Kategoriler
bakınıztv

Between Two Ferns Film Oldu

Eğer interneti yeni bağlatmadıysanız Between Two Ferns isimli skeç serisinden bir şekilde haberiniz olmuştur. Will Ferrell ve dostlarının yaratıcılıklarını sergiledikleri Funny or Die video sitesinde Zach Galifianakis tarafından, günümüzün en büyük yıldızlarıyla çekilen skeç serisinde, absürdlüğün sınırlarında dolaşıyorsunuz.

En sonunda iş iyice absürd bir hal aldı ve Between Two Ferns, filme dönüştü. Zach Galifianakis filmde Matthew McConaughey, Will Ferrell, Peter Dinklage, Benedict Cumberbatch, Paul Rudd, Tiffany Haddish, Brie Larson, Keanu Reeves, Jon Hamm, David Letterman, Jason Schwartzman, Adam Scott, John Cho, Chance the Rapper, Rashida Jones, Hailee Steinfeld, John Legend, Chrissy Teigen ve Tessa Thompson’ı ağırlayacak.

Film 20 Eylül’de Netflix’te olacak…

Kategoriler
haber

Brie Larson, Netflix’e Yeni Bir Film Hazırlayacak

Brie Larson 2016 yılında heyecanla kameranın arkasına geçmiş, ilk filmi Unicorn Store‘u yönetmişti. Samuel L. Jackson‘la birlikte başrollerini üstlendiği bu film Eylül 2017’de Toronto Film Festivali’nde gösterilince epey kötü eleştiriler almış, bu yüzden de filme bir türlü dağıtımcı bulunamamıştı. Filmin üstünden 15 ay geçtikten sonra filmin akıbeti belli oldu. Larson bu uzun sürede dağıtımcı bulamadığından filmini Netflix’e sattı. Netflix, Unicorn Store‘u 5 nisanda yayınlayacak.

Öte yandan Larson-Netflix işbirliği üçüncü filmle devam edecek. Lady Business adı verilen, gerçeklerden uyarlanacak filmin başrolünü ve yapımcılığını Larson üstlenecek. Aktris bu filmin yönetmenliğini de üstlenebilir, ama henüz kararını vermemiş. Film iki kadının iş hayatında ciddiye alınmak için kurgusal bir erkek karakter yaratmalarını konu alıyor. Filmin çekim tarihi henüz duyurulmadı.

Larson bu yıl Charlie Kaufman‘ın Netflix için çekeceği I Am Thinking of Ending Things filminde rol almayı planlıyor. Böylelikle aktrisi kısa zamanda üç Netflix filminde görebileceğiz. Öte yandan Larson martta Captain Marvel‘da, nisanda önce Unicorn Store‘da, ardından Avengers: Endgame‘de, 2020’deyse Michael B. Jordan‘lı Just Mercy filminde karşımıza çıkacak.

Kategoriler
seçki

2019 Bilim Kurgu Filmleri, Süper Kahramanlar, Fantastik Dünyalar

2019 Bilim Kurgu Filmleri, stüdyoların dramadan uzaklaşarak bol görsel efektli gişe filmlerine odaklandığı günümüzde yine sinemanın öne çıkan yapımları olacak. Çizgi romanlar, fantezi edebiyatının önemli eserleri ve manga’lar sinemaya uyarlanmayı bekliyor.

Avengers: Endgame

Yönetmenler: Joe Russo, Anthony Russo
Oyuncular: Robert Downey Jr., Chris Hemsworth, Mark Ruffalo, Chris Evans, Scarlett Johansson, Benedict Cumberbatch, Don Cheadle, Tom Holland, Chadwick Boseman, Paul Bettany, Elizabeth Olsen, Anthony Mackie, Sebastian Stan, Letitia Wright, Dave Bautista, Zoe Saldana, Josh Brolin, Chris Pratt, Jeremy Renner, Evangeline Lilly, Jon Favreau, Paul Rudd, Brie Larson
Notlar ve Beklentiler: Evrenin Thanos’tan alacağı intikamı herkes bekliyor.
Gösterim Tarihi: Nisan 2019

Hellboy

Yönetmen: Neil Marshall
Oyuncular: David Harbour, Milla Jovovich, Ian McShane
Notlar ve Beklentiler: Hellboy’da Del Toro’nun devam filmleri yerine hikayeyi yeniden başlatacak bir reboot’un tercih edilmesi, serinin hayranlarını kızdırmıştı. Neill Marshall’ın önünde zor bir görev. var.
Gösterim Tarihi: 11 Ocak 2019’da ABD’de gösteriye girecek.

Joker

Yönetmen: Todd Phillips
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Robert De Niro, Zazie Beetz, Bill Camp, Frances Conroy
Notlar ve Beklentiler: Gotham City’de 1980’lerde, başarısız bir komedyen giderek suç dünyasının içine çekilir. Batman’in en büyük düşmanının doğuşunun öyküsü… 2019’un en merakla beklenen filmi…
Gösterim Tarihi: 4 Ekim 2019

X-Men: Dark Phoenix

Yönetmen: Simon Kinberg
Oyuncular: Sophie Turner, James McAvoy, Michael Fassbender, Jennifer Lawrence
Notlar ve Beklentiler: Film şimdiden 2019’un gişede batacak filmleri arasında gösteriliyor. Olaylı bir çekim süreci ve bazı sahnelerin yeniden çekilecek olması, serinin sıkı hayranlarını bile bezdirdi.
Gösterim Tarihi: 14 Şubat 2019’da gösterime girecek.

Chaos Walking

Yönetmen: Doug Liman
Oyuncular: Tom Holland, Daisy Ridley, Mads Mikkelsen, Demián Bichir, David Oyelowo, Cynthia Erivo
Notlar ve Beklentiler: Bütün kadınların bir virüs sonucu olduğu düşünülen dünya dışı bir kolonide, kahramanımız gizemli bir şekilde ortaya çıkan genç bir kadının peşinden gider. Çok satan genç/yetişkin romanının sinema uyarlaması…
Gösterim Tarihi: 1 Mart 2019

Alita: Battle Angel

Yönetmen: Robert Rodriguez
Oyuncular: Rosa Salazar, Christoph Waltz, Jennifer Connelly, Mahershala Ali, Ed Skrein, Jackie Earle Haley, Keean Johnson
Notlar ve Beklentiler: James Cameron, özel ilgisi olduğu manga’yı bir türlü çekemedi ve senaryosunu yazarak Robert Rodriguez’e teslim etti. Yukito Kishiro’nun öyküsü görsel efektler ve
Gösterim Tarihi: 14 Şubat 2019

Captain Marvel

Yönetmenler: Bilim Kurgu’dan daha çok bağımsız filmlerinden tanıdığımız Anna Boden, Ryan Fleck…
Oyuncular: Brie Larson, Lee Pace, Samuel L. Jackson
Notlar ve Beklentiler: Avengers’ın Infinity War bölümü soruları havada bıraktığı için Captain Marvel’ın en azından bazı ipuçları vereceği yönündeki beklentiler artmıştı. 1990’larda geçecek hikaye, Marvel’in bir kadın kahramanının tek başına taşıdığı ilk film olacak. Yılın en merakla beklenen filmlerinden biri diyebiliriz.
Gösterim Tarihi: 8 Mart 2019

Glass

Yönetmen: M. Night Shyamalan
Oyuncular: Bruce Willis, Samuel L. Jackson, James McAvoy, Sarah Paulson, Anya Taylor-Joy
Notlar ve Beklentiler: Split ve Unbreakble’ın yarattığı evrende dans etmeye devam eden Shyamalan’ın öyküyü daha ne kadar aynı tempoda sürdürebileceği merak konusu haliyle…
Gösterim Tarihi: 18 Ocak 2019

Shazam!

Yönetmen: David F. Sandberg
Oyuncular: Zachary Levi, Mark Strong, Asher Angel
Notlar ve Beklentiler: DC’nin başarısız yan kahraman filmlerine yeni bir tanesinin eklenmesi yüksek bir ihtimal. Shazam’la da ilgili çekim sürecinin sorunlu olduğu haberleri sık sık yayıldı. Lights Out ve Annabelle gibi korku filmlerinin yönetmeni Sandberg’in komedi ağırlıklı bir kahramanla nasıl bir sınav vereceği de merak konusu…
Gösterim Tarihi: 5 Nisan 2019

MIB: International

Yönetmen: F. Gary Gray
Oyuncular: Chris Hemsworth, Tessa Thompson, Liam Neeson, Emma Thompson, Rebecca Ferguson
Notlar ve Beklentiler: Will Smith’in bir türlü uygun olmaması nedeniyle çekilemeyen devam filmleri yerine yapımcılar aynı evrende yeni bir hikaye başlatmaya karar verdiler.
Gösterim Tarihi: 14 Haziran 2019

The Kid Who Would Be King

Yönetmen: Joe Cornish
Oyuncular: Louis Ashbourne Serkis, Dean Chaumoo, Tom Taylor, Patrick Stewart, Rebecca Ferguson
Notlar ve Beklentiler: Attack The Block’ın yönetmeninden yine aynı havaya sahip bir film bekliyoruz. Excalibur’u bulan 12 yaşındaki bir çocuğun, Morgana ile savaşının öyküsü…
Gösterim Tarihi: 25 Ocak 2019 İngiltere gösterimi…

Gemini Man

Yönetmen: Ang Lee
Oyuncular: Will Smith, Will Smith, Clive Owen, Mary Elizabeth Winstead, Benedict Wong
Notlar ve Beklentiler: Yaşlanmaya başlayan bir suikastçi, kendi daha genç klonunu öldürmek zorundadır. 20 yıla yakındır çekilmesi beklenen senaryo en sonunda Ang Lee’nin eline düştü.
Gösterim Tarihi: 4 Ekim 2019 ABD gösterimi…

Spider-Man: Far From Home

Yönetmen: Jon Watts
Oyuncular: Tom Holland, Zendaya, Jake Gyllenhaal, Marisa Tomei, Michael Keaton
Notlar ve Beklentiler: Genç Peter Parker, filmin adından da anlaşılacağı gibi bir Avrupa tatiline çıkar ve Mysterio’nun saldırısıyla karşılaşır.
Gösterim Tarihi: 5 Temmuz 2019

The New Mutants

Yönetmen: Josh Boone
Oyuncular: Anya Taylor-Joy, Maisie Williams, Charlie Heaton, Alice Braga
Notlar ve Beklentiler: The Fault in Our Stars’ın yönetmeni Boone, günümüzün genç yıldızlarıyla hedef kitlesi biraz daha 10’lu yaşlar olan bir film üzerinde çalışıyor. X-Men evreninde biraz daha karanlık bir film izleyeceğiz gibi… Filmin çekimlerindeki sorunlar gösterim tarihini erteletebilir.
Gösterim Tarihi: Ağustos 2019

Artemis Fowl

Yönetmen: Kenneth Branagh
Oyuncular: Ferdia Shaw, Lara McDonnell, Tamara Smart, Nonzo Anozie, Josh Gad, Judi Dench
Notlar ve Beklentiler: Eoin Colfer’ın popüler fantezi romanları Disney tarafından Kenneth Branagh’a teslim edildi. Film başarılı olursa yeni bir evrenle karşılaşacağımızı söyleyebiliriz.
Gösterim Tarihi: 9 Ağustos 2019

Zombieland 2

Yönetmen: Ruben Fleischer
Oyuncular: Emma Stone, Woody Harrelson, Jesse Eisenberg, Abigail Breslin, Bill Murray, Dan Aykroyd
Notlar ve Beklentiler: 10 yıl sonra gelecek devam filmi, ilk bölümdeki kadroyu aynen topluyor ve daha fazlasını da ekliyor. İnsanlar zombi öldürmekte ustalaşırken, zombiler de evrim geçirerek daha da saldırganlaşıyor.
Gösterim Tarihi: Ekim 2019

Wonder Woman 1984

Yönetmen: Patty Jenkins
Oyuncular: Gal Gadot, Chris Pine, Kristen Wiig
Notlar ve Beklentiler: Öykü 1980’lerde soğuk savaş yıllarında devam edecek. İlk filmin büyük başarısından sonra DC yapımcıları bu filme güveniyor. Kristen Wiig’i bu filmde Cheetah olarak izleyeceğiz.
Gösterim Tarihi: 1 Kasım 2019

Godzilla: King Of The Monsters

Yönetmen: Michael Dougherty
Oyuncular: Millie Bobbie Brown, Kyle Chandler, Vera Farmiga, Sally Hawkins, O’Shea Jackson Jr, Ken Watanabe, Bradley Whitford, Charles Dance, Thomas Middleditch, Zhang Ziyi
Notlar ve Beklentiler: Warner Bros’un Canavar Evreni’nin büyümesi için bu filme ihtiyacı var. Godzilla’nın insanlığı kurtarmak için diğer dev yaratıklarla savaşını izleyeceğimiz film, önemli oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.
Gösterim Tarihi: 31 Mayıs 2019

Star Wars IX

Yönetmen: J.J. Abrams
Oyuncular: Daisy Ridley, Adam Driver, John Boyega, Oscar Isaac, Kelly Marie Tran
Notlar ve Beklentiler: Star Wars Evreni’nde üçüncü üçlemenin son filmi yine gişe rekorlarıyla gelecek gibi duruyor. Öykünün nasıl bağlanacağı ve yeni nesil kahramanların eskisinin yerini nasıl alacağı haliyle merak konusu. Film Carrie Fisher’a da bir veda niteliği taşıyacak.
Gösterim Tarihi: 20 Aralık 2019

Ad Astra

Yönetmen: James Gray
Oyuncular: Brad Pitt, Tommy Lee Jones, Ruth Negga, Donald Sutherland, Jamie Kennedy
Notlar ve Beklentiler: Otistik bir astronot 20 yıldır kayıp olan babasını aramak için uzaya çıkar. Bu yıl izlediğimiz ve gelecek yıllarda sık sık göreceğimiz uzay filmlerinin yeni bir örneği…
Gösterim Tarihi: 24 Mayıs 2019, Cannes’da ilk gösterimini yapabilir.

Captive State

Yönetmen: Rupert Wyatt
Oyuncular: John Goodman, Vera Farmiga, Machine Gun Kelly, Madeline Brewer, Alan Ruck, Kevin J. O’Connor
Notlar ve Beklentiler: Uzaylılar tarafından yönetilen bir dünyada bağımsızlık çabaları bu ilginç filmin konusu…
Gösterim Tarihi: Mart 2019

Dune

Yönetmen: Denis Villeneuve
Oyuncular: Rebecca Ferguson, Timothée Chalamet
Notlar ve Beklentiler: Henüz daha 2 oyuncusu belli olan Dune, 2020’ye kalabilir.

Kategoriler
seçki

Yönettikleri İlk Filmleriyle Bu Yıl Karşımıza Çıkacak Oyuncular

Christoph Waltz: Quentin Tarantino’nun filmlerindeki performansıyla iki Oscar kazanan yetenekli aktör Christoph Waltz geçen yıl ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturdu ve Georgetown adlı filmini çekti. Halen post prodüksiyonu devam eden filmi Proof‘un senaristi David Auburn kaleme aldı. Waltz başrolü de üstlenirken ona Vanessa Redgrave ve Annette Bening eşlik ettiler. Waltz ilk filminde gerçek bir olayı anlatmayı tercih etmiş. Georgetown‘ın merkezinde bir çift -Elsa Breht’le (Redgrave) eşi Ulrich Mott (Waltz)- yer alacak, film 13 Ağustos 2011’de Elsa’nın ölü bulunmasından sonra eşi Mott’un hemen bir numaralı şüpheli haline gelmesini anlatacak. Auburn senaryoyu Washington’da yaşayan Albrecht Muth’ın hayatından uyarladı. Muth kendisinden çok yaşlı olan, 21 yıllık eşi Viola Drath’ı öldürmüş, 50 yıllık hapis cezasıyla mahkum edilmişti 2011’de. Kötü rollerin aranan oyuncusu, sıkça bu rollerde izlediğimiz Waltz’ı ilk filminde de kötü rolde izlemiş olacağız. Bakalım Waltz ilk filmiyle nasıl eleştiriler alacak.

Jonah Hill: Tek başına çektiği ilk filmi Lady Bird‘le yıla damgasını vuran Greta Gerwig gibi Jonah Hill de ilk filminde büyüme (coming-of-age) türünü işledi. Scott Rudin’in yapımcılığını üstlendiği Mid ’90s adından da anlaşılacağı üzere 90’larda geçiyor, bekâr bir anne (Katherine Waterston) ve iki oğuldan (Lucas Hedges ve Sunny Suljic) oluşan bir aileyi merkeze koyuyor, bu ailenin en küçük bireyi olan Stevie’nin (Suljic) mahallenin kaykay takımına dahil olmaya çalışmasını anlatıyor. Kendi filminde rol almayan Hill senaryoyu tek başına kaleme almış. Son yılların ünlü yapım şirketi A24’un haklarını satın aldığı bu filme Oscar kampanyası yapılması bekleniyor. Hill büyüme türündeki bağımsız filmiyle Gerwig’in başarısını tekrarlamaya çalışacak. Bakalım onun kadar başarılı olabilecek mi.

Bradley Cooper: Amerikalı aktör Bradley Cooper orijinal bir filmle yönetmenliğe geçmek yerine yıllardır hazırlık aşamasında olan, Clint Eastwood‘un bir ara çekmeyi düşündüğü ama sonra vazgeçtiği A Star Is Born yeniden çevrimini devraldı. Cooper bu filmin senaristleri arasında da yer alıp başrolü Lady Gaga’yla paylaştı. 1937’de vizyona giren ilk film daha sonra 1954 ve 1976’da tekrar sinemaya taşınmıştı. Hikâye klasik: Yaşlılık ve alkolizm nedeniyle yıldızı sönmeye yüz tutan bir aktör genç bir kadını keşfeder. Ally adlı bu kadın, şarkıcılıkta ve oyunculukta yükselişe geçerken onu keşfeden Jackson’ın yıldızı söner. Müzikal-dram türündeki film bu yılın La La Land’i olmaya çalışacak. Fakat Cooper, Steven Spielberg‘in övgülerini çoktan aldı. Hatta Spielberg, Bernstein filminin senaristliğini, yönetmenliğini ve başrolünü Cooper’a teslim etti bu filmden sonra. Yani Cooper’ın yönetmenlikte de önü açık gibi görünüyor.

Max Minghella: The Social Network, Agora, The Ides of March filmlerinden ve The Handmaid’s Tale dizisinden hatırlanabilecek aktör/senarist Max Minghella da şu sıralar ilk filminin post prodüksiyonuyla meşgul durumda. Waltz kötü bir adamın eşini öldürmesini, Hill bir çocuğun büyümesini anlatırken Minghella ilk filmi Teen Spirit‘te genç bir kızın şarkıcı olma hayallerini anlatacak (A Star Is Born‘a yakın bir proje). Violet adlı genç kız şarkıcılık hayalleriyle evini terk edip uluslararası şarkı yarışmasına katılmanın bir yolunu bulacak, olaylar gelişecek. Filmin başrolünü Elle Fanning üstlendi. Aktris henüz şarkıcılığa yönelmese de Woodkid’le beraber bir konserde şarkı söylemişti. Minghella’nın filmine Oscar kampanyasının yapılıp yapılmayacağı belli değil. Henüz bu filmin de vizyon tarihi belli değil.

Tom Cullen: Downton Abbey, Knightfall ve Gunpowder dizilerinde rol alan Kanadalı aktör Tom Cullen de yakın zamanda ilk filminin çekimlerini tamamladı. Pink Wall adını verdiği filminde bir çiftin altı yılını anlattı aktör/yönetmen. Jenna-Leon çiftinin altı yılına, bu altı yıldan altı önemli ana odaklanan filmde çifti Jay Duplass‘la Tatiana Maslany oynadılar. Cullen daha önce The Other Half’ta sevgilisi Maslany’le birlikte bir çifti oynamıştı. Pink Wall da The Other Half gibi ilişkilerin sancılı yüzünü anlatacak. Filmin vizyon tarihi henüz duyurulmadı.

Idris Elba: İngiliz sinemacı Idris Elba okuyup çok sevdiği Yardie romanını birkaç yıldır sinemaya taşımak istiyordu, ama çekim takviminin yoğunluğu nedeniyle bir türlü fırsat bulamıyordu. Sonunda 2017’de bu filmine zaman yaratıp filmi tamamlayabildi. Ocakta Sundance’te gösterilen film, D. (Aml Ameen) adlı Jamaikalı uyuşturucu kuryesinin teslim etmesi gereken uyuşturucuyla kayıplara karışması, bunun üzerine patronunun onu bulmaya çalışmasını konu alıyor. Brock Norman Brock‘un kaleme aldığı film, İngiltere’de 24 ağustosta vizyona girecek.

Karen Gillan: Guardians of the Galaxy filmleri ve Doctor Who dizisiyle ünlenen aktris Karen Gillan ilk uzun metrajlı filmi The Party’s Just Beginning‘i Glasgow ve Tribeca film festivallerinde gösterildi bu yıl. Genelde olumlu eleştiriler alan filmde Gillan’a Guardians‘taki rol arkadaşı Lee Pace eşlik etti. Film arkadaşının intiharından sonra zorlu günler geçiren Liusaidh’in (Gillan) kendisini toparlama çabalarını komediye de yer vererek anlatıyor. Filmin henüz dağıtımcısı olmadığı için vizyon tarihi belli değil.

Kristen Stewart: Come Swim adlı kısa filmle ilk kez senaristliği ve yönetmenliği deneyimleyen Kristen Stewart bu kısa filmden sonra Sage + The Saints‘in Take Me to the South şarkısının klibini çekmişti. Bu kısa videolarla yönetmenliğe ısınan Stewart çok geçmeden ilk uzun metrajlı filmini de çekme niyetinde. Stewart biseksüel draması The Chronology of Water‘la yönetmenlik koltuğuna oturacak. Bu film, Lidia Yuknavitch‘in aynı adlı anı kitabından uyarlanacak. Stewart senaryoyu tek başına kaleme alacak. Aktris, “En iyi kadın rolünü yazacağım. Hep oynamak istediğim ama oynamayacağım en iyi rolü yazacağım,” demiş bu projesi için. Bu yaz Jean Seberg biofilmi Against All Enemies‘de oynadıktan sonra tüm vaktini senaryoyu bitirmeye ayıracakmış. Daha sonra rol için ünlü bir aktrisle anlaşmaya çalışacak Stewart. Film, Yuknavitch’in istismarcı babası ve alkolik-intihara meyilli annesinden kurtulmak için üniversitenin yüzme bursunu kabul etmesini, ama uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle bursu kaybetmesini anlatacak. Kitapta Yuknavitch biseksüelliğinden ve BDSM’den de bahsediyor.

Brie Larson: Gillan ilk filmiyle olumlu eleştiriler aldı, lakin Brie Larson ilk filmi Unicorn Store‘la genelde olumsuz eleştiriler aldı. Larson’ın yönetip başrolünü Samuel L. Jackson, Bradley Whitford ve Joan Cusack‘le paylaştığı bu filmi Samantha McIntyrie yazdı. Geçen yıl Toronto Film Festivali’nde gösterilen film Kit adlı kadının çocukluk hayallerini gerçek kılabilecek bir icat için uğraşmasını konu alan bir komedi. Aslında bu proje epey eski. Larson 2012’de filmde rol almak için görüşmelere başlamış. O zamanlarda filmi Miguel Arteta çekmeyi planlıyordu. Fakat Arteta filmi çekmekten vazgeçince yönetmenlik Larson’a teklif edilmiş. Aktris bu kez başrolü üstlenmek istemese de senaristin ısrarlarına dayanamayıp başrolü de kabul etmiş. Hızla çekilip Toronto’ya yetiştirilen film olumsuz eleştirilerden sonra dağıtımcı bulamadı. O yüzden vizyon tarihi belli değil.

Taylor Kitsch: En son Waco mini dizisinde iyi bir performans ortaya koyan aktör Taylor Kitsch kısa filmi Pieces‘la 2013’te ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturmuştu. Kitsch bu kısa filmini uzun metrajlı bir filme dönüştürmek niyetinde. Senaryoyu da, başrolü de üstlenen Kitsch’in çekimlere başlayacağı tarih henüz belirlenmedi. Zira film halen senaryo aşamasında. O yüzden bu yıla yetişmeyecek Pieces. Film Detroit’li üç arkadaşın hayatlarının uyuşturucu ticareti nedeniyle tehlikeye girmesini konu alacak. Film suç-gerilim türünde olacak.

Brendan Gleeson: İrlandalı usta aktör Brendan Gleeson listemizdeki oyuncuların aksine henüz ilk uzun metrajlı filmini çekmedi ama Psychic adını verdiği kısa filmiyle yönetmenliği ilk kez deneyimlemiş oldu 2017’de. Henüz yayınlanmayan bu film, Gleeson ailesinin tüm bireylerini buluşturdu. Baba Gleeson filmi yönetip başrolde yer alırken kamera önünde ona Domhnall ve Brian Gleeson eşlik ettiler. Senaryoyu Rory Gleeson kaleme alırken müzikleri Fergus Gleeson hazırladı. Film iki gencin medyum babalarını emekliliğe zorlamalarını konu alıyor. Film 2019’da TV’de yayınlanacakmış.

Kirsten Dunst: 29 yıldır film ve dizilerde rol alan ünlü aktris Kirsten Dunst da ilk uzun metrajlı filmi için hazır durumda. Daha önce iki kısa filmle yönetmenliği deneyimleyen Dunst yeni projesini 2017’de duyurmuştu. Aktris, Sylvia Plath‘in tek romanı The Bell Jar‘ı sinemaya taşıyacak. Senaryoyu Nellie Kim‘le birlikte kaleme alan Dunst başrolleri Dakota Fanning, Jesse Plemons, Patricia Arquette, Bel Powley, Stacy Martin ve Michael Ridley‘e teslim etmişti. Fanning’in yapımcılar arasında yer aldığı bu filmin çekim tarihi henüz duyurulmadı. Film genç bir kadın olan Esther’in depresyonunu konu alacak, 1950’lerde geçecek. Dram-komedi karışımı filmin 2019’a yetişmesini umuyoruz.

Paul Dano: There Will Be Blood‘ta döktüren aktör Paul Dano roman uyarlaması ilk filmi Wildlife‘ı sevgilisi Zoe Kazan‘la birlikte kaleme almış, 2017’de çekip Sundance’e yetiştirebilmişti. Cannes’da da gösterilen film şimdiye dek genelde olumlu eleştiriler aldı. Carey Mulligan‘la Jake Gyllenhaal‘ı buluşturan, Richard Ford‘un aynı adlı romanından uyarlanan Wildlife bir evliliğin çatırdayıp sona ermesini ailenin tek oğlunun (Ed Oxenbould) gözünden aktarıyor. Bunca olumlu eleştiriden sonra tabii ki filme Oscar kampanyası yapılacak. Bakalım bir süredir Oscar’a aday olamayan Gyllenhaal-Mulligan-Dano-Kazan dörtlüsüne adaylık gelebilecek mi.

Diğerleri: Ron Howard’ın aktris kızı Bryce Dallas Howard yıllardır yönetmenliğe geçmek istiyor. Önce Originals adlı filmle geçmek istedi ama bu proje çekim aşamasına gelemeyince roman uyarlaması Sorta Like a Rock Star‘la geçeceğini duyurdu. Scarlett Johansson‘sa yıllar önce Summer Crossing romanını uyarlayacağını açıklamıştı, ama proje iptal edilmiş olabilir, zira bu filmden yeni bir haber gelmedi daha sonra. Olivia Wilde daha şanslı durumda. Zira aktris ilk filmi Booksmart‘ın çekimlerine başladı. Film 2019’da vizyona girecek.

Kategoriler
bakınıztv

Fragman Analizi: Avengers: Infinity War (Anthony Russo, Joe Russo)

Avengers: Infinity War, “mahallede kim varsa, topladım geldim abi” görüntüsündeki fragmanıyla arz-ı endam eyledi.

Yekta Kurtcebe: Açıkçası ne Marvel ne de DC evrenin bu çeşit çeşit CG dolu filmlerine tahammül edemiyorum bir süredir. İyi ile kötü arasındaki savaşı iyice muğlaklaştırdı gibi geliyor. Fakat çoğunluk benimle hemfikir değil. Gencinden yaşlısına (gençler çoğunlukta tabi) Avangers’a bayılıyor herkes. Feed’imde heyecanla bu fragmanı paylaşan insanlar gördüm. Çıkarımım dünyanın acı gerçeklerini görmek istemeyen herkesin bu garip, ne üdüğü belirsiz (uydurma bilim ile doğaüstü olaylar arasında gidip gelen) Marvel dünyasına biat ederek akıllarını boşaltma isteğinin var olduğudur. Efekt parıltısı dışında hiç bir parıltı da görmediğimi belirtmek istiyorum. Benim yakalayamadın Avengers. Umarım bu son filmdir. Sequel’i batasıcalar…

Can Rende: Fanları gibi büyük bir heyecanla beklemiyorum. Ama az da olsa bir merak var tabii. Nedeni de Marvel’ın tüm karakterlerini barındırıyor olması ve 4. filmle beraber final filmi olması. Herkesi izleyecek olmak bir yere kadar eğlendirecektir, 10 yıllık bazı olayları nihayetlendirecek olması da merakın nedeni. Lakin bazı konularda endişem de yok değil. Mesela Fiege sürekli “Film büyük kırılmalara yol açacak, final filmi olacak” diyor, bazı karakterler ölecek falan deniyor ama Marvel hiçbir zaman bu denli karanlık bir evren olmadığı ve karanlık bir evren yapılmak istenmediği için bu gazlamalara pek kanmıyorum (aynı şeyleri Civil War için de söylemişlerdi. Hava alanı sahnesi şaka gibiydi -şakadan geçilmiyordu-). Birileri ölürse şaşıracağım. Bekleyelim görelim. Çok heyecanlandırmamasının nedeniyse artık çizgi-roman uyarlamalarından iyice sıkılmış olmam. Özellikle MCU’nun kopyala-yapıştır filmleri, kötü karakterler ve müzikler konusunda özensiz olunması, mizah dışında pek az şeyin önemsenmesi ve tonlarca efekt nedeniyle beni artık pek heyecanlandırmıyor. Gene de gidip izleyip Yekta Kurtcebe’nin dediği gibi kafayı boşaltırım. İyi bir film olursa da şaşırırım. Bu arada bu son film olmayacak Yekta. Hazırlık aşamasında 20 filmi daha var Marvel’ın. En az 2030’a dek devam eder bu filmler.

Ümit Açık: Cep telefonu modeli gibi sürekli 1-2 ufak değişiklikle güncellenen sinematik evren ve süper kahraman filmleri benim için sinemanın hikaye anlatmaktan uzaklaştığı, kolay paraya yaklaştığı dönemi temsil ediyor. Benim için bunlar yönetmen filminden daha çok yapımcı filmi. Yapımcıların en rahat karar verdiği ve en çok ihya olduğu sinema akımı olabilir. Bu filmlere giderken, sonunda ne olacağını bilmediğimiz bir serüvene değil de, sevdiğimiz gofretten bir tane daha almak üzere bakkala gidiyoruz gibi hissediyorum. Şahsen hiç heyecanlanmıyorum. Heyecanlananlara da saygı duyuyorum çünkü çok fazlalar

Yekta Kurtcebe: Evet, saygı duymak lazım çünkü çoğunluk tarafından linç edilmek denen bir şey var memleketimizde. “Lan gevşek Avengers’a kötü mü diyorsun sen” diyip imitasyon Thor çekiçleriyle, çakma Kaptan Amerika kalkanlarıyla darp etmeyin bizi. İstirham ediyorum.

Gültekin Turgut: Çocukluğu Bilka yayınlarının siyah-beyaz bastığı çizgi romanlarla mutlu olmakla geçmiş biri olarak şu an sinemada ve ülkemizde çizgi roman basımı konusunda yaşanan bolluk aslında mutluluk verici olmalı. Nedense yeterince mutlu değilim. Ahmet Kocaoğlu’nun ArkaBahçe tayfasının renkli ve Türkçe bastıkları o orjinale yakın (90lı yıllar) Türkçe baskıları gördüğümdeki kadar bile heyecanlanamıyorum. Bunun nedenlerinin başında sanırım çizgi roman evrenini filmlerin kendi kafalarına göre eğip bükmesi geliyor. Artık filmlere göre ilerliyor gibi hatta. Sadece olaylar değil, karakterler de böyle. Iron man çizgi roman dünyası için önemsiz bir karakterken bugün sinemadaki gişe hasılatından aldığı güçle, Spiderman’e kahramanlık dersi veriyor. Marvel tamamen kendini gişeye teslim etmiş görünüyor. DC en azından kahramanlarının hiyerarşisini korumaya devam ediyor. Bu bolluğun iyi yanı ülkemiz için yabancı kalan karakterlerin daha fazla tanınması. Captain America ve Wonder Woman gibi. Çizgi roman sever olarak beyazperde de görmek cezbedici olsa da sonunda sinema salonunda ergenlerle baş başa kalmak, kendi mitolojisinden kopmuş kahramanlarla, yeniden yeniden kurulan bir yapıya intibak sağlamak oldukça yorucu. Spiderman’in her seferinde yeniden ortaya çıkan üçlemeleri gibi. Her seride; Örümcek Adam yeniden Örümcek Adam olmaya çalışıyor. İyi hikayelerin, iyi yazarların öykülerinden çok sürdürebilirlik ve çarpıcılık odaklı bir stratejinin ileride çizgi roman kültürüne de zarar vereceğini düşünüyorum. Bu çizgi-romanları sinemaya uyarlama furyası sayesinde Deadpool, Wolverine, Nolan’ın Batman serisi gibi iyi ve kaliteli işler en azından yıllar sonra da izlenebilecek filmler olarak kalacak. Bazı karakterleri merak eden kızıma DC/Marvel karakter ansiklopedilerinden isimleri bulmaya kalktığımızda orada kapladıkları alanları farkedince aslında orası için de ne kadar önemsiz olduklarını görmek de ayrı bir üzüntü vesilesi. Son Justice League filmini izledikten sonra Wonder Woman hayranı olan bir kızın babası olarak daha fazlasını yazmamam gerekiyor; sahi Wonder Woman bir daha ne zaman beyazperde de arz-ı endam eyleyecek; merakla bekliyoruz. Bense Ant-man’e bile film yapan yapımcılardan bir Supergirl filmi rica ediyorum.

Fırat Türkoğlu: Roland Emmerich’ler ve Michael Bay’lerle bir süre “disaster porn”lardan iyi para kazanmıştı Hollywood… Toplu ölümlerin, doğal veya doğaüstü felaketlerin pornografik düzeyde tekrarlandığı bir dolu film gösterime girdi. Sonra o felaketler gerçeğe dönüşünce, dünyanın 4 bir yanında terörist saldırılar, savaşlar vs. ile akşam haberleri “disaster porn”a dönünce tersi bir yol izlendi ister istemez. Felaketleri durduran süper kahramanlarla, dünyanın her yerindeki olaylardan bıkmış insanlara biraz moral vermeye çalışıyor gibiler. Ama bu durum da pornografiye döndü… “Daha fazla, daha fazla” diye diye, en sonunda tüm Marvel kahramanlarının yer aldığı bir film yapmışlar. Stüdyoların çevresinde çok dolaşırsanız, belki siz de kendinizi bir Marvel filminde süper kahraman rolünde bulabilirsiniz, şansınızı bir deneyin.

Kategoriler
seçki

Bu Yıl İlk Filmlerini Çeken Oyuncular

Aktörlükten Yönetmenliği Geçen Oyuncular

Her sene olduğu gibi bu yıl da pek çok ünlü oyuncu yönetmenliği deneyimlemek isteyip ilk filmlerini çektiler. Genelde komedi türünü tercih eden oyunculardan bazılarının filmleri bu ay düzenlenen Toronto Film Festivali’nde gösterildi, bazı filmleri 2018’de izleyeceğiz. Listede yer alan birkaç filmin hazırlıklarıysa devam ediyor, muhtemelen bu filmler 2018’de çekilecek. Lafı uzatmayalım ve bu yıl ilk filmlerini çeken oyuncuları derleyelim.

Bradley Cooper: Bir süredir yönetmenliği deneyimlemek isteyen Bradley Cooper yıllardır çekilmek istenen ama bir türlü çekilemeyen A Star Is Born müzikalini devraldı bu yıl. Çekimleri yazın tamamlanan bu film aynı adlı filmin üçüncü yeniden çevrimi oldu. Cooper filmin başrolünü şarkıcı Lady Gaga’yla paylaştı. Film bir film yıldızının (Cooper) şarkıcılık yeteneği olan isimsiz genç bir kadını (Lady Gaga) keşfedip ünlendirmesini konu alıyor. Kadının ünü arttıkça adamın yıldızı yaşlılık ve alkolizm yüzünden sönecek, olaylar gelişecek. A Star Is Born 28 Eylül 2018’de vizyona girecek.

Kirsten Dunst: Çocukluğundan beri oyunculuk yapan, pek çok yönetmenle çalışan Kirsten Dunst 2018’de ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturacak. Dunst yazar Sylvia Plath’in romanı The Bell Jar‘ı sinemaya taşıyacak. Plath’in hayatından izler taşıyan bu romandan uyarlanacak filmin başrolünü ve yapımcılığını Dakota Fanning üstlenecek. Fanning’e Bel Powley, Patricia Arquette, Stacy Martin ve Jesse Plemons eşlik edecekler. 1950’lerde geçecek film, Esther adlı genç kızın depresyonuna odaklanacak. Filmin 2018’e yetişip yetişmeyeceği bilinmiyor.

Jonah Hill: Şu sıralar yoğun bir dönemden geçen aktör Jonah Hill rol aldığı projeleri arasına ilk filmi Mid ’90s‘i de sığdırdı bu yaz. Hill bu filmin başrolünü Michelle Williams’a teslim etmişti ama aktris başka projelerle meşgul olduğu için rol, Katherine Waterston’un oldu. Aktrise Lucas Hedges, Alexa Demie ve Sunny Suljic eşlik ettiler. Hill’in de ilk filmi komedi türünde. 90’larda geçen filmin merkezinde ergen Stevie yer alıyor. Stevie annesi (Waterston) ve ağabeyiyle geçinemediğinden zamanının çoğunu dışarıda kaykaycı gençlerle geçirir. Hill post prodüksiyona devam ediyor. Film 2018’de vizyona girecek.

Brie Larson: On yıl önce oyunculuğunun yanı sıra şarkıcılık da yapan Brie Larson bu sıfatlarının yanına bu yıl yönetmenliği de ekledi. Larson, Unicorn Store adı verilen filmin hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstlendi. Film çocukken de, büyüdüğünde de tek boynuzlu atlara inanan Kit’e ve hayallerini gerçekleştirme çabalarına odaklanıyor. Komedi türündeki film bu ay Toronto Film Festivali’nde gösterildi. Lakin filmle ilgili yazılan tüm eleştiriler olumsuz. Larson ilk filmiyle sınıfı geçemedi. Filmin vizyon tarihi henüz belli değil. Yüksek ihtimalle 2018’de gösterime girecek (onca olumsuz eleştiriden sonra dağıtımcı bulabilirse tabii). Larson’a satıcı rolünde Samuel L. Jackson’ın da eşlik ettiğini belirtelim.

Jennifer Morrison: House MD, Once Upon a Time, How I Met Your Mother dizilerinde rol alan, 1994’ten beri sektörde yer alan aktris Jennifer Morrison da bu yıl ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturanlardan. Morrison, Sun Dogs adını verdiği filmini bu yıl tamamladı. Melissa Benoist, Michael Angarano ve Allison Janney’nin başrollerini üstlendiği filmde Morrison da rol aldı. Aktris ilk filminin merkezine Ned (Angarano) adlı genci koyuyor, Ned’le Tally’nin (Benoist) terörist olduklarını düşündükleri bir grubu gözlemlerini ve onları yakalamaya çalışmalarını anlatıyor. Komedi türündeki filmin vizyon tarihi henüz belirlenmedi.

Karen Gillan: İskoçyalı aktris Karen Gillan da bu yıl ilk filmini çekti. Gillan, Morrison ve Larson gibi ilk filminde komedi türünü denedi. The Party’s Just Beginning adını verdiği filminin başrolünü de, senaristliğini de üstlendi. Başrolde ona Guardians of the Galaxy filmindeki rol arkadaşı Lee Pace eşlik etti. Halen post prodüksiyonu devam eden film kendisine çok yakın birisini kaybeden genç bir kızın bu acıyla başa çıkmaya çalışmasını konu alıyor. Film 2018’de vizyona girecek.

Christoph Waltz: İki Oscar ödüllü usta aktör Christoph Waltz 2015’ten beri ilk filmi Georgetown‘ı çekmeye çalışıyordu. Sonunda bu ay çekimlere başlayabildi. Waltz başrolü Vanessa Redgrave’le paylaşıyor. Georgetown‘ın merkezinde bir çift -Elsa Breht’le (Redgrave) eşi Ulrich Mott (Waltz)- yer alacak, film 13 Ağustos 2011’de Elsa’nın ölü bulunmasından sonra eşi Mott’un hemen bir numaralı şüpheli haline gelmesini anlatacak. David Auburn senaryoyu Washington’da yaşayan Albrecht Muth’ın hayatından uyarladı. Muth 2011’de kendisinden çok yaşlı olan, 21 yıllık eşi Viola Drath’ı öldürmüş, 50 yıllık hapis cezasıyla mahkum edilmişti. Film 2018’e yetişecek gibi görünüyor.

Guy Pearce: Aktör Guy Pearce ilk filminin hazırlıklarına hızla devam ediyor. Poor Boy adını verdiği ilk filminin çekimlerine yakında başlayacak. Matt Cameron’ın kaleme aldığı filmin başrolü de Pearce’in. Aktöre Frances O’Connor, Sarah Peirse, Callan Mulvey ve Richard Roxburgh eşlik edecekler. Filmin merkezinde yedi yıl önce gizemli bir şekilde yolları kesişen iki aile yer alacak. Bu iki ailenin özlemlerine, sevinçlerine, inançlarına, sevgilerine, umutlarına, duygusal yolculuklarına ve sırlarla gerçeklerin ortaya çıkmasıyla kendilerini buldukları zor durumlara odaklanılacak.

Simon Baker: The Mentalist dizisiyle ünlenen Simon Baker ilk filmi Breath‘i bu yıl çekip vizyona hazır hale getirdi. Filmin prömiyeri bu ay Toronto Film Festivali’nde yapıldı. Baker’ın başrolü de üstlendiği filmde Elizabeth Debicki de rol aldı. Tim Winton’ın aynı adlı romanından uyarlanan film 70’lerin Avustralyasında geçip iki ergen oğlana, oğlanların gizemli ve maceracı bir adamla (Baker) arkadaşlıklarına odaklanıyor. Bu film de 2018’de vizyona girecek.

Alex Pettyfer: Magic Mike, Elvis & Nixon, In Time filmlerinden hatırlayabileceğimiz aktör Alex Pettyfer’ın ilk filmi Black Roads adını taşıyor. Pettyfer ilk filminin başrollerini Tom Scott, Jennifer Morrison, Juliette Lewis, Nicola Peltz ve Robert Patrick’e teslim etti. Film aynı adlı romandan uyarlandı, istismarcı kocasını öldüren kadın hapse girince Harley adlı oğlu üç kız kardeşinin sorumluluğunu üstlenir. Fakat bir gün Harley’nin adı gizemli bir cinayete karışır, olaylar gelişir. Harley’i Pettyfer’ın oynadığını belirtelim. Gerilim türündeki filmin post prodüksiyonu devam ediyor.

Bryce Dallas Howard: Usta yönetmen Ron Howard’ın kızı Bryce Dallas Howard da beş yıldan uzun bir süredir ilk uzun metrajlı filmini çekmek için fırsat kolluyordu. Çekmeyi planladığı The Originals‘a ne olduğunu bilemiyoruz, aktris bu filmden evvel Sorta Like a Rock Star‘ı çekecek. Film yazar Matthew Quick’in aynı adlı romanından uyarlanacak, annesiyle kavga ettikten sonra evi terk edip annesinin okul servisinde yaşamaya başlayan iyimser genç bir kıza, Amber’a odaklanacak. Howard henüz oyuncu kadrosunu oluşturmadı. Çekimlere 2018’de başlanacak.

Andy Serkis: Duygu yakalama teknolojisiyle çekilen filmlerin (King Kong, LOTR, Planet of the Apes) aranan oyuncusu Andy Serkis bu yıl karşımıza Breathe filmiyle çıkacak. Breathe yönetmenin vizyona giren ilk filmi, lakin Serkis bu filmden önce Jungle Book animasyonunu çekti. WB, Jungle Book‘un vizyonunu 2018’e erteleyince Breathe yönetmenin ilk filmi oldu. Andrew Garfield’la Claire Foy’un başrollerini üstlendiği bu romantik film, Robin Cavendish’in polio hastalığı yüzünden 28 yaşında felç olmasını, birkaç ay ömür biçilmesine rağmen eşi Diana, Diana’nın ikiz kardeşi sayesinde yaşama tutunmasını ve oğlunu büyütmesini konu alıyor. Gerçeklerden uyarlanan film, TIFF’te gösterildi, karışık eleştiriler aldı, Garfield’ın performansı övüldü.

Paul Dano: Okja, Prisoners, Youth, 12 Years a Slave, There Will Be Blood filmlerinde rol alan Paul Dano da bu yıl yönetmenliğe hazır olduğunu düşünüp koltuğa oturanlardan. Dano ilk yönetmenliği için Richard Ford’un Wildlife adlı romanını seçti. Bu romanı sevgilisi Zoe Kazan’la birlikte senaryolaştırdı. Wildlife‘ın başrollerini Prisoners ve Okja filmlerinde çalıştığı Jake Gyllenhaal’a teslim etti. Aktöre Carey Mulligan eşlik etti. Filmin merkezinde Jerry-Jeanette çifti yer alıyor. Jeanette başka bir adama âşık olunca çiftin evliliği bitme noktasına gelir. Dano evliliğin bitişini çiftin çocukları Joe üzerinden anlatıyor.

Greta Gerwig: Amerikalı aktris Greta Gerwig bu yıl tek başına ilk filmini çekti. Tek başına dememin nedeni aktrisin ilk filmi Nights and Weekends‘i Joe Swanberg’le birlikte yazıp yönetmiş olması. Saoirse Ronan’ın başrolünü üstlendiği Lady Bird, Gerwig’in tek başını yazıp yönettiği ilk filmi oldu. Bu ay TIFF’te gösterilen, Gerwig’i ünlendiren Frances Ha‘nın izinden gittiği söylenen film olumlu eleştiriler aldı. Film maceraperest genç bir kızın Kaliforniya’daki evini bir yıllığına terk etmesini konu alıyor. Filmin ülkemizdeki vizyon tarihi henüz açıklanmadı. ABD’de 10 kasımda vizyona girecek.

Max Minghella: 2008’de 54 yaşındayken vefat eden usta yönetmen Anthony Minghella’nın aktör oğlu Max Minghella da bu yıl yönetmenlik koltuğuna oturdu. Teen Spirit adını verdiği ilk filminin senaristliğini de üstlendi Minghella. Yapımcılar arasında aktör Jamie Bell de yer alıyor. Filmin başrolünüyse Elle Fanning üstlendi. Teen Spirit utangaç genç kız Violet’ın şarkıcı olma düşlerine, bu düşleri için ailesini arkada bırakıp kasabasından kaçmasına, birisi sayesinde uluslararası bir şarkı yarışmasına katılmasına odaklanıyor. Bu film de 2018’de vizyona girecek.

Idris Elba: Bu projelerden en farklısı Idris Elba’nın yakın zamanda tamamladığı filmi olsa gerek. Elba bu yıl Yardie adlı romanı uyarladı. Suç türündeki film Jamaikalı bir gencin, D.’nin, uyuşturucu kuryeliğine ve Londra’da dağıtması için verilen uyuşturucu çalıp çeteden ayrılıp Londra’da izini kaybettirmeye çalışmasına, çeteninse bu ihaneti unutmayıp onu aramasına odaklanıyor. Elba filminin başrolünü Aml Ameen’e teslim etmişti. Film 2018’de vizyona girecek.

Scarlett Johansson: Şu sıralar Avengers filmleriyle meşgul olan Scarlett Johansson yönetmenlik koltuğuna oturacağını altı yıl önce (Kasım 2011) açıklamıştı ama nedense bu altı yılda filmini çekemedi. Projenin iptal olup olmadığını, aktrisin yönetmenlik için halen istekli olup olmadığını bilemiyorum ama gene de listeye ekleyeyim dedim. Aktrisin çekmek istediği film, Summer Crossing adını taşıyor. Film, Truman Capote’nin aynı adlı romanından uyarlanacak. Roman, 18 yaşındaki Grady’e odaklanıyor. Zengin ebeveynleri seyahate çıkınca yazı tek başına geçirmek istemeyen Grady o yaz kimliğini ve cinselliğini keşfetmek ister. Grady Brooklyn’de yaşayan Yahudi bir aileye mensup, ailesiyle ilişkileri iyi olmayan bir gençle tanışır, kısa sürede onunla evlenip ondan hamile kalır. Roman 2. Dünya Savaşı döneminde geçiyor. Bakalım Johansson yakın zamanda yönetmenlik koltuğuna oturabilecek mi.

Jamie Foxx: Altı yıl önce bir TV kanalı için epey kötü kalitedeki korku filmi Night Tales‘ı çeken aktör Jamie Foxx altı yıllık aradan sonra bu yıl ikinci filminin, aynı zamanda ilk sinema filminin çekimlerine başlamıştı. Foxx’un da ilk sinema filmi komedi türünde. Filmin adı All-Star Weekend. Foxx’a Robert Downey Jr., Jessica Szohr, Jeremy Piven, Eva Longoria eşlik ettiler. Film iki dostun sevdikleri basketbol oyuncusu üzerinden rekabetlerine odaklanıyor. Yüksek ihtimalle 2018’de vizyona girecek bu film.

Kategoriler
seçki

Önümüzdeki Dönemde Vizyona Girecek Müzikal Filmler

Damien Chazzelle’nin eski müzikal filmlere saygı duruşunda bulunan filmi La La Land‘in 2016-17’ye damgasını vurması, uluslararası alanda çok iyi bir hasılat elde etmesi, ödülleri silip süpürmesi müzikal türünün canlanmasını sağlayacak. Aslında müzikal türü ölmüş değil. La La Land‘in hasılat ve ödül başarısıyla biraz daha popüler olacağını söylemek mümkün. Bu ay vizyona giren Beauty and the Beast‘in de çabucak 400 milyon dolar hasılat elde etmesi de türün popülerleşmesine katkı sağlayacak. Lafı uzatmayalım ve bu türde hangi filmlerin hazırlandığına bakalım.

Basmati Blues: Brie Larson’ın başrolünü, Dan Baron’ın yönetmenliğini üstlendiği Basmati Blues bu yıl vizyona girecek. Komedi-müzikal türündeki bu filmin merkezinde bir bilim kadını olan Linda (Larson) yer alıyor. Linda işini başarıyla icra ederken bir gün laboratuvarını kapatıp Hindistan’a laboratuvarında tasarladığı yeni pirinci satmak amacıyla yola çıkar. Linda bu yeni pirincin çiftçilerin işine yarayacağını düşünür, ama aslında bu yeni pirinç çiftçilerin işlerini baltalayacaktır. Scott Bakula ve Donald Sutherland’in de yer aldığı Basmati Blues‘da pek çok Hintli oyuncu da yer aldı. Larson, Scott Pilgrim vs the World filminden sonra ilk kez bir filmde şarkı söyleyip dans edecek. Aktrisin 16 yaşındayken albüm çıkardığını ama bu albümden sonra şarkıcılığa devam etmediğini de belirteyim.

The Greatest Showman: Çekimleri birkaç hafta evvel tamamlanan The Greatest Showman‘in oyuncu kadrosu göz dolduruyor. Oscar törenindeki ve Les Miserables filmindeki performanslarıyla dansa dair tüm hünerlerini sergileyen Hugh Jackman filmin merkezindeki P.T. Barnum’u oynadı. Jackman’a Zac Efron, Michelle Williams, Rebecca Ferguson, Zendaya eşlik ettiler. Michael Gracey’nin yönettiği bu müzikal, Barnum’un sirkine ve bu sirkle ünlenmesine odaklanacak. Film ödül sezonunda, 25 Aralık 2017’de gösterime girip ödül kovalayacak. Bakalım La La Land‘in başarısını tekrarlayabilecek mi.

Mary Poppins Returns

Disney’in Müzikalleri: Disney müzikal türüne çok az filminde yer verecek. Bu yıl çekilmesi planlanan Mulan müzikal olmayacak. Ama mayısta Guy Ritchie’nin yönetmenliğinde çekimlerine başlanacak Aladdin, ne zaman çekileceği belli olmayan The Little Mermaid, çekimleri Rob Marshall’ın yönetmenliğinde devam eden bol yıldızlı Mary Poppins Returns de müzikal türünde. Ritchie şu sıralar filminin oyuncu kadrosunu oluşturmakla meşgul durumda. Mary Poppins Returns‘de Emily Blunt, Colin Firth, Meryl Streep, Ben Whishaw, Lin-Manuel Miranda rol alıyorlar. Film 25 Aralık 2018’de vizyona girecek.

Joseph Gordon-Levitt’in İsimsiz Filmi: Henüz adı açıklanmayan, çekimlerine başlanacağı tarih de belli olmayan bu müzikal filmin başrollerini ve yapımcılığını Joseph Gordon-Levitt – Channing Tatum ikilisi üstlenecekler. Gordon-Levitt filmin öyküsünü de kaleme alıyor. Yönetmense henüz belirlenmedi. Film iki pilotun komik maceralarına odaklanacak. R reytingiyle (18 yaş altı izleyici kitlesi için uygun değil) gösterime girecek. Şimdilik bu müzikal proje hakkında bildiklerimiz bu kadar.

Miss Saigon: Claude-Michel Schönberg’le Alain Boublil’in yıllarca sahnelenen, klasikleşen müzikal oyunları Miss Saigon sinemaya taşınacak. Oyunun sinemaya taşınacağı geçen yıl açıklanmıştı. Senaryosu kaleme alınan filmi İngiliz yönetmen Danny Boyle çekecek. Pek çok müzikalin yapımcılığını üstlenen Cameron Mackintosh bu filmin de yapımcılığını üstlenecek. Çekimlere ne zaman başlanacağı bilinmiyor. Schönberg-Boublil ikilisi Miss Saigon‘ı Giacomo Puccini’nin klasik operası Madame Butterfly‘dan uyarlamışlardı. Miss Saigon, Vietnam Savaşı zamanında 17 yaşındaki Vietnamlı Kim’le Amerikalı asker Chris’in âşkına odaklanıyor. Oyun sahnelendikten sonra çok sevilmiş, ama oryantalist, seksist ve ırkçı olduğu da yazılmıştı. Miss Saigon çekilirse Boyle’ın ilk müzikali olacak.

Cats: Müzikal türünün büyük isimlerinden, Phantom of the Opera müzikalinin yaratıcısı Andrew Lloyd Webber’ın klasik müzikali Cats de sinemaya taşınacak. Les Miserables‘ın yönetmeni Tom Hooper bu oyundan uyarlanacak filmle müzikal türüne dönecek. Şimdilik filmin başrolleri, çekim ve vizyon tarihleri belli değil. Hooper’ın bu filmden önce başka bir film çekip çekmeyeceği de belli değil. Webber bu müzikalini T.S. Eliot’ın şiirinden uyarlamıştı. Cats adından da anlaşılacağı üzere kedilere odaklanıyor. Bu kediler konuşur, şarkı söyler, dans ederler. Kralları bir gün Heaviside’a gidecek kediyi seçecekken Macavity adlı kötü kedi ve adamları, kralı kaçırırlar. Kediler büyücü kedinin de yardımıyla krallarını kurtarmaya çalışırlar, olaylar gelişir, şarkılar söylenir, danslar edilir.

Wicked: Cats, Les Miserables, Phantom of the Opera, Miss Saigon gibi büyük müzikaller sinemaya taşınır da Wicked eksik kalır mı? Kalmayacak tabii ki. Wicked, Frank L. Baum’ın klasik eseri Wizard of Oz‘ın prequeli. Dorothy, Oz diyarına gelmeden önce iyi kalpli peri Glinda’yla kötü kalpli cadının ilişkilerine, Dorothy’den önce Oz’un nasıl bir yer olduğuna odaklanıyor. Filmi sinemaya Stephen Daldry taşıyacak. Daldry çekimlere 2018’de başlamayı planlıyor. Bir sorun ortaya çıkmazsa film 20 Aralık 2019’da vizyona girecek.

Elisabeth: Cate Blanchett’lı Elizabeth filmlerinin Hintli yönetmen Shekhar Kapur Almanca müzikal Elisabeth‘i sinemaya uyarlayacak. 1992’den beri defalarca kez sahnelenen, çok beğenilen bu müzikal, Avusturya-Macaristan’ın kraliçesi, I. Franz Joseph’in eşi Elisabeth’in yaşamına ve 1898’de İtalyan bir anarşist olan Luigi Lucheni tarafından bıçaklanarak öldürülmesine odaklanıyor. Bu müzikal, Almanya’nın en başarılı müzikali olmuştu. Kapur’un çekimlere ne zaman başlayacağı bilinmiyor. Filmin 2018’e yetişmesi bekleniyor.

Annette: Fransız yönetmen Leos Carax sonunda suskunluğu bozup bu yıl setlere dönecek. Carax başrolünü Adam Driver’a pasladığı Annette adlı müzikalinin hazırlıklarına devam ediyor. Annette, Carax’nın hem ilk müzikali, hem de ilk İngilizce filmi olacak. Filmin diğer başrolü Rooney Mara’ya teslim edilmişti ama aktris, Vox Lux müzikalinin çekimleri yüzünden bu filmden çekilmişti. Kısa bir süre görünmesi planlanan Rihanna da kadrodan ayrılmıştı. Carax bu filminde opera şarkıcısı eşini kaybeden bir komedyenin (Driver) bu acıyla başa çıkmaya ve 2 yaşındaki kızını büyütmeye çalışmasını konu alıyor. Film 2018’de vizyona girecek.

Vox Lux: Rooney Mara bu yıl arka arkaya iki müzikalde, Vox Lux ve Annette‘te oynamayı planlıyordu. Planlara göre Vox Lux‘ın çekimlerine 31 ocakta başlanacak, yaza doğru Annette‘in çekimleri başlayacaktı. Ama daha sonra Vox Lux‘ın çekimleri yaza ertelenince Mara, Annette‘ten çekilmişti. Vox Lux filmini aktörlükten yönetmenliğe geçen Brady Corbet yönetecek. Jude Law ve Stacy Martin’in de rol alacağı bu müzikal bir pop şarkıcısının, Celeste’in on beş yılına, bu süre zarfında ünlenmesine ve şöhretle başa çıkmaya çalışmasına odaklanacak. Law, Celeste’in menajerini oynayacak, film 2018’de vizyona girecek.

A Star Is Born: Bradley Cooper yönetmenliğe geçmek için A Star Is Born yeniden çevrimini tercih etmişti. Senaristler arasında da yer alan Cooper filmin başrolünü şarkıcı Lady Gaga’yla paylaşacak. Sam Elliott da filmde rol alacak. Çekimlere yakın zamanda başlanacak. Daha önce iki kez yeniden çevrilen A Star Is Born adından da anlaşılacağı üzere bir yıldızın doğuşuna odaklanacak. Cooper’ın oynayacağı film yıldızı, Gaga’nın oynayacağı genç bir aktrisi keşfedecek ve ünlenmesine yardımcı olacak. Kadının yıldızı parlarken adamın alkol bağımlılığı ve yaşlılık yüzünden yıldızı sönmeye yüz tutacak. Bakalım Cooper ilk işinde yönetmenliği kıvırabilecek mi. Film 28 Eylül 2018’de vizyona girecek.

Jeannette: Fransız yönetmen Bruno Dumont, Woody Allen’ın da hızını aşarak film üretmeye devam ediyor. Dumont bu yıl karşımıza Jeannette adlı müzikaliyle çıkacak. Bu film, Charles Peguy’un oyunundan uyarlandı. Film, Jean of Arc’ın çocukluğuna odaklanıyor.

Christopher Robin: Türden türe atlayan, hep farklı büyüklükte filmler yapan, Bond filmi de çeken Marc Forster kariyerine Walt Disney Pictures filmiyle devam edecek. Christopher Robin adı verilen bu müzikal film, Winnie the Pooh‘un yaratıcısı AA Milne’nin oğlu Christopher Robin’e ve Winnie the Pooh‘a odaklanacak. Senaryonun ilk taslağını genç yönetmen Alex Ross Perry kaleme aldı. Oscar ödüllü Spotlight‘ın yönetmeni Tom McCarthy şu sıralar senaryonun ikinci taslağını kaleme alıyor. Filmin oyuncu kadrosu henüz belirlenmedi. Domhnall Gleeson ve Margot Robbie’nin başrollerini üstlendikleri isimsiz filmde de Milne’nin hayatına odaklanıldı. Bu isimsiz film bu yıl vizyona girecek.

 

Kategoriler
haber

Robin Hood’un Eşi Leydi Marian’ın Filmi Çekilecek

Güncelleme (27 Şubat): Yeni haberlere göre Marian rolü için mücadeleye Jennifer Lawrence ve Margot Robbie de dahil oldu. Yapımcılar arasındaki mücadeleye ise Amy Pascal, Donald de Line ve Ian Bryce da dahil olmuşlar. Filmin haklarının hangi yapımcıya, başrolün de kime gideceği yakın zamanda belli olabilir.

Robin Hood’un âşık olduğu, daha sonra evlendiği Leydi Marian’ın (Marion) merkezde yer alacağı, Marian adlı bir film hazırlanıyor. Pete Barry’nin kaleme aldığı filmin hakları için yapımcılar, başrolü için aktrisler şu sıralar birbirleriyle mücadele ediyorlar. Tracking-Board sitesinin haberine göre Simon Kinberg, Steven Spielberg, Jerry Bruckheimer, Shawn Levy, Doug Belgrad, Tripp Vinson, Michael De Luca gibi pek çok ünlü yapımcı bu projenin hakları için mücadele ediyorlar. Marian rolü içinse Brie Larson, Alicia Vikander ve Daisy Ridley’nin adları geçiyor. Filmi yönetecek kişi henüz belli değil. Şu sıralar çekimlerine devam edilen, Taron Egerton’lı Robin Hood filminde Marian’ı Eve Hewson oynuyor.

Kategoriler
haber

Naomi Watts, Glass Castle’da Oynayabilir

Dört yıl önce Jennifer Lawrence’ın başrolünde çekileceği açıklanan ama sonra Lawrence’ın kadrosunda ve yapımcılığında yer almaktan vazgeçtiği “The Glass Castle” sonunda çekilebilecek. Aynı adlı anı kitabından uyarlanacak filmin başrolü ve yönetmenliği, “Short Term 12” filminin başrolü Brie Larson ile yönetmeni Destin Cretton’a teslim edilmişti. Larson’a Woody Harrelson’ın eşlik edeceği de geçtiğimiz haftalarda belli olmuştu. Larson kitabın yazarı Jeannette Walls’ı, Harrelson ise alkolik babasını oynayacak. Yazarın annesi rolü ise Naomi Watts’a teklif edildi. Çekimlere yazın başlanması planlanıyor.naomi-watts-08

Kategoriler
seçki

Oscar Adayı Oyuncu ve Yönetmenlerin Projeleri

Her yıl çeşitli sinemacılar Akademi tarafından Oscar’a aday gösteriliyor. Tabii bu durum, dikkatleri ve spot ışıklarını bu isimlerin üzerine çekiyor. 2016 Oscar’larında aday olan oyuncu ve yönetmenlerin sıradaki projeleri neler peki? Buyrun dosyamıza.

TrumboBar640

Bryan Cranston: “Trumbo” filmiyle aktör dalına aday olan Cranston her zamanki gibi pek çok filmde karşımıza çıkacak: James Franco’nun filmleri “In Dobious Battle” ve “The Disaster Artist”, Franco’nun da rol alacağı komedi filmi “Why Him?”, HBO için hazırlanan TV filmi “All the Way”, Wes Anderson’ın stop-motion animasyonu, yıllar önce çekilen ama bir türlü gösterime giremeyen “Get a Job” komedisi, “Wakefield” ve Pablo Escobar’ı konu alan “The Infiltrator”. Görüldüğü üzere Cranston adeta nefes almadan film çekiyor.

michael-fassbender-as-steve-jobs

Michael Fassbender: “Steve Jobs” filmiyle aktör dalına aday olan Fassbender de dinlenmeden film çekenlerden. Onu bu yıl gangster filmi “Trespass Against Us”ta, X-Men filminde, ödül sezonunda gösterime girecek “The Light Between Oceans”da ve yıl bitmek üzereyken oyun uyarlaması “Assassin’s Creed”te izleyeceğiz. Terrence Malick’in “Weightless”ı ise bu yıl festivallerde gösterilebilir. İyi eleştiriler alırsa “The Light…” filmiyle tekrar Oscar için mücadele edebilir ve belki de şubatta üçüncü adaylığını elde edebilir. Aktörün şu sıralar Norveç’te polisiye roman uyarlaması “The Snowman”de rol aldığını, nisan ayında Prometheus serisinin ikinci filmi “Alien: Covenant”ın çekimlerine başlayacağını da ekleyelim.

martian-gallery3-gallery-image

Matt Damon: “The Martian” ile aday olan Damon’ı bu yıl sadece “Jason Bourne” filminde izleyeceğiz. Gelecek yılın şubat ayındaysa 8.yüzyılda Çin’de geçen “The Great Wall”da karşımıza çıkacak. Bu iki filmin çekimlerini tamamlayan Damon bu yıl Alexander Payne draması “Downsizing”de ve ardından Coenlerin yazdıkları, George Clooney’nin çekeceği “Suburbicon”da rol alacak. Şimdilik başka projesi yok. Bu yılın ödül sezonunu ise projesi olmadığından pas geçecek. 2018’de Payne’in filmiyle yarışa dönecektir.

landscape-1441114110-capture-decran-2015-09-01-a-092811-am

Eddie Redmayne: Geçen yıl aldığı Oscar’dan hemen sonra “The Danish Girl”de rol alarak “Acaba üst üste iki yıl ödülü alıp adını Oscar tarihine yazdırabilir mi?” diye düşündürtmüştü. Ama öyle bir şey olmayacak gibi görünüyor. Redmayne’in bu yılın ödül sezonu için bir projesi olmadığını da hemen belirtelim. Aktör bu yıl üçlemenin ilk halkası olan “Fantastic Beasts and Where to Find Them”de karşımıza çıkacak. Şimdilik başka projesi yok. Ama bu filmin çekimlerini tamamladığından yıl sona ermeden bir film daha çekebilir.

1401x788-the-revenant-DF-02339R_rgb-1200x675

Leonardo DiCaprio: Altı kez Oscar’a aday olan DiCaprio, “The Revenant”la sonunda ödüle ulaşacak ve on altı yıllık muhabbet sona erecek gibi görünüyor. Projelerini çok titiz bir şekilde seçen, bu yüzden genelde iki yılda bir kez karşımıza çıkan DiCaprio’nun adı her yıl onlarca projeyle anılıyor. Hatta şu yazımızda IMDb’de yer alan projelerinin ölüp ölmediklerini değerlendirmiştik. DiCaprio’nun sıradaki projesi ne yazık ki kesinleşmedi. Aktör geçen yıl Martin Scorsese ile “The Devil in the White City” adlı dönem/gerilim filminde tekrar çalışacağını açıklamışsa da henüz bu konuda resmi bir açıklama yapılmadı. DiCaprio’nun “Conquest” adlı filmde oynayacağı da açıklanmıştı. Ama bu filmin henüz kaleme alınmadığını da belirtelim. Filmi “Revenant”ın senaristlerinden Mark L. Smith yazacak, Paramount dağıtacak.

cate_blanchett_xmas_shop_carol-xlarge

Cate Blanchett: “Carol”daki başarılı performansıyla Oscar’a aday olan Blanchett, “Hobbit” serisinden kısa bir süre sonra büyük bütçeli gişe filmlere dönecek. Aktris bu yaz çekilecek “Thor: Ragnarok”ta Thor’un düşmanını oynayacak. Bu filmden sonraysa Richard Linklater’ın yeni filmi “Where’d You Go, Barnadette”ta rol almayı planlıyor. Diğer projesi ise aktris Lucille Ball’ın hayatına odaklanan, Aaron Sorkin’in kaleme aldığı isimsiz biofilm. Blanchett, Malick’in “Weightless”ında ve gelecek yıl “Jungler Book: Origins”de de karşımıza çıkacak. Blanchett’ın Avustralya dizisi “Stateless”ın bir bölümünü çekerek ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturacağını da belirtelim.

01-jennifer-lawrence-as-joy

Jennifer Lawrence: Bu yıl X-Men’de muhtemelen son kez karşımıza çıkmaya hazırlanan Lawrence’ı yılın sonlarına doğru romantik bilim-kurgu filmi “Passengers”da da izleyeceğiz. Film aralık ayında gösterime girecek. Lawrence bir adaylık daha alır mı göreceğiz ama türü ve konusu buna pek müsait gibi gözükmüyor. Aktris yaza doğru Darren Aronofsky’ın yeni dramasının çekimlerine başlayacak. Bu filmden sonra Fidel Castro’ya âşık olan bir kadını oynayacağı “Marita”nın ve Amy Schumer’la birlikte yazdığı isimsiz komedi filminin çekimlerine başlamayı planlıyor. Lawrence’da da projeler bitmiyor kısacası.

brooklyn

Saoirse Ronan: “Brooklyn” ile aday olan Ronan’ı bu yıl Çehov uyarlaması “The Seagull”da izleyeceğiz. Ronan’ın bu yıl çekeceği ilk filmse “Lady Bird”. Komedi türündeki bu filmi yetenekli aktris Greta Gerwig yazıp yönetecek. Ronan’ın diğer projesi bir ara Carey Mulligan’a paslanan ama sonra aktrisin rol almaktan vazgeçtiği Ian McEwan uyarlaması “On Chesil Beach”. Aktris ilk Oscar adaylığını elde ettiği “Atonement”tan sonra 2.kez McEwan uyarlamasında rol alacak. Filmin iyi çıkması halinde Ronan yarışa dönebilir. Aktris bu yıl bu iki filmle meşgul olacak.

screen shot 2015-09-22 at 11.04.37 am

Brie Larson: “Room” ile Oscar’ı da kucaklamaya hazırlanan Larson yaşıtı pek çok aktrisin izinden gidip ünlenir ünlenmez bir gişe filminde, King Kong’u anlatan “Kong: Skull Island”ta rol alıyor. Aktris bu filmini tamamladıktan sonra “Short Term 12″in yönetmeni Dustin Cretton’la 2.kez çalışacak. Bir zamanlar J.Lawrence’ın rol almayı planladığı ama sonra vazgeçtiği “The Glass Castle”ın başrolünü Woody Harrelson’la birlikte üstlenecek. Aktrisi bu yıl müzikal komedisi “Basmati Blues” ve Ben Wheatley filmi “Free Fire”da izleyebileceğiz.

45-Years

Charlotte Rampling: “45 Years” ile ilk adaylığını 70 yaşında alan (Akademi’nin ayıplarından) Rampling’i pek çok filmde izleyeceğiz: “Waiting for the Miracle to Come”, “The Whale”, Julian Barnes uyarlaması “The Sense of Ending”, Guy Maddin filmi “Seances”, “Valley of the Gods”, “The Clown” ve Jane Austen uyarlaması “Sanditon”. Aktrisi iki yıl boyunca bu filmlerde izleyebileceğiz.

here-s-why-the-big-short-elevates-christian-bale-s-oscar-chances-to-new-heights-739059

Christian Bale: “Big Short”la adaylık alan Christian Bale’ı Ermeni Tehciri’ni konu alan “The Promise”de Oscar Isaac ile birlikte rol aldı. Film başarılı bulunursa aktör ödül yarışına dönebilir. Bale, Malick’in “Weightless”ında da karşımıza çıkacak ama bu filmin gösterim tarihi henüz netleşmedi. Aktör bu yaz Scott Cooper’la ikinci kez çalışacak. İkiliyi tekrar buluşturacak olan “Hostiles” 1880’lerde geçecek, 2017’de (muhtemelen ödül sezonunda) gösterime girecek. Bale’in “Jungle Book: Origins” animasyonuna sesini verdiğini de hatırlatalım.

Bridgeof-Spies-777x437

Mark Rylance: Spielberg’in filmi “Bridge of Spies” filmiyle aday olan Rylance’ı bu yıl sadece “The BFG”de izleyeceğiz. Spielberg’in yönettiği bu film, Roald Dahl’ın aynı adlı çocuk kitabından uyarlandı. Film TR’de 1 temmuzda gösterilecek. Rylance yaza doğru Christopher Nolan’ın büyük bütçeli savaş filmi “Dunkirk”te rol alacak. Aktörün başka projesi yok. “Dunkirk” başarılı olursa Rylance yarışa dönebilir.

creed-sylvester-stallone-golden-globes-nominations-2016

Sylvester Stallone: Yedinci kez Rocky’i oynadığı “Creed”le 3.Oscar adaylığını alan (“Rocky” ile aktör ve senarist adaylıklarını almıştı) ödülü de kazanması beklenen Stallone kariyerine üç filmle devam edecek: “Creed 2”, Gregory Scarpa’yı anlatan Brad Furman biofilmi “Scarpa” ve aksiyon filmi “Expendables 4”. Ex’in ne zaman çekileceği açıklanmadı. “Creed 2” ise Kasım 2017’ye yetiştirilecek.

maxresdefault

Mark Ruffalo: “Spotlight” ile 3.adaylığını alan Ruffalo’yu bu yaz “Now You See Me 2″da izleyeceğiz. Ne yazık ki başarılı aktörün bu yıl gösterime girecek başka bir projesi yok. Ruffalo, “Thor: Ragnarok”ta Bruce Banner’ı dördüncü kez oynayacak. Bu yıl “Thor” dışında bir filmde rol almayabilir.

revenant-tom-hardy

Tom Hardy: Ödül sezonunda görmezden gelinse de Akademi’nin es geçmeyip “The Revenant” ile ilk kez aday gösterdiği Hardy’i bu yıl “Taboo” dizisinde 8 hafta boyunca izleyeceğiz. Hikâyesini babasıyla birlikte yazdığı, senaryosunu Steven Knight’ın kaleme aldığı, yapımcılığını Hardy’lerle birlikte Ridley Scott ve Knight’ın üstlendiği bu dizi 1800’lerde geçecek ve bir intikamla elmas bulma çabalarına odaklanacak. Hardy yazın Nolan’la 2.kez “Dunkirk”te çalışacak. Ne yazık ki şimdilik başka bir projesi yok.

THE HATEFUL EIGHT

Jennifer Jason Leigh: 50’sinden sonra ilk adaylığını “The Hateful Eight” ile alan Leigh’in 4 projesi var: Çekimleri tamamlanan, Amerikan başkanını konu alan “LBJ” (başrol Woody Harrelson’ın), Natalie Portman’lı bilim kurgu filmi “Annihilation”, David Fincher’ın dizisi “Twin Peaks” ve korku filmi “Amityville”. Leigh, “LBJ” ile ikinci adaylığını almaya çalışacaktır. “Twin Peaks”te ise kaç bölümde görüneceği bilinmiyor. Mayıs ayında Alex Garland’ın yeni filmi “Annihilation”ın çekimlerine başlayacak.

steve-jobs-trailer-1-2-1280x720

Kate Winslet: “Steve Jobs” ile tekrar Oscar’a aday olan Winslet’ın sadece iki projesi mevcut: Çekimlerine başlanan bol yıldızlı, ödül sezonunda adı anılabilecek “Collateral Beauty” ve fotoğrafçı Lee Miller’ı anlatan isimsiz biofilm. Bu biofilmin çekimlerine ne zaman başlanacağı açıklanmadı. Şansımız varsa bu film 2017’ye yetiştirilir. Ne yazık ki Winslet’ı bu yıl sadece “Collateral”da izleyeceğiz.

the-danish-girl

Alicia Vikander: “The Danish Girl” ile ilk Oscar adaylığını alan ve ödülü kazanmaya daha yakın olan Vikander’i bu yıl üç filmde izleyeceğiz: Gösterime hazır hale gelen dönem draması “Tulip Fever”, yazın gösterilecek “Jason Bourne” ve ödül sezonunda gösterime girecek Michael Fassbender’li “The Light Between Oceans”. Vikander “Jason Bourne” dışındaki iki projesiyle tekrar adaylık almaya çalışabilir. Aktris yaza doğru Wim Wenders’in James McAvoy’lu romantik/gerilim filmi “Submergence”da rol alacak. Şimdilik başka projesi yok.

251772

Rooney Mara: “Carol” ile 2.adaylığını alan Mara’yı bu yıl “Una”da, ödül sezonunda gösterime girmesi planlanan “The Secret Scripture”da ve Malick’in filmi “Weightless”da izleyeceğiz. Mara, Nicole Kidman’lı “Lion”da kısa bir süre rol almıştı, bu film de bu yıl gösterilecek. Aktris bu yıl “The One I Love”ın yönetmeninin yeni romantik bilim kurgu filmi “The Discovery”de Nicholas Hoult ile birlikte rol alacak. Diğer projesi ise dini film “Mary Magdalene”. “Lion”ın yönetmeni Garth Davis’in çekeceği bu filmde Mara, Mecdeleli Meryem’i (Meryem Ana değil) oynayacak. Film yazın çekilecek. Mara bu yıl “Secret Scripture” ile, gelecek yılsa “Mary” ile ödül kovalayacaktır.

Rachel-McAdams-Spotlight

Rachel McAdams: Yıllardır sektörde olan McAdams ilk adaylığını “Spotlight” ile aldı. Bu filmle daha da fazla kişinin dikkatini çeken McAdams pek çok aktris gibi (mesela Larson) hemen büyük bütçeli bir gişe filminde, “Dr. Strange”de rol aldı. Onu bu yıl sadece bu Marvel uyarlamasında izleyeceğiz. Şimdilik başka projesi yok.

Rm_D44_GK_0034.RW2

Lenny Abrahamson: 3. filmi “Frank” ile adından söz ettiren Abrahamson “Room” ile ilk adaylığını aldı. Peki sırada ne var? Geçen yıl Abrahamson’ın Donald McRae’nin kaleme aldığı “A Man’s World” romanını uyarlayacağı açıklanmıştı. Henüz projeyle ilgili yeni bir açıklama yapılmadı. Filmin konusu ödül sezonuna uygun: Boks maçında bir adamın ölümüne neden olan bir boksörün eşcinsel bir ilişki yaşayınca toplumun tepkisini çekmesi anlatılacak.

3055096-poster-p-1-adam-mckay-and-the-big-short

Adam McKay: Komedi filmleriyle tanınan McKay ilk 2 adaylığını “Big Short” ile aldı. McKay’in kariyerine hangi filmle devam edeceği bilinmiyor. Anchorman 3’yi çekebilir. “Ant-Man and the Wasp” filminin öyküsünü ise yazmaya başlamış. Diğer projesi ise John C. Reilly’nin başrolünü üstleneceği bir komedi filmi. Yakında yeni projesi açıklanacaktır.

2015-5-Feature-Mad-Max-George-Miller-set-WB

George Miller: “Mad Max: Fury Road” ile aday olan Miller kariyerine küçük bütçeli bir filmle devam edeceğini açıkladı.  Ama henüz bu filmin adı, konusu, türü vs açıklanmadı. Kamera arkasına bu yıl dönüp dönmeyeceği bilinmiyor. “Mad Max”in devamını ise bir süre daha (belki 2019’a kadar) bekleyeceğiz gibi görünüyor.

2015-5-Feature-Mad-Max-George-Miller-set-WB

Tom McCarthy: “Spotlight” ile adaylık elde eden McCarthy kariyerine bir diziyle devam edecek. McCarthy, Netflix’in hazırladığı, Selena Gomez’in başrolünü ve yapımcılığını üstleneceği, 13 bölümlük “13 Reasons Why”ın ilk iki bölümünü çekecek, sezonun yapımcılığını üstlenecek. Bu diziden sonra hangi filmi çekeceği ise bilinmiyor.

revenant-xlarge

Alejandro G. Inarritu: “The Revenant” ile Oscar’a aday olan Inarritu’nun da hangi filmle sinemalara döneceği bilinmiyor ne yazık ki. Inarritu (bir değişiklik olmadıysa) “The One Percent” dizisinin bazı bölümlerini çekecek. Ed Helms, Ed Harris ve Hilary Swank’li dizi fonksiyonunu yitiren bir ailenin ekonomik krizden etkilenmelerini anlatacak. Inarritu dizinin senaristleri ve yapımcıları arasında da yer alıyor. Dizinin kanalı, çekim ve yayın tarihi henüz açıklanmadı.

Kategoriler
haber

73. Altın Küre Ödülleri Sahiplerini Buldu

HPFA’nın verdiği Altın Küre Ödülleri’nin 73.’sü bu gece sahiplerini buldu. Aday ve kazananların tam listesini aşağıda bulabilirsiniz. Kazananlar mavi renkle işaretlenmiştir.

globes-nominees-73-th

 

EN İYİ DRAMA FİLMİ

The Revenant

Room

Carol

Mad Max: Fury Road

Spotlight

 

DRAMA DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

Leonardo DiCaprio (The Revenant)

Michael Fassbender (Steve Jobs)

Bryan Cranston (Trumbo)

Eddie Redmayne (The Danish Girl)

Will Smith (Concussion)

 

DRAMA DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Brie Larson (Room)

Cate Blanchett (Carol)

Rooney Mara (Carol)

Alicia Vikander (The Danish Girl)

Saoirse Ronan (Brooklyn)

 

EN İYİ MÜZİKAL VEYA KOMEDİ FİLMİ

The Martian

The Big Short

Joy

Spy

Trainwreck

 

MÜZİKAL VEYA KOMEDİ DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

Matt Damon (The Martian)

Christian Bale (The Big Short)

Steve Carrell (The Big Short)

Al Pacino (Danny Collins)

Mark Ruffalo (Spotlight)

 

MÜZİKAL VEYA KOMEDİ DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Jennifer Lawrence (Joy)

Melisa McCarthy (Spy)

Amy Schumer (Trainwreck)

Maggie Smith (The Lady in the Van)

Lily Tomlin (Grandma)

 

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Kate Winslet (Steve Jobs)

Jennifer Jason Leigh (The Hateful Eight)

Helen Mirren (Trumbo)

Alicia Vikander (Ex Machina)

Jane Fonda (Youth)

 

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Sylvester Stallone (Creed)

Michael Shannon (99 Homes)

Idris Elba (Beasts of No Nation)

Mark Rylance (Bridge of Spies)

Paul Dano (Youth)

 

EN İYİ YÖNETMEN

Alejandro Gonzalez Inarritu (The Revenant)

Tom McCarthy (Spotlight)

George Miller (Mad Max: Fury Road)

Todd Haynes (Carol)

Ridley Scott (The Martian)

 

EN İYİ SENARYO

Steve Jobs (Aaron Sorkin) 

Room (Emma Donoghue)

Spotlight (Tom McCarthy, Josh Singer)

The Big Short (Charles Randolph, Adam McKay)

The Hateful Eight (Quentin Tarantino)

 

EN İYİ ANİMASYON

Inside Out

Anomalisa

The Good Dinosaur

The Peanuts Movie

Shaun the Sheep Movie

 

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM

Son of Saul

Mustang

The Brand New Testament

El Club

The Fencer

 

EN İYİ FİLM MÜZİĞİ

Ennio Morricone (The Hateful Eight)

Cartor Burwell (Carol)

Daniel Pemberton (Steve Jobs)

Alexandre Desplat (The Danish Girl)

The Revenant (Ryuichi Sakamoto, Alva Noto)

 

EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI

Writing’s on the Wall (Spectre) 

Love Me Like You Do (Fifty Shades of Grey)

See You Again (Furious 7)

One Kind of Love (Love & Mercy)

Simple Song #3 (Youth)

 

EN İYİ DRAMA DİZİSİ

Mr. Robot

Game of Thrones

Narcos

Outlander

Empire

 

EN İYİ MÜZİKAL VEYA KOMEDİ DİZİSİ

Mozart in the Jungle

Casual

Orange is the New Black

Silicon Valley

Transparent

 

EN İYİ MİNİ DİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ

Wolf Hall

American Crime

American Horror Story: Hotel

Fargo

Flesh and Bone

 

MİNİ DİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Lady Gaga (American Horror Story: Hotel)

Queen Latifah (Bessie)

Kirsten Dunst (Fargo)

Sarah Hay (Flesh & Bone)

Felicity Huffman (American Crime)

 

MİNİ DİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

Oscar Isaac (Show Me a Hero)

Patrick Wilson (Fargo)

Idris Elba (Luther)

David Oyelowo (Nightingale)

Mark Rylance (Wolf Hall)

 

DRAMA DİZİSİ DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Taraji Henson (Empire)

Robin Wright (House of Cards)

Viola Davis (How to Get Away with Murder)

Caitriona Balfe (Outlander)

Eva Green (Penny Dreadful)

 

DRAMA DİZİSİ DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

John Hamm (Mad Men)

Bob Odenkirk (Better Call Saul)

Rami Malek (Mr. Robot)

Wagner Moura (Narcos)

Liev Schreiber (Ray Donovan)

 

KOMEDİ DİZİSİ DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Rachel Bloom (My Crazy Ex-Girlfriend)

Lily Tomlin (Grace and Frankie)

Gina Rodriguez (Jane the Virgin)

Jamie Lee Curtis (Scream Queens)

Julia Louis-Dreyfus (Veep)

 

KOMEDİ DİZİSİ DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

Gael Garcia Bernal (Mozart in the Jungle)

Aziz Ansari (Master of None)

Jeffrey Tambor (Transparent)

Rob Lowe (Grinder)

Patrick Stewart (Blunt Talk)

 

DİZİ, MİNİ DİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

Christian Slater (Mr. Robot)

Ben Mendelsohn (Bloodline)

Alan Cumming (The Good Wife)

Damian Lewis (Wolf Hall)

Tobias Menzies (Outlander)

 

DİZİ, MİNİ DİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

Maura Tierney (The Affair)

Regina King (American Crime)

Uzo Aduba (Orange is the New Black)

Judith Light (Transparent)

Joanne Froggatt (Downton Abbey)

 

CECILLE B. DEMILLE ÖDÜLÜ

Denzel Washington

 

 

Kategoriler
haber

Battle of Sexes’ta Son Gelişmeler

Billie Jean King, sadece ünlü bir tenis yıldızı olmanın, kendisi ve meslektaşları için yeterli olmadığını düşünen bir isimdi. Ünlü sporcu hem sporculuk yaşamında, hem de daha sonra yöneticiliğini yaptığı WTA’de kadınların da en az erkekler kadar kazanması gerektiğini savundu, bu konuda çalışmalar yaptı.
Billie-Jean-King_2654321b
Billie Jean’in en önemli meydan okuması ise 1973’te kendisiyle alay eden eski tenis yıldızı Bobby Riggs’e karşı verdiği mücadeleydi. Billie Jean King ve Bobby Riggs, “Battle of Sexes” (Cinsiyetler Savaşı) olarak adlandırılan bir maça çıktılar (Sonucunu söylemelelim, spoiler olmasın)

Uzun süredir bu maçı sinemaya taşımaya çalışan Fox Searchlight hazırlıklarını tamamlamak üzere… Daha önce Emma Stone’un oynayacağı iddia edilen başrol Brie Larson’a verildi. Bobby Riggs rolü için ise Steve Carell ile anlaşmaya varıldı. Jonathan Dayton ve Valerie Faris’in yöneteceği film Simon Beaufoy tarafından kaleme alındı.

Kategoriler
haber

Brie Larson, Room’da Rol Alacak

Geçen senenin kayda değer bağımsızlarından “The Spectacular Now” ve “Short Term 12” ile iyi eleştiriler alamayan “Don Jon”da izlediğimiz Brie Larson “The Gambler”ın çekimlerini tamamlar tamamlamaz yeni projesini belirledi. Michael Fassbender’in başrolünü üstlendiği kara komedi türündeki “Frank” ile dikkatleri çeken Lenny Abrahamson’ın yöneteceği “Room”da izleyeceğiz Larson’ı. Film, Emma Donoghue’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlanacak ve kaçırıldıktan sonra yıllarca bir odada hapis kalan bir kadının buradan kurtulma çabalarını anlatacak. Filmin çekimlerine bu sene başlanacak.Brie-Larson

Kategoriler
haber

Rupert Wyatt, The Gambler’ı Yönetecek

James Caan’ın başrolünü üstlendiği 1974 yapımı The Gambler’ın yeniden çevriminin çekimlerine yakın zamanda başlanacak gibi görünüyor. Zira yönetmen de belli oldu. Mark Wahlberg’in başrolünü üstlenip kumar borcu olan bir üniversite öğretmenine hayat vereceği The Gambler filmini Rupert Wyatt yönetecek. Tabi Wyatt’ın programı hala yoğun. O yüzden filmin çekimlerine ne zaman başlayacağını bilemiyoruz. Belki önce programındaki filmlerden birisini aradan çıkarmaya çalışır.

Öte yandan filmin yardımcı oyuncu kadrosu da oluşturulmaya başlandı. Kumar borcu olan öğretmene aşık olan öğrenci rolünde bu sene Short Term 12 ile çıkış yakalayan Brie Larson’ı izleyeceğiz.

rupert wyatt

Kategoriler
haber

Squirrel To The Nuts: Peter Bogdanovich Yeniden Yönetmen Koltuğunda

The Last Picture Show, Paper Moon, They All Laughed gibi klasiklerin yönetmeni Peter Bogdanovich uzun süredir film çekmiyordu. Wes Anderson ve Noah Baumbach, kişisel hayranlıkları bulunan usta yönetmene destek oldular ve Bogdanovich yeni filminin hazırlıklarına başladı.

Çok uzun süredir tozlu raflarda çekilmeyi bekleyen Squirrel To The Nuts, bir Broadway yönetmeni ile aşık olduğu bir hayat kadını arasında yaşananları anlatacak. Filmde Owen Wilson, Olivia Wilde ve Brie Larson’ın oynamaları kesinleşti. Jason Schwartzman’la da görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor.

Kategoriler
haber

2012 Sezonu Filmleri: Amerikan Aksiyon ve Dövüş Filmleri

Bilim-kurgusal ve fantastik öğeler taşımayan aksiyon filmlerinin sayısındaki ciddi azalma bu yıl da sürecek gibi… Özellikle “karate” filmi olarak adlandırabileceğimiz ve usta dövüşçülerin görsel efekt olmadan yeteneklerini sergilediği tür artık ölmek üzere diyebiliriz. Son yıllarda aksiyon sinemasının öne çıkan isimlerinden Jason Statham’ın durmadan kendini tekrar etmesi, Jackie Chan’in yaşlanıp tarihi filmlere takılması türün sevenlerini üzen gelişmeler. Kısacası bu yılın listesi pek iç açıcı değil:

SAFE

Yönetmen: Boaz Yakin
Oyuncular: Jason Statham, Chris Sarandon, Robert John Burke, Reggie Lee, Danny Hoch

Uptown Girls ve Remember the Titans gibi filmlerin yönetmeni Boaz Yakin, Transporter tipi bir aksiyonla karşımızda… Çinli küçük bir kızı çin ve rus mafyalarından kurtarmaya çalışan bir tek kişilik ordunun öyküsü…

SEEKING JUSTICE

Yönetmen: Roger Donaldson
Oyuncular: Nicolas Cage, Guy Pearce, January Jones, Harold Perrineau

Avustralyalı yönetmen Roger Donaldson’un (The Recruit, The Bank Job, Thirteen Days) yine küçük bütçeyle kotardığı bir aksiyon filmi… Film, karısı tecavüze uğrayan bir adamın intikam hikayesini anlatıyor.

21 JUMP STREET

Yönetmenler: Phil Lord, Christopher Miller
Oyuncular: Jonah Hill, Channing Tatum, Ice Cube, Brie Larson, Rob Riggle, Dave Franco

80’lerin Johnny Depp’li dizisinin yeniden çevrimi… Polis akademisinden yeni mezun olmuş genç polislerden bir deneme birimi kurulması ve bu birimin yaşadıkları…

BLACKBIRD

Yönetmen: Stefan Ruzowitzky
Oyuncular: Eric Bana, Olivia Wilde, Charlie Hunnam, Sissy Spacek, Kris Kristofferson

“The Counterfeiters”ın yönetmeninden bir “kaçış aksiyonu”… İki kardeşin hem polisten, hem de mafyada kaçarken yaşadıkları… İlginç kadrosuyla dikkat çekiyor.

THE BOURNE LEGACY

Yönetmen: Tony Gilroy
Oyuncular: Jeremy Renner, Rachel Weisz, Edward Norton, Joan Allen, Albert Finney

Bourne serisinin Matt Damon’sız ilk filmi… Paul Greengrass’ı takip ederek seriden ayrılan Damon’ın yerine başka bir isim koymayan yapımcılar yardımcı karakterleri koruyarak bir spin-off çekmeyi tercih ettiler.

BULLET TO THE HEAD

Yönetmen: Walter Hill
Oyuncular: Sylvester Stallone, Sung Kang, Jason Momoa, Christian Slater, Sarah Shahi

Sylvester Stallone’u uzun süre sonra ilk kez seri filmler haline gelmeyecek bir yapımda izleyeceğiz. Alexis Nolent’in fransız çizgi rmanı “Du Plomb Dans La Tete”nin sinema uyarlamasında Stallone intikam peşindeki bir tetikçiyi oynayacak.

COGAN’S TRADE

Yönetmen: Andrew Dominik
Oyuncular: Brad Pitt, James Gandolfini, Ray Liotta, Sam Shepard, Richard Jenkins

Andrew Dominik üçüncü filminde farklı bir konu ve sağlam bir oyuncu kadrosuyla karşımıza çıkıyor. Film küçük boyutlu gangsterlerin dünyasında yaşanan çatışmalar konu alıyor.

THE EXPANDABLES 2

Yönetmen: Simon West
Oyuncular: Sylvester Stallone, Jason Statham, Jet Li, Jean Claude Van Damme, Bruce Willis

Stallone’un her başarılı filminin devam bölümünü çekme alışkanlığı sürüyor. İlk filmde yönetmenlikte problemlerin olması nedeniyle Stallone koltuğu Con Air ve Tomb Raider’dan tanıdığımız Simon West’e bıraktı.

HAYWIRE

Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Gina Carano, Ewan McGregor, Michael Fassbender, Antonio Banderas, Michael Douglas

Yönetmenliği bırakacağını açıklamasına rağmen büyük bir hızla film çekmeye devam eden Soderbergh, arada sırada çektiği aksiyonlara Haywire’la bir yenisini daha ekledi. Film dünya şampiyonu dövüşçü Gina Carano’nun yetenekleri üzerine kurulu.

THE MAN WITH THE IRON FISTS

Yönetmen: RZA
Oyuncular: Russell Crowe, Lucy Liu, Dave Batista, RZA, Rick Yune

Alışılmadık bir yönetmenden alışılmadık bir proje… Wu-Tang Clan’in kurucularından RZA, Russell Crowe’a da başrolü verip farklı bir film çekmeyi hedeflemiş. Film 1800’lerde kendilerini kötü adamlardan korumaya çalışan Çin’de bir köyün hikayesini anlatıyor.

PREMIUM RUSH

Yönetmen: David Koepp
Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Michael Shannon, Jamie Chung, Aaron Tveit

Türünün ender örneklerinden biri olan bir bisiklet aksiyonu… Bir bisikletli kuryenin 90 dakika içinde başından geçenleri izleyeceğiz.

TAKEN 2

Yönetmen: Olivier Megaton
Oyuncular: Liam Neeson, Famke Janssen, Maggie Grace, Rade Serbedzija, Luke Grimes

Belli bir bölümünün Türkiye’de geçeceği filmde Liam Neeson’ı emekli CIA ajanı Bryan Mills olarak izlemeye devam edeceğiz. İlk filmin başarılı yönetmeni Pierre Morel’in yerini Olivier Megaton alacak.

İSİMSİZ BİN LADİN PROJESİ

Yönetmen: Kathryn Bigelow
Oyuncular: Joel Edgerton, Tom Hardy, Idris Elba, Chris Pratt, Guy Pearce

Hurt Locker’la büyük oscar başarısı yakalayan Kathryn Bigelow, yine savay filmiyle devam etmeyi tercih etti. Ve biraz fazlaca amerikan milliyetçiliği kokan kod adı “Kill Bin Laden” olan projeyi kabul etti. Film şu sıralarda oyuncu toplama aşamasında, gelecek oscar sezonuna hazır olacağını söyleyebiliriz.