye düpedüz haklı ya da haksız, doğru ya da yanlış, türünden ayrımlar yapma derdinde değil. Bilakis hikâye boyunca haklıların haksızlarla, inatçıların uzlaşmacılarla, dürüstlerin yalancılarla, mağdurların zalimlerle durmadan yer değiştirmesi söz konusu. Adı geçen bu niteliklerle donatılan kahramanların birbirlerine karşı takındıkları duruşların sürekli değişmesi hem hikâyeye olan bakış açısını belli bir noktada sabitlenmekten kurtarıyor hem de hikâyenin anlamına ve olaylara karşı geliştirdiği algıya bir derinlik kazandırıyor. Yönetmen filmin hikayesinin tamamını olduğu gibi anlatmak yerine kimi zaman kesti, seyirciye göstermediği kritik bölümleri sonradan açığa çıkararak bir bakıma seyircinin filmde tanıştığı karakterler için geliştirdiği önyargılarla yüzleşmesini istiyor. Filmde birbirinden şikayetçi olan insanların birbirlerinden talep ettikleri, birbirlerine dayattıkları ya da kabul ettirmeye çalıştıkları şeyler aslında onların kendi hayatlarında içinde bulundukları çıkmazların da birer tezahürü oluyor. Bu yönüyle gündelik yaşamda gelişen insan ilişkilerine dair çok farklı bir yön de oldukça başarılı biçimde ortaya konmuş oluyor.

Biz filmi izleyip kimin haklı kimin haksız olduğunu, kimin doğruyu konuşup kimin yalan söylediğini kestirmeye çalışırken, fark etmeden bütün bir hayatla da kuşatıldığımızı fark ediyoruz. Çünkü “Bir Ayrılık” kendi hikâyesini aktarır ve dramatik çatışmaları sahnelerken hayat adı verilen sonsuz ilişkiler kombinasyonunun neden ve nasıl çalıştığını da anlatıyor. “Bir Ayrılık” insanların yaşam içinde kendi hayatlarını sürdürürlerken doğru oluşların, hataların, erdemlerin, ahlaksızlıkların, yalanların nasıl ortaya çıktılarını, hayatın insan adlı varlıktan nasıl doğduğunu da büyük bir başarıyla anlatıyor.

Sonuçta “Bir Ayrılık”, seyircisine insanın sadece doğru ya da yanlış adı verilen çizginin üzerinden yürümediğini tüm bu çizgilerin birbirleriyle kaçınılmaz olarak kesiştiğini sonra tekrar ayrıldığını ve devamında başka durumların ya da kavramların çizgileriyle de kesiştiğini ve yeniden ayrıldığını gösteriyor. Aldığımız kararlarla birer özneymiş gibi görünen bizler yaşamın içinde gerçekleştirdiğimiz eylemlerle kendimizi ya da bir başkasını nesneleştirebiliyoruz.

Asgar Farhadi gündelik yaşamın içinde münferit denilebilecek bir dizi olaydan hareketle hayat ve insanlara dair geliştirilen tüm o bildik söylemlerin dışında aslında insanlar arası ilişkilerin, durumların her an nasıl ve ne biçimde değişebildiğinden, sözgelimi mağdurun nasıl gaddar, haklının nasıl haksız ve doğrunun nasıl bir anda yanlış olabildiğinden bahsediyor. Bu sayede de çok az filmin başardığını başararak hayatı gerçek anlamda kuşatan bir hikâye anlatmayı başarıyor. Bu yıl Berlin Film Festivalinde Altın Ayı ile taçlandırılan bu bilge filmi arayın, bulun, seyredin.

kategori:
izlenim