Omar: Filistin’de Âşık Olmak Zor İki Gözüm

Filistin’in kuşatılmış bir şehri olan Bati Şeria’da yaşayan Omar bir yandan sevdiği kız Nadya ile evlilik planları yaparken, bir yandan da yakın arkadaşları Amjad ve Hussam ile yaşadığı kentteki...

Filistin’in kuşatılmış bir şehri olan Bati Şeria’da yaşayan Omar bir yandan sevdiği kız Nadya ile evlilik planları yaparken, bir yandan da yakın arkadaşları Amjad ve Hussam ile yaşadığı kentteki kuşatmayı kırmak adına İsrailli askeri güçlere karşı küçük saldırı planları yapmaktadır. Batı Şeria gibi savaşın gündelik hayatın bir parçası olduğu bir kentte yaşam bu haliyle kanıksanmış ve bu savaş herkesin hayatına, ama az ama çok nüfuz etmiştir.

Omar, arkadaşlarıyla bir askeri birliğe yaptığı saldırıda İsrailli bir askeri öldürür. Saldırıda tetiği çeken Amjad’dır. Olayın ardından polisin yaptığı aramalarda Omar yakalanır ve bir muhbir olarak tekrar şehrine geri dönmeye razı olur. Ne ki Omar’ın niyeti başkadır. Kendisini salıverenlere yanlış bilgi vererek İsraillileri bir tuzağa düşürmek için arkadaşlarıyla bir plan yaparlar ama İsraillierin bu durumdan haberi vardır. Çünkü işin içinde başka ve gerçek bir muhbir daha bulunmaktadır. Omar’ın planı suya düşünce herkes onun gerçekten İsrail adına çalışan bir muhbir olduğunu düşünür ve sevgilisi Nadya ile de arası bozulur. Bu arada Omar’ın gerçek muhbiri ararken ulaştığı başka bir bilgi bütün hayatını altüst eder.

omar 2013

Omar da yönetmen Hany Abu-Assad’ın bir önceki film Paradise Now kadar keskin ve içinden çıkılması imkânsız çatışmalarla dolu. Bunlar öylesine ağır ve altından kalkılması zor yüzleşmeler ki kahramanlar bu yükün altında her defasında çaresizce çırpınıyor; kendileri için bir çıkar yol arıyor fakat çok da başarılı olamıyorlar. Yönetmen aslında böylesi imkânsız hikâyeler anlatarak kendi coğrafyasındaki insanların içinde bulundukları durumu mümkün olduğu kadar sert ve çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermeye ve “Ne yazık ki benim ülkemde insanlar bu şekilde yaşamaya mahkûm edildiler.” demeye çalışıyor.

Filmin başkahramanı Omar tüm samimiyetiyle sevdiği ülkeyi ve kadını savunup onlar için mücadele verirken kendisi ve sevdikleri için umut dolu bir gelecek olduğuna inanmaya çalışıyor. Verilen bu amansız savaşta sonun ne zaman geleceğini kimsenin öngörememesi ve sürekli ele geçirilme baskısıyla yaşayan insanlar çoğu zaman kaçınılmaz bir sona gittiklerini bile bile savaşmaya devam ediyorlar.

Her savaş kendi içinde insanın çok farklı ve dinleyene, okuyana ya da seyredene ibret dersleri veren hikâyeleriyle doludur. Hayatta kalmak ve geleceğe dair ümitli olmak adına direnen insan çaresizlik içindeyken tek bir çıkış yolu bulabilmek adına hem kendi ruhunun hem de kendi ahlakının da sınırlarını zorlayarak insana dair ilginç durumlar çıkarabiliyor. Omar kendi hikayesinin kahramanıyken birden aslında o hikayenin kurbanlarından biri olduğunu fark ediyor ve bu onu büyük bir hayal kırıklığına uğratıyor. Tam da bu noktada onun için artık tercih edilebilecek fazla bir şey de kalmıyor.

omar film

Hany Abu-Assad son iki filminde de kahramanlarının kurban olduklarını anladıkları âna kadarki durumlarını oldukça başarılı bir biçimde betimliyor ve filmlerinin finallerinde sadece kahramanlarını değil o kahramanları seyreden seyircileri de rahatsız edici bir çaresizlik içinde bırakmayı biliyor. Bunu duygu sömürüsü için değil kendi halkının içinde bulunduğu çaresizliği tasvir etmek adına yapıyor ve bence oldukça başarılı oluyor.

Omar, Ortadoğu sinemasının akıllarda kalacak oldukça başarılı yapımlarından biri. Herkese hararetle tavsiye ederim.

kategori:
izlenim

ilgili