Le Chat du Rabbin: Kedi Canını Senin!


1920’lerin Cezayir’i… Sfar isimli bir haham, güzeller güzeli kısı Zlabya, gürültücü bir papağan ve garip görünümlü kedisiyle beraber yaşıyordur.

Haham’ın kedisi papağanı yer yemez konuşmaya ve sadece yalan söylemeye başlar…
Durmadan yalan söyleyen kedi hahamın ahlak anlayışına uymaz ve evden atılmanın eşiğine gelir.
Ancak kedi, hahamın kızı Zlabya’yı çok seviyordur ve evden ayrılmamak için elinden geleni yapar… Hatta bir bar mitzvah düzenlemeye bile çalışır.

Haham din konusuna kafası karışık kediye museviliği öğretmeye çalışırken, kendisi de Cezayir’de görev yapabilmek için fransızcasını geliştirmek zorundadır. Kedi “Haham fransızca konuşursa, ben konuşmasam da olur” diye dua edince, haham sınavı geçer ve kedi yeniden sadece miyavlamaya başlar. Sessiz ama dost canlısı kedimiz bu arada sıkı bir musevi olup çıkmıştır. Bir rus ressamdan Kudüs’te kendi gibi siyahi musevilerin olduğunu öğrenir ve tüm aileyi vaat edilmiş topraklara gitmeye ikna eder.

Senaryosu herkese yeni yandan yemiş özlü sözümüz “Kedi Canını Senin” dedirtecek kadar ilginç ve karışık olan “Le Chat du Rabbin”, geçtiğimiz yıl Serge Gainsbourg’un hayatını sinemaya aktaran Joan Sfar’ın yeni animasyonu. 1 Haziran’da Fransa’da gösterime girecek olan film, sömürgecilik, azınlık hakları ve önyargılar hakkında da sıkı dersler içeren bir film olacak gibi duruyor. Filmin konusu Sfar’ın aynı adlı çizgi roman serisinin 1, 3 ve 5. bölümlerinden oluşuyor.


Leave a Reply