Poor Cow: Farklı Bir Ken Loach Deneyimi


Ken Loach’un televizyondan sinemaya geçişinin ismi Poor Cow. 1967 yapımı olan film Nell Dunn’ın aynı isimli romanından uyarlama; hatta birlikte uyarlamışlar.

Gösterime girdiği zamanda vasat olarak değerlendirilen bir film Poor Cow. Ken Loach’un iki sene sonra gösterime girecek Kes isimli başyapıtından henüz haberdar olmayan eleştirmenler filmi ve Loach’u oldukça hırpalamışlar bu filminde. Artık Ken Loach’a beslediğim aşırı saygı ve sevgiden midir bilinmez, bana sorarsanız çok iyi bir ilk-film Poor Cow. Hele ilerleyen yıllarda yaptığı filmleri bilince adeta arkeolojik bir çalışma heyecanı yaşattı bana.

Joy isimli genç bir kızın doğumuyla başlıyor film. Joy’un çocuğunun babası Tom’la evlenmesi, Tom’un hapse düşmesi ve sonrasında çocuğu ve kendi için Joy’un hayatta kalma mücadelesi. Joy hayatta kalmak için çalışıyor, kocasının arkadaşıyla birlikte oluyor, sonra başka erkeklerle birlikte oluyor, modellik yapıyor, fahişelik yapıyor, kocası hapisten çıkınca evliliğini kurtarmak için çabalıyor. Fakat Ken Loach sinemasına aşina olan okuyucu, lütfen bildiğiniz minvalde ve alıştığınız gerçeklikte-çarpıcılıkta bir film tahayyül etmeyiniz. Daha farklı bir üslûbu var Poor Cow’un.

Baş karakter Joy’un problemli bir anne-baba tarafından yetiştirildiğini arada dışsesle anlattığı hikayesinden öğreniyoruz. Bu dışsesli anlatımlar ve siyah fona yazılan bazı ara başlıklar sayesinde film belgeselvari bir havaya bürünüyor. Bu belgeselvari atmosfere ağır-aksak oyunculuklar da eklenince garip bir gerçekçi yapı karşımıza çıkıyor. Fakat bu üslûp net bir biçimde ortaya konmadığından film biraz gel-git yaşıyor. Özellikle bazı sekanslar konuyu dağıtıyor ve filmin ana çizgisinden uzaklaşmamıza sebep oluyor. Sonuçta takip etmesi çok kolay bir film değil. Bu arada, tüm bu sözleri hadsizce, bir Ken Loach filmi için yazıyor olmaktan duyduğum huzursuzluğu tarif edemem. Yalnız bu ilk filmi seyreden bir kişi gerçekten iki sene sonra bir Kes çıkacağını ve sonrasında sinema tarihinin en iyi işlerinin çıkacağını pek tahmin edemez. Şöyle ifade etmeye çalışayım, Ken Loach aynı senaryoyu 4-5 sene sonra eline alsaydı çok iyi bir iş çıkarırdı sanırım. Bu konuda daha fazla söz sarfederek daha da batmamak adına susuyorum.

Filmle ilgili bir diğer enteresan noktadan bahsetmek gerekir. Steven Soderbergh’in 1999 yılında gösterime giren filmi The Limey, bol bol Poor Cow göndermesi yapar; adeta kendi yapısını Poor Cow’un üzerine inşa eder. Her ne kadar The Limey filminin senaristi Lem Dobbs bu konuyu reddetse de, ilerleyen zamanda Soderbergh bu konuyu açıkça dile getirmiştir. Poor Cow’da da başrollerden birini üstlenen Terence Stamp, The Limey’de bizzat başroldür. Ve her iki filmde de Donovan’ın yazdığı Colours şarkısını bizzat seslendirir. Poor Cow filminde Terence Stamp’in Colour performansını aşağıdaki videodan seyredip, dinleyebilirsiniz.


Leave a Reply