Kategoriler
haber

Retreat: Emma Corrin Gizemli Cinayetleri Çözecek

The Crown’da Prenses Diana’yı canlandırarak övgüleri ve ödülleri toplayan Emma Corrin’in yeni dizisinin ismi Retreat.

OA’in yaratıcıları Brit Marling ve Zal Batmanglij’in yeni dizisinde kent dışında inzivaya çekilen 12 insanın birinin cinayete kurban gitmesini ve sonra gelişen olayları izleyeceğiz. Gruptaki en küçük ve zeki kişi olan Darby Hart (Corrin) suçları çözme konusundaki yeteneklerini gösterecek.

Dizinin FX’te yayınlanması bekleniyor.

Kategoriler
seçki

Netflix’in Hazırladığı Yeni Diziler

Sitemizi takip edenler kısa bir süre önce HBO’nun dizilerini ve filmlerini derlediğimizi hatırlarlar. Bu kez Netflix’in filmlerini derledikten sonra sıra dizilere geldi. Fakat HBO’nun aksine Netflix yapımlarını derlemek pek kolay olmadı. Çünkü Netflix artık bütün dünyada faaliyet gösteren, her ülkenin sinemacılarıyla ve diliyle o ülkenin kültürüne uygun diziler çektiren bir şirket. Dolayısıyla şu aralar pek çok projeyle haşır neşir durumdalar. Bütün projelerine değil de umut vaat eden, kadrolarıyla dikkati çeken dizilerine yer verdik. Lafı uzatmadan Netflix’in hazırladığı dizilere bir bakalım.

İsimsiz İspanyol Dizisi: Netflix’in İspanya’daki ekibi, adını açıklamadıkları bir dizinin hazırlıklarına başladı. Velvet filmiyle ünlenen yönetmen Carlos Sedes dizinin yapımcıları arasında yer alacak ve pilot bölümü çekecek. Dizinin ilk sezonu 16 bölümden oluşacak. Bölüm süresi ise 50 dakika olacak, ki İspanyol dizileri daha uzun sürüyor. Çekimlerine yakında başlanacak dizi 1920’lerin Madrid’inde geçecek, telekom şirketinde çalışan dört kadına odaklanacak; aşk, ihanet, sevgi, arkadaşlık, tutku, düş, başarı açlığı gibi temalara yer verilecek.

Marseille-trailer

Marseille: Netflix’in gelecek ay yayınlanacak yeni dizisi Marseille için Fransa’nın House of Cards’ı deniyor. Zira House of Cards gibi politikaya, şantajlara ve yükselme hırsına odaklanıyor dizi. Fransızca çekilen dizinin başrolü usta aktör Gerard Depardieu ve Benoit Magimel’e paslanmıştı. Dizinin ilk sezonu sekiz bölümden oluşuyor. Marseille şehrindeki yozlaşma, güce ve ödenen bedellere odaklanıyor. Dizinin tüm sezonu 5 Mayıs’ta yayınlanacak.

Mindhunter: David Fincher’ın 2009’dan beri hazırladığı bir proje. Fincher önce HBO kanalı için projeyi hazırlamıştı. Ama HBO, Fincher’ın son iki dizisini rafa kaldırınca usta yönetmen de bu projesini Netflix’e götürdü. Yedi yıllık bekleyişten sonra nihayet çekim aşamasına geçiliyor. Jonathan Groff ve Anna Torv’lu bu dizi, FBI ajanlarının seri katillerin ve tecavüzcülerin profillerini oluşturmalarını konu alıyor. Fincher dizinin pilot bölümünü çekecek, kalan bölümlerin yapımcılığını Charlize Theron’la birlikte üstlenecek. Merakla beklediğimiz bu dizi 2017’de yayınlanacak.

A Series of Unfortunate Events: Jim Carrey’nin başrolünü üstlendiği A Series of Unfortunate Events‘in uyarlandığı kitap serisi, bu kez televizyon dizisi haline getiriliyor. Mark Hadis’in hazırladığı dizide Neil Patrick Harris’i başrolde izleyeceğiz. Kont Olaf’ı oynamaya hazırlanan aktör bu dizinin tek tanıdık siması. Dizi bir yangında ebeveynlerini kaybeden üç çocuğun yangından sonra ailenin karanlık sırlarını öğrenmelerini konu alıyor. Dizinin ne zaman yayınlanacağı açıklanmadı.

The OA: Brad Pitt’in şirketi Plan B’nin yapımını üstlendiği The OA dizisini The Earth, Recordist, Sound of My Voice filmlerinde çalışan Zal Batmanglij ile Brit Marling birlikte kaleme aldılar. Batmanglij’in yönetmenliği, Marling’in başrolünü üstlendiği dizinin ilk sezonu sekiz bölümden oluşuyor. Ne yazık ki iki senedir hazırlıkları devam eden dizinin konusu henüz açıklanmadı. Bildiğimiz tek şey gizemli bir öykü anlatılacağı.

the-get-down-netflix

The Get Down: Netflix ünlü yönetmen Baz Luhrmann’a da dizi yaptırdı. The Get Down adı verilen dizi Martin Scorsese’nin Vinyl‘ı gibi 70’lerde geçip müziğe odaklanıyor. Ama bu kez ünlü şarkıcılara değil, Bronx’lu ergenlere odaklanıyor. Luhrmann ilk sezonun tamamını Shawn Ryan ile birlikte kaleme aldı. Luhrmann’ın sadece üç bölümü yönettiğini belirtelim. Giancarlo Esposito, Shameik Moore, Jaden Smith dizinin tanıdık yüzleri. İlk sezonun altı bölümü 12 ağustosta yayınlanacak, kalan bölümler birkaç hafta sonrasında yayınlanacak.

13 Reasons Why: Netflix, gençlerin pek sevdiği Selena Gomez’le de bir dizi hazırlıyor. 13 Reasons Why adındaki dizinin yapımcılığını Gomez ve Spotlight‘ın yönetmeni Tom McCarthy üstleniyorlar. McCarthy dizinin ilk iki bölümünü çekecek. Gomez’in başrolünü de üstleneceği dizinin oyuncu kadrosu henüz oluşturulmadı. Dizinin konusu şöyle: Ergen bir kız (Gomez) intihar etmeye hazırlanır. İntihardan önce on üç kaset hazırlar, bu kasetlere intiharının nedenlerini kaydeder. Daha sonra bu on üç kasedi ölümünden sorumlu tuttuğu on üç kişiye yollar. Dizinin çekimlerine bu yıl başlanması planlanıyor.

Marvel Dizileri: Netflix, Marvel dizilerini hazırlamaya devam ediyor. Bu yaz Luke Cage dizisinin ilk sezonunu izleyeceğiz. Şu sıralar çekimleri devam eden Iron Fist ve yazın çekilecek The Defenders dizileri ise 2017’de yayınlanacak. Jessica Jones‘un 2. sezonu için henüz bir tarih verilmedi. The Defenders‘ın süper kahramanlar Luke Cage, Jessica Jones, Daredevil ve Iron Fist’i buluşturacağını belirtelim. Yani Marvel dizi evreninin Avengers‘ı olacak.

Stranger Things: Netflix’in Winona Ryder’lı dizisi. Altı bölümlük Stranger Things gerilim türünde olacak. Kaybolan bir çocuğun annesinin (Ryder), çocuğun bulunması için verdiği zorlu mücadele anlatılacak. Ryder’a Matthew Modine eşlik edecek. Dizinin üçüncü ve dördüncü bölümünü Shawn Levy çekecek.

Maniac: Netflix’ten umut vaat eden bir dizi daha. Maniac aynı adlı Norveç dizisinden Amerika’ya uyarlanacak. Dizinin başrolleri Jonah Hill ve Emma Stone’a teslim edildi. True Detective dizisiyle ünlenen Cary Fukunaga dizinin ilk sezonunu çekecek. Her bölümü otuz dakikadan oluşacak dizi komedi türünde olacak ve akıl hastanesinde iki hastanın arkadaşlığını ve hayallerini anlatacak. Maniac‘ın ilk sezonu 2017’de yayınlanacak.

Black Mirror: Birkaç senede üç-dört bölümlüğüne dönen Black Mirror dizisi bu kez daha fazla bölümle karşımıza çıkacak. Dizinin yeni sezonu on iki bölümden oluşacak. Dizinin her bölümünün veya birkaç bölümünün kadrosu (yönetmen ve oyuncu kadrosu) farklı olacak. Dizinin oyuncu kadrosunda Gugu Mbatha-Raw ve Mackenzie Davis yer alıyorlar. İki oyuncu, Owen Harris’in yöneteceği bölüm(ler)de karşımıza çıkacaklar. Daha önce dizinin bir bölümünü Joe Wright’ın çekeceği, bu bölümlerde Alice Eve ile Bryce Dallas Howard’ın oynayacakları açıklanmıştı. Wright’ın görevinden vazgeçip geçmediği bilinmiyor. Dizinin yayın tarihi de henüz açıklanmadı.

One Day at a Time: Netflix’in yeni komedi dizisi. Isabelle Gomez, Todd Grinnell, Rita Moreno ve Justina Machado’nun başrolde yer aldıkları One Day at a Time aynı çatı altında yaşayan, Kübalı-Amerikalı ailenin üç kuşağına odaklanıyor: Yeni boşanmış, eskiden ordudan çalışmış bir anne, annenin üç çocuğu (ergen kız ve ikiz oğlan) ve annenin eski kafalı annesi. Dizi bu beş kişinin kuşak farklılığından doğan çatışmalarını anlatacak. Dizi 1975-84 yılları arasında yayınlanan, 208 bölümden oluşan aynı adlı komedi dizisinden uyarlanıyor.

landscape-1452114078-elle-the-crown-index

The Crown: İspanya, Fransa, Hindistan gibi pek çok ülkeye dizi hazırlayan Netflix, İngiltere için The Crown dizisini hazırladı. Dizi, II.Elizabeth’in hayatını konu alıyor. Yüz milyon dolar bütçeli diziyi sıkça biofilmler kaleme alan, bu alanda usta olan Peter Morgan hazırladı. Dizinin bazı bölümlerini usta yönetmen Stephen Daldry yönetti. Dizinin başrollerini Claire Foy, Matt Smith, Jared Harris üstlendiler. Netflix on bölümlük ilk sezonu 4 kasımda yayınlayacak.

Les Italiens: Nicolas Winding Refn’in pilot bölümünü çekeceği, kalan bölümlerin yapımcılığını üstleneceği polisiye dizi. İtalya’da çekilecek dizi aynı adlı romandan uyarlanacak. Refn dizinin çekimlerine bu yıl başlamayı planlıyor. Dizinin senaryo hazırlıkları sürerken Netflix’le de diziyi yayınlaması için görüşmelere başlandı. Anlaşma sağlanırsa Netflix, İtalya için de bir dizi üretmiş olacak.

frontier-pic-2

Frontier: Game of Thrones’la ünlenen ve yakında Aquman filminde izleyeceğimiz Jason Momoa 18. yüzyılda geçip kürk ticaretini konu alan Frontier dizisinin başrolünü üstlenecek. Dizinin yönetmenliği ise çok iyi bir hasılat elde eden San Andreas filminin yönetmeni Brad Peyton’a teslim edildi. Altı bölümlük dizinin bu yıla yetişeceği söyleniyor.

Travelers: Geçtiğimiz hafta Netflix yeni bir dizi daha açıkladı: Travelers. Zaman yolculuğunu konu alan bu bilimkurgu dizisinin başrolü Perception dizisiyle ünlenen Erin McCormack’a teslim edildi. Brad Wright’ın hazırladığı dizi klasik bir öykü anlatacak: Gelecekte insan soyu epey azaldığı ve her şey raydan çıktığı için bir FBI ajanının (McCormack) önderliğinde bir grup insan bu zamana dönüp o kötü geleceğin önüne geçmeye çalışırlar, olaylar gelişir. Netflix bu dizisini Kanada’da bir TV kanalında, diğer ülkelerde ise sitesinde yayınlayacak.

Godless: Netflix’in western türündeki tek dizisi Frontier değil. Hazırlıkları devam eden Godless da western türünde. Bu dizi de 1800’lerde (1880) geçiyor. Wolverine, Lookout, Interpreter, Minority Report, Malice filmlerinin senaristi Scott Frank’in hazırladığı dizinin konusu henüz açıklanmadı. Bildiğimiz tek şey 1880’de geçeceği. Dizinin oyuncu kadrosu da henüz oluşturulmadı.

Kategoriler
seçki

24 Yönetmenden Yeni Diziler

Artık herkes bir konuda hemfikir: TV dünyası, sinema cenahına göre daha özgürlükçü, daha kreatif. Dolayısıyla çoğu yönetmen kanallardan gelen “Gel şu pilot bölümü çek” tekliflerini kabul ediyor. Biz de daha önce yaptığımız gibi Hollywood’un ünlü yönetmenlerinin Yeni Diziler ve projelerini bir yazıda toparlayalım istedik.

Martin Scorsese: “Boardwalk Empire” ile dizi sektörüne geçen Scorsese, HBO ile işbirliğine bu yıl “Vinyl” dizisiyle devam etti. 70-80’lerin Amerikası’nı mesken tutan “Vinyl” merkeze müzik sektöründen bir prodüktörü koyuyor ve o dönemi her açıdan yansıtmaya niyetleniyor. Mick Jagger’ın da yapımcılar arasında olduğu dizide Bobby Cannavale, Olivia Wilde ve Juno Temple başrolde yer alıyorlar. “Sex, drugs and rock’n’roll”a doyacağız gibi görünüyor. Dizi yayın hayatına ocak ayında başlayacak. Scorsese’nin HBO ile işbirliği ise devam edecek. “Cortés” adlı dönem dizisi ve “Shutter Island”ın dizi versiyonunun hazırlıkları devam ediyor.

Vinyl (1)

David Lynch: Yıllardır müzik klipleri ve reklamlar dışında bir şey çekmeyen Lynch sonunda kameranın arkasına döndü ve efsane dizisi “Twin Peaks”in çekimlerine başladı. On dokuz bölümden oluşacak dizinin çekimleri hızla devam ederken kadro da Peter Saarsgard, Amanda Seyfried gibi yetenekli oyuncularla genişliyor. Ne yazık ki “Twin Peaks”in yeni sezonunu 2017’den önce izlememiz biraz zor gözüküyor. Hâlâ 2016’da yayınlanacağı söylense de on dokuz bölümün yayına hazır hale gelmesi 2017’yi bulacaktır. Neyse, en azından Lynch müzik sektörüne ara verip dizi sektörüne döndü.

Steven Spielberg: Usta yönetmen Spielberg bu yıl önceki yıllara göre TV ile daha az haşır neşir oldu. Spielberg’in (ya da stüdyosunun) yapımını üstlendiği üç dizi var. İlki “Minority Report”. Yayın hayatına devam eden dizinin tutunabilmesi zor gözüküyor. Zira reytingleri de, kalitesi de yerlerde. Filmin ve daha önemlisi kitabın kalitesini yakalayamıyor. Dolayısıyla yakın zamanda kaldırılırsa şaşırmayınız. Spielberg’in yapımı devam eden diğer projesi ise Stephen King uyarlaması “The Talisman”. Spielberg, James Frey ile birlikte gizemli cinayetleri konu alan, her bölüm bir saatten oluşacak “American Gothic” dizisinin de hazırlıklarına başladı. Dizi 2016 yazında CBS’te yayınlanacak.

Stephen Daldry: Son filmi “Trash” ile şu sıralar gündemde olan Stephen Daldry kariyerine “The Crown” dizisiyle devam ediyor. Usta senarist Peter Morgan’ın kaleme aldığı “Crown”ın pilot bölümünü Daldry yönetecek. İki usta sinemacı sayesinde bu dönem dizisi merakla bekleniyor. Dizi, Kraliçe Elizabeth II ve Winston Churchill döneminde geçecek. Kadroda John Lithgow, Matt Smith ve Claire Foy gibi tanıdık İngilizler yer alıyorlar.

Jason Reitman: İlk filmleriyle Oscar adaylıkları alan, son filmleriyle görmezden gelinip gündeme bile giremeyen Reitman kariyerine Hulu’da yayınına başlayan komedi dizisi “Casual” ile devam etti. Dizinin iki bölümünü kotaran Reitman bu yapımla iyi eleştiriler alabildi. “Casual” bir aile dizisi. Boşanmış bir kadınla bekar erkek kardeşinin aynı evde yaşamaya başlamalarıyla ortaya çıkan komik olayları anlatıyor.

640_casual_hulu

Baltasar Kormakur: Hollywood’a geçtiğinden beri vasatı aşamayan filmlere imzasını atıp kendisini tüketen Kormakur arada bir memleketine dönüyor neyse ki. Bu yıl da döndü ve “Trapped” adındaki suç/polisiye dizisinin iki bölümünü kotardı. İzlandalı oyuncuların başrole kurulduğu dizi Harvey Weinstein tarafından beğenilince yayın hakları satın alındı. Yakında dizi, ABD’de de yayın hayatına başlayacak. Kormakur’un diğer dizisi ise “Eve” adını taşıyor. Hazırlıkları devam eden dizi aynı adlı konsol oyundan uyarlanacak ve bilim kurgu türünde olacak, İzlanda’da çekilecek.

Steve McQueen: Sinemaya bir süreliğine ara veren enfes yönetmen McQueen kariyerine HBO için hazırladığı “Codes of Conduct” dizisiyle devam ediyor. Yıldızlarla dolu olan dizi New York sosyetesine girmeyi başaran bir genç üzerinden sosyetenin dünyasına odaklanacak. Dizide Devon Terrell, Helena B. Carter, Paul Dano, Rebecca Hall rol aldılar.

Darren Aronofsky: HBO enfes bir kanal. Belki David Fincher’ın (ki çalışılması zor yönetmenlerden) iki dizisini de iptal ederek bizleri üzdü ama Hollywood’un usta yönetmenleriyle çalışarak her daim bizleri heyecanlandırıyor. Usta yönetmen Aronofsky usta yazar Margaret Atwood’un kaleme aldığı üç romanı, “MaddAddam” adındaki dizide harmanlayacak. Dizinin castı henüz oluşturulmadı ve ne yazık ki çekim tarihi de açıklanmadı. Umarız “Hobgoblin” gibi iptal olmaz. Aronofsky “MaddAddam”dan önce “Hobgoblin” dizisiyle meşguldü ama sonradan bu projeden elini eteğini çekmişti.

Ridley Scott: Scott’ın yapımcılığını üstlendiği pek çok yeni dizi var ama şimdilik bu dizilerden hiçbirini çekecek gibi görünmüyor. Scott, Mary Elizabeth Winstead’ın başrollerini üstlendiği “BrainDead” ve “Mercy Street”in, Tom Hardy’nin başrolünü üstleneceği dönem dizisi “Taboo”nun ve “The Man in the High Castle”ın yapımcılıklarını üstleniyor. Ebola virüsüyle mücadeleyi konu alan “The Hot Zone”ı yöneteceği açıklanmıştı ama takvimi yoğun olduğu için gelecek yılın ortalarından önce çekemeyecektir bu diziyi.

Leonardo DiCaprio: Burada sadece yönetmenlerin projelerine odaklanıyoruz ama bir istisna yapıp DiCaprio’yu da listeye dahil edelim. DiCaprio, Showtime kanalı için ’80’lerin Brooklyn’inde geçen bir mafya dizisi hazırlatmaya başladı. Dizinin yapımcılığını üstlenen DiCaprio senarist olarak “Ray Donovan”ın senaristi Brett Johnson’ı seçti. Johnson senaryoyu oluşturacağı ekiple birlikte kaleme alacak.

Baz Luhrmann: En son  “The Great Gatsby” uyarlamasını çeken Luhrmann da TV’ye geçiyor. Luhrmann, Napolyon’u anlatan “Napoleon” dizisi ve şu sıralar çekimleri devam eden “The Get Down” dizileriyle meşgul durumda. Usta yönetmen Stanley Kubrick’in film olarak tasarladığı ve üzerinde çok büyük emek harcadığı Napolyon projesi, Steven Spielberg tarafından diziye çevrildi. Pilot bölümün yönetmenliği de Luhrmann’a paslandı. Fakat çekimlere ne zaman başlanacağı bilinmiyor. Luhrmann’ın “The Get Down” dizisi ise bir grup genç üzerinden ’70’lerin Bronx’una odaklanıyor. Luhrmann dizinin üç bölümünü kotarıyor. Sonrasında dümeni başka yönetmenlere bırakacak.

Alejandro G. Inarritu: “The Revenant” uyarlamasını gösterime hazır hale getiren Inarritu bir değişiklik olmadıysa Oscarlardan sonra “The One Percent” adını verdiği on bölümlük dizinin çekimlerine başlayacak. İşlevini yitirmiş bir aile üzerinden ekonomik krize odaklanacak bu dizide Ed Helms, Ed Harris ve Hillary Swank başrolleri üstlenecekler. Inarritu sadece ilk iki bölümü çekecek.

Woody Allen: Her seneye bir film sığdırmayı alışkanlık haline getiren Allen 2016’da hem bir filmle, hem de bir mini diziyle adından söz ettirecek. Filmin çekimlerine devam eden Allen bu filmi tamamladıktan sonra dizinin çekimlerine başlamayı planlıyor. Gerçi bir röportajında dizinin senaryosunda zorlandığını ifade etmişti. Olur da vazgeçmezse 2017 için çekeceği filmden önce bu diziyi aradan çıkaracak. Diziyi Amazon sitesi için hazırlıyor. Her bölümü otuz dakikadan ve tek sezonu da altı bölümden oluşacak. Ne yazık ki adı da, konusu da açıklanmadı. Cast aşamasına da henüz geçilmedi.

Cameron Crowe: Son filmiyle epey eleştirilen Crowe bu aralar “Roadies” adını verdiği dizisinin çekimlerine devam ediyor. Aslında Crowe bu yaz çekimleri tamamlamıştı ama Christina Hendricks’in öyküsü için doğru seçim olmadığını ancak kurgu aşamasında fark edebildiğinden pilot bölümü sil baştan başlamayı tercih etti ve Hendricks yerine Carla Gugino ile anlaştı. “Roadies”, Crowe’un en beğenilen filmi “Almost Famous”ın diziye dönüştürülmüş hali. JJ Abrams’ın yapımcılığını üstlendiği dizide Gugino’ya Imogen Poots, Luke Wilson, Luis Guzman, Rafe Spall gibi tanıdık oyuncular eşlik ediyorlar.

Jean-Pierre Jeunet: Jeunet bu yıl “Casanova” adlı dizinin pilot bölümünü kotardı. Dizinin pilot bölümü ağustos ayında Amazon’da yayınlandı. Ama beğenilmediğinden olsa gerek diğer bölümleri yayınlanmadı. Dizinin başrolünü, kazanova rolünü Diego Luna üstlendi. Geçen yıl Jeunet’in “The Phantom of the Opera” romanını TV’ye taşıyacağı açıklanmıştı. Fakat sonra bu diziden bir haber gelmedi. Yine de bu eskiyen haberi de notlarıma dahil edeyim istedim. Belki ileride bu diziyle ilgili yeni haberler gelir.

050ad8f38a8bcc3009e6882b08548ab2

Steven Soderbergh: Sinemayı bıraktığından beri kendisini TV’ye adamış bir isim Soderbergh. Usta yönetmen bu yıl “The Knick”in ikinci sezonunun tamamını (on bölüm) yönetti. Fazla ara vermeden (zaten sinema filmlerini de arka arkaya çekerdi) Garrett Hedlund ve Sharon Stone’lu “Mosaic”in çekimlerine başladı. Kimi kaynaklar bunun dizi olduğunu, kimi kaynaklarsa TV filmi olduğunu yazmışlar. Şimdilik ne olduğu belli değil. Proje, HBO için hazırlanıyor. Soderbergh ayrıca kendi filminden uyarlanan “The Girlfriend Experience” dizisinin yapımcılığını da üstleniyor. Soderbergh’in yönettiği “Haywire”ın da TV’ye taşınacağını belirtelim. Yönetmenin bu diziyle yapımcı/yönetmen olarak bağının olup olmayacağı açıklanmadı.

Luc Besson: Aynı anda onlarca projeyle meşgul olan kişilerden birisi de Luc Besson. Fransız yönetmen şu sıralar “Taken”ın dizi versiyonunu hazırlatıyor. Dizinin senaryosunda parmağı olacak ama diziyi yönetmeyecek. Bunun dışında başka dizi projesi görünmüyor.

Tom Tykwer: Alman yönetmen Tykwer, Allen gibi 2016’da hem bir dizi, hem de bir filmle karşımıza çıkacak. Tom Hanks’li “A Hologram for the King” filminin çekimlerini tamamlayan Tykwer yakın zamanda “Babylon Berlin” adlı dizinin çekimlerine başlayacak. Dizi, Volker Kutscher’in kaleme aldığı romanlarından uyarlanacak. 1920’lerde geçecek dizi, Gereon Rath adlı bir polisi merkeze koyup cinayetlere, sanata, politikaya ve uyuşturuculara odaklanacak. Tykwer’ın “Sense8″in 2. sezonunda görev alıp almayacağı ise bilinmiyor. “Babylon” ile uğraşacağından “Sense8″e vakit ayıramayabilir.

Tarsem Singh: NBC için hazırlanan “Emerald City”nin on bölümlük ilk sezonunu Singh çekecek. Soderbergh gibi tüm sezonu kotarmaya hazırlanan Singh bu dizide “Wizard of Oz”da anlatılan olayların öncesinde yaşananları anlatacak. Dizi 2016 sonbaharında yayınlanacak.

Lee Daniels: Daniels şu sıralar TV sektöründe el üstünde tutulan sinemacılardan. Yarattığı “Empire” dizisi iki sezondur elde ettiği reytinglerle kanalı Fox’u ihya ediyor. Haliyle Daniels özellikle TV cenahında saygı duyulan bir isim oldu. Fox şu sıralar Lee ile yeni projeler geliştirmeye devam ediyor. Henüz kesinleşmedi ama ilerleyen yıllarda “Empire”ın bir uzantısı (spin-off) yayınlanabilir. “Empire”ın izinden giden, üç kadının Atlanta’da biraraya gelip bir müzik grubu oluşturmalarına odaklanacak “Star” dizisinin hazırlıklarına devam ediyor. Daniels diziyi “The Mentalist”ten Tom Donaghy ile birlikte kaleme alıyor. Muhtemelen pilot bölümü de kendisi çekecek.

Barry Levinson: Gene istisna yapalım ve bir diziye değil de bir TV filmine değinelim. Emektar yönetmen Levinson şu sıralar “The Wizard of Lies” adlı filmin çekimleriyle meşgul durumda. Levinson bu filmi HBO için hazırlıyor. Film aynı adlı kitaptan uyarlanıp Bernie Madoff’ın dolandırıcılığını konu alıyor. Filmde Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Hank Azaria, Kristen Connolly rol alıyorlar.

Paolo Sorrentino: “La grande bellezza” ve “Youth” filmleriyle Amerika cenahında da dikkatleri çeken İtalyan yönetmen Sorrentino bol yıldız oyunculu, sekiz bölümlük mini dizisi “Young Pope”un çekimlerine devam ediyor. Genç bir rahibe odaklanan dizide Jude Law, Diane Keaton, Cecile de France, Javier Camara, Ludivine Sagnier, James Cromwell rol alıyorlar.

Jonathan Nolan: Christopher Nolan’ın yetenekli kardeşi Jonathan Nolan bu yıl “Westworld” adlı dizinin pilot bölümünü kotardı. Western ile bilim kurguyu harmanlayan, aynı adlı kitaptan uyarlanan (kitap daha önce sinemaya taşınmıştı) bu dizi, 2016’da HBO’da yayınlanacak. Sekiz bölümden oluşan dizide Anthony Hopkins, Evan Rachel Wood, Ed Harris, Thandie Newton, Rodrigo Santoro, James Marsden, Clifton Collins Jr, Jeffrey Wright’ı izleyeceğiz.

cjrubuovaaailju

Zal Batmanglij: Kariyerine “Sound of Voice” ile başlayan, “The East” ile devam eden genç yönetmen Zal Batmanglij, Brad Pitt’in yapımcılığında Netflix için sekiz bölümlük gizemli bir dizi (“The OA”) hazırlıyor. Batmanglij dizinin senaryosunu ilk iki filmin senaristlerinden Brit Marling’le birlikte kaleme alıyor. Yönetmen dizinin sekiz bölümünü de çekmeyi planlıyor. Marling dizinin başrolünü de üstlenecek. Dizinin konusu açıklanmadı.

Terry Gilliam: Usta yönetmen Gilliam önümüzdeki yıllarda TV’ye geçebilir. Şimdilerde Don Kişot uyarlamasıyla meşgul olan Gilliam kariyerinin üçüncü filmi olan ve zamanda yolculuk yapan, yolculukları sırasında bulundukları yerleri soyan bir grup haydudun maceralarını konu alan “Time Bandits”i TV’ye taşıyacak. Dizinin ne zaman çekileceği bilinmiyor. Gilliam’ın diğer projesiyse “The Defective Detective” mini-dizisi. Bu dizinin senaryosunu Richard LaGravenese ile birlikte kaleme alıyor. Adından da anlaşılacağı üzere bu dizi bir dedektife odaklanacak.

Kategoriler
haber

Toronto Film Festivali’ne Doğru

Toronto Film Festivali (4 eylülde kapılarını açacak) bu sene de sağlam bir seçkiyle sinemaseverlere merhaba diyecek. Bu sene bir çok film, festivalde ilk gösterimlerini gerçekleştirip ödül sezonuna başlamış olacaklar. Festivalde galaları gerçekleştirilecek filmler şunlar (ayrıntıları aşağıda): “Black and White”, “The Equalizer”, “Foxcatcher”, “Haemoo”, “The Judge”, “A Little Chaos”, “Maps to the Stars”, “The New Girlfriend”, “Pawn Sacrifice”, “The Riot Club”, “Samba”, “This Is Where I Leave You” ve “Wild”. Özel gösterim kapsamında kendilerine yer bulabilen filmlerse şunlar: “99 Homes”, “American Heist”, “Before We Go”, “Breakup Buddies”, “Cake”, “Coming Home”, “The Dead Lands”, “Dearest”, “The Drop”, “Eden”, “Far From Men”, “Force Majeure”, “The Gate”, “Good Kill”, “The Good Lie”, “Hector and the Search for Happiness”, “The Humbling”, “Hungry Hearts”, “The Imitation Game”, “Kahlil Gibran’s The Prophet”, “The Keeping Room”, “The Last Five Years”, “Learning to Drive”, “Love & Mercy”, “Manglehorn”, “Mary Kom”, “Men, Women and the Children”, “Miss Julie”, “Mr. Turner”, “My Old Lady”, “Ned Rifle”, “Nightcrawler”, “Pasolini”, “Phoenix”, “The Reach”, “Red Amnesia”, “Return to Ithaca”, “Rosewater”, “A Second Chance”, “Still Alice”, “The Theory of Everything”, “Time Out 0f Mind”, “Top Five”, “While We’re Young”, “Whiplash” ve “Wild Tales”. Tabii bu filmlerin seçkinin sadece bir kısmının olduğunu, festival kapsamında 200 film gösterileceğini belirtelim. Her sene olduğu gibi bu sene de programda yer alan, yani festival kapsamında gösterilecek bazı filmleri tanıtmaya ve filmden gelen ilk karelere yer vermeye bu sene de devam edeceğiz.

A Little Chaos: Alan Rickman’ın yönetmenlik koltuğuna oturduğu bir kostümlü drama. Başrolde Rickman’a Kate Winslet, Matthias Schoenaerts ve Stanley Tucci eşlik ettiler. Film, Kral Louis’in hayatından bir kesiti ve iki mimarın rekabetten aşka ilerleyen ilişkilerini anlatacak bizlere. Rickman ile Winslet, ’95’te çekilen “Sense and Sensebility”den sonra ikinci kez aynı filmde yer aldılar. Film, bu sene gösterime girecek.

a_little_chaos

Pawn Sacrifice: Türden türe atlayan Edward Zwick bu kez satranç filmine imzasını attı. Amerikalı satranç şampiyonu Bobby Fischer’ın Rus Boris Spassky ile mücadelesini anlatan bu film, Soğuk Savaş dönemini fon alıyor. Filmde Fischer’a Tobey Maguire, Spassky’e Liev Schreiber hayat verdiler. Peter Saarsgard, Michael Stuhlbarg’ın da kadroda yer aldıklarını belirtelim.

pawn

The Riot Club: “An Education”ın yönetmeni Lone Scherfig bu kez üst sınıftan bir öykü anlatacak bizlere. “The Riot Club” adı verilen film, Oxford’taki elitlerin gittiği bir kulüpte patlak veren entrikalara, kavgalara ve ihanetlere odaklanıyor. İngiltere’de oynayıp hit hâline gelen “Posh” adlı oyundan uyarlanan bu filmde Natalie Dormer, Jessica Brown Findlay, Max Irons, Sam Clafin ve Douglas Booth rol aldılar.

American Heist: Ermeni yönetmen Sarik Andreasyan’ın kotardığı “American Heist”, adından da anlaşılacağı üzere bir soygun öyküsü anlatıyor. İki erkek kardeşin mecbur kaldıkları için bir bankayı soyma girişimlerini anlatan bu film, Andreasyan’ın ilk Amerikan filmi. Filmin başrolleri Adrien Brody ile Hayden Christensen’e teslim edilmişti.

american_heist

Before We Go: Captain America filmleriyle ünlenen Chris Evans’ın ilk yönetmenlik denemesi olan “Before We Go” (eski adı “1: 30 Train”) romantik-komedi türünde. Evans’ın başrolü Alice Eve ile paylaştığı “Before We Go”, Grand Central’da tanışan iki yabancının (Evans ile Eve) birbirlerine aşık olmasına odaklanıyor. Evans’ın Marvel’la kontratı bittikten sonra kariyerine yönetmenlikten devam etmeyi, oyunculuğu bırakmayı planladığını yeri gelmişken hatırlatalım.

before_we_go

Cake: Anna Kendrick, Jennifer Aniston, William H. Macy, Felicity Huffman ve Sam Worthington’ı buluşturan “Cake”, yönetmen Daniel Branz’ın imzasını taşıyor. Film, depresyona giren Claire Simmons’ın (Aniston) destek gruplarına katılıp düzelmeye çalışmasını komedi türünde anlatıyor.

cake_1

Eden: Fransız senarist/yönetmen Mia Hansen-Love bu sene karşımıza “Eden” ile çıkacak. Yazıp yönettiği bu filminin başrollerini Felix de Givry, Greta Gerwig, İranlı aktris Golshifteh Farahani ve Brady Corbet’e teslim etmişti. Film, ’90’larda ünlenen Fransız DJ’in hayatına, Paris’te geçirdiği anlara, ilişkilerine ve o dönemin elektro müziğine odaklanacak.

eden_1

Far From Men (Loin des Hommes): Fransız bir öğretmen, Cezayir’in küçük bir vilayetine Cezayir Savaşı devam ederken mesleğini icra etmek amacıyla yerleşir. Günler sonra bu öğretmenle küçük bir çocuk arasında beklenmedik bir bağ oluşur, olaylar gelişir. Filmin tanıdık tek yüzü Viggo Mortensen. Filmi David Oelhoffen yazıp yönetti.

far_from_men

Good Kill: Senarist/yönetmen Andrew Niccol facia olarak addedebileceğimiz iki filmden (“In Time” ve “The Host”tan) sonra “Good Kill” ile karşımıza çıkacak. Niccol en sağlam eserlerinden  “Gattaca”dan on yedi sene sonra Ethan Hawke ile tekrar çalıştı. Hawke’ye January Jones, Zoe Kravitz, Jake Abel ve Bruce Greenwood eşlik ettiler. Gerilim türündeki film, bir aile babasının (Hawke) yaptığı işin (kontrol ettiği insansız hava aracıyla Taliban’la savaşmak) etnik yönünü sorgulamaya, işi ve ölümlerle ilgili sorular sormaya başlamasını konu alıyor.

good_kill_1

good_kill_3

The Humbling ve Manglehorn: Usta aktör Al Pacino kariyerinde ilk kez Toronto’ya iki filmle katılacak. Pacino’nun başrolünü üstlendiği “The Humbling”, Philip Roth’un aynı adlı son romanından uyarlandı. Barry Levinson’ın yönettiği, Greta Gerwig’in de rol aldığı bu film, yaşlı bir aktörle (Pacino) ondan epey genç olan bir kadın (Gerwig) arasındaki sado-mazo ilişkiye odaklanıyor. “Manglehorn” ise küçük bir kasabada yaşayan, tek düze bir yaşantısı olan, her gün aynı yerde yemeğini yiyen ve yerel banka memuru ile sürekli sohbet eden bir adamın, A.J. Manglehorn’un bu hiç de çekici olmayan hayatını anlatacak. David Gordon Green’in yazıp yönettiği filmde Pacino’ya Holly Hunter ve Chris Messina eşlik ettiler.

_U6C1621.CR2

The Keeping Room: Sam Worthington, Hailee Steinfeld ve Brit Marling’i buluşturan, Michael Caine’li “Harry Brown” ile kariyerine başlayan Daniel Barber’ın yönettiği “The Keeping Room”; iki kız kardeş ve bir Afro-Amerikalı kölenin Amerikan İç Savaşı devam ederken hayatta kalma savaşlarına odaklanıyor.

the_keeping_room

The Last Five Years: Anna Kendrick, “Pitch Perfect”ten sonra üç müzikalde daha rol aldı: “Pitch Perfect 2”, “Into the Wôods” ve bu film. “The Last Five Years” aynı adlı Broadway müzikalinden uyarlandı. Film, bir evliliğin beş yılına odaklanacak. Richard LaGravenese’nin yazıp yönettiği filmde Kendrick’e Jeremy Jordan eşlik etti.

Behind the scenes during the filming of "The Last 5 Years"

Love and Mercy: İki Paul’u, Paul Giamatti ile Paul Dano’yu buluşturan “Love & Mercy”, Beach Boys grubunun yazar ve müzisyeni Brian Wilson’ın (Dano) kariyerine ve Dr. Eugene Landy (Giamatti) ile arkadaşlığına odaklanıyor. Filmde Wilson’ın yaşlılığına John Cusack hayat verdi. Elizabeth Banks’in de kadroda yer aldığını, filmi 1990’da gösterime giren “Old Explorers”dan beri film çekmeyen Bill Pohlad’ın yönettiğini belirtelim.

LM_02573.CR2

A Second Chance: Danimarkalı yönetmen Susanne Bier’in iki filmini izleyeceğiz bu sene: Biri Danimarka yapımı “A Second Chance”, diğeri Jennifer Lawrence-Bradley Cooper’lı ABD yapımı “Serena”. Yönetmenin “A Second Chance”i Toronto’da gösterilecek. Bier bu filminde “Game of Thrones”un yıldızlarından Nikolaj Coster-Waldeu ile çalıştı. Danimarka’nın en önemli senaristlerinden Anders Thomas Jensen’in kaleme aldığı bu film, bir bebeği kaçırıp eşiyle birlikte büyütmeye ve sahiplenmeye başlayan bir adamın (Coster-Waldeu) depresyon sürecini ve eyleminin sonuçlarıyla yüzleşmesini konu alıyor.

Pasolini: “Welcome to the New York”tan sonra Abel Ferrara ara vermeden “Pasolini” adlı filmini çekti. Adından da anlaşılacağı üzere İtalyan Yeni Gerçekçilik’in en önemli isimlerinden olan usta yönetmen Pier Paolo Pasolini’yi anlatacak bu film. Ama Pasolini’nin sadece son gününe odaklanılacak. Pasolini’ye Ferrara’nın sıkça çalıştığı Willem Dafoe hayat verdi.

pasolini

Phoenix: “Enemy”, “Ben O Değilim” ve “The Double”dan sonra bir doppelganger filmi daha geliyor. 2013 yapımı “Barbara” ile çıkış yakalayan Alman yönetmen Christian Petzold’un yönettiği “Phoenix”, toplama kampından kaçmayı başaran Nelly’nin (Nina Hoss) kocasını (Ronald Zehrfeld) bulmaya çalışmasını, en sonunda kocasının doppelganger’ıyla (ikiziyle) karşılaşmasını konu alıyor.

August .2013  Dreharbeiten zum CHRISTIAN PETOLD Film PHÖNIX mit Nina Hoss , Ronald Zehrfeld und Nina Kunzendorf Verwendung der Fotos nur in Zusammenhang mit dem Film PHÖNIX von Christian Petzold ( Model release No ) © Christian Schulz Mobil 01723917694

Still Alice: Kısa sürede çekilen “Still Alice”te Julianne Moore, Kristen Stewart, Alec Baldwin, Kate Bosworth rol aldılar. Bu sene Scarlett Johansson’lı “Under the Skin” filmiyle karşımıza çıkan Richard Glatzer ile Kevin Kline’lı “The Last of Robin Hood”u yöneten Wash Westmoreland’in beraber yönettikleri “Still Alice”, mutlu bir evliliği ve üç çocuğu olan profesör Alice’in alzaymır hastalığına yakalanmasını konu alıyor. Alice’e Moore hayat verdi.

still_alice

Time Out of Mind: Richard Gere, Jena Malone, Ben Vereen, Kyra Sedgwick, Jeremy Strong, Steve Buscemi, Michael Kennet Williams, Yul Vasquez’den mürekkep bir oyuncu kadrosuna sahip olan bu filmi Oren Moverman yönetti. Film, evinde yaşamaktan hoşlanan bir adamın (Gere) hiç tanımadığı kızıyla (Malone) iletişim kurup onu tanımaya çalışmasını anlatıyor.

time_out_of_mind

Top Five: Amerika’nın sevilen komedyenlerinden Chris Rock kameranın arkasına üçüncü kez geçti. Senaryosunu kaleme alıp başrolünü de üstlendiği “Top Five” (IMDb’de “Finally Famous” adıyla bulunabilir), bir program sunan ünlü bir komedyenin düğününü programında gerçekleştirmeye çalışmasını anlatıyor. Rock’a Rosario Dawson, Anders Holm, Michael Che, Gabrielle Union, Tracy Morgan, Kevin Hart gibi ağırlıklı olarak siyahilerden oluşan bir oyuncu kadrosu eşlik etti.

top_five_1

While We’re Young: Umut vaat eden senarist/yönetmen Noah Baumbach bu sene karşımıza “While We’re Young” ile çıkacak. Ben Stiller, Naomi Watts, Amanda Seyfried, Adam Driver ve Adam Horovitz’in başrollerini üstlendiği bu film, belgeseller çeken bir yönetmenle (Stiller) eşinin (Watts) ilişkisine, yaşlanan bu iki çiftin genç bir çiftle (Seyfried ve Driver) tanışıp ilişkilerini sorgulamalarına odaklanıyor.

while_were_young_2

Miss Julie: Üç kişi arasında geçen entrikalara odaklanan “Miss Julie”, Ingmar Bergman’ın favori aktrisi Liv Ulmann’ın yazıp yönettiği bir film. 1890’ların İrlandası’nda geçen bu film, İrlanda’nın aristokrat sınıfını anlatıyor. Jessica Chastain, Colin Farrell ve Samantha Morton’un başrollerini üstlendiği filmde Julie’nin (Chastain) evli şoförüne (Farrell) aşık olması anlatılıyor.

Hill of Freedom (Ja-yu-ui eon-deok): Japon bir genç, Seul şehrini ziyaret eder. Genç adamın bu şehre gelmesinin tek nedeni sevdiği kadınla barışabilme ihtimalidir. Bu Güney Kore yapımı romantik filmi on altı filme imzasını atan, geçen sene Isabelle Huppert’lı “In Another Country” ile karşımıza çıkan Sang-soo Hong yönetti. Film, Güney Kore’de 4 eylülde gösterime girecek.

hill_of_freedom_2-620x312

[Rec] 4: Apocalypse (Apocalipsis): [Rec] serisine dördüncü filmle devam ediliyor. Serinin dördüncü filmi Toronto Film Festivali’nin “Gece Yarısı Çılgınlığı” bölümünde gösterilecek. Dördüncü filmin yönetmenlik koltuğuna serinin ilk iki filmini yazıp yöneten, üçüncü filmin sadece “yaratıcı yapımcı”lığını üstlenen Jaume Balaguero oturdu. Senaryoyu ise ikinci filmin senaristlerinden Manu Diez, Balaguero ile birlikte kaleme aldı. Başrolde ilk iki filmin başrolünü üstlenen Manuela Velasco yer alıyor. Filmin merkezinde Velasco’nun canlandırdığı gazeteci Angela yer alacak. Filmin mekanı ise bu kez bir gemi. Angela virüs taşıdığı şüphesi yüzünden karantinaya alınır. Fakat zombiler karadan çok uzakta, denizin ortasındaki gemide bile elemanlarımızı bulurlar, mücadele başlar.

Kategoriler
haber

Sundance 2014 Rehberi: Birinci Bölüm

Bağımsız filmlerin en büyük destekçisi Sundance Film Festivali’ne sadece bir ay kaldı. Haliyle Sundance’te gösterilecek filmlerle ilgili bilgiler ve filmden kareler hızla yayınlanmakta. Biz de geçen aralık ayında yaptığımız gibi bu filmleri tanıtıp filmden karelere yer vereceğiz. Bakalım onca film arasından hangisi “Fruitvale Station” kadar dikkatleri çekip Sundance’ten sonra ödül sezonunda ödülleri süpürecek? Lafı uzatmayalım, filmleri tanıtmaya başlayalım.

Calvary: “The Guard” filmiyle sinemaya atılan John Michael McDonagh üç yıllık suskunluğunu bozup “Calvary” ile dönecek sinemalara. Bu filmde de başrolü İngiliz aktör Brendan Gleeson’a pasladı McDonagh. İrlanda-İngiltere ortak yapımı olan filmde Gleeson’a Domhnall Gleeson ve Kelly Reilly eşlik etmişler. Film kara komedi türünde ve iyi yürekli, dünyayı daha iyi bir hale sokmaya çalışan bir rahibin çektiği acıları ve karanlık güçlerle savaşını anlatıyor.

calvary

Frank: İrlanda-İngiltere ortak yapımı olan “Frank”te Domhnall Gleeson, Michael Fassbender, Scott McNairy ve Maggie Gyllenhaal’ı izleyeceğiz. Lenny Abrahamson’ın yönettiği komedi türündeki “Frank”te Frank adındaki bir rockçının maceraları anlatılıyor. Başkaraktere Fassbender hayat verdi ve yüksek ihtimalle aktör filmi kafasındaki büyük bir maskeyle tamamlayacak. Aşağıdaki kare karakter hakkında fikir verebilir.

frank

Hits: Aktör/senarist/yönetmen David Cross da kara komedi türünde bir filmle Amerikalı sinemaseverlerin karşısına çıkacak. “Hits” adını verdiği filminin başrollerini 2013’te iki filmle Sundance’te yer alan Michael Cera, “Under the Dome” dizisiyle ünlenen Britt Robertson, Matt Walsh’a pasladı. Film, New York’un küçük bir kasabasındaki insanların pek de gerçekçi olmayan beklentilerini anlatıyor.

hits_4

I Origins: “Another Earth” filminin senaristi ve yönetmeni Mike Cahill kariyerinin üçüncü filmi “I Origins” ile Sundance’te yerini alacak ve ödül için yarışacak. Bilim-kurgu türündeki bu filmin başrolünü de senarist/oyuncu Brit Marling’e teslim etti Cahill. Marling, “Another Earth”te de rol almıştı. Bu filmde aktrise Michael Pitt eşlik etti. Film, moleküler biyoloji alanında çalışan bir adamla onun partnerinin laboratuvarlarında toplumu değiştirecek bir buluşa imzalarını atmaya çalışmalarını anlatacak ve görünüşe göre dinle bilimi karşı karşıya getirecek. Dileriz orijinal şeyler söyleyen bir film olmuştur.

origins_2

Laggies: Chloe Moretz, Sam Rockwell, Gretchen Mol ile Keira Knightley’i biraraya getiren “Laggies” geçen sene Sundance’e iki filmiyle dahil olan aktrist/yönetmen Lynn Shelton’ın yeni filmi. Film, ergenlikteki bir kızla nişanlısının kendisine yalan söylediğini ve kendisinden çok arkadaşlarıyla zaman geçirdiğini fark eden, kafası karışık, geleceği belirsiz 28 yaşındaki bir kadının arkadaşlıklarını anlatıyor.laggies

Little Accidents: Kısa filmlerle yönetmenliğini geliştirmeye çalışan yeni sinemacı Sara Colangelo “Little Accidents” adını verdiği ve 2010’da kotardığı kısa filmini başka bir kadroyla bu kez beyazperde için uzun metraj olarak kotardı. Colangelo bu ilk yönetmenlik denemesinde Hollywood’un ünlü oyuncularından Elizabeth Banks, Chloe Sevigny ve Josh Lucas’la çalışma şansını elde etti. Film Amerika’nın küçük bir kasabasında (haklısınız, bağımsız sinemanın klişelerinden bir tanesidir küçük kasabalar) yaşanan maden kazasını anlatıyor. Yani senenin derdi, tasası olan filmlerinden. Bu olaydan sonra 14 yaşındaki bir oğlan kaybolur ve kasabalı onu bulmaya çalışır. Tabi madencilerden birisinin hayatta olduğu anlaşılır, kurtarılmaya çalışılır.

little accidents

Love Is Strange: Marisa Tomei, John Lithgow ve Alfred Molina’yı buluşturan romantik bir film. Ira Sachs’in yönettiği film, beraber geçirdikleri 39 yılın ardından işlerinden olan ve bu yüzden şehir değiştirmek zorundak kalıp New York’ta bir apartmana yerleşen eşcinsel çiftle apartmandaki ahali arasındaki ilişkiyi konu ediniyor.

A Most Wanted Man: En son George Clooney’li “The American”ı çeken fotoğrafçı/yönetmen Anton Corbijn’in son filmi. Philip Seymour Hoffman, Rachel McAdams, Robin Wright, Willem Defoe gibi harika bir kadroya sahip olan film, John le Carre’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlandı. Film, Çek asıllı bir Müslüman üzerinden teröre, Rus mafyasına, casusların savaşına ve kara para aklayıcılarına odaklanıyor.

The One I Love: Malcolm McDowell’ın oğlu Charlie de sinemacı oldu. Genç aktör/yönetmen Charlie McDowell yönetmenlik kariyerinin ilk filmi olan “The One I Love” ile Sundance’e konuk olacak. Elisabeth Moss ile Mark Duplass’ın başrolleri paylaştığı “The One I Love” komedi türünde. Film ilişkilerine bir süreliğine ara veren ve birbirlerine hala aşık olup olmadıklarını anlamaya çalışan bir çifti anlatıyor.

the one i love

The Raid 2: “The Raid: Redemption”ın ya da orijinal adıyla “Serbuan Maut”ın çok beğenilmesinden sonra hızla çekilen devam filmi. İlk filmde Jakarta’da bir binaya girip uyuşturucu kaçakçılarını yakalamaya çalışan özel timin bu çabalarını yüksek bir aksiyonla anlatılıyordu. İkinci filmde ise Rama’nın ailesini suçlulardan korumaya çalışması anlatılacak. Filmi Gareth Evans yönetti.raid 2

White Bird in a Blizzard: Genç aktris Shailene Woodley “The Spectacular Now”dan bir sene sonra tekrar Sundance’e konuk olacak. Woodley’nin rol aldığı filmde Eva Green, Thomas Jane ve Christopher Meloni’yi de izleyeceğiz. Filmi deneyimli yönetmen Gregg Araki yönetti. Filmle ilgili daha geniş bilgi için şu haberimize bakabilirsiniz.

white bird

The Voices: Bir adam delirir ve çalıştığı fabrikanın muhasebe bölümündeki bir kadını öldürür. Her geçen dakika daha da kötüye giden bu adam kedisi ve köpeğinden tavsiyeler alarak cinayetin izlerini yok etmeye çalışır. Yıllardır çekilmeye çalışılan film nihayet çekilip gösterime hazır hale getirildi. Filmi “Persepolis”le ünlenen Marjane Satrapi yönetti. Ryan Reynolds, Anna Kendrick, Gemma Arterton ve Jackie Weaver filmin başrollerini üstlendiler.

the voices

Young Ones: Sundance’in ve senenin en merak edilen bilim-kurgu filmlerinden. Filmi Jake Paltrow yönetti. Soyadından da anlaşılacağı üzere Gwyneth’in kardeşi. “Young Ones” yönetmenin ikinci filmi. Filmde Michael Shannon, Nicholas Hoult, Elle Fanning, Kodi Smit-McPhee’yi izleyeceğiz. Su bulmanın çok zor olduğu bir gelecekte geçen film bir çocuğun ailesini korumak için su bulmak amacıyla yola koyulmasını anlatacak.

young ones

They Came Together: Senenin Paul Rudd komedilerinden. Tanınmış Yahudilerden olan bir adamın etkileyici bir kadınla tanışıp ona aşık olmasını anlatıyormuş bu film. Yani romantik komedi türünde. Filmi David Vain yönetti. Rudd’a Amy Poehler, Ed Helms, Cobie Smulders ve Christopher Meloni eşlik ettiler.

they came