Margin Call: Boşuna mı Çalıştık?

Margin Call: Boşuna mı Çalıştık?

Margin Call, 1996 yılından bu yana reklam filmleri ve belgesellerde çalışan J.C. Chandor’ın senaryosunu da yazdığı ilk uzun metraj filmi.

Film altmetninde plazaların uçsuz bucaksız açık ofislerinde çalışan beyaz yakalıların birlikte çalıştıkları insanlara ve kendilerine karşı duyarsızlaşmalarını gözler önüne sermesinin yanı sıra çıkarları doğrultusunda insanların ve kişilerin ne kadar vahşileşebileceklerini de bizlere gösteriyor.

Çıkan kriz sonrasında büyük bir yatırım şirketinde işten çıkartılmalar başlar. İşten çıkartılanlar arasında şirketin risk yönetimi departmanında orta düzey yönetici olarak çalışan Eric Dale de vardır. Eric Dale şirketin geleneksel risk seviyeleri konusunda bir çalışma yapar. İşten çıkarıldığını öğrenen Eric çalışmasını bitiremeden ofisine bir görevli eşliğinde gider ve kişisel eşyalarını toplamaya başlar. Tam ofisi terk edecekken onun kontrolünde çalışan Seth ve Peter ile asansör önünde karşılaşır. Vedalaşırken Eric çalışmasını Peter’a verir ve devam etmesini fakat dikkatli olmasını söyler.

Peter herkes mesaisini bitirdikten sonra Eric’in projesi üzerinde inceleme yapmaya başlar. Bu incelemesi sonrasında Eric’in takıldığı bir yeri çözer ve şirketin, risk seviyesinin şirket tarihinde uygulanan güvenlik bariyerini geçtiğini fark eder. Bu durum şirketin tüm mal varlığını felakete götürecektir.

A Beautiful Mind, Dogville ve Da Vinci’s Code gibi filmlerde kendini gösteren Paul Bettany bu filmde karakterinin hakkını çok iyi veriyor. Bettany’e Herose’un Sylar’ı Zachary Quinto ve Gossip Girls’ün Dan Humphrey’i Paul Badgley’in iyi performansı da eklenince Kevin Spacey ve Jeremy Irons gibi iki ustaya sadece onlardan bekleneni yapmak kalıyor. Ayrıca gönüllerin kraliçesi Demi Moore, The Devils Wear Prada’nın Nigel’i Stanley Tucci ve The Mentalist’in Patrick Jane’ni Simon Baker filmde diğer oyunculara ayak uydurarak iyi birer performans sergiliyorlar.

Tecrübeli ve usta oyuncuları ilk filminde kullanma şansı bulan J.C. Chandor, senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu filmiyle adından ne kadar söz ettirir bilinmez. Ancak belgeselciliğinden gelen konuyu ele alış tarzındaki farklılığı, filmin izlenirliğini ve değerini arttıran en önemli etken olarak göze çarpıyor. Hiç düşmeyen gerilimi, karakterlerin gerçekliği ve karakterler arasında kurulan ilişkinin dengesi acemi bir yönetmen olmadığını kanıtlıyor.

Margin Call’un 3,5 milyon dolar gibi düşük sayılabiliecek bir bütçeyle çekilmiş olduğunu düşünürsek, Wooster Koleji gibi bağımsız eğitim veren bir okuldan mezun olan ve yaklaşık 15 yıl belgesel ve reklam deneyimi yaşayan Chandor’un Amerika’nın yeni bağımsız yönetmeni olma ihtimalinin olduğunu da söylemek abartılı olmaz. Hep birlikte göreceğiz.

—–
* Başlık, “Boşuna mı okuduk? – Türkiye’de Beyaz Yakalı İşsizliği” (Tanıl Bora, Aksu Bora, Necmi Erdoğan, İlknur Üstün / İletişim Yayınları) kitabından esinlenmiştir.


Leave a Reply