Nevski, Kikuchiyo ve Obi-Wan


star-wars-darth-wader.jpg

1977 yılında o zamanın bağımsız yönetmeni George Lucas’ın yine bağımsız bir düşünce ve fazla tanınmamış oyuncularla çektiği Star Wars büyük ses getirmişti. İlerleyen yıllarda Star Wars’ın devam filmleri ile birlikte, oyuncakları, kitapları, aksesuarları ile bir amerikan kültür ikonu halini aldı. Filmin yaratıcısı Geaorge Lucas ise Yıldız Savaşları üçlemesinden sonra yönetmenlikten sıkılıp, yapımcılığa daha çok önem verip Indiana Jones gibi serilerin de çekilmesine önayak olmuştu. Yaklasık 15-20 yıl sonra tekrar yönetmenlik koltuğuna oturup yaratıcısı olduğu Yıldız Savaşları’nı sonlandırdı.

Evet, dünyada Star Wars fenomeni adeta bir kült haline gelmiş olgudur. Hikayenin ve filmlerinin birçok sayıda hayranı vardır. Türkiye’de de azımsanmayacak sayıda Star Wars fanatiği bulunur. Gerçi son bir ay içinde ülkede bulunan yabancı menşeli bir tv kanalının seriyi tekrar yayımlaması ile yeni Star Wars meraklıları türemiş, hatta bazı yeni nesil gençliğin filmin efektlerini amatörce görüp filme burun kıvırdıkları bile görülmüştür.

Star Wars ne olursa olsun bir popüler kültür ikonudur ve bu öykü aslında iki farklı dönemden ve farklı yerden çıkan klasik filmlerden esinlenmiştir. Aslında öyküsü kabaca birçok kişi tarafından defalarca görülmüş bir işleyişdir: İyi ile kötünün savaşı ve karakterler üzerinden verilmeye çalışılan uzakdoğu ying-yang felsefesi. Biraz samuray kültürü ve irade gücü ve tabii ki de intikam ateşi. Aslında filmdeki bilimum efekti ve oyuncakları görmezden gelirsek ortaya bu çıkıyor; adeta bir Akira Kurosawa hikayesi.

George Lucas her ne kadar bugün Hollywood’un en önemli figürlerinden biri olsa da, aslında ilk zamanarda bağımsız bir sinemacıydı. 70lerde ortaya çıkan her bağımsız amerikalı sinemacı gibi o da bol bol dünya film klasikleri izlemiş ve oldukçada etkilenmişti. Özellikle Akira Kurosawa sinemasına bir hayranlık besliyordu. Nitekim Star Wars filmlerini yaparken Kurosawa’nın başta Yedi Samuray olmak üzere birçok filminden etkilendi. Bu nedenle Star Wars’u izlerken Yedi Samuray’ın birçok olay örgüsü ile birleştiği gözlenebilir. Ama asıl bir film var ki ilk izlenildiğinde sanki Star Wars’un ilk versiyonu gibi görünür. Ünlü sovyet sinema ustası Sergei Eisenstein’ın 1938de yaptığı ünlü rus kahramınını anlatan Alexander Nevski’dir.

alexander-nevsky.jpg

Nevski’deki baba-oğul çekişmesi, intikam, iyi ve kötü arasındaki mücadele gibi örgüler Yıldız Savaşları’nda birebir yeraldığı gibi, her iki farklı filmin planlarındaki benzerlikler de ayrıca dikkat çeker. Özellikle Alexander Nevsky’deki Roma askerlerinin tümüyle beyaz ve miğferli kıyafetleri ile Star Wars’daki Stormtroopers’ın kostümleri pek birbirlerine benzer. Aynı şekilde her iki filmdeki şeytani kötü adam da o cizvit papazlarının kıyafetlerinden giyer. Savaş ve kavga sahneleri de bir hayli benzerlik taşır. Tabii birebir aynı olması pek mümkün değildir; ne de olsa biri 1938 öbürü ilk olarak 1977 ve daha sonraki yıllar ve dönemlerde yapılmıştır.

Bununla birlikte, Alexander Nevsky’nin savaş ve kavga sahneleri Yedi Samuray’daki benzerlikle de dikkat ceker. Kurosawa da özellikle büyük savaş sahnelerini Eisenstein’dan esinlenmiştir. Ayrıca Yedi Samuray’da da birçok Alexander Nevsky’e benzeyen motif bulunur, özelliklede kurgu dili benzerliği çok dikkat çeker. Zaten Kurosawa da çoğunlukla batıdan etkilenen ve esinlenen bir japon sinemacı olmuştur.

Evet üç farklı filmin biribirine benzerlikleri şaşırtıcı olmakla birlikte aslında ders niteliğindedir, sinema evrenseldir ve birebir kopyalamadıktan sonra esinlenmek bazen yapılan işleri daha da klasikleştirebilir… Aynı Nevski’nin, Kikuchiyo ve arkadaşlarının ve tabii Obi-Wan Kinobi ile öğrencisinin, düşmanlarının hikayelerindeki gibi…


5 responses to “Nevski, Kikuchiyo ve Obi-Wan”

  1. esinlenme , çağrışım yapma gibi kelimelere belki katılabilirim ama , çok yersiz bir yorum olmuş , star wars evreninde milyonlarca galaksi , 10.000 den fazla yeni ırk ve onların tiplemeleri , milyonlarca yıllık bir tarih ( SW4 öncesi ve SW4 sonrası diye milat)bu tip filimlerin ondan destur almadan yapılamayacağının bir göstergesidir, kendine has ses efektleri , 1000 lerle ifade edilen silah çeşitleri , her bir ırkın farklı dilleri ,

    daha yazabileceğim çok şey var fakat bu kadarı yukardaki sanki lukas bir hırsızmış imasını ortadan kaldırmaya yetecektir ,

    star wars bir kült filim serisi olmaktan çıkıp , bir felsefe olmasıda yine uzunca yıllar önce bu işlerin otoriteleri tarafından benimsenmiştir,

    bir yanlışı daha düzeltelim , star wars'ta gücün iki tarafından söz edilir fakat bunun bile iyi yada kötü denilmesinin önü kendi içerisinde kapanmıştır , dark jedi , yada jedi konseyindeki jediler iyi yada kötü olmak değil gücün farklı yönlerini kullanmakla kendilerini gösterirler , kavramsal olarak güç tektir ve bunu iyi yada kötü olarak nitelemez

    en popüler ve en çok bilinen iki jedi kahramanı , luke ve anakin gücün her iki tarafındada olmuşlardır .

    sanırım bu kadar yeter :))

    matrix ve yüzüklerin efendisi nasıl kendi alanlarında bir milatsa , star warsta ayne öyledir ,

  2. anladığım kadarı ile sıkı bir star wars hayranısınız.. yalnız yazıyı galiba biraz hızlı okumussunuz. yazıda Lucas hırsızdır diye bir ibare yok ayrıca yıldız savaşlarının konu örgüsü ve felsefeside eleştirilmiyor. sadece üç filmdeki görsel ve stil benzerlikleri ortaya dökülmüş. zaten Lucas, bir çok kez 7 samuray başta olmak üzere Kurosawa'nın bilimum filminden esinlendiğini bir çok defalar dile getirmişti. eğer Alexander nevsk'i izlemediğseniz tavsiye ederim inanıyorum ki star wars daki bir çok görsel ve kurgusal ortak noktayı farkedeceksiniz.
    Star wars tabi ki de bir kült film ve felsefesi çok derin ama iunutmayın ki alexander nevskuy ve 7 samuray da dünya sinema tarihinin mihenk taşları

    saygılar

  3. aslinda kurusawa da lucas da watchowski biraderler de yarattıkları mitolojilerde homeros'un kalıplarını kullanıyorlar da diyebiliriz. yeri geliyor sheakspere de bunlari kullanıyor ve geliştiriyor. elbette benzer anlatım biçimleriyle, birbirinden zengin yeni kurgular yapmayi başarabilenlerden bahsediyoruz…

Leave a Reply